Sığınmacı olayındaki Soros parmağı

“Soros’un mesajı ve Merkel’in liderliğindeki AB’nin AKP’yle imzaladığı bu anlaşma sonrası, Türkiye iki yönlü sığınmacı akınına uğradı: Hem Suriye’den Türkiye’ye gelişler devam etti hem de Türkiye’den Avrupa’ya geçenler yeniden Türkiye’ye gönderildi.”

featured
service

Sığınmacı politikasına yönelik her eleştiriyi Sorosçulukla suçlayan AKP iktidarı kendi yarattığı sorunun sonuçlarını fatura edecek yer arıyor. En son İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Ümit Özdağ’ı “Soros’un çocuğu” “Operasyon çocuğu” “Hayvandan daha aşağı” hakaretleriyle hedef alması, sığınmacı olayındaki Soros etkisini yeniden tartışmaya açtı. Cumhuriyet yazarı Mehmet Ali Güller, George Soros’un 2015 yılında Türkiye’ye yönelik mesajlarının ardından yaşananları köşesine taşıdı.

Güller’in yazısının satır başları şöyle:

“George Soros, kurucusu olduğu Açık Toplum Enstitüsü’nün faaliyetleri ve sığınmacı sorunuyla ilgili temaslar için Kasım 2015’te Türkiye’ye gelmişti. 8 Kasım 2015’te WSJ’den Emre Peker’in sorularını yanıtlayan Soros iki mesaj vermişti:

“1- Sığınmacılar Türkiye’de kalmalı, bu daha ucuz ve verimli çözümdür.

2- Avrupa’ya giden mültecileri Türkiye’de durdurmak için işbirliği şart ve başta Almanya Başbakanı Angela Merkel olmak üzere Avrupalı liderler bu işbirliği için istekli.”

Soros’un bu mesajından dört ay sonra, AKP hükümeti ile AB arasında, 20 Mart 2016’da “yeni düzensiz göçmenlerin geri kabulü” anlaşması imzalandı. Bu imzayla birlikte, Türkiye’den Avrupa’ya çeşitli yollarla geçen sığınmacılar, 4 Nisan’dan itibaren Türkiye’ye gönderilmeye başlandı!

Soros’un mesajı ve Merkel’in liderliğindeki AB’nin AKP’yle imzaladığı bu anlaşma sonrası, Türkiye iki yönlü sığınmacı akınına uğradı: Hem Suriye’den Türkiye’ye gelişler devam etti hem de Türkiye’den Avrupa’ya geçenler yeniden Türkiye’ye gönderildi. Böylece Soros’ların, Merkel’lerin isteğiyle AKP hükümeti Türkiye’yi Avrupa’nın önünde bir “tampon ülke” haline getirdi.

Önceki yazımda dikkat çekmiştim. AKP hükümetinin Başbakanı Binali Yıldırım da Soros’un işaret ettiği ve Merkel’in imzalattığı bu anlaşmadan sekiz ay sonra, 24 Kasım 2016’da TRT’de şöyle diyordu: “Türkiye olmasa, akın akın mülteciler Avrupa’yı istila edecek.”

(…)

3 Kasım 2002’de Soros’ların, Bush’ların desteğiyle daha bir yıllık parti olan AKP’nin sandıktan tek başına iktidar olarak çıkarılması, aslında Gürcistan ve Ukrayna’dan bile önceki, ilk Turuncu darbeydi! Nitekim Soros’un Açık Toplum Vakfı’nın Türkiye şubesi de tam bu süreçte, 2001’de faaliyete geçti!

Sonuç mu? AKP’nin Başbakan Yardımcısı olan Ali Babacan 2013’te TBMM’de şöyle övünüyordu: “Bizden öncekiler 8 milyar dolarlık özelleştirebildi, biz tek başımıza 42 milyar dolar özelleştirdik.”

Evet, Sorosçuluk, toplumları neoliberalizme açma işidir ve bu nedenle en Sorosçu olan da AKP iktidarıdır: 2013’te 42 milyar dolarlık Sorosçu olan bu iktidar, 9 yılda üstüne ekledi ve 2022’de 63 milyar dolarlık Sorosçuluk mertebesine yükseldi!”

Sığınmacı olayındaki Soros parmağı

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

1 Yorum

  1. 1 hafta önce

    Bu haber doğruysa, bu haber dahi kimin soros cocuğu olduğunu ispatlamaya yeter aslında…

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!