Sosyal konutlar ücretsiz ve taksitsiz yapılabilir mi?

featured

Ahmet Baybars Göğez yazdı…

T.C. kaynakları olan, güçlü bir sosyal devlettir.

Son günlerde hükümetin açıkladığı “SOSYAL KONUT” projesi kamuoyunda çokça tartışılınca, Yerel yönetimler bakış açısıyla bu yazıyı yazmak şart oldu. Son söyleyeceğimi peşinen ifade edeyim; YAPILABİLİR.!

Bazılarımıza sıkıcı gelse de, meramımı anlatabilmek için biraz mevzuat karıştırmak zorundayız.

1. 5393 sayılı Belediye kanunu “Belediyenin görev ve sorumlulukları” m 14; Belediyeler sosyal amaçlı konut projeleri yapabilir/ yaptırabilir. “Arsa ve Konut Üretimi” Md. 69; Belediyeler Düzenli kentleşme, beldenin konut, sanayi ve ticaret alanı ihtiyacını karşılamak amacıyla belediye ve mücavir alanlarında, özel kanunlarına göre korunması gerekli yerler ile tarım arazileri hariç imarlı ve alt yapılı arsalar üretmek, konut ve toplu konut yapmak, satmak, kiralamak ve bu amaçlarla arazi satın almak, kamulaştırma yapmak, bu arsaları trampa ederek, ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ve bankalarla iş birliği yapıp gerektiğinde onlarla ortak projeler gerçekleştirebilir. Bu amaçla bütçesinden para ayırarak işletme kurabilir. Arsalar hariç üretilen konut ve işyerleri satışı 2886 tâbi değildir.

2. Fon kurulması, kaynakların oluşturulmasıyla ilgili tüm detaylar; 775 sayılı Gecekondu Kanunu m. 4; “Belediyelere arsa sağlanması” m. 8; “Belediyelere devrolunan arazilerden ucuz konut yapımına uygun olmayanların satış veya kiralanarak değerlendirilmesi” m. 12; “Fonların teşkili ve kullanılması ile kaynakları”

3. Satışlar, tahsis ve taksitler, ödeme şekilleri ile “Belediye ve mücavir alanlarda Hazine taşınmazları satış bedeli tahsilatından, önce yerinde muhafaza edilemeyen yapıların tasfiyesinde kullanılmak şartıyla %10’u 775 sayılı kanuna göre açılan fon hesabına aktarılır. Kalanı ilgili belediyeye %30, varsa BB %10 pay verilir”, ayrıca 4706 sayılı HAZİNE TAŞINMAZLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ, KDV’DE DEĞİŞİKLİK HAKKINDA KANUN da var.

4. İnşaat malzemeleri ve işçilik giderlerine KDV muafiyeti ile SGK prim muafiyeti uygulanırsa maliyet %25- 30 düşer. İlle de bir miktar ödesinler denirse, KDV hariç maliyet bedelinin %25’i faizsiz 10 yıl taksitle alınabilir.

İlgili kanunları, merak edenler ile karar vericiler okuyabilir. Belediye muhasebesinde bu fonlar 362.01.99 hesabında takip edilir, asla 600’lü gelir hesaplarına alıp kullanılamaz.! Fakat çoğu belediye uygulamıyor.

5. 2014’den önce İŞGALLİ hazine arazileri sorunu çözmeleri için belediyelere devredilmiş.

Yani yasal mevzuat hazır. Kaynaklar plan- proje- gecekondu bölgelerinin alt yapısına harcanıyor. Özellikle de seçim döneminde sanki gecekonduyu teşvik eder gibi. Tüm belediyelerin fon hesaplarında bu paralar varken/ olması gerekirken, “sosyal devlet” ihtiyaç varsa fon hesaplarına para aktarabiliyorken neyi tartışıyoruz?

SORUN NE!

2012’den 2018 yılına kadar 21 Büyükşehir ile 10 İl belediyesinin denetimi yapılan ilçe ve şirketleriyle birlikte Sayıştay raporlarının özetini çıkarttığım, BELEDİYE DENETİMLERİNİNDE SİSTEMATİK SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ kitabımdan alıntı yapacağım;

Birinci Cilt YÖNETİM İHMAL VE KARARLARI Bulgu: 9 Sayfa 76’dan 80’e kadar 81 belediyede sorun bulunmuş.

İkinci cilt MUHASEBE KAYITLARI Bulgu: 29 Sayfa 430’dan 436’ya kadar, “775 sayılı kanun ve diğer kamu idarelerinden yapılan tahsilatlar” kapsamında 87 belediyede sorun bulunmuş.

21 Büyükşehir, 10 il ve 175 ilçe inceledim. Neredeyse yarısı kadar belediyede yönetim ve kayıt hatası var. Dikkat; Tüm il ve ilçelerin raporlarını incelemedim. Sayıştay’ın denetim yapıp yayımladığı rapor oranı 1.391 belediyede ortalama %25. Tüm belediyelerin elinde nasıl bir fon biriktiğini siz takdir edin.

Yani yok şu kadar il ve ilçede sosyal konut yapacağız laflarına gerek yok. Aynı anda her zaman her yerde yapılabilir. Zaten belediyelerin görevi. Özel bir şey değil. Sade vatandaş bilmez ama Belediyelerin bağlı olduğu bakanın, “sayın Cumhurbaşkanımızın projesi” demesi tuhaf. Cumhurbaşkanı olsam, belediyelerden bugüne kadar niye yapmadınız diye hesap sorardım. Bulgular şöyle;

1. Bazı belediyeler fon hesaplarını açmamış. Bazıları açsa da kullanmamış. (Diğer hesaplara aktarılanlardan, belediye borçları nedeniyle haczedilenler var. Fon hesapları haczedilemez oysa.) Bakınız; https://abaybarsgogez.net/yerel-yonetimlerin-haczedilemeyen-gelir-hesaplari/

2. Fon hesabında birikenleri diğer hesaplara aktarıp, harcamışlar.

3. Fondaki parayı kanuna aykırı, belediyenin başka müdürlüğüne aktarıp, karşılığında belediye arazisi/ arsası satış hasılatı olarak gelir hesaplarına transfer edilerek satış göstermişler. Bir cepten diğerine!

Örnek; İBB’nin 2016- 2017- 2018 denetim raporlarında, zamanın yöneticileri fondaki paranın bir kısmını, Mesken müdürlüğüne satmış gibi yapılarak, 2016’da 235.580.238 TL, 2017’de Sayıştay’ın uyarısına rağmen 93.518.376 TL, 2018’de 36.315.913 TL belediyenin hesaplarına aktarıp harcamış. O günkü değerlerle! Ortada o arsalara yapılan sosyal konut veya afete hazırlık için bina- tesis- prefabrik- sosyal ve lojistik donatı yok.!

Bu vesileyle tekrar etmek isterim. İsteyen üzerine alınır gereğini yapar. Yoksul ve ihtiyaç sahiplerine ulaşarak destekleme görevi belediyelerin olmalı. Covid-19 ile en güncel envanter onlarda. Aile bakanlığı bütçesi SGK ile yarışıyor. Basından yapılan hataları duyuyoruz. Devlet hantaldır. Belediyeler daha hızlı ve esnek.

Makro politikalarda değişikliğin sonuçları en iyi olasılıkla 2-3 sene sonra alınır. İhtiyaç sahiplerinin buna sabrı kalmadı. İktidar- muhalefet, belediyelerini koruyup kollarken, gerçekleri görmezden gelip, savunmaya geçiyor. Büyük kısmı liyakat dışı tercih ve atamayla seçilerek göreve gelen başkan- yöneticiler de işine geldiği için sesini çıkartmıyor. Siyasetten arındırıp, sistemsel/ yapısal sorunlarda bazı iyileştirmeler yapılsa, partiler senin- benim demeden denetleyip sorgulasa, başkan ve üst yöneticiler en az tekstil ustasında aranan liyakat belgesine sahip olsa, %90 sorun çözülür. Sayıştay da her yıl onbinlerce sayfa rapor yazmaz. Denetim sonucu olumsuzluklar ve Sayıştay ilamlarının gereği yapılmayınca sorunlar SİSTEMATİK tekrarlanıyor. Uygulanan sistem başarılı olsaydı, tüm partili belediyelerin çoğu borçlu ve hala sorunlar konuşuluyor olur muydu?

Kitabımdan bazı örnekleri ve kitap formatını aşağıda paylaşıyorum. Sanırım artık Gecekondu sorununun yıllardır neden çözülemediğini anlayacaksınız. 1966’da kabul edilen 775 sayılı kanunun gereği yapılsa, kaynaklar doğru kullanılmış olsa, sosyal konutlar liyakatli yönetimlerle bedelsiz olarak, ihtiyaç sahiplerine teslimi çoktan gerçekleşirdi. Tabii ki büyükşehirlere göçü cazip kılacak şekilde değil.

Muhalefet, Yerel yönetimler odaklı olarak bakabilse, bugüne kadar iktidara alternatif çözüm sunabilirdi. Benzer birçok konuda sorunlara makro- merkezi hükümet gözüyle bakıp, Yerel yönetim- mikro stratejiler göz ardı edilince, masanın bir ayağı boşta kalıyor diye düşünüyorum. Sevgiler ve saygılar sunarım.

BULGU 9: 775- GECEKONDU KANUNUNA göre elde edilen gelirlerin izlendiği hesaplardan, belediyenin genel hesaplarına aktarılmayan/ aktarılan paraların amacına uygun kullanılmaması.

BULGU 29: Kamuya borçlar ve diğer kamu idareleri adına yapılan tahsilatlar (Otopark, YİKOB, Gecekondu fonu, ÇTV payı vb.), ertelenmiş, 6552 ve 6111 ile taksitlendirilmiş borçların ilgili hesaplarda izlenmemesi/ hatalı izlenmesi. SGK faturalı borçlar, VD/ SGK prim borçlarının mali tablolarda hatalı izlenmesi.

NOT: Bazı bölümler çıkarılmış olup, kitapta daha ayrıntılı olarak sunulmuştur.

Sosyal konutlar ücretsiz ve taksitsiz yapılabilir mi?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

1 Yorum

  1. 2 ay önce

    Bu güne kadar belediyeler batıda uygulandığı gibi konut sorunu ile ilgilenmiş ve çalışmış olsaydılar, bu gün konut sorunu kalmazdı

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!