Takiyyeciler, kıvıranlar ve başörtüsünün ekmeğini yiye yiye bitiremeyenler!

Nihat Genç yazdı...

Takiyyeciler, kıvıranlar ve başörtüsünün ekmeğini yiye yiye bitiremeyenler!

İslamcı iktidar başörtüsünden ekmek yemeğe devam ediyor.

Başörtüsü uğruna Irak'ta milyonlarca müslümanın ölümüne ses çıkartmadılar, çünkü, o günlerde Amerika kankalarıydı ve iktidarları sakatlanabilirdi.

Başörtüsü uğruna Suriye'de müslümanı müslümana kırdırdılar yani Suriye'de Haçlı Seferleri tarafındaydılar çünkü iktidarları sakatlanabilirdi.

Onları iktidara taşıyan hangi güçse başörtüsü kavgasıyla Türkiye'de Cumhuriyet'i ve Türk Ordusu'nu tasfiye eden aynı güçlerdir!

Başörtüsü diyenler sonunda ülkeyi cemaat ve tarikatların kucağına attı.

Sonunda yasak olmasına rağmen dava açılamayan (ruhban sınıfı) cemaat ve tarikatlar ortaya çıktı.

Sonunda dava açılamayan imtiyazlı bir İslamcı burjuva ortaya çıktı.

Sonunda hakkında eleştiri dahi getirilemeyen 'saray' inşa edildi.

Cumhuriyet, ordu, hukuk, meclis, anayasa, vs. hepsinin yıkımına 'İnancım: başörtüm' maskesiyle masum masum başladılar.

Türk Ordusunu tasfiye ettiler mi? Ettiller!

Yargıtay'ı Sayıştay'ı Danıştay'ı ve Meclis'i hem etkisiz hem felç hale getirdiler mi? Getirdiler!

Ve yetmedi, hala, başörtüm diye diye dini siyasete alet ederek dinin ekmeğini yemeğe devam ediyorlar mı ediyorlar!

O halde?

İslamcı siyasilerin derdi inançlarını yaşamak mı Türkiye'yi diniyle tarihiyle madenleri ve servetleri ve köklü hukuk kurumlarıyla yağmalamak lağvetmek mi?

Sonuçlarına bakınca Türkiye Cumhuriyeti Devleti azgın şehvetlerinin enkazına dönüşüverdi.

İlk günden beri benim de 'cumhuriyet' inancım hiç değişmedi.

Herkes her yerde (aklınıza gelen her yerde) istediği şekilde örtünebilir, burada sorun yok, ancak, bir Cumhuriyet'te herkes hukuk karşısında eşittir, bu yüzden, doktor, savcı-hakim ve öğretmen ve polis başörtüsü takamaz, bunları bilin, beni asla başbakan yapmayın.

Sorum şu, başörtüsü takmış hakim-savcı, bugüne değin bütün illere bütün semtlere kadar yayılmış tarikat ve cemaatler hakkında yasak olmalarına rağmen tek bir dava açabilmiş mi?

AKP'li vakıflar ve müteahhitler hakkında tek bir dava açabilmiş mi?

Tayyip bey ve sarayının yolsuzluk iddiaları karşısında tek bir dava açabilmiş mi?

Açma ihtimali var mı?

Açabilecek gücü var mı?

Yok!

O halde, beni iyi tanıyın, ben Cumhuriyetçiyim, takiyeci değilim, sizler gibi oy korkusuyla eksik yanlış gizli örtülü imalı ve kıvırarak konuşamam.

Kimseye yaranmak kimseden nemalanmak telaşıyla bağımsızlık ve hukuk ve cumhuriyet fikirlerimi katiyen zerre bugüne kadar zırnık değiştirmedim, değiştirmem.

Ancak bakıyorum, artık Cumhuriyet'i ucundan olsun bir kelimesini olsun savunacak gücü cesareti kendinde görebilen yok, harbi olan yok, meydan okuyabilen hiç yok, CHP başkanı bir tokat yiyince yanına iki tane başörtülü alıyor binbir özür tevil açıklama nerdeyse yerlerde iktidar medyasının elini eteğini ayağını öpüyor.

Yeni CHP'nin genel başkanı eski vekilinin başörtüsü açıklamasından öyle korkmuş ki, dudağında uçuk ellerinde siğil çıkmış.

Kalkmış bir de AKP'liler gibi takiye yapıp maske takıp yalan söylüyor, bunlar 'aşılmış dünde kalmış tartışmalar' diyor, hayır, .ötü yetmediği için böyle kıvırarak konuşuyor.

Cumhuriyet'in aydınlık yüzünü savunamayan genel başkanları yüzlerce köşe yazarı!

Muhalifmiş miş miş miş İmamoğlu'ymuş Ekmeleddinmiş miş, alayı korkudan donuna sıçmışmış mış mış mış...