Tayyip Bey’e ve Bay Kemal’e sorduk: Partiler seçimde hangi malları satacak?

featured

Seçimler yaklaştıkça parti liderleri ve ekran yüzleri yavaş yavaş piyasaya sürülmeye başladı!

Bakalım bu seçim döneminde partiler hangi malları pazarlayıp satacak!

Bir sürpriz olacak mı?

Hem Tayyip Erdoğan hem de Bay Kemal’i bir masa etrafında buluşturup seçim vaatlerini konuştuk!

-Sayın Bay Kemal! Bu seçimlerde vitrininizde kimler olacak, parti mallarınızda yenilikler var mı?

Bay Kemal: -Bu sefer kesin kazanıyoruz, çok iddialıyız, bu sefer Ekmeleddinmiş Abdullah Gülmüş artık yok, hepsini depoya kaldırdık!

Nihat Genç: -Heba olmasın, Gül’ün kraliçe nişanları var! Kraliçelerin ve asilzadelerin olmadığı bir seçimi nasıl kazanacaksınız!

Bay Kemal: -Altılı Masa, bir ölümsüzlük masası, Altılı Masa’yı seçimi kazansak da sonsuza kadar ebediyen yaşatacağız! Mustafa Kemal ve silah arkadaşları Babacan, Davutoğlu.. Ülkemizi karanlıktan aydınlığa çıkartan ulu kahramanların unutulmasına asla müsaade etmeyeceğiz! Altılı Masaya laf edenleri de asla vekil yapmayacağız ve acımasızca cezalandıracağız! Altılı Masaya seviyesizce yaklaşma cesareti gösterenleri de İstiklal Mahkemesi’nde yargılayacağız, İstiklal Mahkemeleri başına da Fetullah Gülen Hocaefendi’yi getireceğiz.. Ama bugünlerde çok yoruldular. Seçimi kazanırsak Altılı Masa’yla bir Karaipler gezintisi yapacağız! Ekmeleddin, Abdullah Gül, bu sefer kısmet olmadı, başka sefer!

Nihat Genç: -Kısaca Abdullah Gül elinizde patladı yani.. Bence de çok yazık olmuş! Böyle bir makam bu kadar ünvan takdir madalya, ziyan olmuş. Bu kadar büyük değerleri CHP’li kitlelerin beğenmemesi olacak şey değil, hani derler ya eşek hoşaftan ne anlar, herif, Türk Ordusu’nu ortadan kaldırdı gene de kadir bilmedi!

Bay Kemal: -Olsun, bizde aday çok, bu seçim raflarımız yine bölücülerle dolu, halkımız bölücüleri çok seviyor, inanın, yüzde altmışın üstünde oy bekliyoruz! Anketleri görüyorsunuz partimize bereket yağıyor, nerede ipini kopartmış eli kanlı terörist var, bizde! Elimizde Suriye’yi haritadan silmiş on milyon göçmene sebep olmuş IŞİD’çilerin emiri Davutoğlu diye bir koz var ki, son güne hazırlıyoruz!

Nihat Genç: -Bölücü, derken, seçime tek ürünle mi giriyorsunuz, Fetö’cüler bozulmaz mı? Şimdi onların da kanlı darbesi yarım kaldı, çok yaralılar! Bölücülerle Fetö’cüler arasında bir hazımsızlık geçimsizlik olmasın! Devletin uzlaştırmacı aklı nerede? Yani eleştirmek gibi olmasın ama CHP’de ‘ürün’ eksikliği var! Bence garantili kaliteli ‘mal’lara ihtiyacınız olmalı, bakın Davutoğlu’na bir şey demiyorum, o Halep’i cehenneme çevirmiş bir kahraman şeytan! Ne bileyim, üstelik PKK’lılar Kandilden Fetö’cü savcılar yurtdışından gelene kadar Tayyip bir daha atı alan Üsküdar’ı geçti deyip yeniden idareye el koymasın. Bence daha gösterişli milletin aklını başından alacak mallar bulmalısınız! Bakın ne diyeceğim, lütfen kafadan karşı çıkmayın, her sağcıyı deliyi meczubu vatan hainini partiye aldınız da, sorarım size, Melih Gökçek’i neden almadınız?

Bay Kemal: -Bizim daha büyük taktiklerimiz var, mesela en büyük kozumuz, bu seçim Cumhuriyet’i satıyoruz, bu şerefi kimseyle bölüşmeyiz.. Kapış kapış gidecek, yanında da eşantiyon Atatürk posteri veriyoruz… Tayyip ben dünya lideriyim diyor ama asıl dev Atatürk! Elimizde Atatürk’ün şöyle ufka bakan bir resmi var, vallahi görünce, benim bile CHP’ye oyumu veresim geldi! Koca Cumhuriyet diyorum, İngilizin Yunanın Biden’ın şimdiden ağızlarının suyu akmaya başladı!

Nihat Genç: -Vallahi helal olsun çok çılgın bir proje! Sizi de anlıyorum, Tayyip her şeyi satınca size de Cumhuriyet-Atatürk’ten başka satacak bir şey kalmamış, ancak, ‘ürün’ çeşitliliği yok ve hep eski tarihli mallar! Yanına ne bileyim, Erbakan Hoca gibi Kanuni’yi Fatih’i de, Kıbrıs kahramanı Ecevit’i koysanız!

Bay Kemal: -Ürün çeşitliliği olmaz mı, bakın, Afrika Kenya Güzeli Sezgin Tanrıkulu, var! Millet kaşına gözüne bayılıyor! Ayşenur Arslan’ın Halk TV’de programına çıkınca reyting rekorları kırıyoruz! Düşünün miting meydanlarında Uğur Dündar’ın bir kolunda Sezgin Tanrıkulu bir kolunda Tunç Soyer, İzmir Marşı söylüyorlar! Daha ne olsun! Açlıktan gücü takati bitmiş AKP’den gına getirmiş milletimiz bu beraberliği görünce!

….

-Anlaşıldı, devleri piyasaya sürüyorsunuz! Size geçelim Tayyip Bey, peki siz bu seçimde piyasaya yeni bir ürün sunacak mısınız?

Tayyip Erdoğan: -Biz, aynen, kaldığımız yerden, İslam, din, kitap, Allah ne verdiyse… Tabii ambalajları değiştirdik! Mesela Diyanet Başkanı’nın eline kılıç değil bu sefer İHA-SİHA vereceğiz, namaz öncesi camii içinde şöyle dron gösterileri gibi İHA’ları uçuracağız! Biliyorsunuz Erzincan İliç’te altın madenlerini! Camilerde mevlit okutup mevlit şekeri yerine çil çil altınları külah külah vereceğiz!

Nihat Genç: -Vaaaav, harbiden nefes kesici… Ancak sizinkiler altını.. nasıl desem… Kesin sahte altındır, çocuk kandırıyor derler, yani, eskileri boyayıp boyayıp bir daha satacaksınız! Neyse, bakın Tayyip bey, sakın aynı hataya düşüp Bülent Arınç’ı bir daha piyasaya sürmeyin!

Tayyip Erdoğan: -Bülenç Arınç’ı SAT komandosu gibi giydirip ZOYDAK bota bindirip, Yunanlıların silahlandırdığı adalara çıkartacağız! Artık Yunanlılar düşünsün…

Nihat Genç: -Bence Eflatun Aristo mezarından kalkar onlar da düşünür.. Peki Tayyip bey, Yunanlılar göçmen botu gibi botu delip Bülent Arınç’ı denize atarsa ne olacak, büyük bir kahraman zayi olacak! Üstelik Bülent Arınç’ı tek başına göndermek tehlikeli değil mi, bari yanına Binali Yıldırım’ı da koysanız!

Tayyip bey: -Olur mu, Bülent Arınç’ı gören Yunanlılar korkudan donuna sıçar!

Nihat Genç: -Bence asıl Binali Yıldırım’ın servetini gören Yunanlılar, ulan bunlar, ne kodaman adamlarmış, Türk yurttaşında bu kadar para varsa biz Türkleri yenemeyiz diye paniğe kapılırlar! Ne bileyim, Yunanlılar Bülent Arınç’ı adada görünce Türkler zehirli atıklarını döküyorlar diye bizi Lahey’de dava etmez mi?

Tayyip Bey: -Onu Bay Kemal’e sor, bakın bizim çöpleri almış, Davutoğlu’na dahi öyle bir reklam yapıyor ki.. Hani bu tuvalet kağıtlarını tanımasak! Bay Kemal bizim kovduğumuz Fetöcüleri PKK’lıları hepsini ön cepheye raflarına taşımış!

….

Nihat Genç: -Size dönelim Bay Kemal! Millet aç aç! Ekonomi olarak ne vaat ediyorsunuz?

Bay Kemal: -Acun Ilıcalı’yla konuştuk. Bize oy veren seçmenler içinde kura çekeceğiz ve Masterchef’ten artık yemekleri Anadolu’ya dağıtacağız!

Nihat Genç: -Dronlarla mı dağıtım yapacaksınız?

Bay Kemal: -Hayır yemek sepetiyle!

Tayyip Bey: -O da bir şey mi, biz sarayın atık yemeklerini vereceğiz!

Nihat Genç: -Tayyip bey, hani eskiden Amerikan üslerinin meşhur çöpleri vardı, Amerikan çöpü denirdi, kamyon boşalınca halk hücum ederdi, şimdi kulağımıza kötü dedikodular geliyor, saray çöplüğüne dadanan halkımız, yahu bu çöplükte hiç mi yerli milli ne bileyim bir pırasa sapı bir hıyar kabuğu olmaz, bunlar hangi ülkenin yiyecekleri diye yakınıyor!

Tayyip Bey: -Onlar yanlış çöplüğe saldırmış, biz, çöplüğümüzü millet bahçelerinde servis ediyoruz!

Nihat Genç: -Efendim, millet bahçeleri için de çok şikayet geliyor, halkımız diyor ki, bu bahçede Allah’a şükür her şey var da kuş yok kuş…

Tayyip Bey: -Kuş mu yok, merak etmesinler Bay Kemal’i kuş diye millet bahçelerinin dallarına salacağız!

Nihat Genç: -Tayyip beyciğim, dün Mamak’ta yaşlı bir amcayla görüştüm, Allah’a şükür Tayyip sayesinde, evimiz arabamız her şeyimiz var, dedi. Peki Tayyip Bey’den daha ne istiyorsunuz, dedim… Uçaklarından birini verirse bizi çok sevindirir, dedi…

Tayyip Bey: -Bak bu olmadı! Uçaklardan birini veririm, ama… Bakın şimdi Afrika gezisi var! Şöyle Afrika’ya son bir gidip geleyim, seçimden sonra, söz, veririm! Bu uçaklar zaten benim değil milletin malı!

Nihat Genç: -Uçakları çok seviyor olmalısınız, çocukken hiç mi sıçan uçurtmanız olmadı!

Tayyip Bey: -Uçak başka.. Uçak seccade gibi.. Göklere Allah’a yakın bulutların içine seriyorsun! Allah millet deyip aşka gelip dualar ediyorum! Ne olacak bu memleketin hali dedikçe bir gök gürlüyor bir şimşek bir türbülansa giriyorum, sorma! Yani bu memleket meseleleri yukarıda da cevelana sebep oluyor! Uçaklar inanın bizim uçan camilerimiz! Penceresinden aşağıda insanlar karınca gibi görünüyor! Merhamete gelip, hostese, getirin çay kutularını diyorum, pencereden aşağı Erciyes’e Ağrı’ya artık nereye nasip kısmetse atıyorum!

Nihat Genç: -Rize’ye Çarşambaya Perşembeye her yere bu kadar çok havaalanı bu yüzden mi yaptırdınız?

Tayyip Bey: -Hayır, kaçması kolay olsun diye, şimdi şöyle, E 5’den Ankara Esenboğa’ya gelene kadar kaçan kaçana trafik de sıkışık bizimkiler yakayı ele verir, en iyisi mi her noktada bir havalimanı anında tüyersin!

Bay Kemal: – Biz öyle aşağılar gibi halkın başından aşağı çay kutuları atmayacağız!

Nihat Genç: -Peki sizin Millet Bahçeleri gibi bir projeniz var mı?

Bay Kemal: -Millet bahçelerini LGBT’ye vereceğiz, her harfe bir park…

Nihat Genç: -Vallahi harika fikir, biliyor musunuz Bay Kemal, bu seneki palamut bolluğunun sebebi nedir, ben önce, Karadeniz’de savaş yüzünden daha az gemi olduğu için balıklar huzur buldu, ama bilimadamları, palamutların hamsilerin hepsinin gay lezbiyen olduğunu iddia ediyor… Vallahi İslamcılar duymasın palamut hamsi yemez olurlar!

Bay Kemal: -Barışın olduğu her yerde bereket bolluk vardır! Bir de hukuk olursa üstüne kaymak olur!

Nihat Genç: -Peki siz miting meydanlarında ne sürprizler hediyeler hazırladınız Bay Kemal?

Bay Kemal: -Bizim elimizde bol miktarda PKK’lı intihar bombacıları var, öyle rastgele meydana atacağız, kime denk gelirse?

Nihat Genç: -PKK’lıları çay kutusu ambalajıyla mı milletin başına atacaksınız, milleti patlatıp havaya uçurup öldürecek misiniz?

Bay Kemal: -Hayır, terörle baş edilmeyeceğini gören millet, barış çözüm açılım isteyecek, ve, bam bam, ve bir bom bommm, herkes gına getirip PKK’yla barışı ancak CHP yapabilir diye imana gelecek!

Nihat Genç: -Bu fikri size kim verdi? Eskiden bunu söyleyen bir Mehmet Ali Birand vardı…

Bay Kemal: -Valla Halk TV’de bir Şirin Payzın kızımız var, bu terör pazarlığı üzerinde uzmanlığı var, açılım günlerinde de  AKP’ye liberal kardeşleriyle aynı aklı vermişti!

Tayyip Bey: -Bunlar PKK’lı olmuş PKK’lı… Biz herkese ‘ev’ veriyoruz, TOKİ’ye bir milyon ev veriyoruz!

Bay Kemal: -O da bir şey mi, biz Fırat’tan ötesini PKK’ya veriyoruz! Bir de bakalım o evler nasıl olacak.. Biz diyoruz ki evleri halkımıza verelim, nasıl bir ev yapılmalı, nereye yapılmalı, onlar karar versin!

Tayyip Bey: -Yahu Bay Kemal, sen kimin malını kime veriyorsun, biz, Trabzon’dan Hakkari yaylalarına kadar her yeri KATARLILARa verdik!

Nihat Genç: -Katarlılar deyince ters tepmesin tepki görmesin….

Tayyip Bey: -Olur mu, Katarlılar denince halkımız yahu bu Tayyip’te para bitmez, Arabı, Afrikası bulup buluşturur, diyor!

Nihat Genç: -Vallahi helal olsun, size diktatör diyenin ta .mına koyum, siz dünyayı burnunda .ötünde döndüren Charlie Chaplin gibi çok şakacısınız!

Nihat Genç: -Size dönelim Bay Kemal, helalleşelim deyip el sıktınız, sanki bu helalleşme bana, kurban pazarında el sıkışmak gibi geldi, bu Seyit Rıza işini aşağı yukarı kaç bakanlığa bağladınız?

Bay Kemal: -Biz bütün kesimlerle helalleşiyor, barıştırıyoruz, onlar da insan değil mi? Biz bütün kimliklerle bütün din mezhep bütün şeytan ve iblis ve vatan hainleriyle helalleşiyoruz! Biz dünyanın huzuru için varız! Bütün felsefi ve dini mektepleri okuduk! Tarihte ilk defa uzlaşmaz kanlı kavgalı kim varsa barıştırmak ve dünyaya huzur getirmek için varız! İsteyen herkese istediği kadar maden ülke eyalet hepsini vereceğiz ve sen sağ ben selamet sonunda bütün CHP’liler Vahdettin’in İngiliz gemisiyle nurlu ufuklara aydınlık yarınlara açılacağız!

Nihat Genç: -Bir saniye Kemal bey, gemi var gemicik var, bot var yat var, Vahdettin gemide birinci mevkide kaçtı, sakın sizi güvertede üçüncü mevkiye koymasınlar!

Kemal Bey: -Bizim liberaller Fetö’cüler yenile yenile kaça kaça mil kartlarımız doldu, şüpheniz olmasın artık promosyon birinci mevkide…

Nihat Genç: -Fesli Kadir’le ne zaman barışacaksınız!

Bay Kemal: -Öldü gitti rahmetli oldu, ama olsun, Cübbeli Mahmut hoca hayatta, hemen helalleşebiliriz… Bakın Cübbeli hocanın cinsel gücü artırıcı viagra yerine geçen muskaları var! Geçen günlerde bir kamyon siparişte bulundum. CHP’den arkadaşlar o kadar yorulmuşlar ki… Milletin analarını …… için takviyeye ihtiyaçları var! Ancak daha önce söyledim, AKP CHP binasını dinliyor ve bizim projeleri bir bir çalıyor, viagra muskaların hepsini AKP’liler çalmış…

Nihat Genç: -Kış da geliyor, doğalgaz da yok, Cübbeli hocanın, soğuktan korunma, ısınma muskaları da var, şöyle iç cebinize koyuyorsunuz, battaniyeden daha sıcak tutuyor, diyorum ki, seçimleri kazanırsanız bu muskalardan yirmi tır kadar Almanlara ihraç etsek!

Tayyip Bey: -Burada tecrübe konuşuyor tecrübe! O haplara çok güvenmeyin! Milleti ısıtmak için önce kızıştırmak lazım! Bizim elimizde Vahdettin Abdülhamit var! Vahdettin deyince CHP’lileri ateş basıyor! Şimdi seçime iki gün kala bir savaş ilan ederim bütün memleketi ateş basar!

Bay Kemal: -Bize bir şey olmaz, bizi savaşla mavaşla korkutamazsın, bizde altılı masa var, masanın bacaklarını kırıp kırıp ateşe atarız!

Tayyip Bey: -İşte kendi ağızlarıyla itiraf ediyorlar, odun lan bunlar! Altılı masa mı kalmış, biz, yatak odası ayriyeten koltuk takımı yanında zigon sehpa…

Nihat Genç: -Vallahi Tayyip bey, bir iyilik meleğisiniz.. Ancak.. Eşiniz hanımefendinin bir fotoğrafını gördüm, zigon sehpayla şöyle yan yan poz vermiş, bilmem ona sormadan zigon sehpayı vermeniz aile içinde sıkıntı olmasın!

Tayyip bey: -Olmaz olmaz, milletimiz içini ferah tutsun, rahat olsun!

Nihat Genç: (Tayyip Bey’in kulağına fısıltıyla) -Efendim, sarayın çöpleri dediniz, hangi kamyonla hangi saatle nereye dökülüyor, bakın bu kadar yalakalığınızı yapıyoruz, yalvarırım bir tiyo verin, halk kapışmadan biraz da biz didikleyip ziflensek!

Tayyip Bey’e ve Bay Kemal’e sorduk: Partiler seçimde hangi malları satacak?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

1 Yorum

  1. 2 ay önce

    😁👏👏👏👏👏

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!