Terörü kınamak yetmez, daha fazlası gerekir

Murat Bölükbaşı yazdı...

featured

Bugün spor yazmayı planlamıştım. Gündemimde Arda Güler’in A milli takım kadrosuna davet edilmesi, Katar’da yapılacak olan dünya kupası organizasyonu, TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin Uluslararası Futbol Ekonomi Forumunda yaptığı konuşma ve saha içinde yedek kulübesi diye bilinen oturma kabininde kurulu televizyonların yasaklanması gibi konuları işlemeyi planlamıştım. Lakin, ülkemiz o kadar karanlık ve zor bir dönemden geçiyor ki, bir bilen olarak sporun gündemini ve siyasetini yazmak yerine, gelen acı haberle ülkenin sorunlarıyla dertlenen bir spor insanı olarak ülkeyi dehşete düşüren gerçek gündemi yazmak zorunda kalıyorsunuz. Biliyorum; Şimdi birileri ‘’mahalle yanarken sakız patlatıp saçını tarayan aşüfte’’ misali “Hoca! Sen bırak siyaset yazmayı, sen futbolu sporu yaz, işine bak” diyeceğinden de adım gibi eminim. Böyle düşünen, vatanın bekası adına en ufak bir endişe ve sorumluluk taşımayan nohut beyinlilere peşinen söyleyeyim; Canınız Cehenneme!

Pazar günü İstanbul’un göbeği Beyoğlu İstiklal caddesinde terör örgütü militanları vasıtası ile gerçekleşen bombalı bir saldırı sonucunda 81 vatandaşımız yaralanırken, 6 vatandaşımızı da feci bir şekilde kaybettik. Sosyal medya kanalıyla bu ve benzeri terör eylemlerine tepki veren ben, ilk defa bu canice tasarlanmış eylemi kınama veya lanetleme mesajı yazmadım, yazamadım! Yazmak içimden gelmedi; çünkü kendimden utandım. Her şehit haberi geldiğinde, “Şehitler ölmez vatan bölünmez, şehidim bize hakkını helal et, vatan sana minnettar, vatan sağ olsun, içimiz yanıyor, Mehmedim yolun ışıklı olsun” türünde acı ve duygu yüklü mesajlar paylaştık. Ya da, dünkü gibi bir terör eylemi olduğu andan itibaren klavye başına geçerek geçmiş terör olayları sonucunda beyin korteksinde depoladığımız ve lazım olduğunda kullandığımız klişe cümlelerle, “Ölenlere rahmet, yaralılara acil şifa diledik. Türk milletine asla boyun eğdiremeyeceksiniz, terörün her türlüsünü lanetliyoruz,” gibi beylik laflarla ne kadar üzüldüğümüzü, ne kadar vatansever, milliyetçi, asker ruhlu bir milletin ferdi olduğumuzu cümle aleme gösterirken adeta görev savdık, içimizi rahatlattık. Telefonda mesaj yazma konusunda uzman olanlar 10 saniyede, benim gibi sorunlu olanlar 1 dakikada üzüntümüzü, duyarlığımızı, milli ve vatanperver duruşumuzu herkese gösterdikten sonra umursamaz tavır ve riyakarlıkla yaşamaya devam ettik değil mi? Evet; bu yazıyı okurken hiç değilse kendinize karşı samimi, dürüst olun ve düşünün! Sorarım size: İstisnai bir halk kitlesi hariç, hepimiz adına düşünüp kurduğum bu cümleler biraz üzücü olsa da, bizim gerçeğimiz değil mi? Hepimizde bir aman sendecilik yok mu? Hepimiz bu yaşananları kanıksamadık mı, normalleştirmedik mi? İşte bu sebeple lanet okuma kolaycılığı ve klavye vatanseveri olma ucuzluğuna düşmemek, ne kendimi ne de sizi aldatma şuursuzluk ve zayıflığına kapılmamak ve olaylara dair sesimizi daha da yükseltmek adına taziye mesajı yerine bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Ben, teröre değil, bu terörün yaşanması adına ülke güvenliğini tehlikeye atan ve siyaseten sorumluluğu olanlara lanet ediyorum. Bu yaşananların sorumlusu sadece hain terör örgütleri ve onun iç ve dış işbirlikçileri mi? Resmi ağızdan bombacının Suriyeli olduğu ve Afrin’den kaçak giriş yaptığı söylendi. Bu ülkeyi yöneten siyasiler Suruç, Gar, Güvenpark gibi bombalama olaylarından hiç mi ders almadı? Eğer ders çıkarmış olsaydı, doğu sınırımızın kevgire çevrilmesine, her Allah’ın günü sınırlarımızdan ne olduğu, kim olduğu belirsiz yüzlerce kaçağın girmesine müsaade eder, binlerce cihatçı militanın ülke içinde yuvalanmasına izin verir miydi? Bir iktidar, terörle mücadelenin insanların haber alma, bilgiye ulaşma ve sosyal medyadan iletişim kurma özgürlüğü ve hakkını engelleyerek değil, ne olduğu belirsiz milyonlarca insanın elini kolunu sallayarak sınırlarımızdan geçmesine izin vermeyerek yapılacağını bilmiyor mu? Ya sarı muhalefet! Sizde mi geçmişte yaşanan bu olaylardan ders çıkarmadınız? Neden ülkemizin sınırları yolgeçen hanına çevrilirken, beka ve milli güvenlik konusu olan kaçak ve sığınmacı konusuna gereken önemi ve hassasiyeti göstermediniz, “dostlarımızı ülkelerine gönüllü göndereceğiz gibi” görev savan birkaç cümle dışında somut adımlar atmayıp, iktidarı zorlayan siyaset üretmediniz? Ülke, kaçak ve sığınmacılar konusunda iktidarı, muhalefeti ve duyarsız insan topluluğuyla 3 maymunu oynarken, bir tek Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Ümit Özdağ, aylardır tehlikenin ne kadar büyük olduğunu anlatmak ve göstermek için, gerek YouTube’da çektiği videolarda ve çıkabildiği televizyon programlarında adeta kendini paraladı. Kimimiz Ümit hocayı şaşkınlık, dehşet, dikkat ve ilgiyle izledik ama gerçekleri ve tehlikenin boyutunu görmemize rağmen o videoları paylaşmaya çekindik, ya da, aman başıma bir şey gelir diye ülkenin bekasını tehdit eden konularda fikir beyan etmeye, başımıza bir şey gelir diye iki söz söylemeye imtina ettik. Korkunun ecele faydası yok! Belki bir sonraki terör olayında kurban aramızdan birileri olacak. Aynı hüzün ve duygu yüklü mesajlar birilerimiz için paylaşılacak… Kimileri ekranlarda bu vatana düşmanlık, hainlik edenlere “canınız cehenneme” diyen Ümit Özdağ için “faşist, ırkçı deli” diyor ya! Varsın desinler. Siz yolunuzdan dönmeyin Ümit Hocam! Türk milleti günü geldiğinde kimin koyun olduğunu, kimin deli kimin akıllı olduğunu hiç şüpheniz olmasın ki, herkese gösterecektir. Ülke güvenliği tehlikedeyken, beka sorunu her geçen gün büyürken, vatan toprakları ne idiği belli olmayan 13 milyon kaçak ve sığınmacı ile istila edilmişken bu yaşanan ve yaşatılanlara dellenmeyen siyasetçiye ben adam da demem; vatanı da, mazbatayı da teslim etmem. Son bir sözüm de Türk milletine: Bu vatan bir kişinin değil, bir zümrenin değil, bir partinin değil bir ulusundur. Bu ulusun adına Türk milleti denir. Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletinindir. Türk milleti kendisine anayasayla tanınmış bu yetkiyi asla unutmamalı ve gerekirse canı pahasına şerefle ve onurla anayasadan doğan bu hakkı korumalıdır. Hain terör saldırısında hayatını kaybedenlere rahmet, yaralanan vatandaşlarımıza şifa diliyorum. Türk Milletinin başı sağ olsun.

Terörü kınamak yetmez, daha fazlası gerekir

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!