Tiyatro ve sanatın estetik değerleri

Mustafa Özgür Sancar yazdı...

featured

Geçenlerde bir tiyatro oyununa gittim; ”Ödenmeyecek, Ödemiyoruz”… Oyunun yazarı Dario Fo, İtalya’nın Torino kentinde grev yapan işçilerin durumunu anlatıyor. Komedi türündeki oyun, kapitalizmin yarattığı eşitsizliğin, evrensel bir çerçevesini çizme kaygısı taşıyor.

Yoksulluğun insan hayatında bıraktığı izi, mizah yoluyla anlatmak, şüphe yok ki doğru kabul edilebilecek yöntemlerden bir tanesi… mizah bir şekilde kendine bir yol bulur; anlatılması güç olanı bile kolaylıkla ifade eder. Oyun bunun tipik bir örneği. İlk bakışta günlük hayatın aksaklıklarından yola çıkıyor gibi gözüküyor; ancak devamında bir sistem eleştirisine dönüyor.

Market fiyatları ve alım gücü, zamlar ve temel ihtiyaçlar çelişkisi üzerine kurulan diyaloglarla örülü oyunun, ilerleyen bölümlerinde bir slogan yağmuruna dönüşüyor olması eleştiriye açık bir görüntü veriyor. Sanki izleyici, pahalılık, zam, yolsuzluk vs… hiçbir şey bilmiyor ya da hiçbir şeyden haberdar değilmiş gibi oluşturulan metinler, bir sıradan gülmeceyle karşı karşıyaymış gibi hissettiriyor. Neden tiyatro sanatın estetik değerlerini kullanmasın (?). Kapitalizm eleştirisi yaparken, herkesin bildiği genel geçer söylem ya da ifadelerden uzak, izleyiciyi daha fazla düşünmeye ve şaşırtmaya dönük bir retorik (söylem sanatı) kullanılmasın…

Fazlaca sloganlara indirilen bir metin, sıradanı aşamayan bir gülmece havası yaratıyor. Halbuki basit olan, her zaman gülmeyi sağlayan değildir; izleyen açısından bu durum daha geçerli; çünkü izleyici ”bir komediye geldim, olsun güleyim” diyorsa ortada gerçek bir başarıdan söz etmek çok mümkün olmaz.

Diğer taraftan oyunun bu dönemde sahneleniyor olması, günümüz Türkiyesine yönelik çıkarımlar yapmaya yönlendirici nitelikte; ayrıca oyunculuk performansı açısından, başarılı bir görüntünün ortaya çıktığını söylemek gerekiyor.

ULUSALLIK, MİZAH VE KOMEDİ

Torino’da bir işçi mahallesinde, marketin zamlı fiyatlarını kabul etmeyen yoksullarla, Türkiye’de herhangi bir işçi semtinde ya da fakir bir mahallede pahalılığa tepki dışında, İtalyadakilerin tutum ve eylemleri ile benzerlik kurmak veya özdeşleşme yaratmak olası değil.

Fakirlik evrensel bir sorundur; ama bu soruna yönelik çözüm arayışı ve çözüme giden yöntem aynı değildir; çünkü farklı duyuş ve algılama biçimleri söz konusudur. Daha da önemlisi toplumsal koşullar bambaşkadır. Dolayısıyla bu oyun üzerinden bir evrenselleştirme çabası yerinde olmayacaktır. Belirleyici olan ulusal özellik ve koşullardır. Mizahın kendisi de ulusal niteliktedir.

Mizah bir insanın zeka düzeyini gösteren özelliklerden bir tanesidir ve tam da böyle olduğu için ulusal kültür ve koşullarla ilgilidir. Komedi başka, mizah başkadır. Mizahın ayırt edici özelliği toplumsal özelliklere sıkı sıkıya bağlı olmasıdır.

”Ödenmeyecek. Ödemiyoruz” bir İtalyan muhalif duyuş ve düşünüşünü görmek bakımında hoş bir örnekti.

Tiyatro ve sanatın estetik değerleri

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!