Tropik bir ada: 'Koh Phi Phi' Tayland

Tropik bir ada: 'Koh Phi Phi' Tayland

“Sımsıcak kumlara uzanmıştım. Denizden yeni çıktığımdan hala ıslaktım ama kumun ve havanın sıcaklığı anında üstümdeki su tanelerini buharlaştırmış, hemen içimi ısıtmıştı. Az önce tuzlu ve zümrüt yeşili, pırıl pırıl sularda yüzmenin keyfini yaşarken de, plajda yatıp gökyüzüne bakıp akan bulutları izlerken de çok mutluydum. “Hayat bu!” diyordum. Sıcak hava yaşam enerjime enerji katıyor, temiz hava ciğerlerimi tazeliyordu.” 

2017, Tayland

Güzel pazarlar,

Bu buz gibi haftadan sonra, Tayland, Koh Phi Phi’de yazdığım günlüğümü okumak ve fotoğraflarıma bakmak bana çok iyi geldi. Soğuğu zaten pek sevmem, nemli ve rüzgarlı soğuk ortamlar da sevimsiz geliyor bana. Bu hafta da bolca yaşadım bunları.

Neredeyse bir yıldır var olan korona kısıtlamalarının üzerine donduran havalar, sert ve soğuk rüzgarlar, yağan dolular, yağmurlar, karlar eklenince bu sıkıcı zamanın bir an evvel bitmesini istedim. Gerçekte bitmese de en azından bu pazar günkü gezintimizde kışı bitirmeye ve sizi tropik bir adaya götürmeye karar verdim.

Koh Phi Phi, Tayland’ın Güneyinde yer alan bir ada. Kuzeyindeki Phuket’e 2 saat, güneyindeki Koh Lanta’ya bir buçuk saatlik deniz yolculuğu mesafesinde.

Tayland ve Koh Phi Phi haritaları.

Tropik bir adaya kaçış...

Alışılagelmiş, bunaltıcı ve sıkıcı bir hayat döngüsünden içim karardığında, şöyle güzel bir yere kaçma fikri her zaman cazip gelmiştir. Bu noktada takvimleri süsleyen tropik bölge fotoğrafları, engin yeşil yaylalar, şelaleler, deniz ve doğa görüntüleri gelir aklıma.

Tipik bir tropik bölge fotoğrafı hayal edin şimdi. Hafif yere doğru eğilmiş hindistan cevizi ağaçları arkasında uzanan plaj, zümrüt gibi bir koya sahip deniz ve uzakta yemyeşil bitki örtüsüyle bir ada hayal ediyorum mesela. Bu hayal Güneydoğu Asya’daki birçok yerde gerçekliği buluyor. Bu yerlerden biri, 2017’deki 8 aylık Güneydoğu Asya gezimde uğradığım Tayland’da Koh Phi Phi oldu.

Koh Phi Phi’de Maya Plajı. 

Koh Phi Phi’ye gelişim…

“Koh” Tayland dilinde ada demek. Phi Phi iki adadan oluşuyor. Bunlardan büyük olanında yerleşim var. Hosteller, oteller, restoranlar, bazı plajlar bu görece büyük olan adada. İkinci adaya günlük turlarla yüzmeye, dalmaya, yürüyüş yapmaya gidiliyor. Koh Phi Phi bir parti adası. Böyle bir tabir var. Bazı adalarda gençler kafalarını güzel yaparak sabahlara kadar çılgın partilerde eğleniyorlar. Adayı birazdan dolaşacağız ama, şimdi bu adaya nasıl geldiğime dönelim.

Tayland’a Krabi eyaletinde bulunan Koh Lanta’dan giriş yapmıştım. İki haftalık maceralı Koh Lanta’da, hayatımda ilk kez kullandığım küçük motosikletten düşmüştüm. İkinci hafta da hostel mutfağında olan bir kaza ile ayak parmaklarım kızgın yağla kavrulup yara olmuştu. Bu halde Koh Lanta’dan Koh Phi Phi için kalkan orta büyüklükte bir tekneye bindim. Lanta-Phi Phi arası tekne yolculuğu yaklaşık bir buçuk saat sürecekti.

Koh Lanta’da tekneye bindiğimiz iskele.

Ezilen kaburgalarım ve ayak parmaklarımdaki açık yaralar acı veriyordu ama gezide yeni bir yer göreceğim için de mutluydum. Tekne kalabalıktı. Yanyana oturduğumuz, ufak çocukları olan Polonyalı bir aile ile sohbet ede ede Koh Phi Phi’ye yaklaşıyorduk.  

Koh Lanta- Koh Phi Phi tekne yolculuğundan görüntüler:

Koh Phi Phi aşırı turistik bir ada. Bu adada partiler, Tayland boksu, masaj, restoranlar, dalış turları, tekne gezileri gibi tüm turistik etkinlikleri gerçekleştirmek mümkün. Türk Hava Yolları’nın uçtuğu Phuket’ten de bu adaya 2 saatlik tekne yolculuğuyla da ulaşılıyor.

2004 yılında büyük bir tsunami ile neredeyse tamamen yıkılmış ada tekrar inşa edilmiş. Benim 2017 Kasım ayında gezdiğim adada felaketin izleri sadece fotoğraflarda kalmıştı.

Koh Phi Phi Manzara Noktasına Jessica ve Uwe ile Çıkış...

Adada tek gece kalmayı planlamıştım. Tekne çıkışında güler yüzlü ve sıcak kalpli oldukları çok belli genç Alman çift, Jessica ve Uwe ile sohbete başlamıştık. Konuşa konuşa adaya vardığımızda ilk iş olarak adanın yüksekten kuşbakışı görüntüsünü izlemeye karar vererek yukarıdaki seyir noktasına giden yolu öğrendik. 

Tepelere doğru tırmanan bir merdiven silsilesi, evlerin arasından geçerek yukarı çıkmaya başladık. Yavaş yavaş beliren manzara her adımda daha da etkileyici hale geliyordu. İki kademeli seyir yerleri organize edilmişti. Birinci seyir noktası da güzeldi ama ikincinin tadına doymak mümkün değildi.

Koh Phi Phi seyir noktalarına tırmanırken güzelleşen manzaralar.

Tepedeki seyir kafesinde…

O sıralar bir radyoda yaptığımız bir program için sürekli ses kaydetme durumundaydım. Bu ses kayıt işi sürekli devam etti Güneydoğu Asya gezimde. Halen de not alamadığım zamanlar veya özel anları kaydederim. Sorumlu bir halim vardı. İnsanlar da bu halimi ciddiye alıp destek veriyorlardı. Jessica ve Uwe de radyo programı için yapacağım kayıtlara sesleriyle destek verdiler. O anı sesle anılarımıza kazımış olduk. Tam bu ses kaydetme hadisesi sırasında yan masadaki Çinli hanımın hindistan cevizine bir ortak çıktı. Sanırım şempanze demeliyim ama ben maymun diyeceğim. Maymunun biri geldi önce kadının masasında dolaştı, ardından da bir hindistan cevizini eline alıp kendi yemeye başladı. Güneydoğu Asya’da bu tip manzaralarla sıklıkla karşılaşılıyor. Ben maymunlara temkinle yaklaşıyorum ama Çinli teyze epey sakin biçimde onunla oturuyordu.

Seyir kafesinde:

Hindistan cevizine ortak olan maymun.

Uzun Teknelerle (Long Boat) Maya Plajına yapılacak gezi için merkeze iniş…

Leonardo Di Caprio’nun oynadığı “The Beach” filmi maalesef bu adayı meşhur etmiş. Biz de o filmin çekildiği Maya Plajı’na gitmek için Jessica ve Uwe ile ortak bir tekne tutmaya karar verdik. Daha fazla sayıda insanı çok ucuz fiyatlara götüren tekneler var. Biz taksi gibi çalışan bu teknelerden biriyle pazarlık yapıp üçümüz olmaya karar verdik. Gelin gibi süslenen bu tahta teknelere “Long Boat” deniyor.

Uzun Tekne (Long Boat) görüntüleri

Arzu eden olursa filme ulaşacağınız bağlantı: https://putlockerc.to/movie/the-beach-2000-stream-123movies/

Maya Plajı…

Teknemizi kiraladıktan sonra Maya Plajı için yola çıkarak ilerlemeye başadık. Jessica ve Uwe ile uyumlu bir grup olmuştuk. Tropik ortamı izleyerek ve sıcak havayı teneffüs ederek Maya Plajı’na ulaştığımızda sahile cep telefonu ve fotoğraf makinamı ıslanmadan götürmek için çok dikkat etmem gerekti. Harika mercan zemin, delirmiş turizm çılgınlığı nedeniyle bu plaja yapılan on binlerce seferle tahrip olmuş, insanın girdiği her yerde düşüncesizce yaptığı tahribattan nasibini almıştı. Maalesef buna bir çivi de benim çaktığımı düşünerek üzüntü duydum. Ama plaja çıktım ve malzemelerimi karaya koyduktan sonra artık pek de kalmayan mercan oluşumları kırmamaya büyük gayret göstererek uzun uzun yüzdüm. Bu kadar sıcak bir suda sadece Side’de yüzmüştüm daha önce. Harika bir gün sonrasında yine arkadan pervaneye kadar uzanan uzun mili ve araba motorundan dönüştürülmüş sistemiyle uzun teknemiz hızlıca bizi Koh Phi Phi’ye getirdi. Jessica ve Uwe ile sahilde vedalaşsak da daha sonra irtibatımız hep devam etti. 2019 yılındaki Almanya gezimde Düsseldorf'da beni evlerinde misafir ettiler ve harika bir günü de orada geçirdik. Teşekkürler arkadaşlar. 

Maya Plajı’na gidişten manzaralar.

Maya Plajı’na gidiş.

Maya Plajı

Koh Phi Phi’ye dönüş.

Koh Phi Phi’de akşam...

Hostelime yerleştikten sonra adaya çıktım. Yakındaki bir plajda yine yüzdüm. Gördüğüm yerler güzeldi ama parmaklarım bütün gün denizde olmaktan haşat olmuştu. Yaralar daha fazla açılmış etlerim görünüyordu. Yine de bu adayı yaşamaya inat ediyordum.

Merkeze yakın bir plaja gittim. Burada da denize girdim. Deniz suyunu ne kadar sıcak hayal edebilirsiniz bilemem ancak akşam olmasına rağmen son derece sıcak bir su vardı. Gün batımını izlemek için oturduğumda Brezilyalı bir blogger hanım ve eşiyle uzun bir sohbete dalıverdik. Günün o geceye dönen saatinde harika renkler vardı ortamda.

Gün batımında Koh Phi Phi.

Sokaklar canlıydı. Bizim Bodrum, Marmaris ayarı her etkinliğin ve mekanın bulunduğu bir enerji saçılıyordu Koh Phi Phi sokaklarına.

Koh Phi Phi’den gece sokak görüntüleri.

Doktor Balıkların Tedavisi…

Sokaklarda gezerken Sivas’ta da olduğunu bildiğim balıkların yaraları tedavi ettiği bir dükkan gördüm. Parmaklarımdaki yaralara iyi gelir düşüncesiyle hemen bir seans alıp ayaklarımı suya sokup balıklara teslim ettim. Yaralarım çok açık olduğu için o kısmı kapatarak ayağımı suya soktular. Hayatımda bu kadar gıdıklandığımı hatırlamıyorum. Ama doktor balıklar tüm açık yaraları ve ölü derileri yiyerek görevlerini yaptılar. Balıklardan sonra orada çalışan birinin yaptığı mikrop önleyici müdahale için de müteşekkirdim.

Balık doktorlarda tedavi dükkanında.

Yemek konusunda Tayland'ta hiç sıkıntı çekmedim. Zaten yemek konusunda sıkıntı çeken biri değilimdir. Ama hassas mideye sahip kişilerin de Tayland’ta sorun yaşayacağını düşünmüyorum. Son derece leziz seçenekler var. Meftunu olduğum Pad Thai yanında bu adada oldukça fazla çeşitte balık ve deniz mahsülü de vardı. Aşağıdaki fotoğraflar restoran ve lokantalara ait olsa da benzeri bir yemeği oldukça düşük bir fiyata sokak yemeği satan bir tezgahta yedim.

 Balıklar ve deniz mahsulleri.

Sokakta yemek.

Tayland Boksu gösterisi…

Burası turistik bir yer olunca her şeyi bulmak mümkün oluyordu. Bir içki parası karşılığında girdiğiniz bir mekanda Tayland Boks gösterileri izledim. Devamlı maçlar oluyor bu tür mekanlarda. Ben gerçek olan şeyleri sevdiğimden bu gösteriye kaçmış müsabakalardan pek tatmin olmadım. Zaten Taylandlı boksörün rakibi duyguları aşırı hormonlu bir gringoydu. Maçlardan çok iki Taylandlı boksörün maç öncesi izleyicileri naif şekilde selamladıkları kısım daha ilginç ve özgün geldi bana. Ama etrafımdaki Avrupa ve Amerikalıları izlemek de oldukça keyifliydi. Bu ada eğlenmek için zembereği boşanmış insanlarla çok dolu olunca boks mücadelesi kadar onların hallerini de incelemek keyifliydi.

Tayland Boks gösterisi

Tayland Boksu öncesi selamlama seremonisinden bir bölüm.

“Full Moon” ve “Magic Mushroom” Partileri…

Genç gezginler Tayland’ta azmaya pek meraklı. Hakları da var. Zaten tüm turizm sistemi bunun üzerine kurulmuş. Bu korona döneminde nasıl yaşadılar çok merak ediyorum açıkçası. Zira turist olmadığında bu zengin görüntülerin olması pek mümkün olamaz. Gençler sabahlara kadar partilerde eğleniyorlar bu tip adalarda veya bölgelerde.

Sakin ve huzurlu aile tatili seçenekleri de Tayland'ın genelinde var. Sadece seks turizmi parantezinde görmemek lazım Tayland’ı. Bu güzel ülke birçok seçenekle ve hoşgörü ile misafirlerini ağırlıyor. Gençlerin katıldığı bu partilerde azıtıp sataşma veya kavga deneyimi yaratanlar vardır sanırım ama sokaklarda şiddet ve kavga görmedim ben Tayland'ta. 

Hostele dönüş…

Acıyan parmaklarım daha fazla ortamda olmama izin vermeyince hostele döndüm. Ranzalara baktığımda kimsenin o an orada olmadığını gördüm. Muhtemelen, herkes eğlencedeydi.

 Kaldığım hostel.

Gece yarısı ve sabaha karşı dönenler oldu hostele ama o erken denilebilecek saatte tek yatan bendim. Koh Phi Phi’yi de görmüştüm ama parmaklarım hiç iyi değildi. Onların verdiği sıkıntı ezik kaburgaları bastırmıştı ama yine de çok mutluydum. Ertesi sabah Phuket’e gitmek üzere yola çıkacaktım ve Phuket’de beni neyin beklediğini bilmiyordum. Düzgün bir yer bulup ayağıma antibiyotikli merhemler ve ilaçlarla bakım yapıp dinlenmekten başka bir amacım yoktu Phuket’te.

Yazının başında da belirttiğim gibi biraz ısınmak için Tayland’a geldim bu hafta.

Sağlık, huzur ve mutlulukla geçireceğiniz bir hafta diliyorum.

Sevgi ve saygılarımla.