Türk Kadın Hareketi’nden ‘Dünya Bankası’ ve ‘sığınmacı’ tepkisi

Dünya Bankası ile imzalanan sığınmacılara istihdam şartının da yer aldığı kredi anlaşmasına yönelik tepkiler sürerken, Türk Kadın Hareketi'nden Türkiye'deki sığınmacılara ilişkin açıklama geldi. Açıklamada Türkiye'nin dünya genelinde en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke olduğu belirtilirken, demografik yapının hızla değiştiği kaydedildi. Türk Kadın Hareketi, Dünya Bankası ile imzalanan anlaşmaya da tepki gösterdi. 

featured

Dünya Bankası’nın Türkiye’ye verdiği kredi anlaşmasında tarım alanında 2028 yılına kadar 11 bin Suriyeli sığınmacıya tarım alanında kadro verilmesi şartının da yer aldığı ortaya çıkmıştı.

Dünya Bankası ile imzalanan sığınmacılara istihdam şartının da yer aldığı kredi anlaşması tepki çekerken, sığınmacıların Türkiye’nin demografik ve kültürel yapısını bozacağı tartışmaları da yeniden gündeme gelmişti.

Tartışmalar sürerken, Türk Kadın Hareketi’nden Türkiye’deki sığınmacılara ilişkin açıklama geldi. Açıklamada Türkiye’de nüfusun büyüme hızının arttığı ve büyük ekonomik krizin faturasının Türk halkına kesildiği belirtildi.  Türkiye’de demografik yapının hızla değiştiğini kaydeden Türk Kadın Hareketi üyeleri, tabelalarda yabancı dillerin kullanımına da tepki gösterildi.

‘DEMOGRAFİK YAPI HIZLA DEĞİŞİYOR’

Türk Kadın Hareketi’nin açıklaması şöyle:

“Türkiye, dünya genelinde en çok sığınmacıya (yasal ya da kaçak) ev sahipliği yapan ülkedir. Bu nedenle ülkemizin çeşitli il ve ilçelerinde demografik yapının hızla değiştiği görülmektedir. Bu nüfus hareketliliğinin yarattığı kültürel, sosyal, siyasal, ekonomik sorunlar gün geçtikçe artmaktadır. Ülkemizde bulunan yabancıların %70’ini Suriyeliler oluşturmaktadır. Ülkemizde bulunma süreleri uzadıkça kendi ülkelerine dönme koşulları ortadan kalkmaktadır. Suriyelilerin doğurganlık hızı 5.3 olarak belirlenmiştir. Türklerin doğurganlık hızının 1,62 de kalmış olması sorunun büyüklüğünü görme açısından önemli bir veridir.

‘EKONOMİK KRİZİN FATURASI TÜRK HALKININ ÜZERİNE YIKILIYOR’

Yurdumuzun nüfusunun büyüme hızı artarken yaşanan büyük ekonomik kriz ve işsizlik faturası işçinin, çiftçinin, dar gelirli olanların kısaca Türk halkının üzerine yıkılmaktadır. Suriyeli,Afgan vs. sığınmacı, geçici koruma, mülteci statüsü ne olursa olsun bu kişiler eğitim ve sağlık hizmetlerinden ücretsiz ve öncelikli yararanırken Türk vatandaşları her hizmeti ücreti karşılığında almaktadır. Gençlerimiz uzun ve yorucu üniversite hazırlık sınavı için çabalarken yabancı öğrencilerin sınavsız yüksek öğrenim kurumlarından faydalanabilmeleri, eğitim almaları kabul edilemez.

DÜNYA BANKASI TEPKİSİ

Dünya Bankası ve Uluslararası kredi kuruluşları Türkiye’ye verilecek kredilerin ön koşullarından biri olarak ülkemizde bir şekilde bulunan bu kişilerin istihdam edilmesini şart koşmaktadır. İktidarın siyasi ve ekonomik nedenler ileri sürerek bu koşulları kabul ettiğini hatta kredi alabilmek için bu sorunu pazarlık konusu yaptığı bilinmektedir. Uluslararası kredi kuruluşlarının tavrına bakarak, kendi ülkelerinde istemedikleri göçmenlere ilişkin sorunları ülkemizde depoladıkları, ülkemizi risk altında bıraktıkları anlaşılmaktadır.

Emperyalist batılı ülkelerin ve iktidarın buna karşı çıkılmasını önlemeye çalıştıkları, yabancılar ile ortak ve uyum içinde yaşama derslerini hepimize yutturmak istedikleri açıktır. Ülkemiz, emperyalizmin bizzat yarattığı göç dalgasının sonuçlarını yaşamaktadır.

Amerikan emperyalizmi ve Avrupa birliği kendi yarattığı göçlerden kendini korurken Türkiye’nin de güçten düşmesini, ulus bilincini zayıflatacak ve çok ağır bedeller ödemesini sağlayacak hamleleri üretmektedir.

‘YURDUMUZDA KALICI HALE GELMELERİNİ İSTEMİYORUZ’

Biz, Türk Kadın Hareketi üyeleri Türk yurdunda geçici koruma statüsü altında ve/veya kaçak / düzensiz göçmen istemiyoruz. Bu yabancıların sulh içinde geldikleri yerlere geri gönderilmelerini istiyoruz. Suriyelilerin ve/veya ülkemize çeşitli şekillerde girmiş göçmen,sığınmacı ya da statüleri ne olursa olsun yabancıların ülkemizin demografik ve kültürel yapısını bozacak yoğunlukta, herhangi bir uyum projesi kapsamında yurdumuzda kalıcı hale gelmelerini istemiyoruz.

Eğitim, sağlık ve benzeri hizmetlerin Türk vatandaşları için de ücretsiz olmasını istiyoruz. Para karşılığı veya taşınmaz gayrimenkul satışı ile Türk vatandaşlığı verilmesine karşıyız. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili Türkçedir. Türkçe’nin günlük hayatın her alanında kullanılması, geliştirilmesini doğru buluyoruz.

‘TÜRKÇE OLMAYAN TABELALAR KALDIRILSIN’

Reklam içeriklerinde, panolarda, tabelalarda Türkçe dışındaki dillerin kullanımının denetlenmesini ve Türkçe olmayan tabelaların kaldırılmasını, yasaklanmasını istiyoruz.

Gelecekte beklenen dramatik iklim değişikliği bahanesiyle yurdumuza daha fazla göç gelmemesi, öz kaynaklarımızın kendi öz evlatlarımız için sağlanmasını, geliştirilmesini ve zenginlestirilmesini gerekli görüyor ve bu yoldaki politika ve projeleri destekliyoruz.”

Türk Kadın Hareketi’nden ‘Dünya Bankası’ ve ‘sığınmacı’ tepkisi

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!