Türkiye'deki Alevilik araştırmaları merkezleri için kimi öneriler

Ali Rıza Özdemir yazdı

Türkiye'deki Alevilik araştırmaları merkezleri için kimi öneriler

Alevilik ve Bektaşilik, Türkiye’nin en yalın ve yakıcı gerçeklerinden biri. Net bir rakam olmasa da ülkemizde 10 ile 25 milyon arasında Alevi-Bektaşi’nin yaşadığı tahmin ediliyor. Alevi toplumunun birçok sorunu ve talebi var. Uzun yıllardır dile getirilen bu talepler, henüz karşılanmış değil. Çözülmeyen sorunların her geçen gün daha da girift ve içinden çıkılmaz bir hale geldiği de şüphesiz.

Ülkemizde Alevilikle ilgili kamusal alanlardan biri de Alevilikle ilgili araştırma merkezleri ve enstitüler. Değişik adlar altında kurulan ve Alevilikle ilgili bilimsel bilgiyi üretmesi gereken bu merkezler, ne yazık ki, beklentilerin çok altında. Elbette birçok merkez ve enstitü çalışanlarının kendine özgü bazı sorunları vardır ve olacaktır. Ama bilindiği üzere hiçbir bahane, başarının yerini tutmaz.

Burada iki örnek vermek istiyorum.

Birincisi Hacı Bayram Veli Üniversitesine bağlı Türk Kültürü Açısından Hacı Bektaş-ı Veli Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi. Merkez, 28 Ekim 1987 tarihinde açılmış ve o zamandan günümüze kadar alana büyük katkı sağlamış. Kitaplar, akademik dergiler, sempozyumlar, çalıştaylar… Özellikle Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi Alevilik alanında dünyanın sayılı dergileri arasında.  Prof. Dr. Ahmet Taşğın başkanlığındaki merkez, halen de güçlü ve kalıcı çalışmalara devam ediyor.

İkincisi ise Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’ne bağlı Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Enstitüsü’sü. Enstitü, ilkin bir merkez olarak 26 Ağustos 2014 tarihinde yeni sayılabilecek bir tarihte açılmış. Hacı Bektaş Veli’nin türbesinin de il sınırları içerisinde bulunması, enstitüye ayrı bir önem katıyor. Aslında bu merkezin, Alevilik araştırmaları için dünya genelinde bir üs olması, bir lokomotif görevi üstlenmesi gerekir. Ama ne yazık ki, enstitünün bir akademik dergisi bile yok.

Burada Türk üniversiteleri bünyesinde bulunan araştırma merkezleri ve enstitüler için bazı öneriler sunmak istiyorum. Alevilik hakkında çalışma yapan diğer kurumlar için de yol gösterici olacağına inandığım bu önerilerin tamamı, kamusal yarar gözetmektedir.

1. Temel ilkeler
Alevilik ve Bektaşilik araştırmalarının kaynakları iki ana grupta toplanır. Tarihsel derinliğini gösteren yazılı, mimari vb eserler, toplumsal genişliğini gösteren saha çalışmaları. Bu iki gruptaki kaynaklar esas alınarak çalışmalar yapılmalı ve kesinlikle bilimsel metodun dışına çıkılmamalıdır.

Enstitü değişik cemaatlerin ve grupların baskısı ve yönlendirmesi altında olmamalıdır. Mezhep, etnik köken, cemaat, tarikat, siyasi görüş gibi değişik motivasyonlardan uzak durulmalıdır.

Bir çalışma planı hazırlanmalı, (1, 2, 3, 4 ve 5 yıllık) planlanan çalışmalar işlem basamaklarına göre yapılmalıdır.

2. Alevi ve Bektaşi elyazmalarının toplanması ve dijital ortamda erişime açılması
Türk ve dünya kütüphanelerinde on binlerce Alevi ve Bektaşi el yazması eser vardır.

Alevi ve Bektaşi el yazmaları Türkiye ve yurt dışındaki (İran, İngiltere, Almanya, Balkan ülkeleri, Mısır vb) kütüphanelerden temin edilerek enstitü bünyesinde dijital ortama aktarılmalı ve erişime açılmalıdır.

3. Alevilik-Bektaşilik ihtisas kütüphanesinin geliştirilmesi
Temel başvuru eserleriyle birlikte Alevilikle ilgili Latin harfli yayınların (Türkçe ve diğer diller) tamamı temin edilerek ihtisas kütüphanesine dâhil edilmelidir. Baskısı kalmayan eserler ise fotokopi yoluyla çoğaltılarak kütüphaneye kazandırılmalıdır.

4.Yüksek lisans ve doktora programlarının yeniden ele alınması
Yüksek lisans ve doktora programlar yeniden elden geçirilmeli ve müfredatları yeniden ele alınmalıdır. Kimi program başlıkları ve müfredatı sorunludur. Alevilik ve Bektaşilik araştırmaları ayrı ayrı yapılmalıdır.

Öğrenci alımında adaylara beş günlük seminer/kurs vermeli, seminer/kurs sonunda adaylardan bir konuda belli kriterlere uygun makale yazmasını istemeli, seçimde bu çalışmalar dikkate alınmalıdır.

5.  Akademik derginin yayına girmesi
Her enstitünün bir akademik dergisi olmalıdır. Akademik dergi önce e-dergi olarak yayın hayatına girip daha sonra matbu dergi haline getirebilir. İlk etapta 6 aylık sonra 3 aylık olarak yayımlanabilir.

Derginin kalitesine dikkat edilmeli, makaleler özenle seçilmelidir.

6.  Alevi ve Bektaşi el yazmalarının günümüz Türkçesine aktarılarak yayımlanması
Kütüphanelerde bulunan ve sahada toplanmayı bekleyen el yazması eserler, en meşhurlarından başlamak üzere, kritik metinleri hazırlanarak günümüz Türkçesine aktarılmalı, hem matbu olarak hem de dijital ortamda yayımlanmalıdır.

Enstitü mezunu öğrencilerin, üniversitede görevli akademisyenlerin, ayrıca konuyla ilgili yapılan önemli çalışmaların yayını enstitü bünyesinde yapılmalıdır.

7. Sempozyumların düzenlenmesi
Geniş katılımlı: Bütün Alevilik ve Bektaşilik araştırmacılarının katılabileceği geniş katılımlı bir sempozyum her yıl ekim ayında periyodik olarak yapılmalıdır. Alevilik ve Bektaşilikle ilgili her husus sempozyum konularına dahil edilmelidir.

Davetli ve konu odaklı: Konu odaklı ve sadece davetli araştırmacıların katılacağı sempozyumlar yılda birkaç kere yapılmalıdır. Davetli sayısı 30-40 kişi arasında olmalı, özel konular seçilmelidir. Mesela Hacı Bektaş Veli’nin Makalat adlı eseri konulu bir sempozyumda, Makalat’ın Hacı Bektaş’a aidiyeti sorunu, yazmalar arasındaki farklar, Makalat’taki ayet ve hadislerin incelenmesi, Malakat’taki fıkhi hususlar, Malakat’taki inanç unsurları, Malakat’taki ahlaki hususlar gibi birçok konu, uzmanları tarafından çalışılmalıdır.

8. Çalıştayların düzenlenmesi
Başta temel kavramlar olmak üzere 10 kadar uzmanın katılacağı çalıştaylar düzenlenmelidir. Bu çalıştaylarda elde edilen sonuçların Alevilik ve Bektaşilik konusunda çalışan araştırmacıların haberdar edilmesi sağlanmalı ve böylece konuyla ilgili ortak bir bilimsel dil oluşturulmalıdır.

9. Panellerin ve etkinliklerin düzenlenmesi
Özellikle üniversite öğrencilerine yönelik olarak özel günlerde Alevilik ve Bektaşilik konulu paneller ve değişik etkinlikler düzenlenmelidir. (Bir öğrenci kulübü de oluşturulabilir).

10.  Alevi ve Bektaşi inanç ve kanaat önderlerinin yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle buluşturulması
Türkiye’deki ve yurt dışındaki Alevi ve Bektaşi inanç ve kanaat önderlerini yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle buluşturmak öğrencilerin ufkunu açacak ve saha çalışmalarında büyük kolaylık sağlayacaktır.

11. Saha çalışmalarının yapılması
Akademisyenler, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle saha çalışması yapmalı ve sahadaki verileri, işlenmek üzere toplamalıdır. Ham veriler bir havuzda toplanmalı ve ilgili herkesin erişimine açılmalıdır. İşlenmiş veriler ise kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

12. Alevi ve Bektaşi kutsal yerlerinin inanç turizmine kazandırılması
Her ildeki üniversite, valilikle işbirliği içinde Alevi ve Bektaşi kutsal yerlerinin envanteri çıkartılmalı ve bunların inanç turizmine kazandırılması sağlanmalıdır. Bu sürece yüksek lisans ve doktora öğrencileri mutlaka dâhil edilmelidir.

13. Enstitünün personel ve ödenek bakımından desteklenmesi
Bütün bu iş ve işlemleri yapmak için enstitü yeterli derecede personelle desteklenmeli ve ödenek ayrılmalıdır. Özellikle personel, yapılacak iş ve işlemlere uygun vasıfları taşıyan kişilerden seçilmeli, rektörlük ihtiyaç taleplerine ve diğer çalışmalara yakın ilgisini göstermelidir.