Uçan bilgisayar F-35'lerin teknik sınırlandırmalar üzerinden değerlendirmesi

(E) Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt KARATAŞ ve Makine Mühendisi Fazıl ALTAY hazırladı...

Uçan bilgisayar F-35'lerin teknik sınırlandırmalar üzerinden değerlendirmesi

 1 - GİRİŞ:

İlk kez; M5 Ulusal Güvenlik, Savunma ve Strateji Dergisi’nin 354’üncü Ocak 2021 sayısında birinci bölümü, ikinci bölümü Şubat 2021 sayısında yayımlanan “Uçan Bilgisayar F-35‘lerin Teknik Sınırlandırmalar Üzerinden Değerlendirilmesi” konulu makalemiz ilgi çekmiş ve yapılan geri dönüşler olumlu olmuştur. Veryansın Tv okuyucuları için yeniden düzenlediğimiz makalemizin birinci bölümü 20 Şubat 2021 tarihinde “Amerikan F-35'lerine Karşı S-400'lerin Düğmesine Basıldı... İşte Simülasyon Sonuçları” başlığı ile yayımlandı.

Okumak için tıklayın: Amerikan F-35'lerine karşı S-400'lerin düğmesine basıldı... İşte simülasyon sonuçları

Şimdi Siz “Değerli Okuyucularımız” için makalenin tamamını yayınlamaya karar verdik. Nedeni ayrı ayrı yayınladığımızda biraz kopukluklar olduğunu tespit ettik. Makalemiz biraz uzun olacak ama umarım sıkılmadan  okumanızı sağlarız.

F-35’lere ilişkin yeni makalemizin; konunun özünden fazla ayrılmadan tablo ve görsellerle desteklenerek sıkıcılıktan uzak olmasını, büyük bölümünün daha önce yayımlanmamış bilgileri içermesini, başvuru ile referans doküman olarak kullanılmasını ve elbette çok paylaşılarak okunmasını amaçladık. 

Makalenin hazırlanmasındaki katkılarından, emeklerinden ve bitmeyen enerjisinden dolayı Kıymetli Arkadaşım Makina Mühendisi Fazıl ALTAY’a teşekkür ederim.

2- F-35’LERİN ORTAK YAPISAL PROBLEMLERİ:

a -F-35’lerin Sınırlı Stealth Kapasitesi:

Stealth/Hayalet uçakların temel tasarım özelliklerinden birisi, Radar Kesit Alanın-RCS  (RCS-Radar Cross Section) daha az olması ve radarlar tarafından en az şekilde algılanabilmesi için dış silah yüklerinin gövde içinde taşınmasıdır.

Radar Kesit Alanı-RKA (Radar Cross Section-RCS) [1]; Bir nesnenin radarla ne kadar uzaktan tespit edilebilir olduğunun ölçütüdür. Bir uçağın RCS'si fiziksel şekline, malzemelerine, antenlerine ve diğer sensörlerine bağlıdır.

F-35’ler; Görsel-1’de görüldüğü gibi mevcut durumda gövde içinde sadece 4-5-7-8 nolu istasyonlarda silah yükü taşıyabilir. 5-7 nolu istasyonlarda sadece 1’er adet AIM-120 AMRAAM (Advanced Medium-Range Air-to-Air Missile-AMRAAM) Aktif Radar Güdümlü Hava-Hava Füzesi taşımakta ve bu istasyonlara hava-yer mühimmatı takılamamaktadır. 4 ve 8 nolu istasyonlara ise görevin durumuna göre ya Hava-Hava (A/A-Air to Air) 2 adet AIM-120, ya  da 2 adet Hava-Yer (A/S-Air to Surface)  mühimmatı takılmaktadır.

Görsel-1:  F-35’lerin Stealth Olarak Kalması İçin Gövde İçindeki Mühimmat İstasyonları 4-5-7-8

F-35A’nın harici yük istasyonlarına “Beast Mode”da Görsel-2’de olduğu gibi silah yüklendiğinde uçağın ne kadar Radar Kesiti-RCS (Radar Cross Section-RCS) artışı olacağını yaptığımız “Matlab Tabanlı” simulasyon programının çıktılarından öngörebiliyoruz. Bu konuda ayrıca hazırlanmakta olan ve dikkatinizi çekecek detaylı bir makaleyi de ileride yayımlamayı planlamaktayız.

Görsel-2: F-35 Uçağı Harici Yük İstasyonları Silah Yüklü “Beast Mode’da Uçarken

F-35A’nın stealth miktarı RCS olarak ne kadardır? Elbette açık kaynakları kullanan kişilerin tam olarak bu bilgileri bilmesi mümkün değildir. En doğru RCS bilgisine ancak gerçek uçağı tam yankısız ölçüm bankosunda (anechoic chamber) test ederek ulaşılabilir. Bununla birlikte ABD Hava Kuvvetleri Görsel-3’de belirtilen harici yükleri olmayan bir F-35A için RCS’i 0.005m2 olarak açıklamıştır. RCS birimini hesaplamaların hasasiyetini kaybetmemek için dB’e çevirirsek  RCS -23dB’e karşılık gelir. Bu değer uçağın 360° çepeçevre RCS’nin ortalama olan değeridir. F-35 uçağının 360° her noktasında RCS sabit ve 0.005m2 [-23dB] değildir.

RCS’ye ilişkin ilgi çekici örnekler; Nükleer ve konvansiyonel bombalar taşıma kapasitesine ve stealth özelliğine sahip B-2 Spirit bombardıman uçağı F-16 Viper uçağından 6 kez daha geniş yüzeye sahip olmasına rağmen, B-2’nin RCS’i F-16 Viper’dan küçüktür. Bu arada, ABD Hava Kuvvetleri F-35A’nın RCS’sini 0.005m2 olarak açıklamış olmasına rağmen, F-22’nin RCS değerini açıklamamıştır.

Görsel-3: Böcek, Kuş ve F-35 Dahil Diğer Bazı Uçaklara İlişkin Açıklanmış RCS Değerleri

Bir uçağın Stealth/Hayalet sayılabilmesi için RCS’sinin 0.01 m2 [-20dB]‘den küçük olması gereklidir. Bu durumda Stealth Mode’da olan bir uçağa harici silah yükü ilave edilmesi mevcut Stealth özelliğini yok edecektir. Özetle, yetersiz gövde içi silah kapasitesi nedeni ile stealth özelliğinden ödün verip harici silah yükü almak zorunda kalmış şekilde “Beast Mode”da uçuş görevleri planlanması zorunluluğu olduğu zaman F-35, dış yüklerle Stealth/Hayalet uçak değildir.

F-35A’ya 4 adet CBU-103 Demet Bomba kanat altı harici silah yükü olarak ilave edildiğinde atış kontrol radarı X band 8GHz frekansta iken RCS’de minimum  ̴6dB artış olmaktadır. Görsel-4’deki “Matlab Tabanlı” simulasyon sonucu, uçağa 4 adet CBU-103 Cluster/Demet Bomba harici silah yükü olarak yüklendiğinde 360° için uçağın ortalama RCS’nin 6.755dB artmış olduğu hesaplanmış olmasına rağmen güvenli bir kabul yapmak amacı ile “6dB” artış referans olarak alınmıştır.

Görsel-4:  F-35A, 4xCBU-103 Matlab Tabanlı Simulasyon RCS Değer Artış Miktarı

F-35, harici silah istasyonunda CBU-103’den azami 8 adet taşıyabilir. Yine hesabın güvenli olması için biz 4 adet CBU-103 ile “Matlab Tabanlı” simulasyonunu Görsel-5’de olduğu gibi tamamladık. Bu tür simulasyon yazılımları ile elbette tüm radar echo tiplerini hesaplamak mümkün değildir. Hazırlanmakta olan diğer makalemizde bunun detayları ve nedenlerini açıklayacağız. Bu konuya netlik getirmek için şimdilik şunu söyleyebiliriz; Literatür gerçek RCS değerinin bu tür simulasyon programlarının sonucundan daha fazla olduğuna işaret etmektedir[2]. Nedeni simulasyon tekniğinde tüm echo tiplerinin hesaplanamaması, sadece optik yansıma karekterinde olan radar echolarının hesaplanır olmasıdır. Uçağa harici silah yükü olarak 4 adet CBU-103 takıldığında gerçek RCS farkının bu verilere göre 8÷10 dB seviyesine geleceği öngörülebilir. Bu açıdan “Matlab Tabanlı” simulasyon sonrası yapılan 6dB farkın kabulü güvenilir değer olduğu kıymetlendirilmektedir.

Görsel-5: F-35A, Harici Silah Yükü 4xCBU-103 ve Boş iken Simulasyon Modeli

5’inci nesil bir diğer savaş uçağı olan F-22 ise harici silah yükü almamaktadır. F-22’nin muharebe görevi dışında, seyrüsefer yaptığında sadece harici yakıt tankı taşıdığı görülmüştür. F-22 gövde içinde 6 adet AIM-120 AMRAAM füzesi taşımakta, taşıma imkanı olmasına rağmen 4 adet kanat altı harici AIM-120 AMRAAM yükü ile uçuş yapmamaktadır. Nedeni harici yüklerin F-22 için çok önemli olan Stealth/Hayalet özelliğini azaltmasıdır.

Bunun yanında RCS değeri çok büyük olan F-15EX, tamamı gövde dışı silah istasyonlarında 12 adet AIM-120 AMRAAM taşıyabilmektedir. F-22’nin bunun yarısı kadar AIM-120’yi gövde içinde taşımasındaki sebep RCS’i hiçbir şekilde artırmama arzusudur.

8GHz Frekansta X bandında yayın yapan S-400’ün Atış Kontrol Radarı Grave Stone 92N6, harici silah yükü 4 adet CBU-103 olan veya harici silah yükü olmayan F-35A’yı acaba hangi mesafelerden radarında kilitleyebilir? S-400’lerin coğrafi engebelerden bağımsız ve F-35A’ların uygun irtifada uçtuğu kabul edilerek hazırlanan Tablo-1’de görüldüğü gibi; Rus Versiyonu S-400 92N6A için F-35A radar kilit menzili ortalama harici yüksüz 78km, harici yüklü 110km.dir. İhraç Versiyonu S-400 92N6E için F-35A radar kilit menzili ortalama harici yüksüz 41km, harici yüklü 57km.dir.

Tablo-1: S-400’lerin F-35 Radar Kilitleme Menzilleri [3]-[4]

“F-35’lerin; Türkiye gibi ihraç versiyon S-400’lere sahip olan bir ülkeden değil, Suriye Hmeymim Üssü ve Görsel-6’da görüldüğü gibi Rusya Kaliningrad civarı Kuzey Avrupa uçuşlarını yaparken Rus S-400’lerine yaklaştığında daha fazla risk altında olduğu anlaşılacaktır”. ABD’nin iddia etmiş olduğu gibi Türkiye’nin envanterindeki S-400’lerin değil, Rus  S-400 radarlarının F-35’lerin (eğer hala kaldıysa) sırlarını çoktan elde etmiş olması en görünen gerçekliktir.

Görsel-6: Kaliningrad Nivenskoe Hava Üssünde Bulunan S-400 Bataryasının Konumu

 S-400’ün gerçek arazi şartlarında hangi menzil ve irtifadan atış kontrol 92N6 radarı vasıtası ile   F-35’e füze güdümleyebileceğini, F-35A’nın Kaliningrad’a yapacağı taarruz senaryosu ile simule ettik. F-35A’nın Rus Versiyon S-400’e harici silah yüksüz-yüklü yaklaşması ile irtifa ve menzil simulasyonunu Görsel-7’de açıkladık. İhraç Versiyon S-400’e harici silah yüksüz-yüklü yaklaşması ile irtifa ve menzil simulasyonunu ise Görsel-8’de detaylandırdık.

Görsel-7: F-35A’nın Kaliningrad’daki Rus Versiyon S-400’e Yüksüz-Yüklü

Yaklaşması İrtifa ve Menzil Simulasyonu

Görsel-8:  F-35A’nın Kaliningrad’daki İhraç Versiyon S-400’e Yüksüz-Yüklü Yaklaşması İrtifa ve Menzil Simulasyonu

ABD Hava Kuvvetleri’nin kendi yayınlarında ve açık kaynaklarda ihraç versiyonu S-400’ün; F-35A’yı 21nmil (39km), F-15EX’in ise ortalamada 195-215mil (315-350km) menzilden tespit edebileceği Görsel-9’da ifade edilmiştir. Yaptığımız simulasyonu ABD Resmi kaynakları da teyid etmektedir. Bununla birlikte Rus versiyon S-400 ABD kaynaklarında belirtilmemiştir. F-35B ve   F-35C modellerine göre daha az RCS’si olan harici yüksüz bir F-35A’nin hedef aldığı noktanın yakınında ihraç versiyon S-400 bataryası bulunsa dahi 40km’den daha fazla yaklaşmaması (Standoff) gerektiği Görsel-9’dan da anlaşılmaktadır[5].

Görsel-9:  İhraç versiyonu S-400’ün F-35A ve Diğer Uçakları Tespit Etme Menzilleri

14 Aralık 2020 tarihinde Uzun Menzilli Yüksek İrtifa Hava ve Füze Savunma Sistemi S-400’lere ilişkin ABD’nin ve NATO’nun haksız hukuksuz davranışlar ve açıklamalar içerisinde bulunmalarını dikkate alarak tekrar bir açıklama yapan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar; Türkiye'nin bölgesel hava ve füze savunma sistemine ihtiyacı olduğunu belirterek, bununla ilgili çalışmaların 90'lı yıllardan itibaren yapılmaya başlandığını, Türkiye'nin taleplerine olumlu yanıt veren Rusya'dan S-400 sisteminin alındığını söyledi. MSB Akar ayrıca; "S-400'lerin F-35 ile olan etkileşimi ne ise bunu çözmek için biz ABD'lilerle NATO'nun da dahil olduğu ortamlarda konuşmaya, görüşmeye bu sorunları çözmeye hazır olduğumuzu tekrar tekrar söyledik, söylemeye de devam ediyoruz. S-400'lerle alakalı siyasi, ekonomik, teknolojik, uluslararası hukuk bakımından bazı faktörler var. Bütün bunların hepsini ortaya koyuyoruz, bunların hepsini değerlendirip yaptığımız planlarımız var. Bu planlar çerçevesinde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Herhangi bir tedarik sürecinde kontroller ve muayeneler vardır. Dolayısıyla biz kontrol ve muayenelerimizi yapmaya devam ediyoruz. Türkiye'nin ortağı olduğu F-35'lerle ilgili kararın doğru, makul, mantıklı, uluslararası hukuka, ekonomik ve ticari kurallara uygun olmadığını da tekrar söylüyoruz. Umuyorum, dostlarımız, müttefiklerimiz bu yanlışlarından döneceklerdir" dedi.

ABD’nin S-400’leri öne sürerek iddia ettiği gibi F-35’lerin çalınmamış elde edilmemiş bir sırrı hala kalmış ise Görsel-10’da gösterilen Rus S-400’ler ile F-35’ler reflektör[6] kullansa da kullanmasa da Rusya bu sırları önceden zaten elde etmiş olmalıdır. F-35’leri harekat şartlarında reflektör ile S-400 yakınında uçurmak yani daha uzun mesafeden tespit ve vurulabilir hale getirmek mantıklı olmayan bir hareket tarzıdır. Eğer barış şartlarında uçuyor ve Rus S-400 radarlarının F-35'i tespit etmesi sorun değil ise o zaman F-35A’lar da Türkiye'de reflektörle uçabilirlerdi. Ayrıca F-35’lerin sırlarının ABD’nin bizzat kendi içerisinden diğer başka kritik askeri bilgilerle beraber Çin’e aktarıldığı hususları yine ABD kaynakları tarafından da belirtilmektedir[7].  

Görsel-10: Rusya S-400 Hava Savunma Sistemlerinin Bulunduğu Bölgeler

Rus Versiyon S-400 92N6A GraveStone Radarının RCS 4m2 için 480km’den, İhraç Versiyon S-400’ün RCS 4m2 için 250km’den hedefe kilitlendiğini gösteren resmi bilgi (Not: N harfi, Rusça H olarak yazılır) Görsel-11’de olduğu gibidir.

Görsel-11: Rus Versiyon ve İhraç Versiyon S-400’lerin Hedefe Kilitlenme Menzilleri

F-35A ve F-35C uçaklarının farklı görevler ve konfigürasyonlarda taşıyıp atabileceği tüm dahili ve harici mühimmat yükleri ve istasyonlarını anlatan bilgiler, Görsel-12’dedir. Görselde yer alan mühimmatın, F-35’ler tarafından “hepsinin aynı anda bir görev uçuşu sırasında taşınabileceği anlamına gelmemektedir”. Uçakların dahili ve harici istasyonlarına kaç adet mühimmat aldığı ve toplam kaç kg yük taşınabileceği konusu Görsel-1’de belirtildiği gibidir.

Görsel-12:  F-35A ve F-35C Uçaklarının Taşıyabileceği/Atabileceği Tüm Mühimmat Tipleri

F-35A uçakları, Görsel-12’de kırmızı renk ile işaretli alanlarda gösterilen hava-yer mühimmatını S-400 ile korunan hedefler için istediği şekilde serbestçe kullanamayacaktır. Kırmızı renk ile işaretlenmiş alanlardaki mühimmat, harici silah yüksüz olarak kullanılmak istediğinde dahi  F-35’ler ihraç S-400’ün füze atış menzili içerisine (en iyi ihtimalle 35km) girecektir. Kırmızı alanlardaki Müşterek Doğrudan Taarruz Mühimmatı-JDAM (JDAM-Joint Direct Attack Munition) 30km, lazer güdümlüler 15-20km, serbest düşüşlü olanlar ise uçağın irtifa ve hızına göre 3-4km menzile sahiptir.

F-35A’lar, Düşman Hava Savunma Baskısı-SEAD (Suppression of Enemy Air Defenses-SEAD) ve Düşman Hava Savunmasının Tahrip Edilmesi-DEAD (Destruction of Enemy Air Defenses-DEAD) uygulanmadan normalde av-bombardıman görevi yapmayacaktır. Hava savunma baskısı uygulandıktan sonra F-16C, F-15E, F/A-18E/F veya başka bir 4’ncü nesil uçak da Görsel-12’deki kırmızı alanlardaki “tüm” mühimmatı F-35’e ihtiyaç olmaksızın zaten atabilir durumdadır. F-35’in kullanılmasındaki temel maksat düşman hava savunma sistemlerine yakın görev yapabilmek ama isabet almamaktır. 

S-400’ler, Görsel-12’de kırmızı alanlarda gösterilen mühimmatın F-35’ler tarafından kullanılmasına tahditli izin vermektedir. Harici yüksüz bir F-35A; Rus versiyonu S-400’lere karşı 67-90km, ihraç versiyonu S-400’e karşı 35-40km standoff limitte kalmaktadır. Bu durumda F-35A, sadece gövde içinde taşıyabileceği 225kg harp başlıklı 100km menzilli Joint Standoff Weapon-JSOW C-1 varyant mühimmat ile S-400 karşında standoff’da kalabilir.

S-500’lerin envantere girmesiyle standoff menziller çok daha uzayacaktır. Tahminen dış yüksüz F-35A için >150km’ye standoff limiti olacaktır ve Joint Standoff Weapon-JSOW’da kullanım dışı kalacaktır.

F-35 uçağı gövde içerisine takılamayan AGM-158 Joint Air-to-Surface Standoff Missile-JASSM veya StromShadow/Scalp gibi büyük boyutlardaki ağır standoff mühimmat kanat altına takıldığı zaman RCS 0.005m2 Stealth özellik aşınacaktır.  Bu durum, F-35’lerin yer radarlarının yanısıra önleme uçakları tarafından da tespit edilmesini kolaylaştıracaktır.

AGM-158 gibi 350-900km menzilli mühimmatı F-35A’nın kanat altına yükleyerek onu radarlarda görünür kılmak yerine F-15E, F-16C veya F/A-18E/F ile AGM-158’i 350km uzaktan 26000feet (8000metre) orta irtifadan atıldığında da S-400’e karşı Görsel-13’deki gibi standoff olmaya zaten devam edecektir. Elbette bu tercihler bir çok değişkene göre planlanacak olmasına rağmen       F-35A’nın kanat altına normal şartlarda yani AGM-158 mühimmatını yüklemek ne kadar mantıklıdır bu tartışmalıdır. Bu sebeple F-35 başta SOM-J olmak üzere gövde içinde taşıyabildiği 185km gibi daha az menzilli ama F-35’i Stealth’de tutacak standoff mühimmata yönelmiştir[8].

Fakat bugün için bu mühimmat kullanımda olmadığı gibi, Türkiye’nin F-35 programından çıkartılması ile SOM-J standoff mühimmatı gibi rakiplerine göre çok daha iyi maliyet etkin bir mühimmata Türk düşmanı F-35 kullanıcılarının ulaşması artık sözkonusu değildir. SOM-J’ye çok daha maliyetli olan Norveç’in JSM standoff füzesi alternatif olup, F-35 Block-4 versiyonunda eğer planlamada gecikme olmaz ise 2024’den sonra kullanılabilecek durumdadır.

F-35 Block-4 versiyonu ile birlikte kullanılması mümkün olabilecek bir başka standoff mühimmat Küçük Çaplı Bomba-SDB II (Small Diameter Bomb-SDB II) ’dir[9]. F-35A bu bombadan toplamda 8 adet taşıyabilecektir. 50kg harp başlığı ile daha çok hareketli tank ve zırhlı araç imhasına yönelik olan bu mühimmatın atış irtifasına göre değişmekle birlikte azami 75-100[10] km menzili bulunmaktadır.

Birim fiyatı 700.00 dolar olan JSOW’un ağırlığı, birim fiyatı 200.000 dolar SDB II’den 4 kat fazladır. SDB II’nin, stealth’den ödün vermeden gövde içinde taşınması avantaj olmakla birlikte JSOW’un vurabileceği hedeflerden farklı olarak daha çok taktik hedeflere standoff hava desteği tipi taarruzlara uygun olan mühimmat olarak kullanılacağı değerlendirilmektedir. F-35A, toplamda 8 adet SDB II ve 2 adet AIM-120 AMRAAM’ı stealth’den ödün vermeden gövde içinde Block-4 versiyonu ile 2024 yılında veya sonrasında taşıyabilecektir.

Görsel-13: F-16C, Kaliningrad S-400 Bataryasına AGM 158 Temsili Taarruzu

F-35’in bir mucize uçak şeklinde tanıtılması tamamen yanlı ve Türkiye’yi çaresiz göstermek için yapılan bir kara propaganda durumu olsa da F-35’in Stealth özelliği için önlemler alınmalı ve küçümsenmemelidir. Düşmanın imkan ve kabiliyetlerini doğru olarak bilmek esastır. Ne onu küçük görmek, ne de olduğundan güçlü görerek planlamalarımızdan şaşmak zaten doğru bir düşünce yöntemi değildir.

F-35, azami 4 adet AIM-120 AMRAAM Hava-Hava Füzesini gövde içinde taşıyabilmektedir. Her ne kadar JSF F-35 deep strike/derin darbe uçağı olarak hava-yer görevleri için öncelikli kullanılabileceği planlansa bile ifade ettiğimiz nedenlerden dolayı gövde içinde 4 adet AIM-120 AMRAAM ile hava-hava görevi uçmasının daha etkili olacağı değerlendirilmektedir. Bununla bilikte hava-hava görevleri için de F-35’lerde kısıtlamalar vardır. F-35B ve F-35C modellerinde sürat ile ortaya çıkan yapısal problemler nedeniyle Mach 1.3 ile tahditlenmiştir. Özellikle AIM-120 AMRAAM’ları attıktan sonra F-35’lerin takibinde bulunan diğer Mach 2 ve üstü hızlardaki 4’ncü nesil Aktif Faz Dizinli AESA Radarlı (Active Electronically Scanned Array-AESA) savaş uçakları F-35’leri önleyerek tahrip edebilir. F-35 saat 6 istikametinden/arkasından gelecek düşmana AIM-9X atmak isterse kanat altına bu füzeleri yüklemek zorunda kalacak, bu durumda RCS’si yine artacak, takibinde bulunan düşman uçaklarına daha çok radar echosu verecek ve daha uzak menzilden düşman uçağı tarafından kendisine kilit atılmasına sebep olacaktır.  

Bu nedenle uçağa gövde içine AIM-9X’deki gibi önde 4 manevra kanadı bulunmayan AIM-132 ASRAAM (The Advanced Short Range Air-to-Air Missile-ASRAAM) Hava-Hava Füzesi entegre edilerek saat 6 istikametinden/arkasından gelen düşman 4’ncü nesil savaş uçaklarına ateş açma imkanı kazandırılmak istenmektedir. F-35 Block-4 versiyonunda olacak şekilde planlanan bu kabiliyet 2024 için hedeflense de gecikmeler olacağı beklenmektedir.

F-35, eğer stealth kalmak istiyor ise AIM-132 ASRAAM ile görev uçuşuna çıktığında yalnızca 2 adet AIM-120 AMRAAM taşıyabilecektir. F-35’lerin bu özellikleri aslında hava-hava görevlerinde  avantajlı durumda olabilecek iken özellikle harekat ortamından geri dönüşlerinde 2’inci dalgada gelen Mach 2 ve Mach 2 üstü sürate sahip düşman savaş uçaklarının tehdidine açık kalma riskini oluşturacaktır. ABD Hava Kuvvetleri’nin envanterinde F-22 gibi hava üstünlüğü sağlayacak uçakları bulunduğu için bu riski önleyebilme imkanı olabilir, ABD Deniz Hava Kuvvetleri ise envanterinde düşman uçaklarına hava üstünlüğü kuracak F-22 gibi bir uçağı olmadığı için düşmanın 4’ncü ve gelecekte 5’nci nesil önleme uçakları için çok açık bir tehdit altındadır. 

F-35C uçakları ne hava-hava, ne de hava-yer olarak tam yeterli görülmemekte uçaklara ilişkin en çok şikayet açıkladığımız bu nedenlerden dolayı ABD Deniz Hava Kuvvetleri’nden gelmektedir. ABD uzun yıllar  F/A-18E/F/G uçaklarını kullanmaya devam edecek görünmekte ve ilave F/A-18 E/F/G uçak siparişleri bundan kaynaklanmaktadır.

b - F-35A ve Diğer Savaş Uçaklarının Mukayeseli Özellikleri:

F-35A ve diğer savaş uçaklarının; RCS, Hava-Hava Radarı, Radar Teknolojisi, RCS 1m2 için hedef tespit menzilleri deniz mili ve kilometre olarak Tablo-2’de verilmiştir. Tablodaki değerler en iyi duruma göre RCS kabulü ile yapılmıştır. Dahili silah yükü ve yakıt taşıdıkları durum için geçerlidir.

1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yani 2023 yılında hangardan çıkması planlanan Milli Muharip Uçağımızın, MMU/TF-X gibi başlangıç ifadeleri yerine azim irademiz ile kararlılığımızı dostta düşmana gösterecek bir simge ve slogan haline gelmesini sağlayacak şekilde Tablo-2’de yer aldığı modelle MMU/TF-23 olarak belirlenmesinin, kod isminin örneğin: Türk Kartalı/Turkish Eagle gibi bir isimle de şimdiden ifade edilmesinin uygun olacağı önerimizdir. Bu düşünce ve önerilerimizle MMU/TF-23 Block-1, Tablo-2’de diğer savaş uçakları arasındaki yerini almaya hak kazanmıştır.

Tablo-2: F-35A ve Diğer Savaş Uçaklarının Mukayeseli Özellikleri


Tablo-3: F-35A ile TF-23 ve Diğer Savaş Uçakları Angajman Menzilleri

F-35A uçağı ile “MMU/TF-23 Block-1” dahil diğer savaş uçaklarının karşılıklı angajmanda birbirlerini radarlarında tespit etme menzillerini, Tablo-3’de mukayeseli olarak açıkladık. MMU/TF-23 Block-1, Tablo-3’de belirtildiği gibi önümüzdeki dönemde F-35A’ya karşı da kullanılabilecek etkili savaş uçakları arasında yer alacaktır.  MMU/TF-23 Block-1 konfigürasyonu bile Mach 2 hızı ile F-35A’nın Mach 1.6 hızı karşısında hava-hava angajmanında önemli bir üstünlük sağlayacaktır. TF-23’ün, önden RCS 0.01m2 değeri ilerleyen blok üretim aşamalarına geçildiğinde küçültülecek, radar menzili ise artırılacaktır.  Dünyanın sayılı havacılık tesislerinden biri olan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.-TUSAŞ (Turkish Aerospace Industries, Inc.-TAI) önderliğinde “TF-23 üretimi asla hayal değildir”.

c - F-35B ve F-35C’lerin Ses Üstü Uçuş Mach Hızı Sınırlandırmaları:

F-35 resmi bilgilerinde her ne kadar tüm versiyonların maksimum hız bilgisi Görsel-14’de olduğu gibi Mach 1.6 olarak belirtilmiş olsa da, F-35B ve F-35C modellerinde 2011 yılı Kasım ayında Mach 1.3 ve Mach 1.4 hızlarında art yakıcı (afterburner) ile yapılan Çırpıntı Testlerinde sağ/sol yatay stablizenin nozula bakan yüzeylerindeki Stealth Kaplamanın kabardığı tespit edilmiştir. Ayrıca bölgedeki antenlerin ciddi olarak zarar gördüğü raporlanmıştır.

F-35’lerdeki bu problem tasarım onay testleri esnasında fark edilmiştir. ABD Savunma Bakanlığı bu problemi çözmek istemiş ve F-35 Müşterek Program Ofisi (F-35 Joint Program Office-JPO) problemi, 1’nci Kategori Eksiklik olarak sınıflandırmıştır. Bu seviye, pilot ve uçak kaybedilmesi olasılığı en yüksek kademeyi temsil eden aksaklıklar için kullanılmaktadır.

Görsel-14: F-35 Uçaklarının Özellikleri

F-35 uçaklarının yatay stablizesi üzerine termal dayanıklılığı daha yüksek bir Stealth kaplama spreyleyerek problem çözülmek istenmiş ve Lot-8 üretim programında devreye alınmış ama problem tamamen aşılamamış ve art yakıcı (afterburner) kullanımı belirli şartlara bağlanmıştır. 

F-35B ve F-35C uçaklarının Mach 1.2 ve Mach 1.3 üzeri uçuşları sınırlandırılmıştır. Buna göre;   

- F-35B:

Mach 1.2 hız üstünde 80 saniyeden,

Mach 1.3 hız üstünde 40 saniyeden,

F-35C:

Mach 1.3 hız üstünde 50 saniyeden, daha kısa süre uçmaları gerekmektedir.

Bu süre sonunda yatay stabilize ve antenlerin soğuması istenmektedir. F-35B ve F-35C kullanan pilotların bu kurala uymamaları durumunda;

 

-Uçağın saat 6 istikametinde/arkasında olan ve düşman radar kilitlenmesine karşı ekoyu azaltan Stealth özellikte azalma (kaplama zarar gördüğü için) ve sonrası RCS’nin artmasına,

-Haberleşme, seyrüsefer ve geriye bakan IFF anten hasarına ve uçuş esnasında bu kabiliyetlerin kaybına (VHF, GPS, IFF antenleri),

-İlerleyen süreçte komple yatay stabilizede yapısal önemli hasarların (thermal aging) oluşmasına neden olacaktır.

F-35A uçaklarında ise bu duruma ilişkin bir kısıtlama olduğu belirtilmemiştir. F-35 uçaklarına ait nozul ve stabilize arası mesafeler ile nozul çeşitleri uçağın kullanılacağı ABD Hava kuvvetleri, Deniz Piyadeleri ve Deniz Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına göre Görsel-15’de görüldüğü gibi farklıdır. F-35A uçaklarında sürat Mach 1.6’ya gelmesine rağmen, nozulun çap olarak küçük, termal hüzmesinin daha dar olması nedenleriyle Stealth kaplamaya zarar vermediği değerlendirilmiştir.

Görsel-15: F-35’lerin Yatay Stabilize ve Nozul Tipleri Arasındaki Farklar

F-35’lerin kalkış sırasında art yakıcı (afterburner) kullanmasına rağmen, yatay stabilizenin yukarıya doğru açılı olması nedeniyle Görsel-16’de görüldüğü gibi termal hüzmeden daha az etkilenmesini sağlamaktadır.

Görsel-16: F-35’lerin Kalkışı Esnasında Yatay Stablizenin Durumu

ABD Deniz Hava Kuvvetleri, F-35C modelinde art yakıcı (afterburner) kullanılması durumunda Mach hız kısıtlamasının konulmasının uçak gemisine yaklaşmakta olan düşman savaş uçaklarına karşı icra edilecek süpersonik (ses üstü) önleme uçuşlarında düşman uçağını yakalamak için gerekli olan performansa olumsuz etki yapacağını ifade etmiştir. F-35B uçaklarının Mach 1.2 hız üstünde 80 saniye ve Mach 1.3 üzerinde 40 saniye’den fazla süre art yakıcı (afterburner) ile uçması halinde stealth kaplamalarının zarar göreceği alanlar Görsel-17’de işaretlenmiştir.

Görsel-17: F-35B’lerin Mach Hız Limitlerinde Stealth Kaplamasının Zarar Görebileceği Alanlar

d - F-35’lerin Anti Radyasyon Füzesi Eksikliği:

F-35’lerin Düşman Hava Savunma Baskısı-SEAD (Suppression of Enemy Air Defenses-SEAD) ve Düşman Hava Savunmasının Tahrip Edilmesi-DEAD (Destruction of Enemy Air Defenses-DEAD) görevlerini ne stealth olarak gövde içinde, ne de Beast Mode’da stealth olmadan kanat altında Anti Radar Füzesi-HARM (High-speed Anti-Radiation Missile-HARM) taşıma ve atma imkanı bugün için yoktur. F-35’ler halihazır durumda istenirse SEAD/DEAD görevlerini Standoff Weapon-JSOW ve stealth olmadan yani Hayalet özelliğini kullanmadan Beast Mode’da AGM-158 Joint Air-to-Surface Standoff Missile-JASSM kullanarak yapabilirler.  

F-35A ve F-35C uçaklarında dahili/gövde içerisinde stealth olarak taşınması planlanan 5’inci nesil AGM-88G AARGM-ER Anti Radar Füzesi (Advanced Anti-Radiation Guided Missile-AARGM-ER)’ni ilk kez  ABD Deniz Hava Kuvvetleri 2016 yılında talep etmiştir. Görsel-18’de maketi görülen AGM-88G AARGM füzesinin Mart 2019 yılında Mühendislik ve Üretim Geliştirme Fazı başlamış olup, füzenin testi 2021’de yapılacaktır. 2023 yılında önce F/A-18E/F/G tipi uçaklarda sertifikalandırılacak AGM-88G AARGM füzesinin F-35A ve F-35C’lerde kullanımına 2025 yılında başlanılabilecektir[18]. F-35B uçaklarının gövde içerisine bu füze sığmadığı için kullanılması mümkün değildir. F-35B uçakları harekat görevlerinde diğer tip uçakların SEAD/DEAD desteğine ihtiyaç duymaktadır.

Görsel-18: F-35A ve F-35C için Üretilecek AGM-88G AARGM-ER Maketi

e - F-35’lerin Pilot Uçuş Kaskı Problemleri:

M5 Ulusal Güvenlik, Savunma ve Strateji Dergisi’nin 352’nci Kasım 2020 Sayısında Türkiye’de ilk kez yayımlanan “Uçan Bilgisayar F-35’in Yaşanan Kazalar Üzerinden Değerlendirilmesi” başlıklı yazımızda ve VeryansınTv internet sitesinde yine aynı konuları içeren “F-35'lerin Röntgenini Çektik[19] başlıklı yazımızda F-35 kazalarını incelerken açıkladığımız gibi pilot uçuş kaskına yönelik teknik problemlerin olduğunu, görüş problemlerinin özellikle gece şartlarında ve deniz üzerinde yoğunlaştığını teknik verilerle anlatmıştık.

Klasik/konvansiyonel Baş Üstü Göstergesi-HUD (Head-up display-HUD) yerine Görsel-19’da görülen F-35’ler için Kask Üstü Görüntüleme Sistemi-HMDS (Helmet Mounted Display System-HMDS) üretilmiş ve Sanal Baş Üstü Göstergesi-vHUD (virtual Head-Up Display-vHUD) ile son 50 yıldır HUD olmadan uçan ilk taktik savaş uçağı özelliği kazandırılmıştır. F-35’ler için üretilen 2’nci nesil pilot uçuş kaskı terk edilmiş ve 400.000 dolar maliyetinde her pilota özel ayrı ayrı kalibre edilen 3’üncü nesil olarak adlandırılan yeni nesil bir uçuş kaskı kullanıma alınarak geliştirilme çalışmaları devam etmektedir.

Görsel-19: F-35 3’üncü Nesil Pilot Uçuş Kaskı-HMDS

ABD Deniz Hava Kuvvetleri F-35C pilotlarının uçak gemilerine inişlerinde uçuş kaskı problemlerinin devam ettiği raporlanmış ve problemlerin tam olarak çözülemediği ifade edilmektedir. Ayrıca, F-35 pilot uçuş kaskında kullanılan Aktif Matrix LCD teknolojisinin bırakılıp OLED teknolojisi ile monitor kullanılarak Görsel-20’de işaret edilen okunması zor olan bilgiler dahil deniz üzerinde düşük ışık kaynağı olan ortamlarda gece görüş modunda ortaya çıkan yatay yeşil çizgilerin varlığının önlenilmesi planlanlanmaktadır.

Görsel-20: F-35C Düşük Işık Şartlarında vHUD Görüntü Hataları

F-35 raporlarına yansıyan pilot uçuş kaskı ile ilgili başlıca problemler şunlardır;

-Yeşil Parlak Noktaların Belirmesi (Green Glow) nedeniyle ABD Deniz Hava Kuvvetleri gece az ışık ortamlarında sadece tecrübeli pilotların F-35C ile uçmasına izin vermektedir[20]. Bu ise yaklaşık 50 pilot olup, gece harekat görevlerinin ağırlıklı olarak F-35C ile değil F/A-18E/F ile devam edilmesi zorunluluğu anlamına geleceği, yani gece stealth durumu tüm ABD Deniz Hava Kuvvetlerinde şimdilik sadece 50 uçakla sınırlı olacağı anlamındadır.

-M5 Ulusal Güvenlik, Savunma ve Strateji Dergisi’nin 352’nci Kasım 2020 Sayısında “Uçan Bilgisayar F-35’in Yaşanan Kazalar Üzerinden Değerlendirilmesi” başlıklı yazımızda ve VeryansınTv internet sitesinde yine aynı konuları içeren “F-35'lerin Röntgenini Çektik[21]başlıklı yazımızda ele aldığımız F-35 pilot uçuş kasklarında vHUD’larda ortaya çıkan gece iniş pist semboloji tanımlamada hizalama uygunsuzluğu aksaklığı konusudur. Pilot uçuş kasklarına ilişkin gece uçuş şartlarında görüntü sembolojisi oluşturmada başka arızalar da rapor edilmiştir. ABD Deniz Piyadesi Hava Kuvvetleri bu hatayı 2017 yılında 1’nci Kategori Eksiklik olarak sınıflandırmıştır.

-F-35 Kask Üstü Görüntüleme Sistemi-HMDS (Helmet Mounted Display System-HMDS) kullanan pilotlarda ortaya çıkabilecek sağlık sorunları ve tedbirlerine yönelik henüz net bir detaylı araştırma ve açıklama yoktur. HMDS’nin pilotlara yönelik fizyolojik ve psikolojik etkilerinin uçuş fizyolojisi yönünden incelenmesinin çok önemli olduğu düşünülmektedir.

F-35, Kask Üstü Görüntüleme Sistemi-HMDS (Helmet Mounted Display System-HMDS) ve Sanal Baş Üstü Göstergesi-vHUD (virtual Head-Up Display-vHUD) kullanımından kaynaklanan sorunlardan yola çıkarak Milli Muharip Uçak MMU/TF-23 5’inci nesil stealth savaş uçağımızın tasarımı için bir öneri de bulunabiliriz. MMU/TF-23 Block-1’de konvansiyonel HUD ile üretime başlanabilir. Çünkü uçaklara çok sofistike sistemlerin tam başarı ile entegrasyonuna emin olmadıkça acilen uçak programına yetiştirebilmek için kullanılmasının düşünülmesi para, zaman ve en önemlisi pilot ve uçak kaybı riskini artıracaktır.

Örneğin; F-22 gibi 5’inci nesil uçakta konvansiyonel HUD kullanımı mevcut iken elbette MMU/TF-23’de de başlangıç Block-1 hatta Block-2’de konvansiyonel HUD planlanabilir. MMU/TF-23 pilot uçuş kaskında F-35’de olduğu gibi yıllar içerisinde “yine de risk taşımasına” rağmen 360° gece-gündüz durumsal farkındalık tasarımı olgunlaştıktan sonra bir upgrade programı ile vHUD  pilot uçuş kaskı kullanılması düşünülebilir.

f -F-35’lerdeki Diğer Önemli Yapısal Problemler: 

F-35’lerde daha az öncelikli olsa da aşağıda belirteceğimiz problemler için de çözüm aranmaktadır;

-Kutup Şartlarında -30°C’de uçağın bataryalarının devre dışı kalması nedeniyle uçak çalıştırılamamaktadır.

-Kabin basıncının bazen çok hızlı artması, pilotun şiddetli kulak ve sinüs boşluğu acısı hissetmesine neden olmaktadır.

-F-35 A ve F-35B uçaklarında iniş esnasında lastiğin patlaması durumunda her iki hidrolik sistemi devre dışı kalmaktadır. Bunun sonucu uçakların pistten çıkması ve kırım geçirmesi riski yüksektir.

- F-35C uçaklarının uçak gemisine inişte iniş takımlarına F-35A’dan daha fazla yük bindiği için iki hidrolik sisteminin kaybında kaza riski çok daha yüksektir. F-35C uçaklarında bu konudaki aksaklığı gidermek için modifikasyonu uygulanmıştır. F-35C uçaklarında yapılan modifikasyonun F-35A ve F-35B uçaklarında sonradan yapılıp/yapılmadığı hakkında detaylı bilgi henüz bulunmamaktadır.

-F-35C modelinde AN/APG-81 radarının deniz arama modunda daha geniş sektörde arama yapması talebi vardır. Burada ilginç olan husus, tasarım onay ve kabul testlerinden sonra bu talebin neden hala çözülemediğidir. Problemin 2024 yılına kadar çözülmüş olması beklenmektedir.

- F-35B uçakları çok sıcak hava şartlarında dikey iniş yaparken bazen motorlar yeterli güç üretemeyip sert inişlere ve kırım risklerine neden olmaktadır. Bunun nedeni, F-35B’lerde iniş esnasında yere çok yaklaşıldığında motor tarafından emilen taze havaya yoğun olarak arka eksoz nozulundan gelen sıcak gazın karışarak taze havadaki oksijen (O2) miktarını azaltmasıdır. Bu durum, hem yanma performansını ve itiş kuvvetini düşürmekte, hem de emiş sonu sıcaklık attığından dolayı yanma sonu sıcaklığı yükselmektedir. Sonuçta motor performansı düşünce yeterli ağırlık-kaldırma kuvveti dengesi ağırlık lehine bozularak sert inişe neden olmaktadır.

g- F-35 Projesi Lojistik Sistemi Sakıncaları:

F-35 projesini ABD, “ABD için hayati önemi haizdir” olarak tanımlamaktadır. ABD, F-35 projesi ile hem uçağa sahip ülkeleri neredeyse tam kontrol edecek, hem de açıkca sömürecektir. Örneğin, Türk Hava Kuvvetleri olarak halihazır durumda ABD’ye %90-95 bağımlılık oranı, %100 olacaktır. Bu tespit şaka veya korkutma amaçlı değildir.

Açıklamaya çalıştığımız gibi F-35’ler uçan bir bilgisayardır. Bu demektir ki uçuşa başlarken başlangıçta sisteme girebilmek için PIN koduna ihtiyacınız olacaktır. Her uçuştan önce uçağın sistemlerine bilgisayarına girebilmek için “Kullanıcı Adı/Username” ve “Şifre/Password/PIN” zorunlu olup tüm bilgileriniz ABD’ndeki bulutta “Cloud/Bigdata” toplanacaktır. F-35A uçaklarının kullanılması Türkiye’nin hemen hemen kontrolünün dışına çıkacaktır. F-35’lerin Görsel-21’de tüm detayları özetlenen sakıncalarının başında; Otonom Lojistik Bilgi Sistemi (Autonomic Logistics Information System-ALIS) ve Performansa Dayalı Lojistik (Performance Based Logistics-PBL) gelmektedir.

Görsel-21: F-35’ler Uçan Bir Bilgisayardır

Otonom Lojistik Bilgi Sistemi (Autonomic Logistics Information System-ALIS):

F-35A uçaklarının tüm bilgileri ALIS adı verilen bulut “Cloud/Bigdata” teknoloji tabanlı sistemi ile aynı anda yerde ve havada ABD şirketi tarafından kontrol edilecek ve depolanacaktır. En yakıcı sorun ise, eğer F-35 anlaşmasına dahil olmuşsanız mevcut lojistik sistemi dışına çıkmanız yanı PBL yapmayacağım, ALIS kullanmayacağım deme şansınız yoktur.

Otonom Lojistik Bilgi Sistemi-ALIS, akıllı cep telefonu örneğinde olduğu gibi F-35 lojistik sistemini kontrol etmek için mevcut durumda 65’den fazla uygulamadan oluşmaktadır.  Tüm ömür boyunca sistemin bir veya iki yılda bir güncelemeleri yapılarak kullanıcıların kesin bağımlı kalması sağlanacaktır. Sakıncaları görülen ve kullanıcılardan çok şikayet alan mevcut ALIS 3.1.1.1 sürümü olan yazılımın, 300 yama (patch)’dan oluşan 3.5 sürümü ile güncellenerek hata ve iyileştirme çalışmaları başlatılmıştır.

Mevcut durumda bilinen F-35 işletim masrafları önümüzdeki yıllarda en az dört misli artacaktır. ALIS, Türk Hava Kuvvetleri’nin harekat ve eğitim, bakım ve ikmal zincirinin tamamını kontrol edecek, birliklerimizin tüm bilgileri Türkiye’nin yanısıra şirket ana bilgisarı ABD’nde yani bulut “Cloud/Bigdata” teknoloji tabanlı sistem içerisinde depolanacaktır.

Bağımsız Veri Yönetimi (Sovereign Data Management-SDM):

İtalya, Norveç, İngiltere ve Avustralya ALIS’den kaynaklanan vurguladığımız güvenlik sorunlarını aşmak için Bağımsız Veri Yönetimi-SDM (Sovereign Data Management-SDM) olarak adlandırılan ve yaklaşık 25 milyon dolar tutan bir yazılım üzerinde çalışarak ülkelerine ait bilgilerin filtrelenerek ALIS üzerinden ABD’ye gitmesini engellemeye çalışmaktadırlar. Ama bu çalışmalarında soruna tam olarak bir çare bulması  beklenmemektedir. F-35 kullanıcısı İsrail ise ABD’nden bağımsız kendi ALIS yazılımını kullanmaktadır.

Operasyonel Veri Entegre Ağı  (Operational Data Integrated Network-ODIN):

ABD’nin; 17 milyar dolara mal olan, bulut tabanlı, sorunlu ve şikayet konusu F-35 Otonom Lojistik Bilgi Sistemi-ALIS’den sonunda kurtulmaya karar verdiği açıklanmıştır. ABD’nin hiçbir zaman düzgün çalışmayan ALIS yerine daha ekonomik, güvenli ve kullanımı basit olduğu iddia edilen Operasyonel Veri Entegre Ağı-ODIN sistemini 2022 yılından itibaren kullanmayı hedeflediği ifade edilmiştir. F-35’in itibarını kurtarmaya yönelik bu sözüm ona isim  değişikliğinin  ALIS’e yönelik eleştirileri haklı çıkardığı anlaşılmaktadır.

Müşterek Kurumsal Savunma Altyapısı (Joint Enterprise Defense Infrastructure-JEDI):

ABD Savunma Bakanlığı-Pentagon’un açtığı Müşterek Kurumsal Savunma Altyapısı-JEDI olarak bilinen 10 milyar dolarlık “Cloud/Bigdata” bulut tabanlı dev teknolojik sistemin ihalesini, Microsoft kazanmıştır. Pentagon’un amacı, tüm gizli bilgiler ile bilgisayar ağlarını tek bir “bulut” sisteminde toplamaktır. Windows’tan bile çok daha kapalı bir “bulut” sisteminin kısıtlı ve sadece bazı kullanıcıların erişiminde ve kontrolünde olması ABD’nin gelecekteki Dünya hedefleri açısından güzel bir örnektir. JEDI Projesinin 10 yıl içerisinde tamamlanması planlanmaktadır.

Performansa Dayalı Lojistik (Performance Based Logistics-PBL):

ABD şirketinden hizmet alımı yapmanız nedeniyle tüm kontrolü ABD’ne bırakarak F-35A uçakları üzerindeki milli kontrolünüzü kaybetmiş olacaksınız. 2002 yılında Türkiye ile ABD/NATO politikaları net olarak bu kadar karşı karşıya gelmemiş olmasına rağmen, yine de  neden bu kadar F-35A uçakları üzerindeki kontrolumuzu ABD’ye bıraktık, hiç mi sorgulamadık? Soruları aklınıza gelebilir.  ALIS ve PBL sistemi ekonomik olarak uygun gözükebilir, zaten F-35A ortaklık anlaşması bunu gerektirmektedir başka alternatifi de yoktur. Bu konuda zamanında yazılmış ve ilgililere sunulmuş raporlarda eksiklikler olduğu ve konunun öneminin hala ve inatla iyi anlaşılmadığı veya anlaşılmak istenmediği değerlendirilmektedir.

Örneğin; 30 uçağınız var ve %70 faaliyet oranına göre 21 uçağınızın her zaman faal olmasını istiyorsunuz. F-35’lerin ana şirketi ile yapılan anlaşma uyarınca hizmet alımı yapıyor milli lojistik planlamanızı ABD’ye teslim ediyorsunuz. ABD’li şirket anlaşmaya uygun olarak 21 uçağınızın faal tutulabilmesi için lojistik sisteminizi sizin adınıza yönetiyor. Yani kendi uçağınızın faaliyetlerini eskiden olduğu gibi milli lojistik konseptinize uygun olarak yönetemezsiniz.

3- İNCELEME, SONUÇ VE ÖNERİLER:

F-35’lerin teknik özellikleri ve lojistik sistem üzerinden ABD’ye bağımlılık getireceği sadece Türkiye için değil diğer ülkelerin de hoşnut olmadıkları konuları belgeleri ile birlikte tarafımızdan çok kez yazılmış ve anlatılmıştır. Dikkat çeken arşivlik iki yazı; Emekli Hava Pilot Tümgeneral İrfan Sarp “F-35 problemli doğmuştur ve öyle kalacaktır”[22]. Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş “ABD’nin F-35 üzerinden Türkiye’yi tehdidi ve bitmeyen şantajlar”[23].

31 Aralık 2020 tarihinde ABD basınında yer alan bir haberde[24]; F-35’ler için halen devam eden  Düşük Oranlı Başlangıç Üretimi-LRIP (Low Rate Initial Production-LRIP)’den, 2016-2017 yıllarından itibaren ertelenen 398 milyar dolarlık Tam Oranlı Üretim-FRP (Full Rate Production-FRP) Programına geçişin, uçağın tüm görevlerden harbe hazır olabilmesi için gerekli simülasyon testlerinin yapılamaması nedeniyle Mart 2021’e kadar ertelendiği yer almıştır. Açıklanan bu karar; F-35’lerin üretiminin tamamen durdurulması değil, halihazır Düşük Oranlı Başlangıç Üretim-LRIP programına devam edilmesi anlamını taşımaktadır.

Haberde ayrıca, F-35 üretimlerine ilişkin alınan bu kararda; Pahalı olan bu üretim safhası hakkında yeterli bilgilendirmenin yapılabilmesi ve önemli stratejik kararın verilebilmesi için ABD Yeni Başkanı Joe Biden ve ekibinin beklenmesinin, KOVİD-19 nedeniyle tedarik programının aksamasının yanısıra F-35’lerin Rus ve Çin hava savunma sistemleri ve uçaklarına karşı  etkinliğinin henüz tam olarak kanıtlanmamasının asıl nedenler olduğu ifade edilmiştir. ABD’nin, Rus ve Çin savaş uçaklarından sürekli olarak aldıkları bilgilerin geri besleme sonuçlarına göre      F-35'lerde bazı iyileştirmelerin yapılması ve sonuçlarının testlerde görülmesinin istenmesinin de önemli olduğu değerlendirilmektedir. 

25 Nisan 2019 tarihinde sadece uçaklar konusunda değil ABD Kongresi’nin istediği her konuda raporlar hazırlayan ABD’nin Sayıştay’ı diyebileceğimiz ABD Hükümet Sorumluluklar Ofisi-GAO (United States Government Accountability Office-GAO), Kongre’ye F-35 projesi hakkında bir rapor sunmuştur. Bu rapor ağırlıklı olarak aksaklıklarını eleştirdiğimiz F-35’lerin “Küresel Sermayenin, Küresel Silah Gücüdür” veya “ABD’nin Saadet Zinciridir” dediğimiz tedarik sistemine aittir.

Mayıs 2018-Kasım 2018 tarihleri arasını kapsayan Görsel-22’deki raporunda GAO[25]; F-35 uçaklarının performansının harekat ihtiyaçlarının gerisinde kaldığını, F-35’lerin çok fazla görevi gerçekleştiremediği veya gerektiği kadar uçamadığı tespitini yapmış, F-35’lerin mevcut tüm görevleri yapma kapasitesi hedefinin minimum %60 olmasına rağmen ancak %27’sini gerçekleştirdiği, yine emniyetle tek görevi yapma kapasitesinin minimum %75 olmasına rağmen %52’sini gerçekleştirdiği, arzu edilenden daha düşük olan bu uçak performansının  büyük ölçüde “F-35 yedek parça kıtlığı ve dünyadaki parçaları yönetme ve taşımadaki zorluklardan kaynaklandığı” konusunu vurgulamıştır.

Görsel-22:GAO F-35 Faaliyet Raporu (25 Nisan 2019)

22 Temmuz 2020 tarihinde ABD Hükümet Sorumluluklar Ofisi_GAO (United States Government Accountability Office-GAO), Kongre’ye F-35 projesi hakkında yeni bir rapor sunmuştur. Ekim 2018-Eylül 2019 tarihleri arasını kapsayan Görsel-23’deki raporunda GAO[26]; F-35 uçaklarının performansının harekat ihtiyaçlarının gerisinde kaldığını, F-35’lerin çok fazla görevi gerçekleştiremediği veya gerektiği kadar uçamadığı tespitini yapmış, F-35’lerin mevcut tüm görevleri yapma kapasitesi hedefinin minimum %60 olmasına rağmen ancak %31.6’sını  gerçekleştirdiği, yine emniyetle tek görevi yapma kapasitesinin minimum %75 olmasına rağmen %59.5’ni gerçekleştirdiği, yaklaşık 1.5 yıl önce hazırlanmış 25 Nisan 2019 tarihli raporda belirtilen oranlara göre çok az iyileşme görülmesine rağmen, F-35 lojistik sistemindeki ve ALIS’teki sorunların devam ettiği  tekrarlanmıştır. Raporunda özetle GAO; “Yıllar süren geliştirme ve testlerden sonra, sistemin düzgün çalışmadığını belirledik. Bazen hatalı veya eksik veriler nedeniyle ALIS, diğer sorunların yanı sıra faal uçakların da yerde kalmasına neden oluyor” tespitini yapmıştır.

Görsel-23: GAO F-35 Faaliyet Raporu (22 Temmuz 2020)

22 Temmuz 2020 tarihli raporunda ayrıca GAO[27]; Görsel-24 ile de kendisinin ifade ettiği             F-35’lerin beyni olan ALIS’in; “F-35 uçağının durumuna ait eksik veya yanlış elektronik kayıtlar verdiğini, bu kayıtlara göre ALIS tarafından uçulmaması için sinyal verilmesine rağmen gerçekte uçmamak için bir neden görülmediğini, bu durumu takip eden ilgili filo komutanlığının bazen ALIS’i dikkate almadan/görmezden gelerek risk üstlenmek kaydıyla uçuşlar yaptığı  bu durumun uçuş emniyetini ihlal ettiğibelirtilmiştir.

5’inci nesil olarak üretilen ve ABD’nin toplamda yaklaşık 1.6 trilyon dolar harcamayı planladığı  F-35 uçağı projesinde ortaya çıkan ve tüm kullanıcılar tarafından dile getirilen “uçuş emniyetinin” ve “lojistik faaaliyetin” sağlanmasındaki güvensizliği konusu GAO tarafından ABD Kongresine defalarca raporlanmış ve raporlanmaya da devam edileceği anlaşılmaktadır.

Elbette her uçak üretiminde çeşitli problemlerle karşılaşılması ve bunların giderilerek emniyetli uçurulabilmesi işin doğasındadır. F-35 uçağında da bu süreç yaşanmış/yaşanacaktır. Sadece uçaklar üretildikten sonra değil tüm ömür devri boyunca iyileştirmeler, geliştirmeler ve modernizeler yapılması gerekmektedir.

Buna rağmen F-35 uçakları; Tasarımından, üretiminden ve kullanılması sırasında özellikle uçağın beyni olan ALIS’te ortaya çıkan bu aksaklıklar nedenleriyle 5’inci nesil olarak değil halihazır durumda 3’üncü nesil uçak şartlarında uçurulabilir hale gelmiştir. Yani F-35; Uçan bilgisayar yerine, uçamayan bilgisayar özelliklerini erken kazanmıştır. 

Görsel-24: GAO Raporunda F-35 Uçak Faaliyet Durumuna ALIS Etkisi

 Sonuç ve öneriler;

- ABD’nin dahi uçurmakta ve faal tutmakta zorlandığı F-35 programından S-400’ler bahanesiyle Türkiye’nin resmen çıkartılmasının Türkiye’nin menfaatine olduğunu,   

- Her ne kadar “stratejik müttefiklik” anlayışı ve güveni içerisinde imzalanan “F-35 Mutabakat Metninde” anlaşmazlıkların çözümü için önemli kısıtlayıcı maddeler olmasına karşılık, önceden yetkililer tarafından bütün olasılıkların düşünüldüğünü kabul ederek fazla beklemeden ve gecikmeden henüz girişimlerin ve arayışların başında olduğunu bildiğimiz hukuki sürecin Türkiye’nin menfaatlerine uygun ve şeffaf bir şekilde hızlandırılmasını,  

- 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında 2023’de hangardan çıkması planlanan Milli Muharip Uçağımızın-MMU’nun gönlümüzden geçtiği şekilde “Türk Savaş Uçağı/TF-23 (Turkish Fighter Aircraft/TF-23)” modeliyle göklerimizde yer almasını, Türk Milleti olarak heyecan ve gururla beklemekteyiz.

[1] RCS: Radar Cross Section, Radarda bıraktığı izi temsilen m2 olarak ifade edilen kesit alanı. Stealth bir uçakta <0.01 m2 olması beklenir.

[2] Simulasyon programı literatürde Physical Optics denilen metodu kullanarak hesap yapmaktadır.

[3] F-35A’nın RCS değeri olabileceği iddialarında en düşük olan değer.

[4]  ABD Hava Kuvvetleri (USAF) Resmi bilgisi. Görsel-3.

[5] Aslında hesap ABD Hava Kuvvetlerinin açıklamasına göre 47km bulunmuş olmasına rağmen, hesabı güvenli hale getirmek için yapılan kabuldür.

[6] Uçaktan Radara dönen  echolarını arttırıp RCS’yi yükselten bir tür dalga güçlendiricisi.

[7] China Knows All About the F-35 and F-22 (Thanks to the Data It Stole) https://nationalinterest.org/blog/buzz/china-knows-all-about-f-35-and-f-22-thanks-data-it-stole-61912

Chinese theft of sensitive US military technology is still a ‘huge problem,’ says defense analyst

https://www.cnbc.com/2017/11/08/chinese-theft-of-sensitive-us-military-technology-still-huge-problem.html

[8] SOM-J 185km menzili ile SOM A/B’nin F-35’in gövde içine sığması için boyutları küçültülmesi nedeni ile daha az yakıt taşıyabilen, dolayısı ile SOM A/B’den 65km daha az menzilli olan versiyonudur.

[9] SDM: Small Diameter Bomb.

[10] Hareket eden hedefler için 75km, sabit olan hedeflere 100km.

[11] https://missiledefenseadvocacy.org/defense-systems/an-apg-79-aesa-2/

[12] https://www.radartutorial.eu/19.kartei/08.airborne/karte020.en.html

[13] http://www.f-16.net/

[14] Bazı kaynaklarda Tranch3 Ceasar AESA Captor-E için RCS değeri 1m2 olan hedef için menzili 100Nm (185km) verilmektedir. Bu değer güvenli bulunmadığı için kullanılmamıştır.

[15] 1-3 m2 arasında diye refere edilen RCS değeri 2m2 ortalama olarak alınmıştır.

 https://www.businessinsider.com/heres-how-the-f-35-really-stacks-up-against-russias-su-35-2015-11

[16] Rus resmi kaynakları Su-35 için 1m2 RCS için radar tespit menzilini 140Nm vermesine rağmen, batılı kaynaklardaki 70Nm me

[17] Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş: ABD’ye TF-23 İle Cevap Verelim https://www.veryansintv.com/abdye-tf-23-ile-cevap-verelim

[18] https://www.thedrive.com/the-war-zone/27866/usaf-f-35as-will-get-navys-new-air-defense-busting-missile-amid-talk-of-anti-ship-variants

[19] (E) Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş-Makina Mühendisi Fazıl ALTAY

https://www.veryansintv.com/f-35lerin-rontgenini-cektik-iste-ucan-bilgisayarlarda-yasanan-kazalarin-incelemesi

[20] https://www.defensenews.com/smr/hidden-troubles-f35/2019/06/12/amid-green-glow-concerns-another-issue-has-emerged-for-pilots-flying-the-f-35-at-night/

[21] (E) Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş-Makina Mühendisi Fazıl ALTAY

https://www.veryansintv.com/f-35lerin-rontgenini-cektik-iste-ucan-bilgisayarlarda-yasanan-kazalarin-incelemesi

[22] (E ) Hava Pilot Tümgeneral İrfan Sarp: F-35 problemli doğmuştur ve öyle kalacaktır.

https://www.aydinlik.com.tr/em-hv-plt-tumg-irfan-sarp-f-35-problemli-dogmustur-ve-problemli-kalacaktir-turkiye-temmuz-2019-2#5

[23] (E) Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş: ABD’nin F-35 üzerinden Türkiye’yi tehdidi ve bitmeyen şantajlar.

https://www.veryansintv.com/abdnin-f-35-uzerinden-turkiyeyi-tehdidi-ve-bitmeyen-santajlar

[24] https://www.bloomberg.com/news/articles/2020-12-31/pentagon-keeps-398-billion-f-35-s-full-rate-production-on-hold

[25] https://www.gao.gov/

[26] https://www.gao.gov/

[27] https://www.gao.gov/