Ülkemizi vahşiler, deliler, caniler bastı

Prof. Dr. Çetin Yetkin yazdı...

featured

İlk insanlar vahşiydi, kimi yerlerde yamyamlık da vardı, açıklayamadığı doğa olaylarının tanrısal eylemler olduğunu sanıyordu. Bunu antropologların çalışmalarının ortaya koyduğu verilerden öğreniyoruz. Antropoloji, ilkel insanları ve onların oluşturdukları toplulukların yapılarını, yaşam biçimlerini, inançlarını bize anlatı. Ancak, antropologların önünde büyük bit engel vardır: Bu toplulukların hemen tümü zamanın karanlığı içinde yok olup gittikleri için canlı olarak incelenmeleri olanaksızdır. Ama anlaşılmıştır ki Amerika ve Avusturalya kıtalarının el değmemiş ormanlarının kuytularında gizlenip saklı kalmış ilkel topluluklar hala var. Onlar için zaman sanki donup kalmış. O zaman çare bunları bulmak ve incelemek olmuş. Ayrıca, toplu yaşam sürdüren bazı hayvan türlerini gözlemleyerek kıyaslama yoluyla  sonuçlara ulaşmak da bir başka yöntem olmuş. Çünkü, bilindiği gibi, primatların ve karıncaların v.b.  toplu yaşam biçimleri zamanla değişmez ve hep öyle kalır.

Ne var ki, antropologlar için son yıllarda sevindirici gelişmeler bulunuyor. Araştırma yapmak için dünyanın bilinmeyen kuytularına gitmelerine artık gerek yok. Türkiye’ye gelmeleri yeter. Ulaşım da kolay. Hele bugünkü döviz kuruyla her şey yok pahasına. Hem sonra Türkiye’nin kuytularına gitmeleri de gereksiz. Başta Ankara, İstanbul, Antalya gibi büyük kentlerde aradıklarını bol bol bulurlar. Söz gelimi, geçen yıl olacak, Alanya’da aralarında devlet görevlileri de olmak üzere halk yağmur duasına çıkmıştı. Gerçi ülkenin her yerinde yağmur duasına çıkılıyor ama Alanya’dakini anmamın ayrı bir nedeni bulunuyor: Hemen ertesi gün korkunç bir yeğinlikle sağanak halinde yağan yağmur yüzünden ortalığı sel basınca bundan zarar gören bir yurttaş, savcılığa dilekçe vererek yağmur duasına çıkanları sorumlu tutarak cezalandırılmalarını istemiş bulunuyor! Dahası, Antalya’da bir mahalle halkı, bozuk üstgeçit yürüyen merdivenlerinin çalışması için dua ettiler…

Yabancı antropologlara benim bir önerim var: Televizyon yayınlarımızı izlemeyi unutmamalıdırlar. Çünkü hemen her kanalda astrologlarımız yıldızlara bakarak ahkam kesiyorlar!… Ruhun şad olsun Müneccimbaşı…

Burada bir başka bilim dalı daha devreye giriyor: Psikiyatri! Videolarını izliyoruz: Bir tarikat şeyhi oturmuş, pantolonun ve donunun önünü açmış, buruşuk penisini çıkarmış, izdeşleri sırayla öpüyorlar!… Bu arada belirtmek gerekir, bu davranış biçimi bazı ilkel topluluklarda da varmış. Bu nedenle, antropologların ve psikiyatristlerin ortaklaşa inceleyecekleri bir konuyla karşı karşıyayız demektir. Bir başka şeyh, Amerika’nın uzay aracının bir vidasını gevşettiği için aracın düşüp parçalandığı söylüyor. Ötekisi, kocanın ölen karısıyla daha altı saat cinsel ilişkiye girebileceği fetvasını veriyor. Biri de kalkmış, depremi eliyle iterek başka yere yönlendirdiğini bildiriyor. Bu deli saçmalıkları say say bitmez. Ne ki, işin acı yönü, bunlara binlerce kişinin inanması!…Bir öğretim üyesinin  dünyaya gelen uzaylıların kendisine Kabe’nin yolunu sordukları açıklamasına ne demeli bilemiyorum. Ateşe dayanıklı kefen satan, kargo parası alıcıya ait olmak üzere her derde deva ayetler pazarlayan v.b.nin sağlıklı bir toplumda yerlerinin psikiyatri koğuşları olması gerekirken siyasetçilerimiz, üniversite rektörleri bunlarla poz poz fotoğraf çektirip yayınlıyorlar.

Öte yandan, vapurda kendi halinde oturan hiç tanımadığı yolcunun sinsice akasından yaklaşıp saçını kesen, ‘öldürecek adam arıyordum ona rastladım, öldürdüm’ diyen, durup dururken sağa sola ateş edip insanları yaşamdan koparan, sudan nedenlerle adam öldüren ve bunlar gibi daha nicelerinin av alanı durumuna gelmiş olan bu ülkede bizler de yaşıyoruz. Öyle bir toplum haline dönüştük ki, yarın öbür gün biri ansızın yolda yürüyen bir yurttaşın üzerine benzin döküp yakmaya kalkışırsa bu olay basında neredeyse haber olmak değerini yitirecektir. İktidar ise, suçları önlemeye çalışacak yerde, kiracı-ev sahibi ilişkisine getirdiği düzenleme ile yeni bir suç çeşidi yaratmış bulunuyor.

Henüz aklını yitirmemiş bizler, bu tarih öncesi ve aklını yitirmiş caniler ile aynı havayı soluyoruz, aynı yollarda yürüyoruz, aynı otobüse biniyoruz… Dahası, aynı seçim sandıklarında oy kullanarak iktidarı belirliyoruz.

Prof. Dr. Çetin Yetkin’in Pankuş Yayınları’ndan çıkan ‘Adalet hiç var olmadı’ kitabını satın almak için tıklayın:

Ülkemizi vahşiler, deliler, caniler bastı

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. Cumhuriyetin büyük aydını, hoşgeldin…
    Saygı vesenlik dileklerimizle…

  2. bravo cok guzel bir yazı olmuş

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!