Vatan İttifakı ya da Kuvâyi Milliye İttifakı

Semih Dikkatli yazdı...

featured

Siyasete son yıllarda giren ve giderek genişleyen “ittifak” anlayışı bana nedense “ilaç-ilaç etkileşimi mekanizmaları”nı hatırlatır. Bu nedenle önce ilaç-ilaç etkileşimi hakkında kısa bir bilgilendirme yapmak ve bu durumun siyasi ittifaklarla benzerliğini vurgulamak isterim.

İlaç-ilaç etkileşimi; “bir ilacın, beraberinde veya öncesinde kullanılan bir diğer ajan (ilaç, alkol, sigara, besin vb.) tarafından, etkisinin değişimi” olarak tanımlanmaktadır ve önemli bir hastalanma, ölüm veya iyileşme nedeni olabilir.

Klinik olarak önemli olan ilaç etkileşmelerinin sonucunda; “ilaç etkisinin azalması, ilaç etkisinin artması, yan etkilerin artması, yan etkilerin azalması” gibi sonuçlar tek başına veya bir arada ortaya çıkabilir.

İlaç-ilaç etkileşimleri ele alınırken karşımıza 2 kritik tanım çıkar: “Antagonima” ve “Sinerjizma”…

“Antagonizma” bir ilacın diğerinin etkisini azaltması, “Sinerjizma” bir ilacın diğerinin etkisini arttırması olarak tanımlanabilir.

Antagonizma; kimyasal, fizyolojik, farmakolojik olarak 3 başlık altında ve sinerjizma; Aditif etki ve Potansiyalizasyon olarak 2 başlık altında ele alınır.

Kimyasal antagonizma; bir ilacın başka bir ilaç tarafından kimyasal olarak bağlanması sonucu etkisiz hale getirilmesi,

Fizyolojik antagonizma; bir ilacın etkisinin farklı bir reseptör ya da mekanizma aracılığı ile ters yönde etki yapan başka bir ilaç tarafından azaltılması ya da ortadan kaldırılması,

Farmakolojik antagonizma ise; etki bölgesinde aynı reseptöre bağlanan iki ilaç (agonist-antagonist) arasında gerçekleşir ve Kompetitif (yarışmacı), Nonkompetitif (yarışmacı olmayan) olarak 2 farklı şekilde karşımıza çıkar.

Kompetitif (yarışmacı) antagonizmada bir yarış söz konusudur. Kompetitif antagonistler reseptöre geri dönüşümlü (reversibl) olarak bağlanırlar. Antagonist konsantrasyonu arttıkça agonistin reseptöre bağlanma potensi azalır.

Nonkompetitif antagonizmada ise; antagonist reseptöre geri dönüşümsüz (irreversibl) şekilde bağlanır. Yani antagonist reseptöre bağlandığında bir daha o reseptörden ayrılmaz ve agonistin etkisini kalıcı azaltır.

Sinerjizma; aditif etkide gözlenen etki iki ilacın etkilerinin toplamı kadardır. Potansiyalizasyonda ise gözlenen etki iki ilacın etkilerinin toplamından fazladır.

Şimdi gelelim bütün bunlardan neden bahsettiğime…

Siyasi partiler seçimi kazanabilmek ve iktidar olabilmek için bir mücadele içindedir ve bu mücadeleyi tek başına sürdürmek istemeyenler ittifak kurmaktadır. Bu ittifakların seçmende karşılık bulması durumunu ben yukarıdaki ilaç-ilaç etkileşimlerine çok benzetiyorum.

Örneğin;

CUMHUR İTTİFAKI’NDA; AKP ve MHP ittifakı, Nonkompetetif Antagonizma’ya iyi bir örnektir. MHP’nin itifaktaki varlığıyla birlikte AKP seçmeninin AKP’ye bağlanma oranlarında düşmeler görülmüştür. AKP MHP’nin sağlayacağı katkıyla iktidarını sürdürmeye çalışırken, MHP, AKP seçmenine geri dönüşümsüz bağlanarak AKP ile seçmeni arasındaki bağı kopartmıştır. Bu arada MHP AKP ittifakında ise AKP, MHP ile Fizyolojik bir antagonizma içindedir. Yani AKP, MHP üzerinde ters yönde etki yapmakta ve bu yüzden MHP’nin etkinliğini azaltmaktadır.

Kısaca Cumhur İttifakı’nda yer alan iki büyük parti birbirine oy kaybettirmektedir.

MİLLET İTTİFAKI’NDA İSE; GP, DVP, DP ve SP, CHP üzerinde hem fiziksel, hem kimyasal antagonizma etkisi göstermekte ve CHP’nin oylarını düşürmektedir. CHP ise; İP üzerinde sinerjizma etkisi yaratarak İP’nin oylarını arttırırken, İP, CHP üzerinde negatif ya da pozitif bir etki yaratmamaktadır.

Dolayısıyla bu ittifakların varlığı sadece İP’nin işine yaramakta ve oylarını arttırmaktadır. Ancak CHP bu gidişle daha da düşük oranlarla karşılaşabilir.

Tüm bu görüntüye bakıldığında da bence ülkenin üçüncü bir ittifaka ihtiyacı olduğu açıktır. Önce tarım politikaları konusunda, ardından İliç Madeni konusunda ve en sonunda da Zafer Partisi Genel Başkanı ve üyelerinin Hatay’a alınmaması konusunda gösterdikleri ortak tavırla Memleket Partisi ve Zafer Partisi’nin birbirlerini Potansiyalizasyon şeklinde bir sinerjizma ile etkileyecekleri ortaya çıkmıştır.

Yani Zafer Partisi ve Memleket Partisi’nin tek tek alacakları oyların toplamından çok daha fazlasını bir ittifak oluşturmaları halinde alabilecekleri ortaya çıkmıştır. Buna bazı baskılara rağmen dik durmayı beceren Adalet Partisi, başka bazı Atatürkçü Partileri ve vatansever Atatürkçü kişileri de eklersek ortaya çok sağlam bir iktidar çıkacağı gün gibi ortadadır.

Artık ülkemizin üçüncü bir vatansever-Atatürkçü ittifaka ihtiyacı vardır ve bence bu ittifak iktidar olacaktır.

Bu ittifaka bir ad konulacaksa eğer, benim teklifim “VATAN İTTİFAKI” ya da “KUVÂYİ MİLLİYE İTTİFAKI’dır.

 

Vatan İttifakı ya da Kuvâyi Milliye İttifakı

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

2 Yorum

  1. 2 ay önce

    Once Vatan

  2. 2 ay önce

    Kesinlikle 3. bir ittifak şart. Özdağ “yok” dese de ileride fikri değişebilir. Sağ sol kavramı bugün için geçerli değildir. 6lı masaya mahkum değiliz.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!