Virüslerle mücadelenin bilinmeyen gerçekleri

Virüslerle mücadelenin bilinmeyen gerçekleri

Dünya’da 20. yüzyıldan dan beridir dört Influenza pandemisi (Dünya’yı etkileyecek boyutta) görüldü ve halen de mevsimsel olarak epidemik boyutta (geniş bölgeleri etkileyen) salgınlar gözlenmekte. İnfluenza ile mücadele için aşı ve ilaçlar denense de insidensi her yıl artarak devam ediyor.

Influenzanın etkin tedavisi için oseltamivir ve benzer molekülü olan ilaçlar uzun yıllardır kullanılmakta. İlacın etkinliği ve yan etkilerinin tespiti için diğer deyimle ilacının rüştünü ispatlaması için bu kullanım süresi ve genişliği oldukça yeterli. İlacın etkinliğine dair yapılan çalışmaların tüketiciye ve özellikle bizim gibi toplumlara ulaşması çok olası değil. Zira ilacın üreticilerinin gücü ve manüplasyonları bu bilgilerin kaybolması için yeterli olmakta. Ancak oseltamivir isimli ilacın kullanımıyla birlikte kullananlarda gözlenen yan etkilerin özellikle nörolojik ve psikolojik boyutu, artık görmezden gelinemiyor.

Eylül 2019’da, ABD’de Oseltamivir isimli ilacın üreticisi Roche firmasına karşı bir dava açıldı. Dava açanlara desteği firmanın gizlemeye çalıştığı bilgileri sızdıran iç muhbirler veriyor. Ancak bizler, bırakın ilacın yan etkilerini bilmeyi, ilacın üreticisine karşı açılan bu davadan dahi bihaberiz.

Kimyasal ismi Oseltamivir olan ilacı Roche firması üretiyor ve bizler bu ilacı piyasa ismi olan Tamiflu ismiyle tanıyoruz. Bu ilaç İnfluenza virüsünde bulunan Neuraminidase isimli enzimi bloke ediyor. Bu ve benzeri ilaçla Nörominidaz inhibitörleri (NIs) olarak biliniyor. Bu ilaç yıllardır tüm dünyada halk sağlığı örgütleri tarafından Influenza salgınlarını hem önlemek hem de tedavi etmek için önerilmekte.

Oseltamivir (Tamiflu), 1999 yılında FDA (ABD ye bağlı Gıda ve İlaç Bürosu) tarafından Influenza semptomları başladıktan sonra ilk 48 saat içerisinde kullanılmak üzere kabul edildi. Üretici 849 hastada ilacı çalıştığını ve ilacın Influenzaya bağlı semptomları 1.3 gün kısalttığı söyledi. İlacın yan etkilerinin %1 altında olduğunu bu nedenle güvenilir olduğunu savladı. Bu sınırlı bilgiler eşliğinde ilaç 2002 yılında Avrupa İlaç Kurumu tarafından da kabul edildi. 2009 yılında kuş gribi ve H1N1 virüsüne karşı İngiltere 600 milyon paund değerinde ilaç stokladı.

Ancak yıllar içerisinde Tamiflu hakkındaki gerçekler yavaş yavaş ortaya çıktı. BMJ adlı saygın bir dergi, Tamiflunun sadece 16.8 saat İnflunza semptomlarını kısalttığını ancak bulantı, kusma, baş ağrısı, böbrek sorunları ve psikiyatrik sendromlara neden olduğunu belirtti. Ayrıca ilacın virüs enzimini bloke ederek çoğalmasını engellemekten ziyade içen insanların sinir sistemini baskılayarak ve iltihabi reaksiyonlarını azaltarak etki ettiğini açıklandı.

Tamiflu ve muadili ilaçlar, virüste bulunan Nörominidaz adlı enzimi bloke ederek solunum sisteminde çoğalmasını engellediği savlanarak üretilen bir ilaç. Ancak esas problem şu. Nörominidaz isimli enzim sadece Influenza virüsünde yok; bu enzim insanın beyin hücrelerinde de var ve beyin hücrelerinin koordineli çalışması için elzem. Verilen bu ilaç insan beyninde de var olan bu enzimi bloke ettiği için nörotoksik etkileri ortaya çıkıyor ve bu etki özellikle çocukların hassas beyinlerini çok daha ciddi boyutta etkiliyor.

Yapılan bir hayvan çalışmasında, Oseltamivir ilaç konsantrasyonunun bebek sıçanların beyninde erişkin sıçanlara göre 1500 kat yüksek olduğu gösterildi. Bunun nedeni bebek canlıların beyinlerindeki koruyucu bariyerlerin henüz gelişmemiş olması. Sırf bu nedenle Oseltamivir dahil her ilacın çocuklarda ayrı bir platformda değerlendirilmesi zorunlu.

Roche firmasına karşı açılan davada ciddi yan etkiler, kasılma nöbetleri, deliryum, intihar düşünceleri olarak biliniyor. Bahsettiğimiz davaya giren birçok kişi yakınlarının bu yan etkilerden dolayı halüsinasyonlar gördüğünü, çıldırdığını ve hatta intihar ettiğini savlıyor. Dava konusu olanların çoğunu çocuklar ve genç yetişkinler oluşturuyor.

İlaçla ilgili en ciddi çalışmalardan birisi Japonya’da yapıldı ve The Fukushima çalışmasında 18 yaş altı bu ilacı kullanan 10 bin çocukla, kullanmayanlar arasında ilaç kullanımı sırasında oluşan anormal davranışlar karşılaştırıldı. Çalışmanın sonunda ilaç kullanan çocuklarda anormal davranışların sıklığı kullanmayanlara göre 30 kat yüksek bulundu.

Japonya 2007 yılında çocuklarda ve gençlerde Tamiflu kullanımını yasakladı. Ancak 2018 yılında çalışmaya getirilen farklı yorumlar nedeniyle yasağı kaldırmasına  rağmen yine de Tamiflu ile anormal davranışlar arası ilişki olduğunu söyleyerek yan etkiler yönüyle kullananları uyardı.

Yine bir başka çalışmada Oseltamivir ve benzer etkili zanamivir in erişkinlerde Influenza semptomlarını hafif oranda azalttığı ifade edilirken Oseltamivir’in erişkinlerde bulantı, kusma, psikiyatrik semptomlara nede olduğu çocuklarda kusmaya neden olduğu gösterildi. Aynı çalışmada Oseltamivir’in 2009A/H1N1 salgınında ölümden koruyan hiçbir etkisi olmadığına karar verildi. Nörominidaz İnhibitörleri ile profilaksinin Influenza ile enfekte olmuş bireylerde semptomları azaltıcı etkisi olduğu ancak fayda ve zarar arasındaki dengeye bakarak Influenza tedavisinde ya da profilaksisinde kullanımına karar verilmesi gerektiği vurgulandı (Health Technol Assess. 2016 May;20(42)).

Tamiflu hakkındaki şaibe ve para trafiği eski ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’e kadar uzanmakta. Rumsfeld’in Tamiflunun ilk üreticisi olan Gilead adlı firmanın üst pozisyonunda olduğu ve sonrasında ilacın satışından dolayı 5 milyon dolar üstü kazanç elde ettiği ve mevcut durumda halen 25 milyon dolar üstünde hissesinin olduğu söylenmekte.

Yıllık cirosu ortalama 2 milyar Doları bulan Oseltamivir yani Tamiflu’nun üreticisi Roche firmasına karşı Eylül 2019 tarihinde açılan dava Tamiflu gerçeğini ABD’de sorgulatmaya başladı. Davada iddialar oldukça enteresan. Roche firmasının, yalan iddialar ve çalışmalarla ABD’ye 1.5 milyar dolarlık Tamiflu stoklattığı ve bunun ülkeyi zarara uğrattığı savlanmakta. Dava dilekçesinde Roche firmasının ilaçla ilgili gerçekleri bilmesine rağmen, olumsuz bilgilerin yayılmasını engellediği ve toplumsal liderler ve hayalet yazarlar aracılığıyla Influenza pandemileri sırasında hükümetlere korku üzerinden ilaç stoklattığı savlanmakta.

Dünya’da büyük ilaç devlerinin virüs enfeksiyon salgınlarında korku üzerinden yürüttüğü ilaç ve aşı pazarı gerçeğinin toplum bilincindeki yeri son derece sınırlı. Bunun nedeni doğru bilgiye ulaşmadaki sorunlar yanında her toplumun kendisinin yürütmesi gerekli çalışmaların kısıtlılığı. Türkiye’de bu sorunlar zirve yapmakta. Türk literatüründe yayınlanan birkaç çalışmada vaka sayılarının komik derecede sınırlı olması bilimi algılama boyutumuz yönüyle trajik.

Son olarak Çin’de Coronovirüs salgını üzerinden ülkemizde ve Dünya’daki kıyamet senaryoları, toplum bilincinin ne kadar kırılgan olduğunu göstermekte. Bu boyutta kırılganlık üzerinden ne verseniz satacak boyutta. Şu anda Tıbbın bildiği 219 çeşit virüs mevcut. Her birine bir aşı ve bir ilaç kurgusu manyaklığı başlı başına dünyayı yok edebilecek güçte. Gelin sizler bu senaryonun değişmez parçası olmayın. Hastalık etkenleriyle temastan korunma yanında kuvvetli bir immünite için doğru beslenmeden şaşmayın…