Yangının içinden

Yangının içinden

Yurdumuzun ormanlarını saran yangınlar her yurttaş ve insan gibi benim de içimi yaktı.

Milas-Ören bölgesindeki yazlık evimizden yangını uzaktan ve yakından yaşadım.

Önce medyadan Manavgat yangınını sonra karşı kıyıdan Marmaris yangınını izledim.

Gündüz yoğun duman Datça Yarımadasını kaplarken gece alevler Gökova Körfezi’ni aydınlattı.

Marmaris’e içimiz yanarken bizim tarafta Mumcular yanmaya başladı.

Üçüncü günün akşamı Çökertme’den gelen alevler yaşadığımız yazlık siteyi sardı.

İçişleri Bakanı sitemize geldiğinde önceden sitemize gelen bir arazöz ve TOMA bakanın ayrılması ve alevlerin üzerlerine gelmeye başlamasıyla bölgeyi terk etti.

Sitemiz kaderiyle baş başa kaldı.

Dört yanı yandı.

Evleri sarmaya başlamıştı ki yön değiştiren rüzgar şansımız oldu. Az hasarla kurtulduk.

Ancak bizden sonraki iki siteye çok zarar verdi ve Kemerköy Termik Santrali’ne yöneldi. 

Santralden doğuya doğru sıçrayınca Ören yerleşimi boşaltıldı. Büyük karmaşa yaşandı. Yolla kilitlendi. İnsanlar saatlerce gece karanlığında trafikle boğuştu.

Yangının Ören ve Muğla istikametine gidişi önlendi.

Ancak Yeniköy Termik Santralı ve Milas istikametinde ilerleyen yangın durdurulamayacakmış gibi görülüyor.

Umarım santral zarar görmez. 

İkinci santral da zarar görürse elektrik dağıtımında sıkıntı yaşanacaktır.

DOĞRULAR, KAHRAMANLAR

İzlenimlerime göre görevli itfaiyeciler, polis, jandarma, helikopter ve uçak personeli kahramanca ve fedakârca çalıştı.

Yangınların büyümesi ve söndürülememesi bu insanların hatası değildir.

Gençlerimiz başta olmak üzere bölge insanı hem kendi yerleşimlerini hem de yakınlarında ulaşabildikleri yerleri kurtarmak için ekiplere yarım için canhıraş çalıştılar.

Milas Belediye Başkanı hep ön saflarda idi.

TV’lerden gördüğüm kadarıyla Antalya, Manavgat, Marmaris Belediye başkanları da büyük çaba harcadılar.

Başta İçişleri Bakanı Soylu olmak üzere, Tarım ve Orman Bakanı ile Dışişleri Bakanı’nın yangının şiddetini sürdürdüğü bölgelere kadar gelmesi çalışanlara ve bölge halkına moral vermiştir.

YANLIŞLAR

En büyük yanlış hazırlıkların yetersizliği idi.

Sebebi ne olursa olsun THK uçaklarının kullanılamaz durumda olması kabul edilemez.

Dünyanın kıskandığı bir devlet olmakla övünürken, fakir ülkelere milyonlarca dolar yardım dağıtırken yeterli yangın uçak filosu oluşturulmaması (yapım, kiralama, satın alma yöntemlerinden hangisi olursa olsun)siyasi iktidarın ihanet derecesinde suçudur.

Yangınla çok başarılı mücadele edildiğini söyleyerek vatandaşı kandırdığını sananlar kendilerini aldatmıştır.

Olanakların yetersizliği ortada iken mevcut gücün dağıtılarak kullanılması yönetim hatasıdır.

Siklet merkezi(gücün bir yerde yoğunlaştırılması)yapılarak en yakın ve büyük tehlike önlenerek sonra ikinci derecedeki bölgeye yönelmek en doğru hareket tarzıdır.

Savaşta böyledir. Yangınla savaşta da aynen geçerlidir.

Elbette bir kısım uçak-helikopter büyük güç yetişene kadar yangının aşırı yayılmasını önlemek için diğer kritik bölgelere ayrılabilir. 

Her yeri kurtarayım derken hiçbir yerin kurtarılamamasına sebep olunmuştur.

İşte bakanların, sorumlu makamların yapması gereken budur. Bölgede dolaşmaktan daha önemlidir.

Devlet olanaklarının bölgesinde kullanılmasını talep eden belediye başkanları siyaset yapmakla suçlanmıştır. Oysa o insanlar tüm enerjilerini yangınların sönmesi için harcamış ve samimi tepkiler göstermiştir.

Devlet olanakları ellerinde olduğu ve yasalara göre birinci derece sorumlu oldukları halde belediyeleri suçlayan Tarım Orman Bakanı ve Cumhurbaşkanı ayıp ötesi davranış sergilemişlerdir. Yangının siyaset malzemesi yapılmamasını isteyen Cumhurbaşkanı alasını kendi yapmıştır.

Sosyal medyada bilgilendirme yanında bilgi kirliliği de almış yürümüştür;

-Yangınların kasıtlı söndürülmediği, 

-Kemerköy Santralı’nın yanması ile Limak Grubu’nun hem tazminat hem kredi alarak kâr edeceği, 

-Yanan yerlerin imara açılacağı, yabancılara satılacağı,

-Kemerköy Santrali’nde 40 bin ton kömürün depolu olduğu ve yanması halinde bölgede karbonmonoksit zehirlenmesine neden olacağı bunlardan bazılarıdır.

Bu haberlerin kaynakları iktidara vuruyormuş gibi yaparak muhalefete zarar vermişlerdir.

NE YAPILMALI?

Birbirimizi suçlamadan, ulusça kenetlenerek mücadeleye devam edelim.

Yanan yerleri ve fazlasını eskisinden güzel hale getirmek için projeler üretelim ve seferber olalım.

Tüm olanaklar devletin eşgüdümüyle kullanılarak büyük bir sinerji ile yaralarımızı saralım.

Yangınla samimiyetle mücadele eden herkese şükranlarımı sunuyorum.