Murat Bölükbaşı

Muhteşem final

Murat Bölükbaşı yazdı...

featured

1930 yılında Uruguay’da oynanan ilk dünya kupasından bu yana tam 92 yıl geçti. Futbol dünya kupası turnuvasının hiç düşmeyen ve artarak devam eden ilgisinin son durağı olan Katar’da finalin adı Arjantin-Fransa oldu. Almanya’nın grupta, İspanya’nın son 16 turunda, İngiltere, Portekiz ve Brezilya’nın çeyrek finalde kupaya veda ettiği ve futbol severlere büyük hayal kırıklığı yaşattığı turnuvanın finali Lionel Anderes Messi Cuccittini ve Kylian Mbappe Lottin’nin sahaya koyacakları güç yetenek ve inancın kime kazandıracağı ve kupayı kimin kaldıracağı sorusunun cevabı Polonyalı hakem Szymon Marciniak’ın başlama düdüğü ve en az 90 dakika sürecek olan modern çağ gladyatörlerinin sahne aldığı ve sahada 88 bin, televizyonu başında milyarlarca izleyenin gözü önünde gerçekleşecek bir futbol şovu ve resitali sonunda belli olacaktı.

Dünya kupasını iki kez müzesine götürme başarısı göstermiş olan iki takımda üçüncü yıldızı takmak için maça oldukça motive başladı. İlk 15 dakika geçilirken Arjantin baskılı, Fransa ise savunmada dikkatli ve kontrollü bir oyun anlayışı sergiledi. Bu süre içinde topla oynama oranı daha yüksek olan Arjantin, Fransa’ya oranla rakip sahada daha baskılı ve etkili göründü. Maça ilk 11 de başlayan, sahada olduğu zaman etkili bir silaha dönüşen Di Maria sol kanattan içeri doğru girdi. Bire birde Dembele’yi karşısına alan Di Maria, Dembele’yi kolayca geçtikten sonra ceza sahası içinde aynı oyuncunun müdahalesi ile yerde kaldı. Bu müdahaleden doğan penaltı atışını kullanan Messi topu ağlarla buluşturdu. 1-0… İlk yarı boyunca Enzo Fernandes’in orta sahadan kurguladığı ataklarda Fernandez- Messi bağlantısına çözüm bulamayan ve özellikle sol kanat ve merkez ataklarda sıkıntı yaşayan Fransa, kalesinde ikinci golü gördü. Savunmada kapılan top sonrasında Messi, Molina ve Mac Allister’in sahneye koyduğu ders niteliğinde bir hızlı geçiş oyunuyla sağ iç kanattan Fransa savunmasının arkasına sarkan Mac Allister, sol kanat bölgesinden destek koşusu yapan Di Maria’yı topla buluşturduğunda dakika 36’yı, skor tabelası 2-0 la Arjantin’in üstünlüğünü teyit ediyordu…

Kötü oyuna 41. Dakika’da  Dembele-Kolo Muani, Giroud-Thuram değişikliğiyle müdahale eden Didier Deschamps’ın kalan dakikalarda olmasa da ikinci yarıda bu müdahalenin olumlu etkisini beklediğini düşünüyorum. Finale gelinceye kadar çok ‘’ahım şahım olmayan’’ bir performans gösteren Fransa, sergilediği etkisiz ve ürkek bir oyun neticesinde, maça oldukça motive başlayan Arjantin karşısında ilk yarıyı 2-0 gibi geri çevrilmesi oldukça zor bir skorla bitirdi.

İkinci yarıda ilk 15 dakika geçilirken oyunun hakimi yine Arjantin oldu. Fransa bu süre zarfında oynadığı futbol ve sahadaki sinerjisiyle geri dönüş sinyali veremedi. 63. Dakikada yerini Markos Acuna’ya bırakan Di Maria bana göre oyunda kaldığı süre içinde hem alkışı, hem de maçın yıldızı ünvanını fazlasıyla hak ediyordu. İkinci yarıda savunmada dengeli ve kompakt bir görüntü sergileyen Arjantin, Fransa’nın etkili ataklar geliştirmesine izin vermedi.

Ama futbol, hayatın ta kendisiydi. Ne zaman neyle karşılaşacağınızı bilemediğiniz hayat; karşınıza acı ve tatlı sürprizlerle çıkmak konusunda oldukça mahirdi. Bu dersin baş aktörü olan sihirli futbol topu ilk dersi dakikalar 78’i gösterirken verdi. Otoendi’den kaptığı topla ceza sahasına giren Kolo Muani, aynı oyuncunun müdahalesiyle yere düştü. 80. Dakikada Mbappe sert ve temiz bir vuruşla kazanılan penaltıyı gole çevirdiğinde Fransa’nın kaybolan umutları yeniden doğuyordu. Yoğun bakımdan çıkan ve normal odaya geçen Fransa 82. dakikada Thuram-Mbappe ver kaçında topla son buluşan Mbappe’nin ceza sahası sol çaprazından uzak köşeye gönderdiği şut ağlarla buluştuğunda, hasta yatağından kalkan Fransa kalan dakikalarda adeta ‘’depara kalktı.’’ İki dakikada iki gol yiyen Arjantin iki eliyle tuttuğu kupanın bir kulpunu Fransa’ya vermenin şok ve telaşı içinde oyunun kontrolünü Fransa’ya kaptırdı. Taraflar uzatma dakikalarında dengeyi değiştirecek golü bulamayınca adeta görsel bir şölene dönüşen final müsabakası 30 dakikadan oluşan iki devreli uzatmalara gitti.

Her iki takımda oyuna daha kontrollü ve dengeli bir anlayış ile başladı. Ancak, Fransa’nın moral motivasyonunun çok yukarıda olduğu ve bunun tribünde, kulübede ve sahada müthiş bir sinerji yarattığı da gözle görülüyordu. Lionel Scaloni 102. dakikada oyuna De Paul-Parades, Alvarez-Martinez değişikliğiyle müdahale ederek takım performansı ve sinerjisini yukarı taşımaya çalıştı. Nitekim 105+1 de ceza sahası sağ çaprazında topla buluşan Lautaro Martinez’in vuruşunda top auta çıktı. Aynı oyuncunun 108. dakikada kaleci Lloris’den dönen vuruşunu tamamlayan Lionel Messi, ‘’Ben de Arjantin de burada! Kupayı almadan gitmek yok’’ dedi. 3-2…

Yazının başında dedik ya; Bu maçın sonucunu iki dünya yıldızı belirleyecek diye! Bu sefer sahneye Mbappe çıktı. Ceza sahası sol çaprazında topla buluşan Mbappe’nin vuruşunda topa elle müdahale eden Montiel penaltıya sebebiyet verdi. Atışı kullanan Mbappe dünyanın gelmiş geçmiş en görkemli ve fantastik kupa finali hikayesinin altına kalın çizgilerle ve asla silinmeyecek bir imza attı. 3-3…

Kupanın galibini penaltılar belirledi. Bu periyodun yıldızı ise üst üste 2 penaltı kurtaran Kaleci Martinez oldu. Fantastik bir dünya kupası finali senaryosu yazsam ve yönetsem; herhalde o senaryo bu akşam keyifle ve coşkuyla izlediğim 2022 Dünya Kupası Arjantin-Fransa finali olurdu. Bu gece eşsiz, doyumsuz bir karşılaşmanın 120 dakika ve penaltılardan oluşan, yaşanan ve yaşatılanlarıyla futbol tarihi hafızasında 100 yıl sonra bile fantastik, ama gerçek bir efsane olarak yerini alacak bir futbol resitalinin canlı şahidi olmak, ben ve benim gibi milyarlarca futbol severi ve izleyicisi için büyük bir şans oldu.

Futbol tarihinin eski ve yeni efsanesi MESSİ ve MBAPPE! Ve onların orkestra şefliğinde bize muhteşem bir futbol resitali izleten Arjantin ve Fransa milli takımları! Size bu muhteşem gece için bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz.

 

Muhteşem final

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

5 Yorum

  1. 2 ay önce

    Fransa pisligi almadi ya kim alirsa alsin sevinirim.

    Cevapla
  2. 2 ay önce

    Fransa’nın, Cumhurbaşkanı düzeyinde katılımla kupayı almaya çok heveslendiği anlaşılıyor. Fransa’nın alamamış olmasına sevindim kupayı. Ama, bu duygum Fransa’nın inatçılığına saygı göstermemeyi gerektirmiyor. 1974’ten bu yana televizyondan izlemeye çalışırım dünya kupalarını. En heyecan verici ve futbol dolu olanının bu final olduğu düşüncenize katılırım.

    Cevapla
  3. 2 ay önce

    Messi kupayı kaldırırken besht giymeyi red etseydi final mühteşem olacaktı.
    Arjantin’in kazanması iyi oldu.

    Cevapla
  4. 2 ay önce

    bu ne ya. adamların her macında bır penaltı garantı. neymıs messi bey son sampıyonlugua katılmıs. sevınmelıymıs. pepe haklıymıs.

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!