Avatar
Murat Bölükbaşı

Neden TÜFAD Ankara Şube Başkanlığı’na adayım?

featured

Murat Bölükbaşı yazdı…

Tüfad Web sitesinde, 1965 yılında kurulmuş, aktif ve pasifiyle yirmibin’in üstünde antrenöre sahip, Spor’da (Futbol) eşitlik, adalet, şeffaflık anlayışını benimseyen, höşgörü sahibi, eleştirel ve sorgulayıcı bakış açısına sahip, paylaşımcı, araştırıcı, mesleki ve kurumsal sorumluluğa sahip, futbol bilgisi ve değerleri konusunda toplumu aydınlatan, paydaşları ile etkileşim içerisinde hedeflere ulaşmayı kendine ilke edinmiş bir sivil toplum kuruluşu olduğunu ifade eder. 

Olması gereken de, tamamen budur! Çünkü, antrenörün temas kurduğu çocuktur. Yukarıda ifade edilen etik değerlere sahip bir antrenör, bir çocuk için büyük bir şans ve nimettir. Ancak bu değer ve donanıma sahip olmayan antrenörün temas ettiği çocuksa, kaybedilmiş bir çocuktur. Dolayısıyla çocuğun spor kültürüyle büyümesi ve sporcu karakteriyle hayata bir sıfır önde başlayabilmesi için antrenör kalitesi ve yeterliği çok çok önemlidir. Aile ve okuldan sonra çocuğun en güçlü iletişim kurduğu kişi antrenörüdür. Aile içi eğitim kültürü, milli eğitim kültürü dışında çocuğun gelişimine katkı sağlayan, yön veren, bir bakıma ona rol model olan kişi antrenörüdür. 

İşte bu sebeple antrenör, çocuğa karşı olduğu gibi, kendine karşı da sorumlu olmak zorundadır. Kendine yatırım yapan, geliştiren, donatan, gündemi takip eden, iletişim kanallarını etkili kullanan, iletişim yollarını açık tutan özgüvenli antrenörler, Tüfad’ın; misyonunu, vizyonunu, kalitesini ve etik değerlerini temsil eden çağdaş Türk Antrenör modelini oluşturmakla sorumludur. 

Ancak; Gerçek maalesef bu değil..! Üniversiteye fiziki yeterlik sınavı veya sporcu özgeçmiş puanıyla giren gencin, 4 yıl sonra mezun olduğu, diplamasını alıp kepini havaya fırlatarak sevinçle okulun kapısından çıktığı ve merdivenlere oturduğunda ben şimdi ne yapacağım diye umutsuzluğa düşüp gerçeklerle yüzyüze geldiği bir anı düşünün! Bir süre sonra mesleki umudunu yitiren pırıl pırıl  eğitimli, ateş gibi genç antrenörleri ve öğretmenleri polis, asker, özel güvenlik, kasiyer, ya da üç harfli gıda kuruluşlarında asgari ücretle çalışan vasıfsız bir işçi olarak düşünün..!  

Sakın durmayın! Düşünmeye devam edin; Çünkü daha yeni başladık… Her ne olursa olsun eğitimini aldığı antrenörlük mesleğini yapmak isteyen genç ve idealist antrenörleri düşünün! Spor okullarında sağlıksız şartlarda çocuğa futbol eğitimi vermek için uğraşan; Sosyal güvencesi olmayan, saat başı ücretle yarı aç yarı tok çalışan mesleğine aşık antrenörleri düşünün..!  

Koskoca Ankara merkezde 4 sahaya hapsedilmiş kulüplerde çalışan, en az dört kategoride yarışan kulüplerin antrenörüne ancak ¼ sahada haftada bir gün bir saat antrenman yaptırabildiğini ve bu yoksunluk içinde kaliteli sporcu ve kaliteli antrenörün çıkıp çıkamayacağını bir düşünün..! 

Zor bela aldığı antrenörlük belgesini yükseltmek için, eşinden dostundan borç alan veya kredi çeken, şansı olur, ilgili kursa kayıt yaptırırsa, iş bulamadığı için aldığı borcu kapatmak için başka alanlarda çalışmak zorunda kalan antrenörü bir düşünün..! 

Yukarıda ifade edilen antrenörün misyonu, vizyonu, kalitesi ve etik değerlerini ortaya koyduğumuz bir değerler manzumesinde, sahaya bir elinde kehribarı, bir elinde cıgarası, üstünde kot pantolonu, yumurta topuk ayakkabısıyla; Sözde, çocuğa futbolu öğretmeye çalışan sözüm ona bir antrenör modeli düşünün..! 

Saygınlığı, değeri yerle bir olmuş, iş bulmak için birbirinin kuyusunu kazan, futbolcuyla yönetici arasında adeta bir tenis topu gibi oynanan, kulüplerin görüşmek için işçi bulma kurumu gibi sırayla görüşmeye çağırdığı, çiğ köfteci bir başakanın senede 10 antrenör değiştirdiği, kovulan her antrenörün yerine, üç hafta sonra kendinin de kovulacağını bile bile koşarak sözleşme imzalamaya giden; Ar duygusunu, kendine, futbola ve mesleğine olan saygısını yitirmiş bir güruhu düşünün. 

Futbol mesleği demişken; Kendimizi kandırmayalım! Bugün hangi bankaya ihtiyaç kredisi almak için gidersek gidelim, antrenörlüğün bir meslek tanımı olmadığı için kredi alabilmeniz mümkün değil! Onbinlece çocuğa futbol eğitimi veren, onbinler karşısında stadyumlarda sevk ve idare kabiliyeti gösteren antrenörlerin bu ülkede halen yok sayılmasını bir düşünün..! 

Antrenörlük mesleğiyle ilgili hayalleri olan, kendine yatırım yapan, başvurduğu kurslara yeterli referansı olmadığı için alınmayan, siyaseten bir dayısı, postunun altına girip onu koruyacak bir ayısı olmayan ve bu imkanlara sahip antrenörlerle yarışabilme şansını bulamayan mesleğinden soğumuş antrenörleri düşünün..! 

Süperlig’de bu sezon 12 yabancı oyuncunun 11’i ilk onbirde oynayabiliyor. Yakında; Madem bütün oyuncular yabancı; O zaman antrenörde yabancı olsun denebileceğini mutlaka düşünün. Biz mışıl mışıl uyur ve sesimizi çıkarmazken, 1, Ligte yabancı antrenöre çalışma izni verildiğini, surda gediğin açıldığını ve sonunun nereye gidebileceğini varın siz düşünün..!  

Ben; Bunları hep düşündüm. Düşünmekle kalmadım; Köşemde yazdım, program yaptım, itiraz ettim. İtirazlarımı eyleme döktüm. Ankara’da kurulan Futbolsen’in kurucu teşkilatlandırma sekreterliğini üstlenerek öncü oldum. Geçmişte antrenör lisanslama uygulamasıyla ilgili antrenörün hak gaspıyla ilgili Arabuluculuk Kurumu üzerinden TFF’ye itirazda bulunarak, mağdur olan antrenörlerin hakkını savunmak için tek başıma hukuk mücadelesi verdim. Çalıştığım kulüplerde antrenörün saygınlığına, mesleğin itibarına zarar veren tüm uygulamalar karşısında dik durdum ve bedel ödedim. 

Şimdi; Hepimiz için tüm yanlışlara, eksiklere, kusurlara, olumsuzluklara son verme zamanı. Şimdi, 41 yılldır içinde olduğum futbol ürününü hep birlikte ayağa kaldırma, antrenörü değerli ve güçlü kılma zamanı. Şimdi; Koltuktan güç alanların değil, bİlgisiyle, birikimiyle sahadan gelen deneyim ve tecrübesiyle liyakatli ve donanımlı insanaların inaçla ve cesaretle öne atılarak, ‘’Futbola Değer Katan Antrenöre, Hak Ettiği Değeri Gösterme Zamanı’’ İşte bu sebeple çok değerli yönetim kurulu arkadaşlarımla birlikte ADAYIM… 

Neden TÜFAD Ankara Şube Başkanlığı’na adayım?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!