Murat Bölükbaşı

Trabzonspor liderlik rotasında

Murat Bölükbaşı yazdı...

featured

Dünya Kupası futbol organizasyonu dolayısıyla futbol tarihinde ilk defa sezon oynanırken verilen 40 günlük aradan sonra Spor Toto Süper Ligi müsabakaları yeniden sahne aldı. Futbola geri dönüşün ilk haftasında Trabzonspor- Fenerbahçe gibi iki devin karşı karşıya gelmesi futbol heyecanının bir anda tavan yapması açısından önemliydi.

Hamsinin bol olduğu dönemde Trabzonspor tribünlerinin boş olabileceğini düşünmek; hele Fenerbahçe gibi bir rakip karşısında eşyanın tabiatına aykırı olurdu. “Trabzonspor denizden gelen hamsi bereketi Şenol Güneş Spor Kompleksi’nde gol bereketine dönüşebilecek mi?” sorusunun cevabını hakem Halil Umut Meler’in başlama düdüğünden sonra öğrenebilecektik.

İlk düdükle başlayan maçta Trabzonspor 4/3/3, Fenerbahçe 3/4/1/2 dizilişiyle sahada yerini aldı. İlk 10 dakika takımların birbirini tartması şeklinde geçerken, Fenerbahçe’nin taktik dizilişinin stratejik hedefi 12. dakikada direkten geri döndü! Josua King- Batshuayi ikilisinin arkasına irfan canı yerleştiren Jesus’un ön hatta bu üçlünün yazacağı öyküye güvendiği çok açık ortadaydı. Siopis’i merkeze, Bakasetas’ı sağına, Abdülkadir’i soluna yerleştiren Avcı, üretken ve yaratıcı bir orta saha desteğiyle önde Visca, Gomez ve Trezeguet’in  kalite ve tecrübesiyle Fenerbahçe ağlarını havalandırmayı planlamıştı. Ancak müsabakada 1/3 lük zaman geçilirken her iki takım adına gerçekleşmiş tek etkili atak ve gol tehlikesi 13. Dakikada sol çaprazdan ceza sahası içine giren Joshua King’in uzak köşeye yaptı düzgün vuruşta direkten dönen top dışında kayda değer bir pozisyon olmadı. Maçın 37. dakikasında ikinci gol pozisyonu diyebileceğimiz atakta sağ taraftan Trabzonspor ceza sahası içine giren Ferdi’nin merkeze çevirdiği topu kayarak uzaklaştıran Vitor Hugo, doğabilecek bir gol tehlikesini önledi. Hakem Halil Umut Meler ilk yarının bitiş düdüğünü çaldığında sahada ne derbiye yakışır bir futbol, nede yazıya dökebileceğimiz bir maç analizi vardı. Oyundan ziyade ikili mücadelelerin ön plana çıktığı, ‘’yalancı’’ bir yüksek tansiyonun saha mücadelesi ve tribün atmosferine olan etkisi üst kalite futbol beklentisinin çok altında kaldı.

Teknik adamlar ilk yarıdaki skordan ve oyundan memnun olacaklar ki, ikinci yarıda oyuncuya ve oyun stratejisine müdahale ihtiyacı duymadı! Maçın en tehlikeli atağı 54. dakikada Trabzonspor’dan geldi. Sağ taraftan İrfan Can’la atağa çıkan Fenerbahçe dönen topta gelişen ikili mücadelede Crespo ve Arao’nun etkisiz savunması sonrası kaptırılan topta Trezeguet’in pasıyla ceza sahası sol çaprazında topla buluşan Visca’nın vuruşunu Altay uzanarak güçlükle önledi. Maçın ilk yarısında olmayacak bölgede olmaması gereken bir şekilde sarı kart gören Crespo, kontrolsüz ve dengesiz savunma karakterinin cezasını 57. dakikada ikinci sarı karttan oyun dışı kalarak ödedi. Fenerbahçe on kişi kalmanın demotivasyonunu daha üstünden atamamışken 60. Dakikada Gomez’in attığı şık golle 1-0 geriye düştü. Aynı dakika içinde Batshuayi-Lincoln değişikliğiyle Crespo’nun yerini dolduran Jesus, 69’da İrfan Can-Valencia, Serdar Aziz-Emre Mor, 86’da Jashua King-Mert Hakan, Osai Samuel-D Rossi değişikliğiyle hücum hamleleri gerçekleştirdi. Bu hamleler Fenerbahçe’yi hücumsal anlamda olmasa da, takım savunması ve savunma disiplini anlamında olumsuz yönde etkiledi. Trabzonspor oyunun son bölümünde gerçekleştirdiği ataklarda daha dikkatli, dengeli ve akıllı olsaydı, özellikle Umut’un girdiği pozisyonlar başta olmak üzere farkı açması hiç sürpriz olmazdı. Yeni uygulamaya göre ilk yarı +7, ikinci yarı +10, toplamda 107 dakika oynanan müsabakanın son dakikasında sol kulvardan içeri giren Trezeguet oyuna sonradan dahil olan Djaniny’le yaptığı pas alışverişi sonrasında ceza sahası içinde yakın direğe vurduğu sert şutla maçın skorunu ve günün kazananını belirledi. (2-0) maçın Kırılma anı Crespo’nun 57. Dakikada atılmasıyla gerçekleşti. Bu dakikadan sonra Fenerbahçe’nin oyundan kopuşunu, Trabzonspor’un ise oyuna sıkı sıkıya sarılışını izledik. ‘’Eğer maç 11-11 oynansaydı bu maç nasıl olurdu?’’ diye sorgulamak yerine, Fenerbahçe gibi üst düzey oyuncu gurubu ve tecrübeli, deneyimli bir teknik adama sahip olan bir takım 11’e 10’u nasıl oynayamaz sorusunu sormak,  Avrupa ve Türkiye ligi gibi iki kulvarda yarışan bir takım adına daha doğru olur kanaatindeyim. Dünya kupası arasından sonra Trabzonspor’u değerlendirmek adına bu maçı pas geçeceğim. Çünkü, Crespo’nun oyundan atıldığı dakikaya kadar sahadaki Trabzonspor adına mücadelesi dışında olumlu bir değerlendirmem olmadı. Ancak lideri devirip, aradaki puan farkını 3’e düşüren Trabzonspor’un ilerleyen haftalarda oyununu ve formunu yukarı taşıması hiç şüphesiz ki, şampiyonluk yarışını çok keyifli ve zevkli hale getirecek. Neticede günün kazananı Trabzonspor olurken, her iki takımında bu maçtan büyük ders çıkaracağını düşünüyorum.

 

Trabzonspor liderlik rotasında

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!