Yeni jeopolitik oyuncu Kuzey Kore mi?

featured

Barış Adıbelli yazdı

Daha düne kadar Kuzey Kore ile anılan, gündeme gelen Asya-Pasifik, son dönemde Tayvan ile anılır ve gündeme gelir olmuştu; ancak salı günü Kuzey Kore’nin balistik üze denemesi bir kez daha Kuzey Kore‘yi Asya Pasifik’in ve dünyanın gündemi yaptı.

Rusya’nın Ukrayna topraklarının bir kısmını ilhak etmesiyle dünya kamuoyu bu bölgeye odaklanmışken, Kuzey Kore, Salı günü orta menzilli (IRBM) bir balistik füze denmesi gerçekleştirdi. Bu denemeyi özel kılan şey ise  fırlatılan füzenin son beş yıldan beri ilk defa Japonya’nın üzerinden uçarak Pasifik okyanusuna düşmüş olmasıydı. Daha önceki füze denemeleri genelde Kore yarımadasının açıklarında okyanusa doğru yapılan kısa menzilli denemelerdi; ancak Salı günü yapılan denemede hiçbir ön bilgilendirme yapmadan fırlatılan füzenin  Japon topraklarını baştan sona geçerek Pasifik okyanusuna düşmesi oldukça tehlikeli bir hamle olarak değerlendirildi. Oysa daha önce Kuzey Kore, böyle bir deneme yapacağını kamuoyuna duyuruyordu. Böylece, Japonya’da kendi çapında hazırlık yapıyordu.

Ön bilgilendirme yapılmadan yapılan füze denemesinin  şöyle bir riski ve tehlikesi var; füze yarı yolda arızalanıp başarısız olursa yerleşim yerlerinden birisine düşme ihtimali var ve burada sivil insanların ölüme neden olabilir. Yine özellikle yolcu uçaklarıyla rotasının kesişme ihtimali var. Ayrıca Pasifik Okyanusuna düştüğü  bölgede bulunan gemilere yönelik de tehlike oluşturmaktadır. Deneme ile ilgili bilgilendirme yapıldığında Japon hükümeti önlem alarak  en azından bu riskleri ortadan kaldırabiliyor. Kuzey Kore’nin denemesinin ardından , ABD ve Güney Kore ikilisi de çarşamba günü Kore yarımadası açıklarında 300 km menzili olan füzelerle bir deneme gerçekleştirerek Kuzey Kore’ye yanıt verdi.

Aslında,  2022 yılı itibari ile Kuzey Kore  23 balistik füze denemesi gerçekleştirdi.  2022, son yıllarda Kuzey Kore’nin en fazla füze denemesi yaptığı yıl olarak ön plana çıktı. Daha önceki yıllarda üçer beşer deneme yapan Pyongyang yönetimi bu yıl adeta denemeler konusunda gaza basmış durumda.

İstihbarat raporları üzerinden Batılı askeri uzmanlar, Rusya’nın son dönemde mühimmat sıkıntısı ile  karşı karşıya kaldığını, özellikle güdümlü füzeler konusunda büyük sıkıntılar yaşadığını; hatta güdümlü füze bulamadıkları için S-300 hava savunma sistemlerinin füzelerini kara saldırıları için kullanmaya başladıkları yönünde bilgiler var. Dolaysıyla, Rusya, bu eksikliği olan silahları hızla yerine koyması gerekiyor. Üretim sürecinde bunu yetiştirmesi mümkün değil. Bu nedenle, elinde halihazırda ihtiyacı olan mühimmata sahip olan ülkelere yönelmiş durumda; bunların başında İran ve Kuzey Kore geliyor.

Geçtiğimiz haftalarda Amerikan gazetesi The New York Times, Rusya’nın Kuzey Kore’ye mühimmat konusunda başvurduğunu iddia etti. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ise Rusya’nın Kuzey Kore’den milyonlarca roket ve topçu mermisi almış olabileceğini, ancak bu silahların sahada kullanılmaya başlandığına dair henüz bir veri olmadığı belirtildi. Rusya  bu iddiaları yalanlamasına rağmen son dönemde Rusya-Kuzey Kore ilişkilerinde gözle görülür bir gelişme var. Geçtiğimiz aylarda Putin, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’a yazdığı mektupta Kore yarımadası ve Kuzeydoğu Asya’nın güvenliğini güçlendirmeye yardımcı olacağını belirterek, İki ülkenin ortak çabalarla kapsamlı ve yapıcı ikili ilişkileri genişleteceğini” söyledi. Kim Jong-un da yanıt olarak gönderdiği mektubunda Rusya-Kuzey Kore dostluğunun İkinci Dünya Savaşı’nda başladığını söyleyerek, “İki ülke arasındaki stratejik işbirliği, destek ve dayanışmanın, o zamandan beri güçlenerek büyüdüğünü” vurguladı.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un hamleleri Rusya’ya destek olarak mı yorumlanmalı yoksa aslında Trump döneminde ABD  ile yakaladığı;hatta Güney Kore ile yakaladığı normalleşme sürecinin Biden yönetimi tarafından yok sayılması ve görmezden gelinmesine karşı bir tepki mi bunu önümüzdeki dönem daha net göreceğiz; ancak bilinen gerçek şu ki Amerikan istihbarat raporlarına göre Kuzey Kore’nin bir nükleer deneme için hazırlık yaptığı en azından uydular tarafından tespit edilmiş durumda. Artık Kuzey Kore’nin önünde onu dizginleyecek frenleyecek bir Rusya ya da Çin yok. Her iki ülke de artık taraf.

Rusya-Kuzey Kore ilişkilerinde mühimmat ve silah tedarikinden daha öte, daha önemli bir soru var: Acaba Kuzey Kore, Rusya’ya asker desteğinde bulunabilir mi? Bir başka deyişle,  Kuzey Kore Ordusu‘ndan Rusya’ya takviye güç gider mi? Böyle bir ihtimal var. Belki muharip güçler gitmez ama Kuzey Koreliler, özellikle istihkam konusunda uzmanlar. Esad rejimine yardımcı olmak üzere Kuzey Kore özel operasyon güçleri zaten Suriye’de bulunuyor. Daha çok cephe gerisinde görev yapıyorlar ama Rusya ile koordineli çalışıyorlar. Dolaysıyla, Rusya, Kuzey Kore ordusunu Suriye sahasından tanıyor.

Sonuç olarak Kore Savaşında Kuzey Kore’ye Ruslar yardım etmişti. Bu defa Ukrayna’da Kuzey Kore’nin yardımını alarak helalleşebilirler. Ancak Putin’in tüm konuşmalarında büyük Rusya kavramına sık sık atıfta bulunması, giderek artan bir milliyetçi söylem benimsemesi ve tüm bunların sonucu ortaya çıkan yüksek egolu profili, İkinci Dünya savaşı sonrası kendi kurduğu Kuzey Kore’den yardım almayı hazmedebilir mi o da ayrı bir tartışma konusu olacaktır. Bir zamanlar hamilik yaptığı Kuzey Kore ve Çin gibi ülkelere bugün muhtaç hale gelmesi, avuç açması Putin’in dünyasında kabul edilebilir bir gerçeklik gibi gözükmüyor.

Yeni jeopolitik oyuncu Kuzey Kore mi?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

1 Yorum

  1. 2 ay önce

    Kuzey korenin ordusunun bukadar güçlü olduğunu bilmiyordum ama düşününce adamlar güçsüz olsa çoktan Amerika niye gözünün üstünde kaşın var diye çekerdi koreye silahı olmayan ırağa kimyasal yalanı ile çöktüler adamlar herkesin gözü önünde nükleer silah yapıyor herkes mal mal bakıyor güçlü olcan kısacası

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!