Zenginler gıdaya göz dikti

Hüseyin Vodinalı yazdı...

featured
service

Bu yazı, bir önceki “Kıtlığa Doğru Dörtnala” başlıklı yazımın bir devamı aslında.

O yazıda kıtlığa yol açacak koşulların nasıl bilinçli olarak yaratıldığını anlatmıştım.

Bu yazıda ise küresel gıda emperyalizminin nasıl çalıştığını ve çalışacağını izah etmeye çalışacağım.

“Gıda arzını yöneten, insanları yönetir; enerjiyi yöneten tüm kıtaları yönetir; parayı yöneten dünyayı yönetir.”

Rockefeller ailesinin avukatı olarak siyasete atılan Henry Kissinger’ın bu ünlü sözü, her geçen gün doğrulanıyor.

Gerçi artık Batı emperyalizmi, dünyayı yönetme iddiasından epey geri düştü, foyaları ortaya daha çabuk çıkıyor ama yine de huylu huyundan vazgeçmiyor.

Elindeki tüm silahlarla saldırıyor.

1990’larda Monsanto Şirketi’nin çiftçilere yönelik yıkıcı saldırısı; genetiği değiştirilmiş Frankeştayn gıdaları ve nörotoksik pestisitleri dayattı.

Bugün de Büyük İlaç (Big Pharma), Bill Gates ve ana akım medyanın beyin yıkaması sayesinde Monsanto hala güçlü duruyor.

Zaten parayı ve enerjiyi kontrol eden aynı güçlü ailelerin ve vakıfların yardımıyla gıda arzının tam kontrolüne göz dikiyor.

Son derece yenilikçi ve verimli bir yöntem olan kapalı dikey tarım endüstrisi, şu an ABD’nin en büyük toprak ağası olan Bill Gates tarafından finanse edilmekte ve Dünya Ekonomik Forumu tarafından konvansiyonel açık hava çiftçiliğinin yerine geçirilmeye çalışılmakta.

“Aerofarms” şirketi dikey tarımda endüstri lideri ve aynı zamanda ilk CRISPR geni-düzenlenmiş ürünü geliştirdi ve mRNA tipi COVID aşıları için proteinler üretmek üzere NIH (ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü) ile birlikte çalıştı.

Aerofarms, geleneksel çiftçilikle ilgilenmiyor.

Giderek büyüyen endüstriyel sentetik gıda ürünleri üzerinde çalışıyor.

Monsanto, bu dikey çiftlikler için özel olarak tasarlanmış, genetik mühendislik ürünü tohumlar yaratıyor.

California Üniversitesi, bu yeni çiftliklerin ana mahsulü olan, marul başlarında yetiştirebilen bitki bazlı bir mRNA aşısı geliştiriyor.

Bu GDO çiftlikleri halihazırda ABD’de Kroger, Walmart ve Whole Foods dahil olmak üzere büyük satış noktalarına yiyecek sağlıyor ve coğrafi olarak genişliyor.

Genetiği değiştirilmiş olan sadece taze ürünler değil.

Zenginlerin parmağında oynattığı USDA (ABD Tarım Bakanlığı) ve FDA (ABD Gıda ve İlaç İdaresi), domuzlar, somonlar ve sığırlar üzerinde genetik modifikasyonları zaten onayladı.

En son sentetik olarak laboratuarda yetiştirilen eti onayladılar.

Bill Gates’in “İyi Gıda Enstitüsü”, USDA’nın desteğiyle et üretimini yeniden tasarlamayı planlıyor.

2014 yılında, Obama yönetimi sırasında kongre, Çiftlik Yasası aracılığıyla Gıda ve Tarım Araştırmaları  Vakfı’nı (FFAR) kurdu ve 200 milyon dolarlık devlet desteği ve Bill Gates’ten ek milyonlarca dolarla, kamu dışı kar amacı gütmeyen bir organizasyon yarattı.

ABD Tarım Bakanı Tom Vilsack bu vakfa, 23 Temmuz 2014’te, Bill & Melinda Gates Vakfı’ndan müdür yardımcısı Dr. Robert Horsch ve Cargill ile Aspen Şirketlerinden üst düzey yöneticileri kapsayan 15 üyeli bir yönetim kurulu atadı.

Bu yeni vakıf, “Amerika’nın tarım ekonomisini canlandırmak için kritik olan bilimsel ve teknolojik araştırma, yenilik ve ortaklıkları artırmak için kamu ve özel kaynaklardan yararlanacaktı.”

FFAR 2 Nisan 2019’da, AeroFarms, BASF, Benson Hill Biosystems, Fluence Bioengineering, Green Venus, Japonya dahil olmak üzere iç mekan yetiştiricileri ve genetik şirketlerinden oluşan kamu-özel ortaklığı olan Precision İç Mekan Bitkileri (PIP) Konsorsiyumu’nu duyurdu.

Odak noktaları şimdilik beş ana ürün: marul, domates, çilek, kişniş ve yaban mersini.

Amaç: genetik aşılarla hızlı üremeyi ilerletmek ve bitkilerde üretilen kimyasalları lezzet, beslenme ve tıbbi olarak  değiştirmek.

Bill Gates tarım arazilerini satın alır almaz, gıdanın yeni geleceği – kitlelerin eninde sonunda göç edeceğini iddia ettikleri- kentsel dikey kapalı tarıma para akmaya başladı.

Research And Markets’a göre, küresel dikey tarım pazarı 2026’da 20 milyar dolara ulaşacak.

Bu tesisler kelimenin tam anlamıyla devasa boyutta.

Örneğin Dallas-Teksas’taki Bowery Farming, 200 millik bir yarıçap içinde 16 milyon kişiye hizmet verebilecek en yeni “akıllı” tesisini inşa ediyor.

BİTMEYEN KRİZLER BUNUN İÇİNDİ

Ancak ultra kapitalistlerin gıda tedarikini yeni bir Batılı modele dönüştürmek için büyük bir krize ihtiyaçları vardı.

2020 karantinaları, devamındaki ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarıyla birlikte küresel tedarik zincirini zora soktu.

Bu durum, bir gıda kıtlığı krizine yol açıyor.

Buna ek olarak, son birkaç hafta içinde ABD’de bir düzineden fazla gıda işleme tesisi gizemli yangınlarla yok edildi (*).

Ayrıca yaşanan doğalgaz bazlı büyük gübre krizi sırasında birkaç büyük gübre tesisi de faaliyeti durdurdu.

Daha da kötüsü, geçen yazımda da belirttiğim gibi, Union Pacific Railroad, dünyanın en büyük gübre şirketinden yapılan sevkiyatları bilinçli bir şekilde azalttı.

Daha geçen gün, “Yeni ve daha ölümcül bir pandemi”yi bize müjdeleyen ve her krizi önceden bilen gizemli Bay Bill Gates, tarım arazileri ve ilaçlar kadar alternatif gübrelere de yatırım yapıyor.

Gates, gübre nakliyesinde önemli bir aktör olan Kanada Ulusal Demiryolu’nun da baş hissedarı.

Muhtemelen Bill Gates ve Monsanto, genetiği değiştirilmiş yeni bakteri gübreleriyle herkesi kurtarmak için gönüllü olacak.

Ama bu olasılıkla Afrika’da olduğu gibi geri tepecek.

Son 15 yıl boyunca, Afrika’ya yardım ediyor görüntüsü altında, Gates ve Monsanto’nun başardığı tek şey kıtadaki açlığı yüzde 31 oranında artırmaktı.

Ama sorun değil, çünkü Big Pharma gıda fabrikalarında yepyeni mRNA aşılı marul ile Monsanto-Bayer ‘dünyayı açlıktan’ kurtarmaya geliyor.

Ve bu yeterince kötü değilmiş gibi, bu yeni Frankeştayn gıda endüstrisinin hedefi, tüm gıdaları nanoteknoloji ile izlenebilir hale getirmek.

Gıda endüstrisi, trilyon dolarlık dev varlık fonları olan Vanguard ve BlackRock’un en büyük hissedarları olduğu 10 şirketin tekelinde.

Tüm tohumları, mahsulü ve eti de kontrol ettiklerinde ne olacak?

Ürün ve etin tümü, bir gen eklendikten sonra ‘güvenli tesislerde’ yetiştirildiğinde ve aşırı düzenlemeler, tedarik eksikliği ve gübre vb. girdi enflasyonu nedeniyle tarım arazileri atıl hale geldiğinde ne yapacağız?

Bill Gates, kuraklık ve iklim değişikliğinin tarımı yok edeceğini ve gelecekte kapalı dikey çiftçiliğin şart olacağında ısrar ediyor.

Eğer durum buysa, neden son on yılda 242.000 dönüm tarım arazisi (diğer tip arazilerle birlikte toplam 268.984 dönüm) satın alırken aynı zamanda kapalı dikey tarıma yatırım yaptı?

Nüfusun çoğunluğu, kapalı tesislerden gelen genleri değiştirilmiş ürünleri yerken ve bunlara dijital bir kimlik aracılığıyla erişirken, Gates ve zenginler kulübündeki ayrıcalıklı arkadaşları, o arazilerden gelen doğal ürünlerle mi beslenecek?

İnsanoğlu işte…

Sorgulamak, şüphelenmek gibi kötü bir huyu var.

(*)  2022 başından beri, ABD’nin Arizona, Arkansas, California, Illinois, Indiana, Kansas, Louisiana, Maine, New Hampshire, Kuzey Karolina, Oregon, Teksas, Washington ve Wisconsin eyaletlerinde yirmiden fazla büyük gıda işleme ve gübre tesisi alevler içinde kaldı, infilak etti, hatta bir defasında uçak çarptı.

KAYNAKLAR:

Big Pharma Set to Control Entire Food Supply

NEW Controlled Food System Is Now In Place And They Will Stop At Nothing To Accelerate Their Control

Zenginler gıdaya göz dikti

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

4 Yorum

  1. 2 hafta önce

    Zenginler değil böyle basit kelimeler kullanmayın.
    Global elitler yada dünyayı yöneten satanist tarikatçılar demelisiniz.

  2. Arazileri alıyor. Başkası tarım yapamasın diye. Tek neden de bu değildir Bunlar bir taşla bir kaç kuş vuracak planlar yapıyorlar.

  3. 2 hafta önce

    Kucuk bir duzeltme Huseyin Bey: Bill Gates’in aldigi topam arazi yaklasik 270bin ACRE!
    1 ACRE = 4.05 DONUM.

    Turkiye’de daha cok kullanilan DONUM hesabina cevirirseniz, 1 milyon donumden fazla arazi ediyor.

    Yazilarinizi begeniyle izliyorum. Cok onemli konulara ve ana-akim medyanin yalanlarina isik tutuyorsunuz. Calismalarinizda basarilar dilerim.

  4. 2 hafta önce

    Big pharma Neva ÇİFTÇİOĞLU hocamızın damar sağlığı üzerine geliştirdiği tedavi yönteminde engellemektedir. Plandemi covid den ölen sayısından çok daha fazla kişiyi bir yıllık süreçte kurtarabilecek çalışması ülkemizde de yok sayılmaktadır.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!