18 Kasım ‘Atatürk’ü izleyen yol’dur

18 Kasım ‘Atatürk’ü izleyen yol’dur

Benim için 18 Kasım;

14 yaşımda, ailemin yanından yani sakin ve güvenli sulardan demir alıp, Heybeliada’dan engin denizlere, okyanuslara, sonsuzluğa yelken açmaktır.

Görevimin sonuna kadar şerefle taşıyacağım, savaşta kefenim olacak o bembeyaz üniformayı giymektir.

Evimizde olmayan yemek takımları ile bembeyaz masa örtüleri üzerinde yemek yemektir.

Yemeğe başlamadan önce hep birlikte söylediğimiz “Tanrının adıyla!”dır, yemek bittiğinde “Çok şükür!”.

O sırada Türkiye’de çok az kişinin tanıdığı ama dünyanın önünde saygı ile eğildiği Suna Kan’ı okulumda izlemek, eşsiz müziğini tatmaktır.

Silah arkadaşlığıdır, onurdur, sorumluluk duygusudur.

Mavi Vatan sevgisidir.

Ufkun ötesini görebilmektir.

Denizcilik kültürüdür, örf ve adetlerdir, kendinden büyüklere “Efendim” deme ayrıcalığıdır.

Planetaryum’dur… ‘Sekstant’tır… ‘Cedavili Riyaziye’dir…

Deniz Lisesi’nden mezun olup Deniz Harp Okulu’na geçtiğimde, üniformamda beyaz ayakkabı giymek, şapkamdaki siyah sakındırağı sarı ile, beyaz ispaletleri siyah ile değiştirmek, meç takmaktır.

Deniz-Eğitim-Komutanı-Cephe-Denetlemesi-1976

Gece uyumadan önce geçtiğimiz yat taburunda “Biz Türk Gemicisiyiz” marşını gür bir sesle söylemektir.

Ulusal bayram sabahlarında nöbetçi öğrencinin yatakhanede çaldığı borunun sesi ile uyanmak ve boru trampet marşları eşliğinde Heybeliada sakinleri tarafından İstanbul’a, Vatan Caddesi’ne uğurlanmaktır.

Uygulamalı deniz eğitimlerinde Türkiye’mizin olağanüstü güzellikteki limanlarını ziyaret etmek ve ülkemize hayran olmaktır.

Izbarço’dur… ‘Camadan’dır… ‘Piyan’dır…

Atatürk Kültür Merkezi’nde opera, bale, konser ve tiyatro izlemektir.

Okuduğum okulun, Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşundan daha önce var oluşu ile gurur duymaktır.

Kurtuluş Savaşı yıllarında Samsun’da Rum çetecilere karşı göğüs göğüse çarpışmaktır.

Anadolu’da emperyalizme karşı savaşan Kuvayı Milliye’ye silah ve cephane göndermek için yelkenle Heybeliada’dan ayrılmak ve bir daha geri dönmemektir.

Mezun olmadan önce dünya denizlerinin tuzunu tatmak, yabancı ülke limanlarını ziyaret etmektir.

“Oğlumun denizci olmasını isterdim” diyen Nazım Hikmet’tir.

‘Kik’tir… ‘Filika’dır… ‘Optimist’tir… ‘Pirat’tır… ‘Dragon’dur…  ‘Alesta orsa alabanda tramola!’dır…

Benim için 18 Kasım, Mustafa Kemal Atatürk ve onun gösterdiği çağdaş uygarlık yoludur.

Deniz Harp Okulu ve Deniz Lisesi’nin 246’ncı kuruluş yıldönümü kutlu olsun.

Sevgiyle kalın…

Deniz Harp Okulu yemekhanesi