1. Haberler
  2. Gündem
  3. Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili FETÖ’lü iddianame

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili FETÖ’lü iddianame

featured

Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin ölümüyle ilgili FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve örgüt yöneticilerinin talimatları doğrultusunda soruşturmaya müdahale ederek, örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirmede bulunup yardım ettikleri öne sürülen 17 kişi hakkında iddianame hazırladı. 96 sayfalık iddianame, Kahramanmaraş 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünden sonra başlatılan soruşturmaya FETÖ’nün müdahalesinin ortaya çıkarılmasıyla ilgili yürütülen çalışmalar tamamlandı. 

Soruşturma kapsamında, aralarında FETÖ’nün darbe girişiminde Cumhurbaşkanına suikast girişiminden mahkum eski yarbay Davut Uçum ile eski astsubay Aydın Özsıcak’ın da olduğu 17 kişi hakkında, “silahlı terör örgütüne üye olma”, “silahlı terör örgütü adına suç ı̇şleme”, “silahlı terör örgütüne yardım etme”, “kişinin ölümünden yararlanarak hırsızlık suçuna yardım etme”, “zincirleme şekilde yalan tanıklık” ve “suç uydurma” gibi suçlardan iddianame hazırlandı.

Şüpheliler hakkında çeşitli oranlarda ceza istenen toplam 96 sayfadan ve 13 bölümden oluşan iddianame 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

‘GÜLEN’İN TALİMATLARI DOĞRULTUSUNDA…’

13 bölümden oluşan iddianamenin girişim kısmında, 17 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin; cezalandırılmaları istenen şüphelilerin BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma sırasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün elebaşı Fetullah Gülen’in ve örgüt yöneticilerinin talimatları doğrultusunda örgüt üyelerinin ve örgüte üye olmamakla birlikte örgütle aynı amaç doğrultusunda soruşturmaya müdahale ederek örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirmede bulunup yardım eden kişilere dair faaliyetlerin tespiti ve şüphelilerin cezalandırılması talebinden ibaret olduğu belirtildi.

SONUÇ BÖLÜMÜ

FETÖ’nün bugüne kadar yürüttüğü faaliyetler hakkında da bilgi verilen iddianamenin sonuç bölümünde şöyle denildi:

“Bilindiği üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün milli ve manevi bir çok değeri istismar ederek yargı, emniyet ve TSK içerisinde yapılandığı, bu yapılanma sayesinde 17-25 Aralık yargı darbe girişimi, Selam Tevhid gibi bir çok soruşturmada örgütün amaçları ve menfaati doğrultusunda yargının araç olarak kullanıldığı, kamuoyunun malumu olduğu üzere şahsi ve siyasi hayatı itibariyle mümtaz ve müstesna kişiliği ile partili olsun olmasın bir çok insanın sevgi ve saygısına mazhar olan merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun bu çizgisinin FETÖ/PDY tarafından fark edilmesi uzun sürmediği anlaşılmaktadır.

Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin vefatı üzerine başlatılan soruşturma dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün; amaçları ve menfaatleri doğrultusunda usulsüz bir çok iş ve işlemler yapıldığı, bu manada ayrıntıları yukarıda yazılı olduğu üzere isimli isimsiz bir çok ihbar mektubuyla yüzün üzerinde kişinin iki yılı aşkın sürelerle telefonlarının dinlendiği ve soruşturmaya dahil edildikleri, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ismiyle yan yana gelmesi dahi düşünülemeyecek; uyuşturucu ticareti, dolandırıcılık, sahtecilik gibi suçlardan sabıkalı, kriminal şahıslara Muhsin Yazıcıoğlu’nu hukukunu koruma görüntüsü altında yalan tanıklık yaptırıldığı, kurgu mahiyetinde gizli tanık ifadeleri ve ortam dinlemesi ile zorlama deliller ihdas edildiği, aynı zamanda vefat edenlerin yakınlarının acılarının istismar edildiği, örgütün genel olarak amacı, taktik ve stratejisi dikkate alındığında; bu şekilde olayın Ergenekon tarafından gerçekleştirilen suikast olduğu iddiasıyla TSK içerisindeki açılması muhtemel kadrolara örgüt mensuplarının yerleştirilmesinin planlandığının değerlendirildiği, 17-25 Aralık tarihinden sonra ise doğrudan Altmışıncı hükümeti temsil eden Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve bazı üst düzey görevlilerin soruşturmayla ilişkilendirilerek örgütün Emniyet, Yargı ve TSK içerisindeki gücü ile hükümetin görevini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye çalışıldığının düşünüldüğü, 3713 sayılı TMK’ya 21/02/2014 tarih ve 6526 Sayılı Kanunu’nun 1. Maddesi ile eklenen geçici 14. Maddesinin 3. bendi ile yapılan değişiklikle özel yetkili mahkemeler kaldırılınca bu girişimin akim kaldığı anlaşılmıştır. Yukarıda ayrıntısıyla yer verildiği üzere etkin pişmanlıkta bulunan Özcan Öztürk’ün, Rafet Arslanoğlu’nu teşhis ederken ifade ettiği üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Muhsin Yazıcıoğlu’na yakın kişiler dolayısıyla temelde merhum Muhsin Yazıcıoğlu ismi kullanılıp istismar edildiği anlaşılmakla iş bu iddianameyle örgüt üyeleri ya da örgüt adına istismar eylemine iştirak ederek soruşturmayı örgüt menfaatleri doğrultusunda yönlendiren şüphelilerin suç oluşturan ve haklarında yürütülen/yürütülmüş soruşturma ve kovuşturma dosyalarında değerlendirilip tartışılmayan eylemlerinin cezalandırılması amaçlanmıştır.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!