Cumhurbaşkanı Erdoğan “İnadına yapacağız” dediği Kanal İstanbul’un temelini haziranda atacaklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Çamlıca Kulesi açılışında yaptığı konuşmada “İnşallah haziran ayının sonunda Kanal İstanbul‘u şehrimize kazandırmak üzere temelini atıyoruz. Rahatsız olanlar var, olacaklar” dedi.
“Kanal İstanbul’u İstanbul’a kazandırdığımızda İstanbul’un hem coğrafi hem stratejik hem tabii güzelliği bir kat daha artacaktır” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Kanal İstanbul’un sağında, solunda 2 şehir inşa edeceğiz. Bu 2 şehirle İstanbul bir başka olacak” dedi.
Çamlıca Kulesi’yle ilgili “Sadece ülkemizde değil tüm dünyada örnek teşkil edecek bu projeyi başarıyla hayata geçirmiş olduk” diyen Erdoğan “Aynı modeli, şartların müsait olduğu yerlerde ülke genelinde yaygınlaştırmayı planlıyoruz” diye konuştu.
Erdoğan, “Milyonlarca ağacı biz ülkemizin dört bir yanına diktik. Bir taraftan teröristler geldiler, yaktılar yıktılar. Biz ise o yakılan, yıkılan yerlere hemen anında ağaçları diktik. AK Parti budur. Öyle lafla peynir gemisi yürümüyor. Ancak ispat edeceksin” şeklinde konuştu.
“Çamlıca’da faaliyete geçen kulemizi yeni dönemin en önemli yatırımlarından ve sembol eserlerinden biri olarak görüyorum” diyen Erdoğan, “Boğaz’a hakim bir manzaranın üzerinde deniz seviyesinden itibaren 587 metre uzunluğa sahip bu kule, aynı zamanda İstanbul’un en yüksek yapısı unvanına da sahiptir” ifadesini kullandı.
5 milyonluk şehirde 20 milyon kişi yaşıyoruz onu bir de 40 50 ye mi çıkaracağız? çoğu arap olacak tabi
yetmiyor mu 5 milyonluk şehirde 20 milyon yaşadığımız sayın cumhurbaşkanım?
Dünya çapında dikkat çekecek bir yanlıştır bu. Bilim insanlarının karşı durması gerekiyor. Ekolojik ve şehircilik faciası olacaktır. Ne Türkiye ne de dünya böyle bir faciayı taşıyamaz. Bu korkunç felaket umarım gerçekleşmez!
Daha düne kadar , İstanbul uzanan mimari yapıları gördükçe İstanbul’a ihanet ettik .Bu mimari yapılar hiç yakışmadı diyenler ,serzeniş de bulunan şahsiyet , bu gün gelinen nokta , kulenin yüksekliğinden sevinç duyan, aynı zamanda inatla yapacağız dediği, kanal İstanbul projesi ile yükselecek gökdelenlerin, İstanbul’a yaratacağı tahribat göz önüne alındığında , bu şahsiyetlerin düşüncülerinin ne olduğu, ne zihniyet de olduğu ortadadır ,çıkıp doğa işi bizim işimiz diyerek bu yaptıklarınızla , söylemlerinizin tutmadığı orta da olup, sizlerin doğa değil rant projelerine ülkeyi ne duruma soktuğunuz görülmekte o yüzden kimseyi salak yerine koyup, bu gibi açıklamalar yaparak ancak kendinizi kandırırsınız .Ama RABBİM daha fazla bu ülke’ye, zarar verecekler adımlar atmayı nasip etmesin.
Eğer bu ülkeyi biraz seviyorsanız İstanbul’a dokunmazsınız.zaten siluetini yerle yeksan ettiniz.Birde bunu yaparsanız İstanbul’un
Bu aralar peynir gemisi lafini cok kullanmayin bence.
Kanal İstanbul hayallerini boşuna kurmayın. Yaptırmayacağız!
istanbul`un IRZINA gectik , bende sorumluyum dedi!
Demek doymamis !!!
Bugün ile yarin dedigi birbirini tutmuyor….
Her tercih aynı zamanda bir vazgeçiştir, fetönün ekonomisini devam ettirmeyi tercih etmek, üretim ekonomisinden vazgeçiştir. Sonuçları olacaktır.
Allah seni bildiği gibi yapsın…başka söz edemiyorum, lakin ya siteye ceza verirler ya da ismimin basina üç harfli bır terör örgütü sempatizanı eklemesi yapıp beni,evlatlarını uzerler…
Marmara elden gidiyor, biz 2 şehir daha diyoruz
Kanal İstanbul nedir? Kimlere ne fayda sağlayacak? Bir kaç zengin için, geri dönüşü olmayan bir yola girmenin hemde borç batağında boğazına kadar batmışken manasız içi boş bir yatırım. gençlere kanalın zenginlerinin hizmetlisinden, güvenliğinden başka biş sahası yaratmayacak balon.
Ayağında kilolarca borç, faiz, enflasyon, üretim yetersizliği, sorun prangası ile dibe çekilen 80 ekopolitikine kanal İstanbul gibi can simitleri, kurtarma tahtaları kar etmez, ağırlıklar çok fazla, can simitleri de anında ağırlığa dönüşüyor bu kör çıkmaz sistemde.
Ölürken can çekilen bir ekopolitikin ağır hasta yatağındaki çığlığıdır, inlemesidir kanal İstanbul … su su diye sarıldığı bir bardak sudur, dudaklarını ıslatacak kadar anca…. sonrası ölüm ve yeni bir ekopolitikin doğuşu, halkçı devletçi planlı üretim ekopolitikinin doğuşu, eh her ölüm gibi biraz acı olacak maalesef halkım. Yağmur yağmadan gökkuşağı açmaz.
Biden ile anlaşılmış sanırım.
Yapmasına yaparsınız da Türkiye’nin hayrına olur mu, hayırla anılır mısınız, orası da bizde kalsın.
Ha bu arada, yüzde 100 gıda enflasyonuyla allah biz halka da siz yöneticilere de kolaylıklar versin, amin, buna hepimizin ihtiyacı olacak.
Çocuk zamanlarda abilerim şımarık tavırlar sergilemeye başlayınca, anneannem ” Kudurdunuz siz Allah başınıza bela verecek derdi.”
İki şehir? Hmm. Açıktan gidiyoruz artık sanırım. Dijital ve ikmal şehirleri olsa gerek. Çin boşuna vermedi o kadar parayı değil mi? Yakında özerk veya kendi başına bir yer olarak ifade edilirse hiç şaşırmam.
Tūrkiye”de cami’den önce iš aş gerekli…
Ùniversite mezunlarımız işsiz..
kanlal istanbulun faydasından çok zararı olur..
Koyun can derdinde, kasap et derdinde. Muhalefet iztemezukçu ya!! Sadece eleştiri yapmayalım. Anadolu’da seçilecek belli yerlerde 2-3 tane yeni şehir kuralım, İstanbul yerine. Belli başlı sanayiileri buralara taşınmaya teşvik edelim, teknoloji merkezleri oluşturalım. Kanal İstanbul’a harcanacak para ile bunu yapabiliriz sanırım. Yine iktidar karteli yapsın, yine saçma sapan maliyetler olsun. En azından İstanbul ve Marmara Denizi’ne on bir darbe vurulmasını engellemiş oluruz. İstanbul’un nufuunu artırılması değil, azaltılması gerekiyor.