Sahte doçentlik belgesiyle üniversitede işe başlayan, bu durum anlaşılınca da tutuklanarak cezaevine gönderilen Zulal Atalay Laçin’i 2019’da da jandarmanın yakaladığı ortaya çıktı.
Sahte doçentlik belgesiyle üniversitede işe başlayan, bu durum anlaşılınca da tutuklanarak cezaevine gönderilen Zulal Atalay Laçin soruşturmasında yeni detaylara ulaşıldı. Laçin’in, 2019’da da jandarma tarafından yakalandığı belirlendi.
Laçin, 28 Eylül’de Aksaray Üniversitesi’nin Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ‘Doçent’ unvanıyla göreve başladı. Ancak bir süre sonra dosyasındaki doçentlik belgesinin sahte olduğu belirlendi ve üniversite ile ilişiği kesildi. Laçin daha sonra gözaltına alınarak ‘evrakta sahtecilik’ ve ‘dolandırıcılık’ suçlamasıyla tutuklandı.
Hürriyet’ten Musa Kesler’in haberinde aktardığı yeni detaylara göre, Laçin göreve başladıktan sonra bölümdeki diğer hocalar “Hayırlı olsun” ziyaretine geldi. Ancak sohbet sırasında hocalar Zulal Atalay Laçin’in anlatımlarından, üslubundan ve bazı detaylardaki çelişkilerden şüphelendi. Sohbet sırasında doçentlik jürisinde kimlerin olduğu sorulan Laçin “Hatırlamıyorum” diye cevap verince diğer hocaların şüphesi daha da arttı. Şüphelenen hocalar, durumu dekanlığa bildirdi. Ardından yapılan incelemede, YÖK ve Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı (ÜAK) ile yapılan yazışmalarda doçentlik belgesinin gerçek olmadığı anlaşıldı. 22 Ekim’de de Laçin’in üniversite ile ilişiği kesildi ve hakkında soruşturma başlatıldı.
Yapılan ilk incelemeye göre Laçin üniversiteyle ilgili prosedürlere uygun olarak ‘noter onaylı’ Doçentlik Belgesi verdi. Yine ilgili prosedüre göre dosyasındaki makale ve diğer çalışmalar da üç ayrı üniversiteye gönderilerek incelenmeleri istendi. Çalışmaları inceleyen kurullardan ‘olumlu’ raporu gelince de Laçin göreve başladı. Ancak Laçin’in noterden onaylatarak üniversiteye verdiği doçentlik belgesinin aslı ÜAK kayıtlarında bulunmuyor. Savcılık öncelikle bu belgenin nasıl düzenlendiğini araştırıyor.
Zulal Atalay Laçin 2019’da subay ve astsubay yetiştiren bir fakülte niteliğindeki Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’ne de aynı belgelerle başvuru yaptı. Ancak çeşitli rütbelerdeki jandarma subaylarından oluşan Bilim Kurulu, Laçin’in dosyasından şüphelendi. Dosyadaki makalelerin kimi çok kaliteli kimi ise çok vasattı. Aradaki ‘uçurum’, kurul başkanı Doçent Dr. Albay Cenker Korhan Demir’in dikkatini çekti. Albay ayrıca uluslararası ilişkiler doçentiydi. Ne o ne de arkadaşları başvuru sahibi hocanın adını hiç duymamışlardı. Şüpheleri artınca araştırma derinleşti. Laçin oraya da noter onaylı doçentlik belgesi sunmuştu. Belgenin aslı talep edilince aslını ibraz edemedi. Ardından Jandarma Kurulu, Laçin’in başvurusunu reddetti ve savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Demir, “Haberleri okuyunca çok şaşırdım. Bu halde nasıl tekrar başvurabildi hayret ediyorum. Bence cesaret ötesi bir durum” dedi.
İki gün önce Habertürk’te programa çıkan bayan profesör Hale Şıvgin’dir. Hale Şıvgın meçhul biri değil, tanınmış bir tarih profesorüdür. Şahsen programa şöyle bir baktım geçtim. Sayın Babüroglu’nun Prof.Şıvgın’ı uyardığını haliyle görmedim. Babüroglu saygıdeğer bir bilim adamı, ancak onun Prof. Şıvgın’i tartacak bir teraziyi edinmiş olmasi mümkün olmasa gerek..
2 Gün önce, Haber Türk’te bir programa çıkarılan Tarih profesörü Ünvanlı kişinin konuşmalarından profesöre yakışmayan anlatımlarının olduğunu ve bilgisinin bulunmadığını herkes Gördü. Emekl, general Babüroğlu bir kaç kere ikaz etti.
En önemli soru: üniversite de çalışmak için artık siyasi referans hatta yukarıdan emir gelmesi zorunlu. Peki bu hanım efendi için kim telefon açtı…
sistemin laçkalaştığının göstergesi yol geçenhanına dönmüş kibu arsız da bir daha yoklamış. geçende biri sahte savcı olarak doalnıyordu yakalandı neyseki o anasını babasını kandırmış sadece.
Ya sizin iktidar oldugunuz dönemlerde üç hafta da 3 yılı bitirttirerek öğretmen yapmıştınız herkesi.yani bu gün olanı o zaman devlet eliyle yapmıştınız.Rahmetli Türkeş “3 hafta da kabak yetişmiyor” diye bu duruma tepki göstermişti.tencere dibin kara seninki benden kara.Atasözü anlayana
her başvuranıda hoca yapıyorlardı zaten. farkında mısınız göreve başlıyor bu kadın. sonrasında yakalanıyor.
Şaka değil bu ülkede makam mevki sahibi yüzlerce iktidar veya cemaat adamlarının sahte diplomalı olduğunu düşünüyorum , Ülkenin başındaki kişinin diploması sorgulanıyor, vatandaşı ikna edecek bir açıklama ve delil sunulmadığı sürede söylenen ve yazılanların doğru olabilecegi kanısındayım.