Alman medyasının ‘Çerkes asimilasyonu’ kara propagandasını, yine Almanya merkezli ‘Dersim Katliamı’ kampanyası izliyor…
Alman medya organı DW Türkçe’nin Türkiye’de Çerkes nüfusa asimilasyon uyguladığı yönündeki sözde belgeseli büyük tepki çekmişti.
Alman DW Türkçe kanalına konuk olan tarihçi İlber Ortaylı, sözde belgeselle ilgili Nevşin Mengü’ye yanıt vermiş, “Sizin Almanya’daki organ böyle şeyleri yapıyor ama hiçbir kavim Yahudi Çingene Slavları fırına yollayan Almanlar kadar zıvanadan çıkmadı. Almanya’nın kötülüklerini basit mukayeselerle, suçu yaymalarla örtemezsiniz. Almanya’da bu iş artık ticarete dönüştü. Toplumsal vicdanı ‘yapma tarih’ ile rahatlatamazsınız” demişti.
Almanya merkezli başka bir kampanya da sözde “Dersim Katliamı” üzerinden yürütülüyor.
Milliyet’in deneyimli yazarı Melih Aşık, “Alman duyarlılığı” başlıklı yazısında konuya dikkat çekti.
Aşık, “Almanya neden bu faaliyetlerin merkezi derseniz? Dünyanın en büyük soykırımcı ülkesi olduğu için mi?” diye sorduktan sonra amacı şöyle özetledi: “Cumhuriyet’i karalamak, Atatürk’ü sanık sandalyesine oturtmak.”
Aşık’ın yazısının satır başları şöyle:
“Almanya’da Duisburg, Essen Üniversitesi 18-20 Kasım tarihlerinde “Tanınmayan soykırım: Dersim 1937-1938” başlıklı bir çalıştay düzenledi.
Etkinliğin destekçileri arasında Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Kültür ve Bilim Bakanlığı da yer alıyordu. Konferans ilanında iki unsur göze çarpıyor.
1. Dersim’in bir soykırım olduğunun kabulü.
2. Tartışmanın 1937-38 yıllarıyla sınırlanması.
Malum, Dersim olayları 1906 yılında Osmanlı’ya karşı başlatılan aşiret isyanlarının son noktasıdır. İsyanlar yıllar içinde tekrarlanmış, hem Osmanlı hem Cumhuriyet hükümetlerini uğraştırmıştır.
Kendilerine Meclis’te yer önerilmiş, arada birkaç kez af ilan edilmiş ama para etmemiştir. Aşiretler kendilerine özel statü verilmesinde ısrar etmiştir.
Dersim olayı bütün bunlar ele alındığı takdirde aydınlatılır. Ne var ki bu tür konferanslar bir tek amaca yöneliyor: Cumhuriyet’i karalamak, Atatürk’ü sanık sandalyesine oturtmak. Öyle olunca da 37-38’le sınırlanıyor. “Bu bir soykırım ise neden Dersim dışında hiçbir Alevi’ye dokunulmadı?” sorusu da asla gündeme gelmiyor.
Aynı konferansın benzeri 21 Ekim’de Ruhr Üniversitesi’nde düzenlendi.
Konferanslara Almanya’da kurulu 20’den fazla Dersim derneği de katıldı.
Almanya neden bu faaliyetlerin merkezi derseniz?
Dünyanın en büyük soykırımcı ülkesi olduğu için mi?
Silahsız ve günahsız 6 milyon Yahudi’yi imha ettiler.
Anlaşılan, tarihe geçen o insanlık suçunu böyle unutturacaklarını sanıyorlar.”
Dünyada son yüzyıldaki tüm şerefsizliklerde alman payı vardır, emin olun…
2. Dünya savaşı sonrası ABD ye götürülen (ki, çoğu savaş suçlusuydu) Alman asıllıları ABD tepe tepe kullandı..bir çok fikri onlardan aldılar…Ruzi Nazar’ın nereden geldiğine bakın yeterlidir..
Oradaki Türklerin diaspora olmadaki yetersizlikleri de biraz acı gerçek..
Türk ulusu Almanya’nın 20. yüzyıldaki eylemlerinin tamamına büyütec tutmalı, Almanya’nin suçlarının unutulmasına izin vermemeli ve bu ülkeyi ülkemizi karalamaya kalktigi için pişman etmelidir.
Bölücülere ve işbirlikçilere karşı Brezilya milli futbol takımının 2001/2002 (herkesin bileceğini veya ulaşabileceğini düşünerekten yakın tarihi örnek verdim.) kadrosunun ilk 11 resminde olan ayakta duranlar değil hemen önünde olan ve hafiften çömelen 5’li gibi hazır kıta olmalıyız. Bu dikkat ve özen kendilerine dünya kupası getirmiştir. Ne kaybedecek bir yurdumuz, dolayısıyla itibarımız ne de gidecek bir yerimiz var. Bir verirsen yine alırlar-alacaklar. Aman dikkat!
Eğer aynı tarih içinde büyük devletler kendi iktidarları için Soykırım ve
buna benzer kanlı baskı yöntemine başvurdukları anlatıltırsa
kendi yaptıkları tüm kötülükleri “o zamanar her büyük devlet bu yola başvurmuştur!” diyerek
Dünya Kamuoyunda bir haklılık bulmaya çalışıyorlar.
Dünya genelinde Büyük İmparatorluk kurmuş ve tek temiz kalabilmiş yegane Milletin
Türk milleti olduğunu onlar bizden daha iyi bilirler.Ancak bunu hazmedikleri gibi
bu gerçeği sahte belgelerle örtmeye çalışırlar.
Ancak şimdi ve gelecekte kendini Türk olarak tanımlayan her bir kişi
Türk Milletinin üstün vasıflarını er yada geç ortaya çıkaracak ve şimdilerin
Türk Düşmanları büyük bir pişkinlikle Dünya Kamuoyunu nasıl yanılttıklarını itraf edeceklerdir.
Sosyal medyada yıllardır Dersim katliamı – Dersim soykırımı iftirası ile o kadar çok yazı çıkıyorki. Ülke içinden PKK destekçileri, siyasal islamcılar ve Türk düşmanı liberaller bunu yapıyor. Aynı zamanda Yunan, Ermeni, Alman, Fransız, İngiliz, Amerikan kökenli sözde gazeteciler ve sosyal medya hesapları da bunu yapıyor. Onbinlerce profesyonel sosyal medya trolü besleyen AKP propaganda bakanlığı bunların hiç birine cevap vermiyor. Tüm dillerde Erdoğan veya AKP hakkında olumsuz bir yazı çıktığında ise anında orada bitiyorlar. Ermeni soykırımı iftirasında da aynı şekilde yıllarca sessiz kaldılar ve kara propagandanın büyümesine neden oldular. AKP’nin politikası İttihat ve Terakki dönemini ve özellikle Atatürk dönemini karalayanlara karşı, kökenleri ne olursa olsun, sessiz kalmaktı. Devleti yönetenler devletin tüm kurumları ile bunlara sessiz kaldığında vatandaşın yapabileceği çok fazla bir şey yok.