Türkiye, Orta Doğu, Güney Asya ve Doğu Afrika ülkelerinden gelip Avrupa’ya gitmek isteyen düzensiz göçmenler için kavşak noktası özelliği taşıyor. İran’a 295 kilometre sınırı olan Van da bu geçiş güzergahında bulunuyor. Ülkelerini çeşitli nedenlerden terk etmek zorunda kalıp, yasa dışı yollarla Türkiye’ye giriş yapan kaçak göçmenler, çıktıkları umut yolculuğunda çoğu zaman göçmen kaçakçıları tarafından yarı yolda bırakılıyor. Bazıları bu yolculukta donarak, bazıları teknelerinin batmasıyla boğularak, bazıları ise trafik kazalarında hayatlarını kaybediyor.

MEZAR TAŞLARINDA İSİM YERİNE NUMARA
Ölen göçmenlerin otopsi işlemlerinin ardından DNA örnekleri alınıyor, fotoğrafları çekiliyor ve cenazeleri yasal süre olan 15 günün ardından yakınları bulunamazsa Tuşba ilçesindeki, bir bölümü ‘Kimsesizler Mezarlığı’ olarak geçen Seyrantepe Mezarlığı’na defnediliyor. Mezar taşlarında ise isim yerine numara, bazılarında hangi ülkeden oldukları ve öldükleri yer yazılıyor.
2017’de kurulan ‘Kimsesizler Mezarlığı’nda şu an 255 göçmen mezarı bulunuyor. Son 5 yılda bölgede ölen 79 kişinin cenazesi ise aileleri tarafından alınıp ülkelerine götürüldü. Van Gölü’ndeki tekne faciasında 61 göçmenin öldüğü 2020 yılı, en fazla ölümün gerçekleştiği yıl olarak kayıtlara geçti.

BİLİM İNSANLARI ÇALIŞMA YÜRÜTÜYOR
Kaçak göçmenler için güzergah konumundaki Van’da bilim insanları da konuyla ilgili çalışmalar yürütüyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suvat Parin de göçmenlerin defnedildiği mezarlıkta çalışma yapıyor. Göçmenlerin kimsesiz olmadığını belirten Prof. Dr. Parin, “Göçmenler varacağı noktayı çok kestirmeden yola çıkıyor. Bu yolda birçok engelle karşılaşıyor. Bunlardan biri de ölüm. Bu yönüyle bakıldığı zaman dünyada çok öz örnekleri görülen bir Kimsesizler Mezarlığı, fakat ben bunun bir göçmen mezarlığı olarak tabirinin daha doğru olacağını söylüyorum. Çünkü her göçmen kimsesiz değildir. Bir umutla yola çıkmış. Bu yolda kimsesiz olarak görülebilir fakat bunun bir yeri yurdu, bağlantısı, kimliği var” dedi.

Yürüttükleri çalışmaya ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Parin, “Biz de bu göçmen mezarlığı üzerine bir çalışma başlattık. Mezar taşları üzerinde bütün yazıları okuttuk ve analizlerine başlıyoruz. Göçmenlerin ölme biçimleri üzerine birtakım çalışmalar başlattık. İnşallah yakın zamanda sonuçlarını paylaşacağız. Ölenlerin demografik yapıları, yaş dağılımları nasıl, daha çok nereden gelenlerin bir yoğunluğu var. Biraz göçü anlamak anlamında buna bakmak istiyoruz. 4 kişilik bir ekibiz” diye konuştu.