Ankara’da öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in eşi ve babasıyla konuştuğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu, “Ülkücü hareketin önemli ismi olan Sinan Ateş’i sokak ortasında öldürdüler. Ailesiyle konuştum çözülmesi için bekliyoruz bize çok fazla bilgi geliyor ancak işlerini yapsın diye sesimizi şimdilik çıkarmıyoruz” dedi.
“Ailesi talep etti diye sabırlı susuyoruz, bu işten ne kadar pis kokular geldiğinin farkındayız, görevliler işini yapsınlar diye şimdilik sesimizi çıkarmıyoruz” diyen Kılıçdaroğlu, Saray’dan ve Devlet Bahçeli’den tık çıkmadığını belirtti. Ateş’in ailesinin adalet istediğini belirten Kılıçdaroğlu, “Olay aydınlanıncaya kadar takipçisi olacağız. Eşine de söz verdim babasına da söz verdim. Mutlaka olayı çözeceğiz” dedi.
‘BU CİNAYETİ GÖRMEZDEN GELEMEZLER’
Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Bu ülkenin başkentinde bir suikast yapıldı, Sinan Ateş. Ülkücü hareketin değerli isimlerindendi, akademisyendi, milliyetçiydi, inançlıydı, Atatürkçüydü, babaydı ve değerli bir eşi vardı. Ankara’nın göbeğinde katlettiler. Ailesi talep etti diye sabırla susuyoruz. Baba ile de konuştum, eşi ile de konuştum. Sabırla sonucu bekliyoruz. Bize de bilgiler akıyor, farkındayız. Çok şey biliyoruz bu konuyla ilgili olarak, bu işten ne kadar pis kokular geldiğinin de farkındayız. Görevliler işini yapsın diye sesimizi çıkarmıyoruz şimdilik. Bu ülkenin namuslu polisleri işlerini yapsınlar diye sesimizi çıkarmıyoruz. Saraydan tık yok. Sarayın stepnesi ise sanki en değerli evlatlarından biri öldürülmemiş gibi tek kelime dahi etmiyor. Kendi evladına dahi sahip çıkamıyor. Bu cinayeti görmezden gelemezler, susarak geçiştiremezler. Biz buna izin vermeyeceğiz, gerçek aydınlanacak. Aile adalet istiyor, bizler de adalet gerçekleşinceye kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bay Kemal bir işi kafasına koyduysa mutlaka çözecektir.”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nun davasına bakan hakimin beraat kararı vermeden önce Samsun’a atandığı iddiasına ilişkin de “Samsun’a sürülen hakimin iddiaları konusunda soruşturma açılmasını istiyoruz. Soruşturma açılmazsa Adalet Bakanı da bu kumpasın içindedir. Gerçekleri bilmeye 85 milyonun hakkı var” dedi.
‘SORUŞTURMA AÇILMAZSA BAKAN DA KUMPASIN İÇİNDEDİR’
Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:
“İstanbul seçimleri yapıldı. Seçimleri Sayın İmamoğlu kazandı. İtirazlar geldi ama kendileri bir şey yapamıyorlar, YSK üzerinden bir kumpas çevirdiler. YSK üyeleri toplandı; ‘Aynı zarfın içine konulan dört oydan üçü doğrudur, biri yanlıştır’ dediler. Dünya tarihinde, yargı tarihinde görülmemiş bir şey. Ben bunlara ‘çete’ dedim. Bir namuslu yargıç muhalefet şerhi koydu. İkinci seçim yapıldı. 13 binlik fark 800 bine çıktı. İstanbul’u vermemek için direndiler. Yeni bir komplonun peşindeler. Birinci kumpas, Ekrem Bey birisine hakaret etmiş diye iddianame hazırlandı. Aslında söylenen YSK değil, açıkça söylendi zaten. Muhatabı bizim fotoroman dediğimiz kişi. Yani Süleyman. YSK, ‘Bize söylendi’ dedi. Arkasından dosya namuslu bir hakimin önüne gitti. Fakat bu hakimi değiştirdiler, Samsun’a sürdüler. Bu hakimin söylediği bazı şeyler var. Hukuk kökenli vekillerimiz Adalet Bakanlığı’na gidecekler. Samsun’a sürülen hakimin iddiaları konusunda soruşturma açılmasını istiyoruz. Soruşturma açılmazsa Adalet Bakanı da bu kumpasın içindedir. Gerçekleri bilmeye 85 milyonun hakkı var. ‘Biz İstinafı da ayarladık’ diye hakime kim söyledi? Sarayın sofrasına oturan hakimin kararına itibar edilmez. Bir hakim iradesini saraya ipotek etmişse ona hakim denilmez. Bu davada savcı duruşma salonunda olmadan hakim kararını açıklıyor. İddia makamı yok, kararını açıklayamaz.”
‘6 LİDER BİRLİKTEYİZ’
6’lı masaya ilişkin de açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, 6 liderin bir arada olduğunu söyleyerek, “Demokrasi için bir araya geldik. Ülkemize huzur gelsin diye bir araya geldik. Toplumda kaynaşma olsun ama kamplaşma olmasın diye bir araya geldik. Kadın-erkek ayrımı olmasın diye bir araya geldik, kucaklaştık. Geçmişin acılarını sarmaya çalıştık. Helalleşme dedik, kucaklaşma, adalet dedik. Dillendirmeye devam edeceğiz. Demokrasi kadar güzel bir şey yok. Demokrasilerde medya özgür olacak. Artık ‘havuz medyası’ diye bir medya olmayacak. Saray tarafından beslenen bir medya olmayacak ama o medya özgürce bizi eleştirebilecek. Çünkü şuna inanıyoruz, bir politikacının alkıştan çok sağlıklı ve tutarlı eleştiriye ihtiyacı vardır” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE BÖLGESİNİN EN GÜÇLÜ ÜLKESİ OLACAK’
Türkiye’yi yeniden, mazlum milletlerin örnek aldığı bir ülke haline getireceklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, “Türkiye’yi yöneten kişi asla para için kapı kapı dilenci gibi dolaşmayacak. Kendi gücümüzle, imkanımızla büyüyeceğiz ve kalkınacağız. Rüşvetin olmadığı, torpilin olmadığı, yolsuzluğun olmadığı bir Türkiye’yi inşa edeceğiz. Eğer kul hakkına herkes saygı gösteriyorsa, ‘Kul hakkı yiyenleri iktidardan göndereceğiz ve yemeyen insanları, dürüst ve namuslu insanları, adaletten yana olan insanları iktidara getireceğiz’ demelisiniz. Terörün olmadığı bir ülke inşa edeceğiz. Masum çocuklarımız, kadınlar, kızlar hayatlarını kaybettiler. Türkiye’yi buradan çıkartacağız. Terörün sıfırlandığı bir Türkiye’yi inşa edeceğiz. Bütün komşularımızla barış içinde yaşayacağız. Türkiye bölgesinin en güçlü ülkesi olacak, kısa sürede göreceksiniz. Nasıl Cumhuriyeti ilan ettikten sonra bütün mazlum milletler Cumhuriyeti inşa ettilerse, demokrasiyi de inşa ettikten sonra göreceksiniz bütün mazlum ülkeler Türkiye’yi örnek alacaklar. Biz yine bütün mazlum milletlere örnek olan bir ülke olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.