VERYANSIN TV
Veryansın Tv: Öncelikle yeni kitabınız Falan Filan Efendi ve Çocuk hayırlı olsun. Yeni bir tarz ile edebiyat dünyasında yerinizi almaya çalışıyorsunuz. Bize biraz Serkan ARSLAN Kimdir bahseder misiniz? Edebiyatla olan bağınız nasıl başladı?
Serkan Arslan: Babam, Orhan Veli’yi çok severdi. Ben de babamı…
Böylece bir sevgi üçgeni oluştu içimde. Okumak ve anlam katmak içimde yeni bir yol açtı. Ben de o yolda yürümekten mutluluk duydum. Kendime gelince, aklıma Orhan Veli’nin bir çukurda ölümü gelir. Bu sebeple bu soruya şöyle cevap veriyorum. Bir garip veliyim, kendi çukurunu arayan.
Yazar olmaya ne zaman karar verdiniz?
Yazan insan, yalnız insandır. Aslında ben okur olacağım demiştim. Çok fazla yalnız kalınca, yazarlık sonradan eklendi. İnsan okudukça evriliyor. Yazdıklarım yaşayamadıklarımdan, yarım bıraktıklarımdan türedi. Yaşadıklarımı yazmak çok da dikkatimi çekmedi. Sonra bir gün kurduğum bir hayali hayatın içine katmaya karar verdim. Kalemle birleşmem böyle başladı.

Şair yanınız hikayelerinizden önce göze çarpıyor. Önce hangisi gelir şiir mi hikâye mi?
Hüzünlü anların paylaşımı azaldıkça insan kendine konuşuyor. Bu konuşmalar önce nameli oluyor. Bu da hüzünlü ve kafiyeli sözleri kaleme aldırıyor. Herkes şiir yazmıştır. Hayatınızın bir döneminde bile olsa bir köşeye satırları karalamışlarımız vardır. Bu noktada bunu devam ettiren şair oluyor.
Siz bir şair gibi mi yazıyorsunuz hikayelerinizi?
Yani aşkı sevgiyi acıyı mutluluğu önemseyen insanlar şair ruhludurlar. Duyguyu hissetmeden yazmak olmaz. Hissetmediğim duyguyu kaleme almak içimden gelmiyor.
İlk hikayenizi ne zaman yazdınız?
İlk hikayemi lise son sınıfta yazdım. Hayatın bana bir öğretisi üzerineydi. ‘Beni nasıl görmek istiyorsan bana öyle gel’ temalı bir hikayeydi. Ama zaman bu öğretinin yanlış olduğunu bana gösterdi. Ne veriyorsan onu alırsın düşüncesi yerini hayatına nasıl devam edeceğini karşındakinin beklentisi ya da davranışları belirlemeli. İlk kitabım ‘Bana Kalan’ da bu düşünceyi açık bir şekilde vurgulanmıştım.

“Falan Filan Efendi ve Çocuk” kitabındaki karakterler kahramanlar hayatınızdaki kişilerden mi oluşturdunuz?
Aslında hikâye kendimden yola çıkarak başladı. Hayatın içinden hayallere uzanan bir serüvendi. Sıcak kanlı bir mahalledeki insanların sıradan gibi gözüken ama hepsinin ayrı ayrı özellikler ile donatıldıklarını göstermeye çalıştım. Bu mahallede yetişmiş bir çocuğun ruhunun o mahallenin özellikleriyle nasıl sarmalandığını anlattım. Sonra bu çocuğun gençlik yıllarında bir melankoliyle nasıl başa çıkmaya çalıştığını bu aşk karşısında verdiği mücadeleyi düşler ülkesinde anlattım.
Yazılarınızda kullandığınız dilin etkilenme alanından biraz bahseder misiz?
Ben bir yazarın bağımsız ve etkilemeden yazabileceğine inanmıyorum. Çünkü yazmak için önce okumak gerekiyor. Yazar okuduklarından etkilenir şekillenir. Oğuz Atay’ı okuyup ondan etkilenmeyen yazar olabilir mi? Olamaz. Sebahattin Ali’yi okuyup ondan etkilenmedim demek okuduğunu anlayamamaktır. İyi bir yazar okuduklarını iyi bir dilde türev çıkaran kişidir.
Peki siz okuduklarınızdan neyi ürettiniz?
Birini severseniz bu yeryüzünde gerçekleşir. Ama birine âşık olur ve ulaşamazsanız bu gökyüzünde gerçekleşir. Şira(Sirius) karakterinin en büyük özelliği budur. Vazgeçilememesi ama hep beklenmesidir. Bulutlu ve ıslak bir şehirde gökyüzünde yıldız görmeyi beklemek gibidir. Ben yeryüzünden gökyüzüne bir aşk ürettim.
En son hangi kitabı okudunuz?
Okuma sırasına koyduğum bir sürü kitabım var. Şu anda Nihal ATSIZ ‘RUH ADAM’ kitabını okuyorum. Kitabın içinde geçen bir şiiri tesadüfen bir yerde okumuştum. Merakımı fazlasıyla cezbetmişti. Ama şunu söylemeliyim okunacak çok fazla kitap var.
İnsanoğlunun geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Ehven-i şer kelimesini bu anlamda çok severim. İçinde bulunduğumuz her an kötünün iyisidir. Daha iyi ya da daha kötü durumda olmamız özgürlük arayışımızdan çok sorumluluklarımızın farkına varmamızı gerektirir. İnsanoğlu özgürlük adı altında sorumsuz yaşamaya çalışıyor. İnsanın insanlığına karşı sorumluluklarının farkına varması gerekiyor.
‘Bana kalan’ şiir kitabı kadar etkileyici. Kitabın kapağına hayran kaldım☺️
Tebrikler
Serkan kardeşim, eline, yüreğine kalemine sağlık. Başarıların daim olsun. Sevgiler.
Cok güzel bir röportaj. Kalemi çok güçlü Serkan bey i tebrik ediyorum