Bu hafta Nael M. isimli genç sürücünün polisin ateş açması sonucu öldürülmesinin ardından gece birçok kentte protestolar düzenlendi.
Ulusal basının İçişleri Bakanlığının verilerine dayandırdığı habere göre, gece düzenlenen gösterilerde 1311 kişi gözaltına alındı, 79 polis ve jandarma yaralandı.
4. GECENİN BİLANÇOSU AĞIR OLDU
Gece farklı kentlerde toplam 1350 araç ateşe verilirken, 234 bina kundaklanmış veya zarar görmüştü.
Kamusal alanda 2 bin 560 noktada kundaklama yapılmış, en az 30 polis karakolu ve 11 jandarma karakolu saldırıya uğramıştı.
Ülke basınındaki haberlere göre, birçok kentinde protestoların şiddet sarmalına dönüştüğü Fransa’da her an farklı bir noktada bir olay patlak veriyor.
Protestoların ilk başladığı Nanterres başta olmak üzere Marsilya, Woippy dahil birçok bölge ve kentte meydanlara zırhlı araçlar konuşlandı.
Nanterres’de de zırhlı bir araç polisler eşliğinde sokaklarda devriye atmaya başlarken Metz yakınındaki Woippy’de bir zırhlı araç protestocuları püskürtmek için ara sokaklara daldı.
Fransız basını zırhlı araçların başka bölgelere de sevk edildiğini aktardı.

NEDEN OHAL İLAN EDİLMEDİ?
İçişleri Bakanı Gerald Darmanin bir gazetecinin, “Muhalefet, olağanüstü hal (OHAL) ilan etmenizi istedi, bu seçeneği neden seçmediniz?” sorusu üzerine Darmanin, Fransa’nın son 50 yılda 4 kez OHAL ilan ettiğini anımsattı.
Darmanin, “OHAL ilan etmemiş olmanız, elinizde imkanların olmadığı anlamına gelmez. Bu gece elimizde olağanüstü imkanlar var.” diye konuştu.
Hiçbir ihtimali göz ardı etmediklerini dile getiren Darmanin, “Cumhurbaşkanının (Emmanuel Macron) ne karar vereceğini bu geceden sonra göreceğiz.” dedi.
Gerald Darmanin, şiddet eylemleri yapmak için sosyal medyayı kullanan herkes hakkında dava açacaklarını vurguladı.
POLİS SENDİKALARI: SAVAŞTAYIZ
İki polis sendikasının, ülkedeki olayları “savaş” olarak nitelemesine ilişkin Darmanin, “Ben polemik yapmak için burada değilim. Bunlar benim ifadelerim değil.” açıklamasında bulundu.
Polis sendikaları UNSA Police ve Alliance Police, ülkedeki olaylarla ilgili yaptıkları ortak açıklamada, “Bu vahşi kalabalık karşısında artık sükuneti aramak yeterli değil, (sükunet) empoze edilmelidir.” görüşünü paylaştı. Açıklamada ayrıca, “Bugün polis memurları savaşta olduğumuz için çatışmada.” ifadesine yer verildi.

AŞIRI SAĞCILAR HÜKÜMETİ YETERSİZ KALMAKLA SUÇLADI
Fransa’nın önde gelen aşırı sağcı siyasetçilerinden Marine Le Pen, birkaç gündür, ülkeye ciddi bir düzensizlik durumunun hakim olduğunu vurgulayarak, Macron’un konuyla ilgili olarak ivedilikle Ulusal Meclis’teki partilerin temsilcileriyle bir araya gelmesi gerektiğini dile getirdi.
Protestoların bir an önce sonlanması çağrısında bulunan Le Pen, bunun da ancak duyarlı ebeveynlerin çocuklarını meydanlardan çekip çıkarmasıyla mümkün olacağını söyledi.
Le Pen, olayların kısmi sokağa çıkma yasağıyla yatışabileceğini, durum daha da kötüleşirse OHAL ilan edilmesinin gerekebileceğini belirtti.

Marine Le Pen’in yeğeni ve göçmen karşıtı Eric Zemmour’un kurmaylarından Marion Marechal, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, ülke genelinde tüm şehirlerin yangın yerine döndüğünü, Fransızların yaşananlar karşısında endişeli olduğunu, ülkenin her noktasında kaosun hakim olduğunu kaydetti.
İç istihbarattan, polislerin bazı hassas banliyölere müdahale etmemesi talimatı aldığı bilgisini edindiklerini aktaran Marechal, hükümetin olayların yatışması için her şeyden taviz vermeye hazır olduğunu ve zaman kazanmaya çalıştığını söyledi.
Marechal, Cumhurbaşkanı Macron’u, hukuk devleti prensibini ve adaletin bağımsızlığını yıkmakla suçlayarak, hükümetin Fransa’nın yabancı kuşatması altında bulunmasına göz yumduğunu savundu.

‘İÇ SAVAŞ HALİNDEYİZ’
“Bunu söylemek zor olsa da şu anda bir iç savaş halindeyiz. Bunu durdurmanın bir çaresi de yerinde oturup beklemek değil, karşısında durmaktır. Güvenlik güçleri de müdahale için yeterli mühimmatlarının bulunmadığından şikayetçi. Böyle giderse Fransız vatandaşları kendi kendilerini koruma vazifesini üstlenecekler. Artık Fransızların işyerlerinin yağmalanmasına, arabalarının yakılmasına, yakınlarına saldırılmasına tahammülleri kalmadı.” ifadelerini kullanan Marechal, hükümetin OHAL ilan etmesini ve güvenlik güçlerine olayları bastırmak için yetki vermesini istedi.
Marion Marechal, “Eğer hükümet yeterli cevabı verme cesaretini göstermezse, o zaman bu ayaklanmalara sessiz kalmayacak kişilere de göz yummak zorunda kalacak.” dedi.

‘SERT MÜDAHALE HUZURU GERİ GETİREBİLİR’
Aşırı sağcı siyasetçilerden Eric Zemmour da ülkeyi sarar şiddet sarmalına ilişkin, “Dün gece, yabancılarca kuşatılan bölgeler bir kez daha neler yapabileceklerini gösterdi: Ayaklanma , saldırılar, kundaklamalar, yağma ve yıllardır milyarlarca avro fon sağladığımız kamu mallarını yağmalama.” yorumunu yaptı.
Olayların bu aşamaya gelmesinde “boyun eğen” iktidarın büyük sorumluluğunun bulunduğuna dikkati çeken Zemmour, “Sadece sert mukavemet, düzeni ve huzuru geri getirebilir. Bu akşam olağanüstü hal ilan edilmesini talep ediyorum.” ifadesini kullandı.
MACRON ALMANYA ZİYARETİNİ ERTELEDİ
Öte yandan, Almanya Cumhurbaşkanlığı’ndan bugün yapılan açıklamada Macron’un, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile telefonda görüştüğü ve ülkedeki olaylarla ilgili bilgi verdiği belirtildi. Açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un 2-4 Temmuz arasında Almanya’ya yapacağı ziyareti ertelemek zorunda kaldığı ifade edildi. Cumhurbaşkanı Steinmeier’in, sokaklardaki şiddetin bir an önce sona ermesini ve toplumsal barışın yeniden sağlanmasını umduğu belirtildi. Ziyaret gerçekleşseydi bu, bir Fransız Cumhurbaşkanının 23 yıl sonra Almanya’ya yaptığı ilk devlet ziyareti olacaktı.
OLAY
Polis, 27 Haziran’da, Nanterre’de, içinde 3 kişi bulunan ve “dur” ihtarına uymayan bir araca ateş açmış, 17 yaşındaki sürücüyü öldürmüştü.
Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, Nael’in ölümüne tepki gösterenler, ülke genelinde farklı kentlerde sokağa çıkarak polisle çatışmıştı. (AA)