Hükümetin ek bütçe kanun teklifi ile 2023 yılı için bütçede yer alan 4.469.570.019.000 Türk Lirası ödeneğin yetersiz kaldığı, bu nedenle 1.119.514.513.000 Türk Lirası ödeneğin ilgili kamu idare bütçelerine eklenmesi teklif edilmektedir.
Kanun teklifinin gerekçesinde, bu ek bütçeye neden ihtiyaç duyulduğu şöyle ifade edilmişti:
“Ek ödenek ihtiyacı; Kahramanmaraş ili Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli depremler kaynaklı olarak depremden zarar gören vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması, hasar gören konutların yeniden inşası, gerekli altyapı hasarlarının onarılması veya yeni altyapının tesis edilmesi, kamu idarelerinin yapı stokunda oluşan zararlarının giderilmesi gibi amaçlarla yapılan harcamalar, kamu idarelerinin akaryakıt, yakacak alımları, okul öncesi eğitimde yeni başlatılan ücretsiz yemek dağıtımı uygulaması, taşımalı eğitim, ücretsiz ders kitabı, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile özel eğitim okullarında eğitim alan engelli bireylerin destek eğitim giderleri, sokak ve cadde aydınlatma giderleri, savunma ve güvenlik kurumlarının ödenek ihtiyaçları başta olmak üzere mal ve hizmet alım giderlerindeki artışlar, memur aylık katsayısındaki artışa bağlı olarak aile hekimliği hizmetlerine ilişkin giderler, engelli evde bakım destekleri, 65 yaş üstü bakıma muhtaç yaşlıların ve engelli vatandaşlarımızın aylıkları ile özel kuruluşta bakım teşvik ödemelerindeki artışlar, ilk ve ortaöğretim öğrencilerine verilen burs ve harçlıklar, Aile Destek Programı, ücretsiz doğalgaz tüketimi, aday çırak ve çıraklar ile işletmelerde mesleki eğitim gören staj veya tamamlayıcı eğitime devam eden öğrencilerin ücretleri için ödenecek devlet katkısı ödemelerindeki artış, tarımsal desteklerdeki artış, beslenme ve barınma yardımındaki artışlar, asgari ücret artışına bağlı bireysel emeklilik devlet katkısındaki artış, esnaf, sanatkâr ve çiftçilere sağlanan Hazine faiz destekli krediler nedeniyle Halk Bankası ve Ziraat Bankası’nın görevlendirme giderlerindeki artışlar, sermaye giderlerindeki artışlar, TMO ve TÜRKŞEKER’ in ödenmemiş sermayesinin tamamlanması ve TCDD’nin yatırım nitelikli ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapılan giderler, faiz giderleri ve diğer giderlerdeki artışlardan kaynaklanmaktadır.”
Görüldüğü üzere, deprem ana bahane olarak sunulmuş olmasına rağmen, seçim ekonomisine ilişkin itiraflar da gerekçede yer almış. Ama en önemlisi “doğalgazı seçim öncesi ücretsiz verdik, şimdi bedeli tahsil ediyoruz” denmesidir!
Ek bütçe olayını anlatan Sözcü yazarı Nedim Türkmen yazısında şu ifadeleri kullandı:
“Eklenecek bu ödeneğin; 1.150.496.400.000 Türk Lirası vergi gelirlerinden karşılanacağına göre, bu vergileri kimler ödeyecek? Bu sorunun yanıtını bulabilmek için, 2023 yılı bütçesinde yer alan vergi türleri itibariyle tahsilat tutarını, ilk 5 ayda yapılan tahsilatı dikkate alarak, kalan 7 ayda yapılması gereken tahsilatı ve Ek Bütçe Kanun Teklifi’nde yer alan vergi türleri itibariyle vergi tahsilat hedeflerini bir arada değerlendirerek, yıl sonuna kadar çoğunlukla tüketicilerden alınacak vergileri aşağıdaki gibi tablolaştırdım.

Yıl sonuna kadar bu ülkenin vatandaşları, şirketleri ve gelir vergisi mükellefleri toplam 3 trilyon 400 milyar TL vergi ödemeye hazır mı? Haziran ayı Hazine nakit açığının 206 milyar 330 milyon TL gibi tarihi bir rakama çıkarak rekor kırması, Haziran ayı bütçe açığının da çok yüksek olduğunun bir göstergesi. En düşük memur maaşının 22.000 TL’ye çıkartılması, EYT ve emekli maaşlarının artışları dikkate alındığında ayrıca borçlanma limitinin 660 milyar 900 milyon TL’den 2 trilyon 180 milyar TL’ye çıkartılmasının etkisi ile yükselecek faiz giderleri dikkate alındığında, bu vergiler de yetmeyecek. Yakın zamanda, başta otomotiv olmak üzere Özel Tüketim Vergisi oranlarının artırılacağını şimdiden söyleyeyim. Ayrıca ekim ayında Meclis açıldığında; gelir vergisi mükelleflerine ek vergi, ek emlak vergisi ve ek değerli konut vergisi gibi vergiler yine gündeme gelecektir.”