İktidara yakın Yeni Şafak gazetesi, ABD-NATO karşıtı söylemlerini, İsveç’in örgüte katılımına yönelik itirazlarını, Erdoğan’ın NATO zirvesinde verdiği kararların ardından askıya aldı. Gazete bugün 15 Temmuz’un yıl dönümü için attığı manşette “ABD-NATO” diyemedi. Haberde “Darbeyi organize eden kesime bakılınca darbenin gerisinde uluslararası bir üst akıl var ve bu yapı FETÖ’yü taşeron olarak kullanmış” denilmekle yetindi.

Gazete, Erdoğan’ın NATO’nun genişlemesine onay verdiği zirvesinden bir gün önce “NATO hep karşımızda yer aldı” manşetiyle çıkmıştı.
Yeni Şafak gazetesi, 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminin 7. yıldönümü üzerine Darbe Davaları Platformu Başkanı Mehmet Alagöz ile yaptığı röportajı manşetine taşıdı.
Alagöz’ün açıklamalarından satır başları şöyle:
“Öncelikle şu hususu belirtmem gerekir ki 15 Temmuz darbesini FETÖ’nün tek başına yapmadığı gibi darbecilerin tamamı da FETÖ’cü değil. Darbeyi organize eden asker ve sivillerin büyük kısmı FETÖ’cü. Ancak hükümete, özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a muhalif olanları da yanlarına kolaylıkla almışlar. Ayrıca darbe heveslisi bir subay kesimi de darbeye gönüllü olarak katılmış. Bir kısım askerleri de ikna etmiş veya kandırmışlar. Darbeyi organize eden kesime bakılınca da darbenin gerisinde uluslararası bir üst akıl var ve bu yapı FETÖ’yü taşeron olarak kullanmış. 15 Temmuz darbesi öyle güzel planlanmış ki bu planı yapmak FETÖ’nün tek başına yapabileceği bir iş değil.
ÖRGÜTÜN TALİMATIYLA İFADE DEĞİŞTİRENLER VAR
Yargılama sürecinde sanıklar ifade verirken gerçekleri anlatmaktan ziyade tamamen inkâra ve gerçekleri gizlemeye yönelik akla ziyan savunmalar yapıyor. Suçüstü yakalanan, ateş etme anı cep telefonuyla çekilen sanıklar bile yalan söylüyor. Hatta bana göre sanıkların çoğu Türkiye Mahkemelerine yönelik savunma yapmaktan ziyade ileride Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde dile getirmek için savunma stratejisi yapıyorlar. Şu hususu özellikle belirtmeliyim ki bizim hukuk sistemimizde bu tür suçlar için zorunlu müdafilik sistemi var, yani sanıkların her aşamada ifadeleri alınırken yanlarında avukat bulunması gerekiyor. Dolayısıyla ifadelerimiz baskı ve işkence altında alındı iddiasının elle tutulur hiçbir yanı yok. İlk yakalandıklarında nispeten doğruları en azından olayları anlatan sanıkların özellikle Mahkeme aşamasında ifadelerini değiştirdikleri, başka şeyler anlatmaya başladıklarına sıkça rastladık. Özellikle örgütü, örgütsel ilişkileri gizlemeye çalıştıklarına çok şahit olduk. Bu da terör örgütünün bu kişilere ulaştıklarını ve ifadelerinin belli aşamada örgütün talimatı ve yönlendirmesiyle değiştiğini gösteriyor. Tabi bunu tamamı için söylemek de doğru değil.
Yeni Şafak’ın ‘keşke atmasaydık’ dediği manşetler…
Erdoğan’ın keskin dönüşlerine iktidar basını da yetişemiyor!https://t.co/paFe6btYb6 pic.twitter.com/MlaHnNXZTc
— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) July 12, 2023
ASKERİ ÖĞRENCİLER MAĞDUR MU, SUÇLU MU?
Askeri öğrenci yargılamalarını doğru tanımlamak lazım. Kamuoyunda çokça konuşulan askeri öğrenci denilen Harbiyeliler, Harp Okulu öğrencileri olup bunlar lise öğrencisi değil, subay okulu olan üniversite dengindeki okullarda bulunan subay -teğmen adaylarıdır. Mesela Kuleli Askeri Lisesi davasında hiçbir öğrenci ceza almadı. Harp Okulu öğrencilerinin durumu ise biraz daha farklı. Bir kısmı zaten örgüt aracılığıyla okullara alınmış. Harbiyelilerin hepsinin durumu aynı değil, her birinin durumu farklılık arz ediyor. Darbe gecesi mesele Şehitler Köprüsünde erlere ateş ettirmişler, bu erler de bilerek ya da bilmeyerek hedefleri tutturamamış, havaya ya da boşluğa ateş etmişler.
HARBİYELİLER GELİNCE KATLİAM BAŞLAMIŞ
Yalova’daki Hava Meydan Komutanlığında kampta bulunan Harbiyelileri getirince erleri kaldırıp Harbiyelilere ateş ettirmişler pek çok vatandaşımız şehit olmuş ya da yaralanmış, burada olaylara karışmak istemeyen askeri öğrenciler olmuş. Bir kısım harbiyelilerin olduğu yerde ise mesela çatışma dahi olmamış. Ama büyük kısmı vatandaşların uyarılarına rağmen komutanlarının emrinden çıkmamış. Şunu da belirtmeliyim ki Harbiyelileri suça bulaştıran kendi komutanları. Ama duruşmada Harbiyelilerin çoğu bu komutanlarına tek laf bile etmedi. Hatta avukatları aynıydı. İlk derece mahkemelerindeki yargılamalarda askeri öğrencilerden 61’i ağırlaştırılmış hapis cezası, 352’si müebbet hapis, 106’sı süreli hapis, 154’ü de beraat etmişti. Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası alanların bir kısmının cezaları Yargıtay tarafından bozuldu, muhtemelen bir kısmı daha az ceza alacak, bir kısmı hakkında da ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilecek. Harbiyelilerin hepsi suçlu, ya da hepsi masum demek doğru değil. Her bir sanığın eylemine, bulunduğu koşullara bakmak gerekir.”
Erdoğan’da Stockholm sendromu…
Biz NATO’yu genişletirken onlar 15 Temmuz’da ne yaptı?https://t.co/5SDD3TqxwW pic.twitter.com/qGnt8xeBiM
— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) July 11, 2023
Üst akılmış, düzenbazlar; Amerika,AB,NATO bilmeyen cahillere, FETO da bir sürü maşadan biri.