Marmara Üniversitesi Fizik Bölümü mezunu olan Çiğdem İ., uçaklarda türbülansı önceden tespit eden Cafa adlı bir tip geliştirdiğini ve bunu Kanadalı bir firmaya sattığını söyleyerek yakın çevresi ve arkadaş ortamından yüzde 30 kâr vaadiyle 20 milyon lira topladığı iddia edildi. Olay, mağdurlar paralarını alamadıkları için nisanda savcılığa suç duyurusunda bulunmasıyla ortaya çıktı.
ŞİRKETİN AMACI BİLGİSAYAR PROGRAMCILIĞINDA HİZMETMİŞ
10haber’den Masum Gök’ün haberine göre, ‘Türbülans önleyen çip’ vurgunuyla ilgili yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Çiğdem İ.’nin yeni bir buluşmuş gibi sunduğu Cafa Chip adıyla 11 Eylül 2023’te bir şirket kurduğu belirtildi. Şirketin tek sahibi Çiğdem İ. olduğu görüldü.
Ticaret Sicil Gazetesi’nde şirketin amacı hakkında “Her türlü sistem, teknoloji ve bilgisayar donanımı ve yazılımı konusunda her türlü işlemle meşgul olmak bilgisayar ağları, Telekom ağları haberleşme sistemleri kablolama ve network kurulumu ve bakım onarım, teknik servis, internet programcılığı ve her türlü internet servisleri, internet üzerinden ses taşıması ürünleri ve bunlarla ilişkin tüm hizmetleri web tasarım web tabanı uygulama yerel ve geniş alan ağları ürün ve tüm ilişkili hizmetleri bilgisayar programcılığı alanında hizmet göstermek…” denildi.

İFADESİNDE NE DEMİŞTİ?
Sabah’ın aktardığına göre, Çiğdem İ., savcılıktaki ifadesinde kendisinin de mağdur olduğunu, o dönem asistan olduğu için akademisyen olarak kendini tanıttığını söylemişti. Projesini Kanadalı bir firmaya 27 milyon dolara sattığını ancak parayı alamayınca birkaç gün önce 5 milyon Euro’ya bir Türk firmasına sattığını belirtmişti. Çiğdem İ., yatırımcıların özgür iradeleriyle yatırım yapmayı kabul ettiklerini söylemişti.

Dünyada faydalı buluşların tek ortaya çıkma yolu, yardım ve kâr ortaklığı yoluyla sermaye elde edilmesidir. Bu yolun önceden tıkanarak ülkemizdeki gelişmelerin engellenmesi maksadıyla yapılmış olma olasılığı da vardır. Tıpkı dünyanın kurtuluşunun tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliğine bağlı olması, ama bunun ne hikmetse hükûmet politikalarıyla dışa bağımlı hale getirilmesi; tek çıkar yolunun bürokrasiye rağmen bireysel girişim olmasına rağmen bu yol, çiftlik bank projesiyle baltalanmış oldu. Çok tesadüf gibi gelse de aslında her şey önceden planlanmış da olabilir. Şu andaki etin fiyatı, küresel sermayeye kuklalık yapan devlet yöneticilerinin yüzünden yükselmiş diyebiliriz. Yani tek kurtuluş, halkın birleşerek verimli çiftlikler kurması olabilirdi. Var olan politikacılarla değil, var olan politikacılara rağmen bu ülkeyi kurtarmak zorundayız.