VERYANSIN TV
Kentsel dönüşüme yönelik düzenlemeler içeren “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’daki “rezerv yapı alanı” tanımında değişikliğe gidildi.
Yasayla artık yalnızca boş alanlar değil, bina bulunan alanlar da maliklere sorulmadan rezerv yapı ilan edilebilecek.
Rezerv alan ilan edilen yerdeki konutlar mahkeme süreci dahil 90 gün içinde boşaltılacak.
Düzenlemeyi Veryansın Tv’de Eray Çelebi’nin sunduğu ve Serkan Öz’ün katıldığı ‘Gündem Özel’ programında değerlendiren avukat İsmail Hakkı Atal, mülkiyet hakkının gasp edildiğine dikkat çekti.
Atal “Türkiye’nin bir an önce ucube Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde kurtulması gerekiyor. Hak gaspı kentte yaşayan tapulu mülkiyet hakkına kadar geldi. Sadece köyde yaşayan yurttaşın arazisi, zeytinliği değil, artık bizim şehir merkezindeki konutlarımız da tehdit altında. Sapa sağlam yapılar bile riskli alan tespit edilebilecek. Buralar yıktırılıp, yerine büyük plazalar yaptırılabilecek.” diye konuştu.
‘AYM 2 KEZ İPTAL ETTİ’
Benzer bir düzenlemenin daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından 2 kez iptal edildiğine dikkat çeken Atal, şu ifadeleri kullandı:
“AYM, daha önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na mülkiyet hakkına kentsel dönüşüm kılıfı altında el koyma yetkisi veren kanun yetkisini 2 defa iptal etmiş. İptal edilen düzenlemede “Riskli yapıların dışında kalan, Bakanlıkça gerekli görülenler de riskli yapılar kapsamında alınır” denilmiş.
Şimdi bu iptal edilen düzenlemenin bir benzerini yeniden Meclis’ten geçirdiler.
‘MÜLKİYET HAKKINA EL KOYMA YETKİSİ’
6306 sayılı yasaya ek kanun maddeleri ekleyerek vatandaşın mülkiyet hakkını belli bir kılıf, belli bir usul çerçevesinde el koyma yetkisi veriyor. Kime? Cumhurbaşkanlığı tarafından tayin edilecek ‘Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’na.
Örnek verelim. Senin binan sapa sağlam duruyor. Onun yanındaki bina çökmüş. Yasayla kurulan Kentsel Dönüşüm Başkanlığı bu sağlam binayı da riskli yapı olarak tespit edebilecek. Ve bunu bir nevi toplu konut uygulaması ve afet uygulaması kapsamında belli bir paraya bütün bir rant projesi kapsamında yapabilecek.
‘VATANDAŞ İZİN VERMEZSE ZORLA YAPACAKLAR’
Ayrıca kanunun 7. maddesine bir fıkra ekliyor.
Şunu söylüyor:
‘Eğer riskli yapı tespitinin yapılmasının engellenmesi durumunda Afet Dönüşüm Başkanlığı’nca veya idarece talep edilmesi halinde mülki idare amiri tarafından verilecek izne istinaden kolluk kuvveti marifetiyle kapıları açmak suretiyle resen tespit yaptırılır.’
Yasayla, yeni kurulan bu başkanlık, daha önce çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından risksiz bulunan konutların kapısına da dayanacak. Vatandaş izin vermezse polis marifetiyle açtıracaklar. Sonra da ‘Burası risklidir, biz burayı rezerv yapı alanı ilan ettik, burayı kentsel dönüşüme sokuyoruz. Al sana da 10 bin lira’ diyecek. Sonra kendi müteahhitlerine kazandıracak. Belki de buralara göçmenlerin ihtiyaçlarına yönelik konutlar yapılacak. Vatandaşın anayasal, kutsal mülkiyet hakkı gasp edilerek. Böylece mülkiyet hakkı gaspı kırsal alanlardan kent merkezine de geliyor. “
KENTSEL DÖNÜŞÜM YASASI ‘GÖÇMEN DEPOSU’ HAZIRLIĞI MI?
Söz konusu rezerv alanlara kaçak göçmenlerin yerleştirilebileceği endişesini de dile getiren Atal şunları söyledi:
“Bir taraftan da Dünya Bankası’ndan kredi aldıklarını da görüyoruz. Dünya Bankası’ndan aldıkları finansmanı da Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’na tahsisli olarak kullanılacağını kanuna koymuşlar.
Perde arkasında büyük İsrail devleti projesi kapsamında şimdi Gazze’de katliam yapılıyor. Blinken Türkiye’ye geldi. 1 milyon Filistinliyi Türkiye’nin alacağı yönünde spekülasyonlar var. Türkiye’yi Araplaştırma projesi karşılığında, Türkiye’yi Ortadoğu’nun Doğu Akdeniz’de göçmen deposu yapma karşısında, belki de kentsel dönüşüm yasası bir hazırlık. Dünya Bankası’ndan alınan krediler bunun için mi kullanılacak? Bir taraftan da AKP’nin Türkiye’yi beton cumhuriyetine döndürmek istemesini de besleyecek bir yasa bu. “
Atal söz konusu düzenlemeyle ilgili Meclis’teki oylamaya muhalefetten 195 milletvekilinin katılmamasına da tepki gösterdi. Atal muhalefete “Bu gerçekten isyan edilmesi gereken bir durum” diye tepki gösterdi.
Programın tamamını izlemek için tıklayın:









