Bir ülkenin borcunu ödenmeme riskini hesaplamak için kullanılan kredi risk primi (CDS), Türkiye’de 3 yılın ardından ilk kez 350 baz puanın altına inerek 348,2 seviyesine geldi.
CDS PRİMİ NEDİR?
CDS, Credit Default Swap teriminin kısaltması olarak kullanılıyor. CDS risk primi borç alacak ilişkisinde borcun ödenmeme riskini hesaplamak için kullanılan bir finansal orandır. İki ülke arasında yapılacak olan anlaşmalarda borcun ödenmeme riskine karşı alacaklı tarafın sigortalama bedeli olarak borca yansır. CDS primi yüksek olan ülkelerde kredi maliyeti de yüksek olur. CDS primi hesaplanırken her 100 puan yüzde 1 kredi maliyeti olarak yansır.

Ekonomist Mahfi Eğilmez, CDS konusunu şöyle anlatır:
“CDS, bir kişi ya da kuruluşun, kredi sahibinin karşılaşabileceği alacağın ödenmemesi riskini belirli bir bedel karşılığında üstlenmeyi kabul etmesinin bedelidir. Bu çerçevede bir anlamda kredi sigortası gibi çalışır.
Yunanistan devletinin borçlanma tahvilini alan bir kurum düşünelim. Bu kurum bu tahvil karşılığında Yunan devletine belirli bir faiz karşılığında belirli bir süre için kredi vermiş olur. Vade sonunda tahvili verecek ve anaparasını, birikmiş faiziyle birlikte geri alacaktır.
Diyelim ki bu kurum Yunanistan’ın bu tahvilin bedelini geri ödeyeceğinden endişe duyuyor olsun. Bu durumda bu kurum bu tahvili CDS işlemi yapan kuruluşa götürecek ve ona belirli bir bedel ödemek suretiyle Yunan devletinin vade sonunda ödememesine karşılık CDS şirketinin ödemesi garantisini satın alacaktır. İşte bu kurumun CDS şirketine ödediği prime CDS primi (risk primi) deniyor. Bir ülkenin ya da şirketin CDS primi ne kadar yüksekse borçlanma maliyeti de o kadar yüksek demektir. Çünkü bu prim ister istemez faize yansımaktadır.”