VERYANSIN TV
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Jeffrey Epstein, tutuklu bulunduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu.
Epstein’ın kız arkadaşı Ghislaine Maxwell, bazı zenginler, ünlüler ve devlet görevlileri için reşit olmayan kızların fuhuş tuzağına çekilmesi organizasyonunda Epstein’ın yasa dışı faaliyetlerine yardımcı olduğu iddiasıyla yargılandığı davada suçlu bulunmuştu.
Hangi ünlü isimlerin fuhuş organizasyonunda yer aldığı tartışılırken, ABC News Epstein’ın ABD Dışişleri Bakanlığı’na yaptığı çift pasaport başvurusuyla ilgili dikkat çeken bir habere imza attı.
Buna göre Epstein, söz konusu başvuruda kendisini 7 Nisan 2005’te İstanbul’a götürecek ve oradan Bakü, Azerbaycan üzerinden Kabil’e ulaştıracak yolculuğunun ayrıntılarını verdi.
Özel jetiyle yaptığı bilinen seyahatlerini bildirmemiş olabileceği değerlendirilen Epstein’in bu başvurusunun ardından İstanbul’a gelip gelmediği bilinmiyor.
ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NA ACİL TALEP
ABC News’in haberine göre Haziran 2011’de ABD Dışişleri Bakanlığı, Avrupa’ya ve birçok Afrika ülkesine yapılacak geziler için ikinci bir ABD pasaportu isteyen Amerikalı bir işadamından acil bir talep aldı.
Jeffrey Edward Epstein tarafından yazılan mektupta, “Sık sık son derece kısa sürede, aynı anda birden fazla vize almamı gerektiren birden fazla destinasyona güzergah içeren uluslararası geziler planlamam isteniyor, bu da ikinci bir pasaport olmadan bu kadar kısa sürede mümkün değil” denildi.
Kendisini uluslararası bir mali danışmanlık firmasının başkanı olarak tanımlayan Epstein, önümüzdeki haftalarda Fransa, Sierra Leone, Mali ve Gabon’a iş gezileri planladığını söyledi.
Mektupta “Lütfen bana ikinci bir pasaport verin, böylece Fransa’da mevcut pasaportumu kullanırken Afrika’ya yönelik 3 vizeyi de alabilirim” ifadeleri kullanıldı.
Mektup, Epstein’ın otuz yıl boyunca sunduğu çeşitli pasaport başvuruları arasında bulunuyor.
Belgeler, Epstein’in halihazırda Afganistan, Kazakistan, Senegal ve Türkiye gibi kayıtlarda yer almayan ülkelere seyahat etme niyetini ortaya koyuyor.
İLK BAŞVURU 1980’DE
Epstein 1980’lerde iki kez ABD pasaportunun kaybolduğunu veya çalındığını bildirdi; Dosyalarda yer alan açıklamalara göre, bir kez Londra’da siyah bir taksiyle geride bırakılmış, bir kez de bir restoranda yemek yerken “ceketinin cebinden” çalınmıştı.
26 Şubat 1985’te pasaportunu değiştirmek için yapılan başvuruda Epstein, o sırada Londra’da ikamet ettiğini bildirdi. Verdiği ve daha önce Epstein ile ilişkilendirilmeyen adres, yabancı elçiliklerle çevrili bir bölgede bulunuyor.
Epstein’ın 1993 pasaport başvurusunda saçlarının ağardığı ve servetinin arttığı görülüyor. New York City’deki Doğu 69. caddede listelenen adresi, İran büyükelçisinin eski ikametgahıydı ve Epstein bu mülkü kiralamadan önce Dışişleri Bakanlığı tarafından devralınmıştı. Hükümet daha sonra Epstein’ın şehir evini izinsiz olarak kiraya vermesi ve kirayı artırması üzerine kira sözleşmesini feshetti.
ABC News’in elde ettiği kayıtlar, Epstein’ın İsrail’e ve Ürdün ve Suudi Arabistan da dahil olmak üzere bazı Arap ülkelerine seyahat ederken “çelişkili vize damgalarını önlemek için” ikinci bir pasaport başvurusunda bulunduğu çok sayıda örneği de içeriyor.
İSRAİL’İN ESKİ BAŞBAKANI İLE BAĞI
Epstein’ın İsrail’in eski başbakanlarından Ehud Barak’la uzun süredir devam eden bağlantıları vardı. Barak, Epstein’ın ABD Virjin Adaları’ndaki özel mülküne yapılan bir ziyaret de dahil olmak üzere, Epstein’ı “ondan fazla ama yüzden çok daha az” kez ziyaret ettiğini kamuoyu önünde kabul etti. Barak 2019’da The Daily Beast’e Epstein’la “hiç bir partiye katılmadığını” ve onunla “kadınlar veya kızlarla birlikte” hiç tanışmadığını söyledi.
Bir New York Times köşe yazarı, 2019’da Epstein’ın, hiçbir delil olmaksızın, Suudi Arabistan’ın veliaht prensi Muhammed bin Salman ile sık sık konuşmakla övündüğünü bildirdi.
Sorun, iki yıl sonra Epstein’ın İsrail ve Afganistan’a planlı bir gezi yaptığını bildirdiğinde yeniden ortaya çıktı.
EK PASAPORT TALEBİNDE İSTANBUL DETAYI
Ek pasaport talebinin bir parçası olarak Epstein, 2005 baharında iki birinci sınıf seyahat rezervasyonu yaptığını belirten seyahat programlarını sundu.
İlki o yıl 29 Mart’ta Londra’dan Tel Aviv’e gidiyordu. Epstein ayrıca kendisini 7 Nisan 2005’te İstanbul’a götürecek ve oradan Bakü, Azerbaycan üzerinden Kabil’e ulaşacak yolculuğunun ayrıntılarını da verdi. Kayıtlar onun bu geziyi gerçekten yapıp yapmadığını göstermiyor. Epstein’ın Kabil’den planlanan ayrılış gününde, eski ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Başkan Hamid Karzai ile ortak basın toplantısı için Afganistan başkentine habersiz bir ziyarette bulundu. Rumsfeld ve Epstein’ın ziyaretlerinin bağlantılı olduğuna dair hiçbir kanıt yok.
SEYAHATLERİNİ BİLDİRMEMİŞ OLABİLİR
ABC News daha önce Amerika Birleşik Devletleri Polis Teşkilatı’nın, ajansın Epstein’ın yurt dışı gezilerini araştırdığını gösteren kayıtlarını ele geçirmişti. Ocak 2019 tarihli bir raporda, “Soruşturma, Epstein’ın özel uçaklar kullanarak uluslararası seyahatler yaptığını ve tüm uluslararası seyahatlerini bildirmemiş olabileceğini ortaya koyuyor” dedi.
FBI ajanları Epstein’ın New York’taki evinde bir arama emri çıkardığında, içinde 48 adet elmas ve 70.000 dolar nakit bulunan kilitli bir kasa buldular.
SUUDİ ARABİSTAN ADRESLİ PASAPORT
Ayrıca üzerinde Epstein’in resmi bulunan ancak başka birinin adı ve Suudi Arabistan’da adresi bulunan üç ABD pasaportu ve bir Avusturya pasaportu da ele geçirildi.
Müvekkillerinin kefaletle serbest bırakılmasını isteyen Epstein’ın savunma avukatları, iki ABD pasaportunun süresinin dolduğunu söyledi. İddiaya göre yabancı pasaport Epstein’a “bir arkadaşı tarafından” verilmişti ve Epstein bunu seyahat etmek için hiç kullanmamıştı. Bu belgeyi 1980’lerde Orta Doğu’ya seyahat ederken kişisel korunma amacıyla aldığını ileri sürdüler.
2003 yili civarinda abd de cosmopolitan dergisinde bir mankenin bir suudi prensinin davetlisi olarak arabistana adamin evine giderek bir kac hafta kalmasini anlatan bir yazi okumustum. Dunyanin cesitli ulkelerinden onlarca kadinin ayni anda kendi ifadesi ile misafir edildigi ve hediyeler verildigini anlatiyordu. Bu organizasyonlari kimler yapiyordu acaba?