Türkiye ile Rusya arasındaki krizi fırsata çevirmeye çalışan ABD’nin bazı ‘Ankara gazetecilerini’ etkilediği görülüyor. Haber Türk Ankara temsilcisi Muharrem Sarıkaya, ‘Suriye’de yaşananların yarattığı en önemli gelişme nedir derseniz, müttefiklerin birbirini tekrar anımsaması yanıtını veririm’ ifadelerini kullandı.
PKK/YPG’ye karşı Türkiye’ye karşı kullanmak üzere binlerce tır silah veren ve üst üste ülkemize yönelik düşmanca yaptırımlara imza atan ABD, İdlib krizinin ardından yine “müttefik” olmaya başladı. 15 Temmuz darbe girişiminin failleri arasındaki NATO da Ankara’ya fiili olmasa da sözde destek mesajlarını artırdı.
Türkiye ile Rusya arasındaki gerilimden yararlanmak isteyen ABD, Ankara’ya üst üst önemli isimlerini göndermeyi sürdürüyor.
Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi James Jeffry ile birlikte ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft’ın da gelmesi dikkat çekti.
Haber Türk Ankara temsilcisi Muharrem Sarıkaya, “Suriye’de yaşananların yarattığı en önemli gelişme nedir derseniz, müttefiklerin birbirini tekrar anımsaması yanıtını veririm” ifadelerini kullandı.
Sarıkaya’nın yazısının satır başları şöyle:
Suriye’de yaşananların yarattığı en önemli gelişme nedir derseniz, müttefiklerin birbirini tekrar anımsaması yanıtını veririm.
Bunun için de oldukça fazla veri bulunuyor.
Öncelikle, daha 3 ay öncesinde oldukça sıkıntılı süreç yaşanan ABD ile yeni bir dönemin kapısı aralandı.
Avrupa Birliği yeniden anımsandı; bu arada sığınmacılar da unuttukları Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne hatırlattı.
Rusya, Türkiye’nin NATO müttefikleri ile ne denli güçlü bağı olduğunu bir kez daha deneyimledi.
İlişkilerini farklı kompartımanlarda yürüttüğü Türkiye ile İdlib sahasında yaşadığı sorunu, diğer alanlarda iyileştirme yaparak çözmeye çalıştı.
Son noktada, İdlib sorununun diplomasi yoluyla çözülmesi konusunda herkes hemfikir oldu.

( Metin Aktaş – Anadolu Ajansı )
ABD NEYE DESTEK VERİYOR?
Şunu belirteyim ki Suriye’nin 2 savaş uçağının düşürülmesi, “sürü” davranışı içinde silahlı insansız
hava araçlarının saldırısı ve bazı stratejik noktaların vurulması önemliydi.
Zaten bunlar olduktan sonra Rusya, dolayısıyla da Şam’ın daha makul noktaya gelmesi sağlandı.
Randevuların verilmesi, heyetler arası görüşmelerde çatışmazlık süreçlerine geri dönüşün dile getirilmesi ve baştan dayatılan haritalardan da vazgeçilmesi bu sürecin getirileriydi.
Konu hakkında epey bilgi sahibi olan bir diplomat ile dün sohbet ederken önemli bir noktaya dikkat çekip şunları söyledi:
“NATO ve ABD teknik ve istihbarat desteğini esirgemedi. Hem bizim Koral sistemimiz, hem de onların elektronik harp karıştırıcıları ve istihbaratı etkiliydi. NATO’nun siyasi hamlesi de Rusların muhakemesinde önemli yer etti.”
KRİTİK ZİYARETÇİ
ABD’nin bu konudaki tutumunun samimi olduğunu, İdlib’i Türkiye’yi yeniden kazanma trampleni olarak kullanmak istediği açık.
Ancak zaten sıklıkla Ankara’yı ziyaret eden ABD Başkanı’nın Suriye Özel Temsilcisi James Jeffry ile birlikte ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft’ın da gelmesine anlam verememiştim.
Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu’nun da Ankara’da bulunması konuyu daha dikkat çekici hale getirmişti.
Aktardıklarına göre ABD, desteğini güçlü göstermek için BM nezdindeki temsilcisini yollamış, Sinirlioğlu da ona refakat etmek için gelmiş.
Avrupa Birliği konusunda ise tam anlamıyla sorun yaşanıyor.
AB, sığınmacıların Yunanistan sınırına yollanmasına sıcak bakmıyor, bunun bir göç hareketi değil, planlı bir eylem olduğunu belirtiyor ve önlenmesini istiyor.
Anlaşılan o ki iş biraz daha uzarsa başka problemlerle karşılaşılması kaçınılmaz.
Belki bu AB kararı olmayabilir, ama bazı başat ülkelerin sınırlarını tamamen kapatma yoluna gitmesi Ankara’yı da sıkıntıya sokabilir.
AB de verdiği sözleri daha fazla uzatmadan yerine getirmesi konusunda adım atacak gibi duruyor…”
Bakın şuna dikkatinizi çekmek isterim. Bahar Pınarı harekatı başladığında Abd, Kuzey Suriye den, Türkiye sınırından daha güneye çekilirken buraları niçin “müttefiki” Türkiye ye değilde “düşmanı” Rusya ya terk etti ? Aralarında gizli bir anlaşma olduğu kesin değil mi ?