VERYANSIN TV
TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı’nın geçtiğimiz günlerde katıldığı Bursa Uludağ Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde “İran’ın rahatsız etmek zorundayız” dediği ortaya çıkmıştı.
Bu etkinlikte Türkiye’nin uyguladığı dış politikayla uyumlu uluslararası yayıncılık yapmak zorunda olduklarını belirten Sobacı, “Bu yılın sonunda TRT Farsça geliyor. İran’ı rahatsız etmek durumundayız. İran’ı rahatsız etmek zorundayız. 41 dil ve lehçede yaptığımız web ve radyo yayınlarını dış yayınlar bağlamında daha kaliteli bir noktaya getirmek durumundayız.” ifadelerini kullanmıştı.
1-TRT Genel Müdürünün İran’ı rahatsız etme zorunluluğu gibi akla ziyan açıklaması son günlerde yaşanan ve hükümetin dış politikasını toptan değiştirmekte olduğuna dair endişeleri daha da artırmıştır
— Prof. Dr. Hasan Ünal (@hasanunal1920) October 13, 2024
Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Hasan Ünal, Sobacı’nın çıkışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sobacı’nın İran’ı hedef alan mesajı için “akla ziyan” nitelemesinde bulunan Ünal, çıkışın arkasında yatan muhtemel gerçekliklere ilişkin olarak “Hükümetin dış politikasını toptan değiştirmekte olduğuna dair endişeleri daha da artırmıştır.” dedi.
Prof. Ünal, Sobacı’nın çıkışıyla birlikte olası dış politika değişikliğinin mevcut jeopolitik ortama hiç uygun olmadığını ifade ederek “Amerika ile Kürdistan pazarlığı yapıldığı” şeklindeki iddiaların tehlikesine işaret etti.
Dış politikada alınması gereken tutuma ilişkin de mesajlar veren Ünal, “ABD Orta Doğu’daki angajmanlarını azaltmaya çalışırken yapılması gereken başta Suriye, Irak ve İran ile birlikte kukla devlet projesine karşı çıkmaktır” dedi.
Ünal, X’teki paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“1-TRT Genel Müdürünün İran’ı rahatsız etme zorunluluğu gibi akla ziyan açıklaması son günlerde yaşanan ve hükümetin dış politikasını toptan değiştirmekte olduğuna dair endişeleri daha da artırmıştır
2-Böyle bir açıklamayı TRTGM’nün yapmasındaki acemilik vs. bir yana ima edilen dış politika değişikliği mevcut jeopolitik ortama hiç uygun olmadığı gibi içerden de hiç destek bulamayacak hatta ciddi tepkiyle karşılaşacaktır
‘AMERİKA İLE KÜRDİSTAN PAZARLIĞI YAPILDIĞI İDDİASI…’
3-Amerika ile Kürdistan pazarlığı yapıldığı iddiası doğru ise kelimenin tam anlamıyla abesle iştigaldir. Biz Suriye ve Irak’tan çekilelim ama Kürtlere siz sahip çıkın şeklinde yapıldığı söylenen pazarlık gereksiz çünkü Amerika buralardan zaten çekilecektir
4-Çok kutupluluğun iyice yerleştiği ve Amerika’nın gücünün dünya çapında dengelendiği bir uluslararası ortamda ABD Orta Doğu’daki angajmanlarını azaltmaya çalışırken yapılması gereken başta Suriye, Irak ve İran ile birlikte kukla devlet projesine karşı çıkmaktır
5-Bunun yerine kukla devlete taşıyıcı annelik yapmaya kalkışmak bir daha düzelmeyecek biçim ve içerikte Suriye, Irak ve İran ile ilişkilerimizi bozar. Suriye konusundan dolayı Rusya ile yeniden papaz oluruz ve Batı dünyasından bir yardım ve destek de gelmez
‘BÜTÜN ARAPLARI BİZE DÜŞMAN EDER’
6-Suriye’nin PKK/PYD işgali altındaki bölgeleri ile Kuzey Irak’ı da içine alan bir konfederasyon projesi bütün Arapları bize düşman eder. Arap devletlerinin toprak bütünlüğünü bozan bir devlet olduğumuz için bize karşı ortak cephe oluştururlar. İran da tamamen aleyhimize döner
7-Böyle bir projede TR yönetilemez. Aşırı milliyetçi PKK ve diğerlerinin Türkiye’nin iç yönetiminde etkili olması Ankara’yı laçka hale getirir, ülke içindeki Kürt kökenli herkes – karışık eviliklerden doğanlar da dahil olmak üzere – Büyük Kürdistan’ın doğumuna hazırlık yapar
8-Türkiye’nin bütün kaynakları Araplara ve İran’a karşı savunma harcamalarına gider ve sonunda Büyük Kürdistan Türkiye’den de kocaman bir parça kopararak doğmuş olur. Öte yandan böyle bir konunun hangi Amerika ile pazarlık edildiği de önemli bir konudur
‘İSRAİL LOBİSİ…’
9-Örneğin Biden-Harris ile yapılan bir pazarlık varsa akar suya yazı yazmak demektir. Vaşington’da çoğunluğu İsrail lobisinin kontrolünde/etkisinde olan düşünce kuruluşları ile konuşulduysa hikaye demektir. Sonuçta ortaya çıkacak sorunları hiçbir ABD yönetimi sahiplenmez
10-İçerde böyle bir projenin hayata geçirilmesi ise tank birliklerine karşı tabancalarla cephe savaşına tutuşmak gibi bir senaryoya benzer çünkü aynı suyla defalarca yıkanılmaz. Analar ağlamasın teraneleriyle yürütülen PKK açılımının nası duvara tosladığı hala hafızalarda taze
11-Üstelik çok ağır bir ekonomik krizle adeta boğuşan halkın hiç gündeminde olmayan bu konuların PKK’nın ülke içinde tamamen yenildiği bir noktada yeniden gündem yapılmasını halk büyük ihtimalle elinin tersiyle iter
12-Bu süreç ciddi ciddi bütün unsurlarıyla ortaya çıktıkça MHP’nin destek vermeyeceği açıktır. Hatta AKP içinde de ciddi bir kırılma yaşanması kuvvetle muhtemeldir. CHP’nin destek vermeye kalkışması ise sonuçta siyasi intiharı olur
‘DEM OYLARINI ALIP…’
13-Durum bu kadar açıkken ve siyasal Kürtçülüğün dayatmasını yapan ABD ve hempalarının gücü azalırken, böyle bir projeye yönelmenin hiçbir mantığı olamaz. Sadece AKP içindeki siyasal Kürtçü ve siyasal islamcı damarı tatmin etmek anlamına gelir
14-Bu adımları atarak DEM oylarını alıp CB’nı yeniden seçtirmek fikri en basitinden acemiliktir. Çünkü DEM’den gelecek her oy karşılığında bu projeye oy veren partilerin her biri Türkiye’nin diğer bölgelerinde en az birkaç oy kaybedeceklerdir
15-Mevcut krizde feryad eden büyük kitleler için sosyal politikalara/sosyal konut projelerine yönelmek ve kamucu yatırımlara girişerek Türkiye’nin her bölgesinden oy almaya çalışmak yerine neden sadece DEM oyları üzerine oyun planı yapıldığını halk affetmeyecektir”