1. Haberler
  2. Gündem
  3. CVP: İkinci bir yetmez ama evet kandırmacasına izin vermeyeceğiz

CVP: İkinci bir yetmez ama evet kandırmacasına izin vermeyeceğiz

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (CVP), yeni anayasa tartışmalarına sert tepki gösterdi. CVP'den yapılan açıklamada anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilemeyeceği hatırlatılarak, İstanbul Barosu Başkanı seçilen İbrahim Kaboğlu’nun "değiştirilemez maddelerin olumlu şekilde değiştirilebileceği" yönündeki açıklamalarının hukuki olmadığı belirtildi.

featured

CVP, sosyal medya hesaplarından yayımladığı açıklamayla yeni anayasa tartışmalarına tepki gösterdi.

Bölücü listesiyle İstanbul Baro seçimini kazanan İbrahim Kaboğlu’nun Anayasa’nın ilk 4 maddesini hedef almasının ardından yapılan açıklamada “Kürtlerin, gelecekte ABD-İngiltere-İsrail emperyalizmi tarafından (tıpkı Filistin halkı gibi) katledilmesine neden olacak bir projedir ve buna izin vermeyeceğiz.” denildi.

“İkinci bir yetmez ama evet kandırmacasına izin vermeyeceğiz” başlığıyla yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Anayasanın değişmez maddelerine dokunulamaz. İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu’nun değişmez maddelerin olumlu olarak değiştirilebileceği söylemi hukuki olmadığı gibi aynı zamanda izafidir. Yapılacak değişikliğin olumlu anlamda olup olmadığına kim karar verecektir? Kime göre olumlu, neye göre olumludur? Bu tip izafi tartışmaların önüne geçmek için ilk 4 madde değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez şekilde korunmuştur.

Seçilmesi meşru olmayan bir cumhurbaşkanının olduğu hükümet, anayasa değişikliği yapamaz. Meşru ve hukuki değildir. Zira anayasaya göre seçilme yeterliliği olmayan cumhurbaşkanının olduğu hükümetin verdiği teklifler ve kararlar yok hükmündedir.

Şu andaki Türkiye Büyük Millet Meclisi, millet meclisi olma yeterliliğini kaybetmiştir. AKP-CHP-MHP-DEM koalisyonu toplumsal tabanını yitirmiş olup, anketlerden %40 kararsız seçmen çıkarken, meclisteki sandalye sayısı Türk milletinin gerçek iradesini yansıtmamaktadır. Dolayısıyla AKP-CHP-MHP-DEM koalisyonu anayasanın ilk 4 maddesi dışında kalan maddelerde de değişiklik yapamaz. Böyle bir değişiklik teklifi dahi hukuken yok hükmündedir.

Bugün Türkiye’de hukuk sisteminin çökmesine neden olan 12 Eylül 2010 referandumudur. 2010 referandumunda “yetmez ama evet” kandırmacasıyla yapılan anayasa değişikliği sonrası HSK’nin yapısı değiştirilmiş ve yargı önce FETÖ’ye teslim edilmiş, sonra da hükümetin aparatı haline getirilmiştir. Bugün ülkede yaşadığımız hukuksuzlukların ve adalet sisteminin çökmesinin sebebi olan 2010 referandumundan İstanbul Barosu dahil Türkiye’de tüm barolar ders çıkarmalı, şapkasını önüne koyup; AKP’nin yapacağı hiçbir şeyin hiçbir zaman olumlu olmayacağını anlamalıdır. “Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir” (Albert Einstein).

AKP-CHP-MHP-DEM koalisyonu anayasanın ilk 4 maddesini tartışmaya açarak, Türkiye’nin Doğu-Güneydoğu Anadolu topraklarını kopartıp; gelecekte kurulması planlanan Büyük İsrail Devleti’nin altyapısını oluşturmak üzere uydu bir Kürt devleti fikrine Türkiye’yi hazırlamaya çalışmaktadırlar. Uydu Kürt devleti, Türk milletinin Kürt kökenli yurttaşlarının da dahil olduğu Kürtlerin, gelecekte ABD-İngiltere-İsrail emperyalizmi tarafından (tıpkı Filistin halkı gibi) katledilmesine neden olacak bir projedir ve buna izin vermeyeceğiz.”

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!