1. Haberler
  2. Gündem
  3. Narin cinayeti davasında ikinci gün… İşte tanıkların ifadeleri

Narin cinayeti davasında ikinci gün… İşte tanıkların ifadeleri

Narin Güran cinayeti davasının ikinci gününde ağabey Baran Güran'ın tanık olarak dinlenmesiyle başlandı. Mahkeme başkanının "Evin içinde Enes böyle bir ilişkiyi görseydi ne yapardı" şeklindeki sorusuna da cevap veren Baran Güran, "Ev içinde Salim’in anne ile bir ilişkisi olsa Enes, Salim ve Nevzat’ı görseydi kafasına sıkardı, silah olmasaydı bıçakla öldürürdü" ifadelerini kullandı. Eski Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren’in tanık Baran Güran'a soru sorduğu esnada baba Arif Güran sinir krizi geçirdi. Salondan çıkarılan Arif Güran, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Öte yandan Narin’in tutuklu yengesi Maşallah Güran'a “Salim Güran ile bir ilişkiniz var mı?” sorusu yöneltildi. Maşallah Güran, ilişki iddiasını reddetti. Daha sonra tanıklar arasında bulunan yaşı küçük çocukların ifadeleri alındı. Salim Güran'ın eşi Melek Güran da "Eltilerimle Salim'in telefonundan ben konuşuyordum. Narin'i, cesedi kim götürmüşse, o öldürmüştür" iddiasında bulundu. 

featured

Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin tutuklu 4 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanmasına devam ediliyor.

8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülmeye başlayan davanın 2. gününde tutuklu sanıklar, Diyarbakır Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nden cezaevi nakil araçlarıyla geniş güvenlik önlemi alınarak Diyarbakır Adliyesi’ne getirildi.

Duruşmaya katılanlar, adliye önü ve içerisinde 2 ayrı noktada yapılan aramadan sonra duruşma salonuna alındı.

BARAN GÜRAN İFADE VERDİ

Tutuklu sanıklar amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran ile Narin’in cansız bedenini Eğertutmaz Deresi’ne sakladığını soruşturma aşamasında itiraf eden Nevzat Bahtiyar ve avukatları duruşmada hazır bulundu. Duruşma kamerayla kayıt altına alınıyor.

Davanın 2. gününe tanıkların dinlenmesiyle başlandı. Bugünkü duruşmada ilk olarak ağabey Baran Güran tanık sıfatıyla dinlendi.

Baran Güran

‘GİZLİ TOPLANTI’

Mahkeme Başkanı, Baran Güran’a “Annen, amcan ve kardeşin sanık, tanıklık yapmama hakkın var” diyerek, tanıklık yapıp yapmak istemediğini sordu. Güran, “İstiyorum” yanıtını verdi.

Baran Güran, “Olayların nasıl buraya geldiğini bende bilmiyorum. Saat 19.00-20.00 gibi kardeşim Muhammet aradı haberim oldu” dedi.

Mahkeme başkanının “aile arasında gizli toplantı yapılmış” sorusuna yanıt veren Baran Güran, şöyle konuştu:

“Olayda bazen bakanlar geliyordu. Misafirler geliyordu evi boşaltın diyorlardı. Görüşeceklerdi. Ben kendim şahit olmadım. Küçük yer olduğu için herkes patlıyordu, sinirleniyorlardı.

Kadınlar bilseydi söylerlerdi. Ortada küçük bir kız var. Olay günü bazı kişiler bir araba geldiğini söylediler. Acaba kaçırıldı mı diye düşündük. 3-4 gün geçtikten sonra şeyhe danıştılar.

Bir ağabeyi, bir kız kardeşinin önünde 7-8 saat beklettiniz adli tıp önünde. Kardeşim daha 18 yaşında, hayatı boyunca karakola gitmemiş. Cezaevi görüntülerinde dik dur Allah büyüktür dedik. O görüntüyü kim yaymış onu da bilmiyorum.

‘KARDEŞİM NEVZAT BAHTİYAR TARAFINDAN KAÇIRILDI’

Kardeşim tepeye çıkmadan önce bu pislik tarafından (Nevzat Bahtiyar) kaçırıldı. Ailem, hayatı boyunca karakol görmemişler. Bundan dolayı farklı ifadeler vermişler. En son Narin’i öptüm acaba benim DNA’m da bulaşmış mıdır diye düşündüm.

Konu Narin olunca annem kimseyi korumaz. Köyde birkaç kez duydum, Nevzat Narin’e para vermiş. Çok soğuk kanlıdır, işleyebilir. Birkaç çocuk içinde sadece Narin’e para vermiş. Nevzat, babamla araba ticaretinden dolayı bu işi yapmış olabilir.

Olayın şoku ile Osman telefon kırdı, ben kafamı duvara vurdum. Annem duymasın diye gece dama çıkıp sessizce ağlıyordum. Salim Güran, amcamdır. Arama sırasında jandarma onu yanından ayırmıyordu.”

‘ENES GÖRSEYDİ KAFASINA SIKARDI’

Mahkeme başkanının “Evin içinde Enes böyle bir ilişkiyi görseydi ne yapardı” şeklindeki sorusuna da cevap veren Baran Güran, “Ev içinde Salim’in anne ile bir ilişkisi olsa Enes, Salim ve Nevzat’ı görseydi kafasına sıkardı, silah olmasaydı bıçakla öldürürdü” ifadelerini kullandı.

BABA ARİF GÜRAN HASTANEYE KALDIRILDI

Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren, Baran Güran’a, “Dün amca Salim Güran bana, ‘neyin peşindesin’ diye soruyor. Ben neyin peşindeyim? Biz Adli Tıp’ın önündeydik. Sana teşhis yaptıracaklardı. Ben o teşhise izin vermedim. Bir ağabey, Narin’in bu kokusunu bu halini görmesin istedim. Onu güzel kokusuyla hatırlasın istedim ama sen dışarıda bile o kokuyu aldın” dedi.

Eren’in sözlerinin ardından baba Arif Güran ağlayarak ve masaya vurarak “Beni öldürün” diye bağırdı. Arif Güran salondan çıkarıldı. Aile bireyleri Nahit Eren’e tepki gösterdi. Salondan çıkarılan Arif Güran, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

‘KÖY DIŞINDA BİR YERE DEFNEDİLMESİNİ İSTEMİYORUM, DEDİM’

Nahit Eren ise tekrar söz alarak, “Duygusal ve manevi bir tepki olduğunu dileyerek özür diliyorum” dedi.

Nahit Eren yeniden Baran Güran’a soru sormaya başladı.

Nahit Eren: Biz Narin’in köyde defnedilmesini istemedik. Sen o zaman ne dedin?

Baran Güran: ‘Köy dışında bir yere defnedilmesini istemiyorum’ dedim.

Nahit Eren: Ben söyleyeyim mi ne dediğini? ‘Bu konuda benim ve babam dışında başkası söz hakkı söyleyemez’ dedin.

Baran Güran: Evet, doğru.

OSMAN GÜRAN: 6 KEZ GİTTİĞİM YOLDA KIRMIZI TERLİĞİ GÖRMEDİM

Tanık olarak dinlenen ve soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan bir süre sonra serbest bırakılan Narin’in kuzeni Osman Güran, Narin’in kaybolduğu 21 Ağustos güne ilişkin şöyle konuştu.

“Enes ile sadece Narin’in kaybolduğu gün görüştüm. Beraber arama çalışmalarına katıldık. Konuşmadık, sadece aynı ortamdaydım. Dedemin evinin önündeydim. Arif Güran aracıyla geldi. Biz petrole gittik bir şeyler aldık. Ben araç koltuğunu kendime göre ayarlarken yerdeki paspasın üzerinde bir terlik gördüm. Muhammet (Salim Güran’ın yeğeni) de ‘yol üstünde bu terliği aldım, unuttum dedi’ dedi. Sonra ben de kolluk kuvvetlerine teslim ettim.”

‘İŞKENCE’ İDDİASI

Duruşmada, anne Yüksel Güran’ın avukatı, Osman Güran’a, “Gözaltında kötü muamele, nezaketsiz davranış, ağır hareket gibi muamelelerle karşılaştınız mı” sorusunu yöneltti.

Güran, ”Gözaltında kötü muamele gördüm. Narin’in cenazesinin bulunduğu gün dişime kerpeten atma, ayak tırnaklarımı çekmeye teşebbüs ettiler. Kaba dayak gibi işkenceler gördük. Suçlunun bulunmasını istiyorduk. Suçlu ailemizin içinde olmadığı için sustuk” diye yanıtladı.

MUHAMMET KAYA: KİMSENİN BANA TERLİĞİ ORAYA KOY TALİMATI OLMADI

Narin Güran’ın “Suçluyu kayırma, Suç delillerini yok etmek” suçlamasıyla tutuklanan kuzeni Muhammet Kaya da şunları söyledi:

“Köyde aramaya başladık. Terliği bulduğum gün, ikinci gündü. Süt almaya gidiyordum yaklaşık 2,5 kilometre es geçtim. Dönüşte aldım belki onundur diye düşündüm. Kimsenin bana terliği oraya koy talimatı olmadı. Benim geçtiğim esnada biri oraya atmış da olabilir. Dönüşte tekrar üstünden geçtim. Terliği bulduğumda direkt Baran’ı aradım. Sonra ağabeyimi aradım. 2-3 dakika geçmedi Baran aradı. Bayram astsubay vardı. Geldi 8 yaşındaki kız 25 numara ona ait olmadığını hiç mi anlamadınız? Terliği ben buldum. Yol üstünde jandarma yoktu. Köye gittik kalabalık vardı. Orada gösterdik artık.”

YENGE MAŞALLAH GÜRAN’DAN ‘KADINLARIN KAVGASI’ SORUSUNA YANIT

Narin’in tutuklu yengesi Maşallah Güran, yemin ettirildikten sonra tanık olarak ifade verdi.

Narin’in cesedinin bulunduğu 8 Eylül günü Tavşantepe Mahallesi’nde kadınlar arasında çıkan kavgaya ilişkin Mahkeme Başkanı’nın sorusunu Maşallah Güran, şöyle yanıtladı:

“Narin’in bulunduğu gün komutan geldi. Yüksel’e haber verdi. Yüksel, ‘Komutanım bana söz verdin, hani Narin’i getirecektin’ deyip çığlık attı. Sonra bayıldı. Ben de ‘Oy Narin hangi şerefsizler sana kıydı’ dedim. Sonra Yüksel’in kız kardeşi geldi. ‘Anlatsaydınız böyle olmazdı’ dedi. ‘Biz bir şey bilmiyoruz. Biliyorsan sen anlat’ dedim. Tartışma çıktı. O sırada kızım bayıldı. Onu aldım, eve gittim.”

Mahkeme Başkanı’nın, Maşallah Güran’a söylediği “Her şeyin herkes tarafından bilindiğini söylemişsin, beni konuşturmayın demişsin” sözlerini hatırlatması üzerine Maşallah Güran, “Hayır, kesinlikle öyle demedim” şeklinde konuştu.

‘SALİM GÜRAN İLE İLİŞKİ’ İDDİASINI REDDETTİ

Mahkeme Başkanı’nın “Salim Güran ile bir ilişkiniz var mı?” sorusu üzerine Maşallah Güran, iddiaları reddetti.

Daha sonra avukatların “Narin’i Nevzat mı öldürdü?” sorusuna Maşallah Güran, “Bilmiyorum, öyle görünüyor” yanıtı verdi. Araya giren Mahkeme Başkanı “Tamam tamam, cevap vermek zorunda değilsin, cevap verme” dedi.

NARİN’İN 7 YAŞINDAKİ KARDEŞİ: SALİM AMCAMI OKULUN YANINDA GÖRDÜM

Tanıklar arasında bulunan yaşı küçük çocuklar ise gözlem odasında pedagog eşliğinde ifadeleri alındı.

Narin’in 7 yaşındaki kardeşi tanık M.E. Güran, şöyle konuştu:

“15.00 gibi yengem geldi. Narin camiye giderken Enes ağabeyimle oyun oynuyorduk. Ben annemin, o da kendi telefonuyla oynuyordu. Saat 16.00-17.00 gibi aşağı bakkalın yanına gittim. Annem işini bitirmişti. Uyandığımda annem evdeydi, hatırladığım kadarıyla ağabeyim evdeydi. Kardeşim Eren, Hediye yengenin geldiğini söyledi, elbiseleri bıraktı. Daha sonra bir tarafta ben bir tarafta ağabeyim köyde soruyorduk. Okulun kamerasına bakarken saat 20.30-21.00 arasındaydı. Salim amcamı okulun yanında gördüm. Daha sonra evlerine gittik Gizem Güran kapıyı açtı. Nevzat onlar da dışarı çıktı. Hediye yenge eve geldiğinde kapıyı Eren açtı. Ben o sırada evde yatıyordum. Salim amcam bize gelmedi. Narin, dışarıdan geldiğinde tek başına kapıyı açabiliyor. Açamazsa kapıya çalıyor.”

Narin’in kardeşi M.E. Güran ifadesi alınırken ağlamaya başladı. Mahkeme başkanı ağlayan çocuğun ifadesini yarım bırakarak diğer tanıkları dinlemeye başladı.

9 yaşındaki tanık çocuk M.K. ise, “Narin’i kaybolduğu gün camide gördüm. Eve geldim, dinlendim. Narin’in caminin ardından bakkaldan çıktığını gördüm. Bir de sarı ot toplarken gördüm” diye konuştu.

SALİM GÜRAN’IN KIZI: NARİN KAYBOLDUKTAN SONRA BABAM HİÇ EVE GELMEDİ

Salim Güran’ın kızı 16 yaşındaki G.Güran ifadesinde, “Çarşıya gittik, 14.30 gibi eve geldik. Babama yemek hazırladık. Aldığımız elbiseleri babamıza gösterdik. Babam yemek yedi, sonra uyudu. Saati tam hatırlamıyorum. Sonra 15.30 gibi çıktı. Babam evden çıktıktan sonra biz evde kaldık. Olay günü Enes evimize hiç gelmedi. Ben de hiç evden çıkmadım. Nevzat’ın babamla araları iyiydi. Birlikte vakit geçirirlerdi. Narin kaybolduktan sonra babam hiç eve gelmedi” şeklinde konuştu.

TUTUKLU YENGENİN KIZI: OLAYIN OLDUĞU GÜN NARİN BİZE GELDİ

Tutuklu tanık Maşallah’ın kızı 16 yaşındaki M. Güran da, “Annemler çok ifadeye gitti. Herkes herkesten şüpheleniyordu. Olayın olduğu gün Narin bizim eve geldi. Annem ablama sordu kim geldi diye. Narin geldi dedi. Narin’in yanına gitmedim. Gözaltına alınmadan önce 17.40 bilinç altıma yerleşmişti. Köylüler bu saatleri söyleyince bilinç altıma yerleşti. Enes İstanbul’a götürülüp geldikten sonra bize geldi ama psikolojisi bozuk olduğu için hiç konuşmadım” ifadelerini kullandı.

SALİM GÜRAN’IN EŞİ MELEK: ENES, O GÜN BİZE GELMEDİ

Duruşmada tanık olarak Narin’in amcası Salim Güran’ın eşi Melek Güran, olay gününü anlatarak, “Saat 12.00’de çarşıya çıktık, 14.00’te eve geldik. Eşim ‘Acıkmışım, bana bir şeyler hazırla’ dedi. Kızlar da kıyafetlerini deniyordu. Sonra biraz uyudu. 15.30 gibi çıktı. Tarlaya gitti. Enes, o gün bize gelmedi. Kızlarım da evdeydi. Ben de çıkmadım. Eşimin yönlendirmelerine şahit olmadım. 1 hafta boyunca eşim sürekli aramalardaydı. Nevzat ile eşimin arası araba meselesi nedeniyle kötüydü. Bu süre zarfında Salim’den şüphelenmedim” dedi.

‘NARİN’İ CESEDİ KİM GÖTÜRMÜŞSE, O ÖLDÜRMÜŞTÜR’

Salim Güran’ın kaçta evden çıktığını hatırlamadığını söyleyen Melek Güran, “Olay günü Nevzat’ı görmedim. Yüksel bize geldi, düğünden bahsediyordu. Benim telefonum yok. Eltilerimle Salim’in telefonundan ben konuşuyordum. Narin’i, cesedi kim götürmüşse, o öldürmüştür. Narin, 16 Temmuz’da Salim’in kullandığı araca bindi. Nişan vardı, düğüne gittik. Narin’i, o öldürmüş olamaz” diye konuştu.

BİRSEN GÜRAN: SALİM AĞABEY BİZİ YÖNLENDİRMEDİ

Maşallah Güran’ın kızı Birsen Güran da şunları anlattı:

“Savcılıkta verdiğim ‘Salim bizi yönlendirdi’ dediğim şeyleri söylemedim, yanlış anladım. Bana ifadem okutmadan imzalandı diye öyle gelişti. Salim ağabey beni yönlendirmedi. Kendimi yanlış ifade ettiğim için ilk mahkemede öğrendim onu. 14.40’ta Narin bize geldi. Annem halamla konuşuyordu. Mahalledekiler, Narin’i ’18’de gördük’ dedikleri için 17.40’ta Narin’i gördüğümü söyledim.

Salim ağabeyle karşılaşırken bana ‘Birsen hangi saatte gördüysen söyle ki devletimiz bir an önce bulsun Narin’i dedi. O günden sonra hiç Salim ağabeyi görmedim. Zaten sürekli jandarmayla birlikteydi. Misafirlerimiz de çok olduğu için onlarla ilgileniyordum. Narin’in bulunduğu gün, askerler yukarı çıkmamıza izin vermedi. Yukarı çıkarken askerler, Yüksel’e ‘Başın sağ olsun’ dedikten sonra bayıldı, ambulansa aldılar.

O sırada Yasemin Hanım bize ‘Siz konuşsaydınız böyle bir şey olmazdı’ dedi. Ben de ‘Sanki bir şey biliyoruz da o yüzden konuşmuyoruz. Sen biliyorsan, sen konuş’ dedim. Ondan sonra kardeşim bizi aşağı götürdü. Sürekli karakola gidip geldiğimiz için; herkes herkese şüpheyle baktığı için böyle söylemiş olabilir.”

Daha sonra duruşmaya 2 saat ara verildi.

ARANIN ARDINDAN DEVAM ETTİ

Avukat: Olaydan 8 gün sonra yine ifade veriyorsunuz, burada baskı gördünüz mü?

– Kim tarafından?

Avukat: Kötü muameleye maruz kaldınız mı?

– Kötü muameleye maruz kaldım. Beni, benim özel hayatımla… (avukat anlatmasını istemedi) Kimseye suç duyurusunda bulunmadım, korkuyorum.

Mahkeme başkanı avukatlara, “Dinlenen tanıklar salonda dursun mu?” diye sordu. Tanıkların salonda durmasına karar verildi. Saat 16.00’ya kadar duruşmaya ara verildi.

15 YAŞINDAKİ R.A., TANIK OLMAK İSTEMEDİ

Duruşma aradan sonra hızlı başladı. 15 yaşındaki tutuklu R.A. (Salim Güran ile telefon konuşması çıkmıştı) mahkemeye getirildi. Mahkeme başkanı “tanık olmak istiyor musun?” diye sordu. R.A. da “tanık olmak istemiyorum” dedi. Mahkeme başkanı “cezaevine geri götürün” dedi. Avukat Nahit Eren bunun üzerine “CMK’nın hangi maddesine göre tanık olmamasının dosyaya eklenmesini istedi.

Mahkeme başkanı da “tamam teşekkür ederim” diye yanıt verdi. Mahkeme, tanık R.A. hakkında benzer iddialar olduğunu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütüldüğünü belirtti. Ayrıca, ileride herhangi bir tartışmaya sebebiyet vermemek için tanıklıktan çekileceğinin hatırlatıldığını ve R.A.’nın da tanıklıktan çekildiğini tutanağa geçirdi.

ARİF GÜRAN’IN KAN ŞEKERİ DÜŞÜK ÇIKTI

DHA’da yer alan habere göre de duruşmada fenalaşarak Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine götürülen ve bir süre acil serviste bekletilen babası Arif Güran’ın, yapılan tahlillerle kan şekeri değerinin düşük olduğu belirlendi. Arif Güran’ın, bir süre daha gözlem altında tutulacağı öğrenildi.

HEDİYE GÜRAN DİNLENDİ

Duruşmada Narin’in amcası Fuat Güran’ın eşi Hediye Güran tanık olarak ifade verdi.

Hakim: Narin’in kaybolduğu günü anlatır mısın?

Hediye: Saat 15 gibi Yüksel’in evine suyu açmaya gittim suyu açtım sonra çıktım. Kapıyı Eren açtı “Annem yatıyor” dedi evde başka kimseyi görmedim. 2. kez eve geldiğimde kapı açıktı. Eve patika yoldan gittim. Yüksel Güran’ın evindeki suyu kapattım. Sonra eve girdim. Yüksel, Enes, Muhammet evdeydi. Enes uyuyordu ben gelince uyandı. Enes’in çıktığını görmedim ama evden çıktı.

Hakim: Evde ne yaptınız?

Hediye: Oturduk sohbet ettik, kıyafetleri valize koyduk.

Hakim: Kaç saat evde kaldın?

Hediye: Bayağı uzun oturduk.

Hakim: Enes ahırda olabilir miydi?

Hediye: Hayır.

Hakim: Bir beyanınızda “Enes uyuyor”, diğerinde “Enes eve geldi” demişsiniz.

Hediye: Ben geldiğimde Enes uyandı onu gördüm.

Hakim: Nevzat’ı tanıyor musun, şüpheli hareketine şahit oldun mu?

Hediye: Hayır.

Hakim: Evlere kamera taktırmışlar.

Hediye: Bilmiyorum. Sadece Hüseyin amcagil olaydan sonra taktı.

Hakim: Neden?

Hediye: Kendi aileleri için.

Hakim: Bu kameraların bulunduğu evlerde gizli toplantılar yapıldı mı?

Hediye: Hayır.

Hakim: Delilleri saklayın veya jandarmayı yanlış yönlendirin diyen oldu mu?

Hediye: Hayır, olmadı.

Hakim: Narin bulunduğu zaman Yüksel nasıldı?

Hediye: Perişandı.

Hakim: Nasıldı, işlediği bir suçun açığa çıkması gibi bir durumu var mıydı?

Hediye: Bir anne olarak yüreği yanar gibiydi.

Hakim: Salim’le hiç görüştünüz mü?

Hediye: Hayır.

Hakim: Salim sizin kayınbiraderiniz değil mi?

Hediye: Evet.

Hakim: Sizin eşiniz gidip geldiğinde size anlatmadı mı bir şey?

Hediye: Hayır, kimse anlatmadı.

Savcı soru soruyor;

Savcı: O gün çıktın Yüksel’e çamaşırları bıraktın suyu açtın ve kapattın. Kendi evinde ne kadar kaldın?

Hediye: Bilmiyorum.

Savcı: Çocukların senin 1 kere evden çıktığını söylemiş.

Hediye: Hatırlamıyor o.

Avukat Nahit Eren, Hediye Güran’a soruyor;

Nahit Eren: Sabah çocuklarınıza kahvaltı hazırladığınızı söylediniz, Abdurrahman kahvaltıda mıydı?

Hediye: Evet.

Nahit Eren: Saat 13.00-15.00 arası nerede olduğunu hatırlıyor musun?

Hediye: Evimdeydim.

Nahit Eren: Oğlun ifadesinde, ‘Ben saat 13:00’te uyandım, annem evde değildi, annemi sadece 17.00 sıralarında gördüm’ diyor. 13.00-15.00 arası neredeydin?

Hediye: Evdeydim.

Nahit Eren:15.00-17.00 arası neredeydin?

Hediye: Evdeydim.

Nahit Eren: Öğleden sonra uyanık mıydı Abdurrahman?

Hediye: Uyuyordu.

Nahit Eren: Salim kendi beyaz arabasıyla o evin önüne ve çevresine park etse görürdün değil mi?

Hediye: Evet.

Nahit Eren: Araç büyük beyaz bir araç görmedin mi?

Hediye: Dikkat etmedim.

Sanık avukatları araya girerek “Üst üste aynı soru soruluyor” diye itiraz etti.

Nahit Eren: Siz Yüksel ile tek kaldığınızda Muhammet sizi gördü mü?

Hediye: Ben onu gördüm.

Nahit Eren: O seni gördü mü?

Hediye: Bilmiyorum.

Nahit Eren: “Çıktığımda Enes’in eve girdiğini gördüm” dedin. Muhammet yanında mıydı?

Hediye: Hayır.

Hediye Güran’ın ifadesi de sona erdi.

SALİM GÜRAN’IN ÇALIŞANI İFADE VERDİ

Sanıklar Salim Güran, Enes Güran, Yüksel Güran ve Nevzat Bahtiyar yemek molasına çıkarıldı. Duruşmaya yarım saat ara verildi.

Salim Güran’ın çalışanı Mehmet Selim Atasoy dinlendi.

Mehmet Selim Atasoy ifade verdi:

Ben gittim, Salim ve benim oğlan sondajın orada oturmuştu.

– Saatini hatırlıyor musun?

Mehmet Selim Atasoy: Saat 15’i geçiyordu.

– İkindi ezanı okunmamış mıydı?

Mehmet Selim Atasoy: Hatırlayamadım. Tarlaya gittim, Salim ve Ramazan oradaydılar. Kısa bir süre oturdum. Tavşantepe ile Çarıklı arasındaki tarlaya indim suyu değiştirmeye gittim. Ondan sonra tekrar yukarı çıktım. Güneş batmak üzereydi. Tekrar Tavşantepe ile Batı Karakoç’un oraya gittim, güneş batmak üzereydi. Telefonu çaldı, bizim köyde bir çocuk kayıp dedi.”

– Yani o zaman yaklaşık 4 saat tarlada birlikteydiniz.

Mehmet Selim Atasoy: Saati tam olarak hatırlamıyorum.

– Salim ile konuştuğunuzda Salim’in hareketlerinden şüphelendiniz mi?

Mehmet Selim Atasoy: Ben orada çok kalmadığım için…

– İddianameye göre, Salim Narin’i öldürdükten sonra oraya gelmiş oluyor. Hareketleri nasıldı?

Mehmet Selim Atasoy: Onu bilmiyorum.

– 15:52’de sizi telefonda aramış. Ramazan size başka bir şey söyledi mi?

Mehmet Selim Atasoy: Beni aramadı, öyle bir şey konuşmadık.

– 15:52’de bu konuşma neden gerçekleşti? Sizinle değil Ramazan ile konuşuyor. Sizi kaçta aradığını biliyor musunuz?

Mehmet Selim Atasoy: Aradığını biliyorum, saatini hatırlamıyorum.

Diyarbakır Barosu’ndan bir avukat, Mehmet Selim Atasoy’a sordu;

– 18:38’de neredeydiniz?

Mehmet Selim Atasoy: Tavşantepe ile Çarıklı arasındaki tarladaydım.

– Oğlunuz Ramazan sizinle birlikte miydi?

Mehmet Selim Atasoy: Hayır.

– Bir telefon konuşması var. Salim Güran oğlunuzu arıyor. Kürtçe bir konuşma. ”Senin bir şeyin düşmüş sınırda…” diye. Bununla ilgili bir şey söyledi mi?

Mehmet Selim Atasoy: Hayır, söylese ben de size söylerdim.

– 18:51’de bu kez oğlunuz arıyor, bir araçtan bahsediyor. Sonra 1 dakika sonra yeniden arıyor. ”Tamam gitti” demiş. Nedir bu?

Mehmet Selim Atasoy: Salim bize kaçaktan dolayı haber vermemizi söylemişti.

– TEDAŞ’ın gece saati teftişi oluyor mu? Bir jandarma tutanağı var. Jandarma tutanağında, oğlunuz, ”Muhtar öğleden sonra geldiğinde her iki ayak bileğinin de paçaları ıslaktı” demiş. Doğru mu?

Mehmet Selim Atasoy: Hayır, öyle bir şey yok.

– Dere kenarına gitmediniz mi?

Mehmet Selim Atasoy: Hayır. Salim eve geldiğine kalabalığın içine girdik

– Ama ifadenizde “Salim üstünü değiştirmeye girdi” demişsiniz.

Mehmet Selim Atasoy: Evet üstünü değiştirmeye gitti.

Nahit Eren sordu;

– Sen yukarıdaki sondaj olan yere, Ramazan ile Salim’in yan yana olduğu yere tam olarak saat kaçta geldiğini hatırlıyor musun?

Mehmet Selim Atasoy: Hatırlamıyorum. Genelde işçiyi sabah 06:00’da tarlaya bırakıyorum, sonra köye saat 15:00 gibi bırakıyorum, motosiklet ile tarlaya geri dönüyorum.

– Süreyi hatırlamıyor musun?

Mehmet Selim Atasoy: Hayır.

– Sen Narin’in nereden çıkarıldığını biliyor musun?

Mehmet Selim Atasoy: Hayır, bilmiyorum.

– 3 tarlaya gittiğinde Eğertutmaz Deresi’nin konumunu görebiliyor musun?

Mehmet Selim Atasoy: Bilmiyorum.

Ses kaydı, dosyaya “Abi derenin yanında o tekeri açtım, ben ne yaptıysam olmadı” şeklinde girdi.

Sanık avukatı; “Tekeri açmaya çalıştım, açılmıyor” dedi.

Mehmet Selim Atasoy’a soruldu,

“Bilmiyorum” dedi.

Avukatı, Salim Güran’ın el kaldırdığını belirterek söz hakkı verilmesini istedi.

Mahkeme Başkanı, Salim Güran’ı çağırdı.

“Salim, bu Kürtçe konuşma nedir?” dedi.

Salim Güran da “Biz traktörün arkasına takılan, taş atmak için kullanılan alete kepçe diyoruz.” diye açıkladı ve tekrar yerine geçti.

Nahit Eren, çevirinin yanlış yapıldığını ifade etti.

‘KEPÇE ARABANIN ARKASINA BAĞLIYDI’

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı, Mehmet Selim Atasoy’a sordu:

– Salim size emir verir miydi?

Mehmet Selim Atasoy: Hayır, bizim işimiz tarla işiydi, bize yardım ederdi.

– Nevzat’ı tanıyor musun?

Mehmet Selim Atasoy: Tanımam.

– Salim’in maddi durumu nasıldı?

Mehmet Selim Atasoy: Bilmiyorum.

– Saat kaçta Salim yanına geldi

Mehmet Selim Atasoy: Hatırlamıyorum.

– ⁠Salim Güran’ın 3 tarlası var o tarlanın konumu dereyi görebiliyor mu?

Mehmet Selim Atasoy: ⁠Bilmiyorum

– ⁠3 tarlada suyu değiştirmen ne kadar sürdü?

Mehmet Selim Atasoy: ⁠Değişir zaman.

– ⁠Narin’in öldürüldüğü gün sen kepçe ile ilgilendin mi?

Mehmet Selim Atasoy: ⁠Kepçe arabanın arkasında bağlıydı

– ⁠Sen tarlaya gelen elektrikçileri gördün mü?

Mehmet Selim Atasoy: ⁠Görmedim.

NARİN’İN TEYZESİ DİNLENDİ: ALLAH BÜYÜKTÜR YÜKSEL!

Yüksel Güran’ın kız kardeşi, Narin’in teyzesi Yasemin Gül tanık olarak dinlendi.

Yasemin Gül: Narin kaybolduğu gün evdeydim, saat 21 gibi aradı. Köye geldik, aramalara katıldık.

Hakim: Yüksel, “Narin’in bir mezarı olsun” dedi mi?

Yasemin: Öyle değil, Tülin öldüğü için öyle dedi. Öldüyse onunla bari bir mezarı olsun, dedi.

Hakim: Enes’te morluk var mıydı?

Yasemin: Vardı, hafif bir morluk vardı.

Hakim: Olay günü mü?

Yasemin: Hatırlamıyorum.

Hakim: Kadınların kavgası neydi?

Yasemin: Narin bulununca eşim ile köye gittim. Ablam üzüntülüydü, “Allah kimseye yaşatmasın,” dedi. Maşallah geldi, tepki gösterdi, “Allah belanızı versin,” diye. Ben de dedim ki, “Bizi mi suçluyorsun?” Sonra Kürtçe “Allah belanı versin, gözüm çıksın, boynun devrilsin,” dedi ama kime söylediğini bilmiyorum. Kadınların hepsine dönerek söyledi.

Diyarbakır Baro avukatı:

Avukat: Böyle bir olay varsa, öldürüldüyse, bunu köyün dışından birinin yapması imkansız.

Yasemin: Köyde çocuk mu kaybolur, öldürülür dedin. Ablamın gönül ilişkisi olsa benim haberim olur.

Hakim, “evde çocukları beklediği için” Yasemin Gül’ün evine gitmesine izin verdi. O sırada Yasemin Gül ablasına seslenerek selam verdi ve “Allah büyüktür Yüksel” diyerek el salladı ve salondan çıktı.

‘NEVZAT KIZI ÖLDÜRMÜŞ, HERKES BİLİYOR, İTİRAF ETSİN, SUÇU ÜSTLENSİN’

Salona Nevzat Bahtiyar’ın kardeşi Vecdi Bahtiyar getirildi.

Vecdi Bahtiyar: Ali Rıza Güran, Hasan Kaya’ya demiş ki, ‘Nevzat kızı öldürmüş, herkes biliyor, itiraf etsin, suçu üstlensin.’ Ben de gidip Nevzat’a görüşte söyledim.

Hakim: Siz kiminle konuştunuz?

Vecdi Bahtiyar: Yeğenim İbrahim bana söyledi.

Hakim: Nerede yaşıyorsunuz?

Vecdi Bahtiyar: Çarıklı.

Hakim: Narin’in kaybolma olayını biliyor muydunuz?

Vecdi Bahtiyar: Ben Hatay’da çalışıyordum, eşim aradı haber verdi. Salim Güran’ı aradım.

Hakim: Salim’i nereden tanıyorsunuz?

Vecdi Bahtiyar: Eski köylümüzdür.

Hakim: Nevzat diyor ki, ‘Ben eve gittiğimde kız evde ölüydü, Salim bana ‘ben öldürdüm, al bu cesedi yok et’ dedi.’ Salim size bu yönde tembihlerde bulundu mu?

Vecdi Bahtiyar: Hayır.

Hakim: Sizin bu rutin aramalarınız tamamen meraktan mıydı? Salim size talimat verdi mi?

Vecdi Bahtiyar: Hayır.

Diyarbakır Barosu Eski Başkanı Nahit Eren, Vecdi Bahtiyar’a soruyor:

Nahit Eren: Sıralı aramaları hatırladın mı?

Vecdi Bahtiyar: Aradığımı biliyorum.

Nahit Eren: Aynı gün içerisinde 2-3 saat arayla Salim’e ne sordun?

Vecdi Bahtiyar: ‘İnşallah bulursunuz’ dedim, ‘buldunuz mu?’ dedim.

Nahit Eren: Bir günde 2-3 defa sorma ihtiyacı hissettin yani?

Vecdi Bahtiyar: Evet.

Nahit Eren: 23 Ağustos’tan sonra niye bir daha hiç aramamışsın?

Vecdi Bahtiyar: “Çünkü köye geldim.”

Diyarbakır Barosu Avukatı, Nevzat Bahtiyar’ın kardeşi Vecdi Bahtiyar’a soruyor:

-Siz mi daha samimiydiniz, Salim ile abiniz mi?

Vecdi Bahtiyar: Abim.

-Peki, nasıl oluyor da siz daha fazla görüşüyorsunuz?

Vecdi Bahtiyar: Zaten onlar işbirliği yapmışlar.

Aile ve Sosyal Politikalar Başkanlığı’na bağlı avukat, Nevzat Bahtiyar’ın kardeşi Vecdi Bahtiyar’a soruyor: 50 bin liralık ödeme bu cinayete mi sebep oldu?

Vecdi Bahtiyar: Hayır, öyle bir şey yok.

Avukat: Arama çalışmalarına beraber mi gidiyorlardı?

Vecdi Bahtiyar: Hayır, ben görmedim.

Avukat: Alacak verecek meselesinden sonra Salim ve Nevzat’ın arası nasıldı?

Vecdi Bahtiyar: “İyiydi, aralarında problem yoktu.”

Yüksel Güran’ın avukatı, Nevzat Bahtiyar’ın kardeşi Vecdi Bahtiyar’a soruyor:

-Aileniz Salim’den korkar mı?

Vecdi Bahtiyar: “Hayır, ama arkadaşı olduğu için çekinirdi.”

-Siz?

Vecdi Bahtiyar: Ben sadece Allah’tan korkarım.

-Dosyada sizin adınıza bir ihbar var.

Vecdi Bahtiyar: “Kabul etmiyorum.”

‘SEN AVUKATSIN DAHA ÇOK PARAYI SEVMİYOR MUSUN?’

-Nevzat yakalanınca siz neredeydiniz?

Vecdi Bahtiyar: Evdeydik, yollar kapalıydı, giriş çıkışlar kapalıydı.

-Ali Rıza Güran teklifte bulunmuş dediniz. Başka aracılar ile teklif ilettiğini söylediniz değil mi?

Vecdi Bahtiyar: Evet, telefon görüşmesi de oldu.

-Kimle?

Vecdi Bahtiyar: İbrahim Bahtiyar, Hasan Kaya ona söylemiş.

Enes Güran’ın avukatı, Vecdi Bahtiyar’a soruyor:

-Kardeşinizi nasıl bir insan olarak tanımlarsınız?

Vecdi Bahtiyar: Kendi halinde, sakindir.

-Kardeşiniz soğukkanlı mı?

Vecdi Bahtiyar: Gördüğünüz gibi soğukkanlılığı ortadadır.

-Siz Nevzat’ın bu suçu işlediğine inansaydınız, yardımcı olur muydunuz?

Hakim: Bu soruyu geçiyoruz.

Enes Güran’ın avukatı, Vecdi Bahtiyar’a soruyor:

-Nevzat’ın paraya ihtiyacı var mı?

Vecdi Bahtiyar: Abimin paraya ihtiyacı yok. 3 tane erkek oğlu var. Hepsi çalışıyor.

-Ağabeyiniz Askeri Bahtiyar parayı sever miydi?

Vecdi Bahtiyar: Sen de avukatsın, sen daha çok parayı sevmez misin?

Mahkeme Başkanı müdahale etti.

SALİM GÜRAN’IN KARDEŞİ ERHAN GÜRAN DİNLENDİ

Salona Salim Güran’ın kardeşi Erhan Güran getirildi.

Hakim: Bu yangını planlı mı yaptınız?

Erhan Güran: İstesek de yapamayız, teller çok yüksek.

Hakim: Kamerayı neden taktınız?

Erhan Güran: Sürekli benim evimin etrafında çalışmalar yapılıyordu. Evimizin önüne herhangi bir şey atarlar diye kamera taktık.

Hakim: Siz Narin bulunmadan önce mi kamera taktırdınız?

Erhan Güran: Evet, 4 Eylül’de.

Hakim: Siz bu evlerde toplantı yaptınız mı gizli saklı? Narin’in kimin öldürdüğünü bilip çıkmaması için hareket ettiniz mi?

Erhan Güran: Çıkmaması için değil, biri bir şey biliyorsa yardımcı olsun diye toplandık.

Hakim: Bu toplantının sebebi katilin bulunmasıydı yani?

Erhan Güran: Evet.

Hakim: Bu toplantılarda Salim var mıydı?

Erhan Güran: Yok, o hep kolluk ile beraberdi.

Hakim: Siz dışarıdasınız, tutuklu değilsiniz. Vecdi Bahtiyar olayı nedir? Para teklifi oldu mu?

Erhan Güran: Kesinlikle Vecdi ile yan yana gelmedik. Numarası da kayıtlı değildi. Beni aradı, kendimi tanıttı; ‘Bizim bir suçumuz yok,’ dedi. ‘Dedim biz sana bir şey dedik mi?’ Hayır dedi.

Hakim: Ben masumum demek için aramış olamaz mı?

Erhan Güran: Niye beni arıyor ki?

Hakim: Sen nasıl evine başın belaya girmesin diye kamera taktırmışsın; o da ondan aramış olamaz mı?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan avukat sordu;

Avukat: Saat 13.00-15.00 sıralarında bir şey gördünüz mü?

Erhan Güran: Benim evim altta görmüyor. 17.00 sıralarına kadar evdeydim.

Diyarbakır Barosu’ndan avukat sormaya başladı:

Avukat: ‘Kanala yoğunlaştık’ dediniz, neden?

Erhan Güran: Köpekler yönlendirdi.

NE OLMUŞTU?

Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan Narin Güran’ın 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılmıştı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 23 şüpheliden aralarında amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar’ın da bulunduğu 12 kişi tutuklanmıştı.

Salim, Yüksel ve Enes Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında yürütülen soruşturma tamamlanmış, bu 4 sanık hakkında “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hazırlanan iddianame, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesince 23 Ekim’de kabul edilmişti.

İLK DURUŞMADAN NOTLAR

Narin Güran cinayetine ilişkin davanın ilk duruşmasında ifade veren Nevzat Bahtiyar, amca Salim Güran’ın evine girdiğinde kimseyi görmediğini belirtip “Salim Güran’ın beni eve neden çağırdığını ilk başta bilmiyordum. Narin’in cesedini görünce anladım. Salim Güran bana ‘Yüksel ile birlikte olduğumuzu Narin gördüğü için onu öldürdüm’ dedi” iddiasında bulunmuştu.

Tutuklu ağabey Enes Güran’a da ifadesinde “annesi ve amcası arasında bir ilişki olup olmadığı” sorulmuştu. Mahkeme Başkanı, Enes Güran’ın bu soruya verdiği cevabın ardından özür dilemişti. Kimden şüphelendiği sorulan Enes Güran, “Salim’in arabasında kan olduğunu öğrenince, amcamdan şüphelendim” demişti.

Anne Yüksel Güran ise ‘Salim Güran ile ilişki’ iddialarına “Namusuma leke sürdüler. Beni burada asın. Bunun yüzüne bakın. Beni artık öldürün” diyerek yanıt vermişti.

Amca Salim Güran, itirafçı Nevzat Bahtiyar’ı suçlayarak “Nevzat erkek gibi söyle bana bakarak Narin’i öldürdüğünü söyle” ifadelerini kullanmıştı.

Hakim karşısına çıkan baba Arif Güran herkesten şüphelendiğini söylemiş; ancak hakimin ‘Salim Güran ve eşinizin Narin’i öldürmesi için bir sebep var mı?’ sorusuna ‘Asla’ diye yanıt vererek “Kimin parmağı benim kızımın kanında varsa, Rabbim o parmakları çürütsün” demişti. (AA-ANKA–DHA-İHA)

İlişkili Haber
thumbnail

Narin Güran cinayetinde hesap vakti! İşte davada ilk günün ifadeleri

Haberi görüntüle

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!