1. Haberler
  2. Gündem
  3. Cem Gürdeniz’den ‘Öcalan’ mesajı: PYD/YPG sorunu devam ederken stratejik bir anlamı yok

Cem Gürdeniz’den ‘Öcalan’ mesajı: PYD/YPG sorunu devam ederken stratejik bir anlamı yok

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, terörist başı Öcalan'ın silah bırakma çağrısı hakkında "Türkiye’nin içerde PKK sorununu çözmüşken yeni bir açılım sürecini başlatmış olmasının dışarıda PYD/YPG sorunu devam ederken stratejik bir anlamı yoktur. Asıl sorun Fırat’ın doğusundaki ABD ve İsrail desteğindeki PKK bağlantılı silahlı Kürt hareketinin durdurulmasıdır" açıklamasında bulundu. 

featured

Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim’de MHP TBMM Grubu Toplantısı’nda terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a hitaben “Terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısı’nda konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın” demesi ve bu koşulla “umut hakkı”ndan yararlanma çağrısı yapmasıyla başlayan süreç sonunda 27 Şubat’ta terörist başı Öcalan açıklamasını yaptı.

Öcalan çağrısında, “Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” dedi. Öcalan’ın çağrısına ek olarak, “Bu perspektifi ortaya koyarken, şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK’nın kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir” notunu düştüğü belirtildi.

İlişkili Haber
thumbnail

Abdullah Öcalan’ın çağrısı okundu: ‘Tüm gruplar silah bırakmalı… PKK kendini feshetmeli’

Haberi görüntüle

‘BU AÇIKLAMANIN BİR TERÖR SUÇLUSU TARAFINDAN YAPILMASI KAMUOYUNDA CİDDİ KIRILMALAR YARATMIŞTIR’

Emekli Amiral Cem Gürdeniz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Öcalan’ın çağrısını değerlendirdi.

Gürdeniz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Tarihimizde devlete ve millete musallat olan başlangıçta Marksist bir örgüt olarak kurulan ve soğuk savaş sonrası demokratik konfederalizme yönelen ABD ve Avrupa destekli bölücü ve yıkıcı PKK’ya kurucu lideri tarafından silah bırakma çağrısı yapılması hakkındaki görüşlerim aşağıdaki gibidir:

-Bu açıklamanın müebbet hapse mahkûm olmuş, onbinlerce Türk vatandaşının hayat hakkını yok etmiş bir terör suçlusu tarafından yapılması kamuoyunda ciddi kırılmalar yaratmıştır. Madem Türkiye, ülke içinde PKK’nın gücünü yok etmiş ve eylem yapamaz hale getirmişti, o zaman neden bu açıklamaya gerek duyuluyor?’’ sorusu kaçınılmaz olmuştur.

-Türkiye’nin bugüne kadar devlet politikası içerde bir Kürt Sorununun olmadığı, terör sorunu olduğu şeklinde ifade edilmiştir. Bu doğru bir yaklaşımdır. Ancak Türkiye’nin güneyinde Irak’ta ve Suriye’de oluşan Kürt devletçikleri nedeni ile dışarda hayati bir Kürt sorunu vardır.

-Soğuk savaş sonrası Irak’a yapılan Amerikan müdahaleleri ve Çekiç Güç marifeti ile yaratılan ortamda 2003 yılında güney sınırımızda İsrail ve ABD dostu Irak Kürt Bölgesel Yönetiminin (IKBY) yaratılması Türk jeopolitiğine büyük bir darbe olmuştur. Aynı yıl Suriye’de PYD (Demokratik Birlik Partisi) kurulmuştur. YPG de PYD’nin silahlı kanadı olarak kurulmuştur. YPG, 2011 sonrası ABD tarafından IŞİD ile mücadele ediyor görüntüsü içinde müttefik ilan edilmiştir.

‘TÜRKİYE İÇİN EN BÜYÜK GÜVENLİK ENDİŞESİ…’

– Nusayri, Sünni, Dürzi, Arap, Kürt ve Türkmen halkların oluşturduğu Suriye devletinin Türkiye’nin doğrudan ve dolaylı desteği ile 8 Aralık 2024 sonrasında yıkılması ve parçalanma eşiğine gelmesi Türk jeopolitiğine güney eksende özellikle Fırat’ın doğusunda ikinci büyük darbe olmuştur. Bugün Suriye’de ABD ve İsrail dostu bir rejim bulunmaktadır. Ayrıca İsrail bu aşamadan sonra Güney Suriye, Güney Lübnan ve Golan’dan asla geri çekilmeyecektir. Daha da önemlisi ABD ve İsrail’in İran’a olası saldırısında artık Suriye hava sahası ve Suriye toprakları dost ve müttefik ülke statüsündedir. Ortaya çıkan bu durum Türk -İran ve Türk-Rus ilişkilerini de Türkiye’nin dostluk ve güvenilirliği perspektifinde olumsuz etkilemiştir ve etkileyecektir.

– Bugün Türkiye için en büyük güvenlik endişesi güneyinde denize çıkışı olan Büyük Kürdistan’ın kurulmasıdır. Irak ve Suriye’deki ABD ve İsrail desteğindeki otonom Kürt yapılarının birleşmesi bu süreçte hayati rol oynamaktadır. Türkiye, bugüne kadar PYD ve YPG’yi doğrudan PKK’nın Suriye kolu olarak görmüştür. PKK terör örgütünün kurucu liderinin silah bırakma çağrısının bu gruplar üzerinde etkisi yoktur. Bu arada YPG’ nin kontrol ettiği su, ziraat ve enerji havzasında yaşayan nüfusun sadece beşte biri Kürt’tür. Diğer bir deyişle söz konusu stratejik bölgede çoğunluk azınlığın işgali altındadır. Bu durum gelecekte tansiyonu ve iç savaş potansiyelini Türkiye’yi de etkileyecek boyutlarda artıracaktır.

‘PYD/YPG DEVAM EDERKEN STRATEJİK BİR ANLAMI YOKTUR’

-Özetle Türkiye’nin içerde PKK sorununu çözmüşken yeni bir açılım sürecini başlatmış olmasının dışarıda PYD/YPG sorunu devam ederken stratejik bir anlamı yoktur. Asıl sorun Fırat’ın doğusundaki ABD ve İsrail desteğindeki PKK bağlantılı silahlı Kürt hareketinin durdurulmasıdır. Bu hareket ABD/İsrail’in İran’a müdahalesi gerçekleştiğinde daha da güçlenecektir. Asıl enerjimizi Fırat’ın doğusuna ayırmamız hayatidir. Zira bu bölge Büyük Kürdistanın kurulması için kilittir. Güneydoğumuz sahip olduğu maden, su ve tarım kaynakları ile gelecek on yıllarda cumhuriyetimizin en değerli havzası olacaktır. Bu kıymetli varlığın güneyden ABD ve İsrail desteğindeki bir devlet tarafından kuşatılmasının sonuçları izahtan varestedir. Türkiye tarihsel mirasına, jeopolitik kaderinin gereklerine ve en önemlisi Atatürk’ün prensiplerine göre hareket etmelidir. Asıl olan Türkiye’nin uzun vadeli jeopolitik çıkarlarıdır. İç siyasette günlük siyasi, ekonomik ve hukuki kazanımlar için gelecek kuşakların asırlık geleceği pazarlık unsuru olamaz. Tekrar edelim Türkiye’nin Kürt sorunu yoktur. Üst kimliğimiz etnik alt kimliğimiz ne olursa olsun Türk kimliğidir. Ne mutlu Türküm diyene.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. “başlangıçta Marksist bir örgüt olarak kurulan” demişsiniz de.
    Aklıma 80lerde Komünist Mitterand Fransya başkan seçilmişti ve ülkemizde bir çok Sol Komünist Sosyalist insan buna sevinmişti.
    Yıllar sonra anlaşıldı ki, Mitterand Küreselcilerin adamıymış.
    Yani birisine Marksist, Komünist yaftası yapıştırmakla olunmuyor.
    Pkk Abd tarafından kurulmuş bir örgüttür ve Marksist olma ihtimali bile yoktur.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!