Fatih Şahintürk yazdı…
Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen bir iftar yemeği sosyal medyada çok dikkat çekti…
Koç Holding başkanvekili ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı iş insanı Ali Koç, Fenerbahçe Faruk Ilgaz tesislerinde İlim Yayma Cemiyeti’ne bağlı Fatih Sultan Mehmet İmam Hatip Lisesi öğrencilerine iftar yemeği verdi…
61 farklı ülkeden 325 öğrencinin katıldığı iftar yemeğinde İYC başkanı Yusuf Tülün, Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Ketenci, İlim Yayma Cemiyeti Başkan Yardımcısı ve Cumhurbaşkanı Danışmanı İsrafil Kışla, Kasımpaşa Başkanı iş insanı Fatih Saraç da yer aldı.
İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı’nın tarihini ve Koç ailesi ile olan ilişkisini bilenler bu iftar yemeğini doğal karşılarken nedense bu Ali Koç’un bu iftar yemeği sosyal medyada gündem oldu, dikkat çekti ve tepki topladı…
Bilmeyenler için cemiyetin tarihini ve Koç ailesiyle ilişkisini tekraren hatırlatalım…
CHP tek parti iktidarı döneminde uygulanan laik ve batıcı politikaların sonuçlarından biri de devletin ihtiyaç duyduğu din personelinin yetiştirilmesine olanak sağlayan okulların olmamasıydı. Bu yüzden camilerde görev alacak imam, müezzin ve vaiz istihdam etmekte zorluk yaşanıyordu.
2’nci Dünya Savaşı sonrasında durumun farkına varan CHP yönetimi, 1948’de Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından TBMM’ye verilen yasa teklifiyle 10 aylık imam hatip kurslarının açılmasının önünü açtı.
Ancak bu girişimler yetersiz kalıyordu. 1948-1950 yılları arasında bu kurslardan sadece 50 kişi mezun olabilmişti.
14 Mayıs 1950 tarihinde gerçekleşen milletvekili seçimleriyle DP tek başına iktidara geldi. İmam hatip okulları, DP’nin seçim vaatleri arasındaydı. Bu yüzden DP iktidara gelir gelmez hemen bu konu da çalışmalara başladı.
İmam hatip okullarının açılması konusunda çalışan 3 isim Mahmud Celaleddin Ökten, DP’li Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri ve Anadoluculuk akımının önemli teorisyenlerinden Prof. Dr. Nurettin Topçu oldu.
Tevfik İleri ile Nurettin Topçu ayrıca dönemin en önemli milliyetçi STK’larından biri olan Türk Milliyetçiler Derneği’ne yakın iki isimdi.
Tevfik İleri’nin torunu Ömer İleri, 24 Mart 2021’de gerçekleşen AK Parti 7’nci Olağan Büyük Kongresinde AK Parti MKYK üyesi ve 14 Mayıs 2023 milletvekili seçimlerinde AK Parti Ankara milletvekili seçildi.
Açılacak İmam hatip okulları Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı olacaktı ancak tedrisat ve müfredattan Diyanet İşleri Başkanlığı sorumlu olacaktı. Ayrıca bakanlık sadece okullarda görevli hocaların atamasını yapacak ve maaşını verecekti, okulların binası ve maliyetleri halk arasında toplanan bağışlarla karşılanacaktı. imam hatip okullarının eğitim süresi orta dereceli olarak 3 yıl olacaktı.
Sonuç olarak 17 Ekim 1951’de Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri’nin çabalarıyla Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde İstanbul Fatih’te tahsis edilen bir bina ile ilk imam hatip okulu açıldı.
Mahmud Celaleddin Ökten de bu ilk imam hatip okulunun ilk müdürü ve öğretmeni olarak atandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 1969-1973 yılları arasında İstanbul İmam Hatip Okulu’nda eğitim gördü ve 1973 yılında buradan mezun oldu.
1971’de İstanbul İHL adını alan okulun adı 5 Haziran 2017’de Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi olarak değişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Numan Kurtulmuş, Kadir Topbaş, Mehmet Ali Şahin, Ali Bardakoğlu, Nazım Ekren, Ali Rıza Demircan, Mehmet Müezzinoğlu, Emin Işık, Cevat Akşit, Timurtaş Uçar, Ümraniye eski Belediye Başkanı Hasan Can, Aziz Torun, Nuri Albayrak gibi isimler İstanbul İmam Hatip Lisesi mezunudurlar.
DP döneminde 19 imam hatip okulu açıldı. İmam hatip okulları diğer iktidar dönemlerinde de artarak devletin ihtiyaç duyduğu din personelini yetiştirmeye devam ettiler.
İmam hatip okullarından sonra yüksek islam enstitüleri ve ilahiyat fakülteleri açıldı.
27 Mayıs 1960 darbesinden sonra alınan kararla devletin ihtiyaç duyduğu din personelinin, yani Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin, imam hatip okullarından, İslam enstitülerinden ve ilahiyat fakültelerinden temin edilmesine karar verildi. 1965’te çıkarılan DİB kanunuyla bu karar yasalaştı.
İstanbul İmam Hatip Okulu 17 Ekim 1951 tarihinde açıldı. İstanbul İmam Hatip Okulu’nun açılıp faaliyete başlaması noktasında İlim Yayma Cemiyeti kilit rol oynamıştı. İstanbul İmam Hatip Okulu’nun binasını, İlim Yayma Cemiyeti tahsis etmişti.
İlim Yayma Cemiyeti, 11 Ekim 1951’de İmam Hatip okullarının açılması ve bu okullarda okuyacak talebelere yurt ve burs imkânı sağlamak amacıyla 68 “hayırsever” girişimci tarafından kuruldu.
İlim Yayma Cemiyeti’nin kurucuları arasında Eşref Osmanağaoğlu, Fahri Kiğılı, Hulusi Topbaş, Nuri Topbaş, Hüseyin Taviloğlu, Mazhar Veziroğlu, Mazhar Sündüz, Muharrem İman, Mustafa Doğanbey, Nazif Çelebi, Necati Uğur, Refik Bürüngüz, Seniyüddin Başak, Süleyman Kuşçulu, Şerif Gürbüzler, Vehbi Bilimer ve Yusuf Türel gibi isimler vardı.
Bu isimleri tek tek yazsam ayrı köşe yazısı olur ama ben sadece konuyla ilgili birkaçını yazayım…
İlim Yayma Cemiyeti kurucularından Eşref Osmanağaoğlu’nun kuzeni Behçet Osmanağaoğlu, Koç Holding kurucularındandı. Behçet Osmanağaoğlu ayrıca TESEV’in çekirdeği olan Ekonomik ve Sosyal Etüdler Konferans Heyeti’nin kurucularındandı.
İlim Yayma Cemiyeti kurucularından emekli Kurmay Albay Vehbi Bilimer de Koç Holding kurucusu Vehbi Koç’un uzaktan akrabasıydı. Vehbi Bilimer’in kardeşi Baki Bilimer’in kızı Şeyma Bilimer, Çelik Arsel ile evliydi. Çelik Arsel’in kardeşi Nusret Arsel de Vehbi Koç’un kızı Semahat Arsel ile evliydi. Semahat Arsel ve Nusret Arsel de Koç Holding kurucularındandı.
Vehbi Bilimer, 1961-1966 yılları arasında İlim Yayma Cemiyeti başkanlığı yaptı.
23 Şubat 2024 tarihinde Ali Koç, İlim Yayma Cemiyeti genel merkezini ziyaret etmiş, ziyaret esnasında İYC Başkanı Yusuf Tülün, Ali Koç’un dedesi Vehbi Koç’un 1967 yılında İlim Yayma Cemiyeti’nde verdiği bir iftara dair belge ile Vehbi Koç’un o dönem cemiyetin başkanı olan ve Koç ailesiyle uzaktan akrabalık bağı bulunan Vehbi Bilimer’e gönderdiği mektubu Ali Koç’a hediye etmişti…
https://iyc.org.tr/koc-holding-baskan-vekili-ali-koc-a-ziyaret
İlim Yayma Cemiyeti’nin kurucularından Fahri Kiğılı, Erenköy Cemaati liderlerinden Musa Topbaş’ın kayınpederiydi. Musa Topbaş’ın kardeşleri Hulusi Topbaş ve Nuri Topbaş da İlim Yayma Cemiyeti’nin kurucularındandı.
Musa Topbaş, Nuri Topbaş ve Hulusi Topbaş kardeşlerin kız kardeşi Müşerref Hanım’ın eşi Nazif Çelebi de İlim Yayma Cemiyeti’nin 68 kurucu isminden biriydi.
Nuri Topbaş’ın oğlu BİM’in sahibi Mustafa Latif Topbaş’ın kızı Fatma Zehra Topbaş da Yıldız Holding patronu “fanatik Fenerbahçe’li” Murat Ülker’in yeğeni Ali Ülker ile evlidir…
Bitti mi?
Hayır…
İlim Yayma Cemiyeti kurucularından Muharrem İman, Ülker grubunun kurucusu Sabri Ülker’in kayınpederiydi, yani Murat Ülker’in anne tarafından dedesiydi.
Muharrem İman’ın oğlu, yani Murat Ülker’in dayısı Avni İman ise Ali Yekta Efendi’nin kızı Meliha Sundu Hanım ile evliydi…
Peki Meliha Sundu Hanım’ın kız kardeşi Sabiha Sundu’nun oğlu kim?
Ali Koç’un İYC iftarına katılan Kasımpaşa Kulübü Başkanı Fatih Saraç…
Yani Murat Ülker’in dayısı Ahmet İman, Fatih Saraç’ın eniştesi oluyor…
Ve Fatih Saraç’ın ağabeyi Yekta Saraç da Cumhurbaşkanı’nın başdanışmanı…
Aslında İlim Yayma Cemiyeti bir soğuk savaş STK’sı olarak kurulmuştu.
Mesela İlim Yayma Cemiyeti kurulduktan sonra ilk yayınladığı kitap ABD’li yazar Stephen Vincent Benet’in “Amerika” adlı kitabı olmuştu. Daha sonra İlim Yayma Cemiyeti Neşriyatı’ndan “Komünizm ve İslam” ve “Komünizm’e Karşı İslam” gibi soğuk savaş ruhuna uygun eserler yayınlandı…
Mesela İYC kurucularından Muharrem İman’ın oğlu –Avni İman’ın kardeşi- Ahmet İman, Muharrem İman’ın damadı Sabri Ülker, Murat Ülker’in kayınpederi Asaf Ataseven, İYC kurucularından Necati Uğur’un oğlu İsmail Hakkı Uğur, Topbaş ailesinden Sabahaddin Topbaş, Sabahaddin Zaim ve Sabahaddin Zaim’in kuzeni Cevat Babuna gibi muhafazakar camianın önde gelen isimleri, 1970 yılında kurulan Aydınlar Ocağı’nın kurucuları arasında yer almıştı… Aydınlar Ocağı, benimsediği Türk-İslam senteziyle soğuk savaşın en önemli STK’larından biri olmuş, 12 Eylül darbesinden sonra 12 Eylül’ün think-thank kuruluşu gibi çalışmıştı…
İlim Yayma Cemiyeti’nin kuruluşundan sonra sırayla başkanlık yapan isimler şu şekilde; Seniyüddin Başak (1951-1953), Mazhar Veziroğlu (1953-1955), Seniyüddin Başak (1955-1959), Rahmi Köseoğlu (1959-1961), Vehbi Bilimer (1961-1968), Yusuf Türel (1968-1972), Abdülkadir Çavuşoğlu (1972-1973), Korkut Özal (1973), Abdülkadir Çavuşoğlu (1973-1974), Abdülkavi Beşer (1974-1981), Kemal Unakıtan (1981-1982), Mehdi Sungur (1982-1986), Hasan Sağlam (1986-2002), Yücel Çelikbilek (2002-2004), Hamza Akbulut (2004-2012), Yusuf Tülün (2012-2025)…
(Not; 2004-2012 yılları arasında İlim Yayma Cemiyeti Başkanlığı yapan Hamza Akbulut’un oğlu Ömer Faruk Akbulut 2012’de kurulan TÜGVA’nın kurucularındandır. Ömer Faruk Akbulut ayrıca son dönem MTTB’de 2008-2011 yılları arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmıştı. İlim Yayma Cemiyeti başkanlarından Hamza Akbulut’un kızı Şule Albayrak ise 2004’de Turkuvaz Medya Başkanvekili ve SETA Başkanı Serhat Albayrak ile evlidir.)
(Not 2; Ali Koç’un verdiği iftar yemeğine katılan Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Ketenci, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın eşi Sema Ketenci’nin ağabeyidir.)
https://www.fenerbahce.org/kulup/yonetim-kurulu
10 Şubat 1952 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla “kamu yararına çalışan dernek” statüsü kazanan İlim Yayma Cemiyeti 8 Ocak 1973’te bir adım daha atarak cemiyetin yanında “İlim Yayma Vakfı”nı kurdu ve Sabri Ülker İlim Yayma Vakfı’nın ilk başkanı oldu (1973-1974).
İlim Yayma Cemiyeti’nin o dönem finansörleri arasında Topbaş ailesi, Ülker ailesi, Sirkeci Lezzet Lokantası’nın sahibi Mustafa Doğanbey, Altınyıldız giyim sahiplerinden Baki Boyner, Nevzat Yalçıntaş’ın kayınpederi Mehmet Üretmen, Sancak Tül Fabrikasının sahibi Murat Bayrak, Cüneyt Zapsu’nun dayısı Ahmet Uzel, ÇBS boyalarının sahibi Çavuşoğlu ailesi, İshakol Boyalarının sahibi Sabit İshakol, Koç Holding patronu Vehbi Koç, Çanakkale Seramik şirketinin sahibi İbrahim Bodur, Ender Çikolota’nın sahibi Celal Kitapçı ve Ender Kitapçı, Süleyman Kuşçulu gibi isimler vardı.
İlim Yayma Cemiyeti’ne maddi yardımda bulunan “hayırsever” isimlerden biri de Suud Kralı Melik Faysal’dı. Melik Faysal, yılında cemiyete yaptığı katkılardan dolayı 1967 yılında cemiyetin rozetini almaya hak kazanmıştı…
İlim Yayma Cemiyeti Fetullah Gülen’e de “ev sahipliği” yapmıştı…
1965’te Süleyman Demirel Başbakan olunca Devlet Bakanı Refet Sezgin ve Süleyman Demirel’in kardeşi Ali Demirel referansıyla Yaşar Tunagür, Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı’na atanmıştı.
Yaşar Tunagür’ün Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı’na atanmasından sonra da İzmir Merkez Vaizliğine ve Kestanepazarı Kur’an Kursu Hocalığına Fethullah Gülen atanmıştı. Ancak kısa süre sonra Kur’an Kursunda okuyan talebelerin velilerinden gelen şikâyet üzerine Fetullah Gülen, Kestanepazarı Kur’an Kursundan uzaklaştırılmış, İzmir Tepecik’te İlim Yayma Cemiyeti’nin desteğiyle bir ev kiralayıp, “Nur sohbetleri” yapmaya başlamıştı.
Fetullah Gülen bu süreci, Küçük Dünyam isimli otobiyografik kitabında şöyle anlatıyor:
“Evet, 1968 senesi hac dönüşüne İzmir Müftüsü Ahmet Karakullukçu bir imam arkadaşla Ankara’ya beni almaya gelmişlerdi. O zamanlar üniversiteli arkadaşların kaldığı evler vardı. O akşam 35 kadar üniversite talebesi sohbet için toplanmışlar bizi de davet etmişlerdi. Ahmet Karakullukçu Bey ile beraber gittik.
O zamanlar bu kadar üniversite talebesinin böyle evlerde kalması ve kendilerini bu şekilde dindar yetiştirmeleri çok büyük bir hadise idi. Ve Ahmet Karakullukçu, onları bir arada görünce çok duygulanmış, son derece memnun olmuştu. Yolda gelirken bana, “Biz de böyle bir ev açalım, İzmir’e gidişte ilk işimiz bu olsun. Siz bir ev tutun, istediğiniz talebeleri de yetiştirin, kirasını ben ilim Yayma Cemiyeti’nden temin ederim” dedi. Böylece Tepecik tarafındaki ilk evi tutmuş olduk.
Ahmet Karakullukçu’nun bu hizmeti unutulacak gibi değildir. O bunları söyleyince dünyalar benim olmuştu. O gün için 500 liraya tuttuğumuz bu evin bir sene kadar kirasını ilim Yayma Cemiyeti’nden alarak o ödedi. Ve İzmir’de bu türlü hizmetlerin başlamasına ilk nüve bu evle atıldı. (Küçük Dünyam, Latif Erdoğan, sayfa 66)”
İlim Yayma Cemiyeti ile Koç ailesi ile ilişkisinin kısa tarihi böyle… Dolayısıyla Ali Koç’un İlim Yayma Cemiyeti talebelerine verdiği iftarın köklerini daha derinlerde aramak gerekiyor…