1. Haberler
  2. Gündem
  3. Ekrem İmamoğlu iki davadan hakim karşısına çıktı… Mahkemeden ilk fotoğrafı paylaşıldı

Ekrem İmamoğlu iki davadan hakim karşısına çıktı… Mahkemeden ilk fotoğrafı paylaşıldı

Tutuklanıp görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'e yönelik sözleri nedeniyle açılan davanın ilk duruşmasında hakim karşısına çıktı. İmamoğlu, savunmasında "Vatandaşların vergisiyle çalışan TRT beni itibarsızlaştırmak için yalan ve iftirayla haber yapacağına bu duruşmayı yayınlasın" dedi. Dava 16 Haziran'a ertelendi. İmamoğlu'nun öğleden sonra görülen 'ihaleye fesat karıştırma' suçundan yargılandığı dava da 11 Temmuz'a ertelendi.

featured

Tutuklanıp görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e yönelik sözleri nedeniyle açılan davanın ilk duruşması bugün Silivri’de başladı.

Akın Gürlek’e yönelik sözleri nedeniyle, “Tehdit ve terörle mücadelede görev alan kişileri hedef göstermek” suçlamalarıyla yargılanan İmamoğlu, hakim karşısına çıktı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan duruşmaya Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu, milletvekilleri, belediye başkanı Sinem Dedetaş ve çok sayıda izleyici ile taraf avukatları da katıldı.

Duruşma savcısı ve mahkeme heyetinin yerini almasının ardından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu salona getirildi.

Halk Tv’nin aktardığına göre, İmamoğlu, mahkeme başkanının “Sabıkanız var mı?” sorusuna “Yok Allah’a şükür” yanıtını verdi.

ÇAĞLAYAN TALEBİNE RET

Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, söz alarakDuruşmanın 2 gün önce mahkemeniz Çağlayan’da yerleşikken Silivri’ye alınması duruşmanın aleniyeti ilkesine aykırıdır. CMK 19/3 uyarınca bu kararın kaldırılmasını, yargılamanın olağan koşullarda yapılmasını talep ediyoruz. Kamunun bu davayı rahatça izleyebilmesi gerekir. Buraya giriş çok zor, insanlar güvenlikle tartışarak salona girebiliyor. Herkes de giremiyor. Bu talebimize dair ara karar oluşturulsun” dedi.

Duruşma savcısı söz konusu talebin reddini istedi. Mahkeme de “Adliyenin Fiziki Koşulları ve Güvenlik gerekçesiyle” talebin reddine karar verdi.

‘İNSANİ OLARAK KENDİME SORUYORUM…’

İmamoğlu savunmasına “Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ülkemiz adına sağlıklı kararlar verilmesini umuyorum. Açıkçası bugün buradayım ve ben niçin buradayım diye de insani olarak kendime soruyorum ve bunun cevabını bulmakta zorlanıyorum” diyerek başladı.

İmamoğlu, savunmasını şöyle sürdü:

“Yürütülen süreçlerle ilgili kaygı duyuyorum, kaygı duyduğum kadar da üzülüyorum. Bugün burada bulunurken, ben de yıllar içerisinde Ergenekon savsatasını 10-15 defa takip etmiştim, insanların mücadelesine şahit olmuştum. Ailelerin ne kadar zorluk çektiğini biliyordum, şahit oldum. O zaman siyasi kimliğim yoktu, iş insanıydım. Ben süreci takip etmek, adaletin nasıl uygulandığını takip etmek istemiştim.

Ne yazık ki bu salonlar adalet adına güzel izler bırakmadığını söyleyebilirim. Yüce Türk yargısının doğru kararlar vermesi konusundaki beklentimi ifade etmiştim. Elbette sizler yargı adına burada oturuyorsunuz ama ben de bu ülkenin ve dünyanın en kadim kentinin belediye başkanı olarak buradayım. Cennet vatanımızın göz bebeği İstanbul’umuzun belediye başkanı olarak buradayım.

‘NEDEN HEDEF TAHTASINA OTURDUM?’

Ben burada niye bulunuyorum acaba? Sizin huzurunuzda ben niye savunma yapıyorum acaba? Çünkü ben, 16 milyon İstanbullunun; bir kişinin malı, mülkü gibi davranıldığı bir ortamda üç kez kazanmış, devrim gibi seçim kazanmış, milletin iradesinin geçerli olduğunu, o sandıkta bütün engellemelere rağmen kazanmış bir kişi olduğum için buradayım. ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’ düşüncesinin, iradesinin karşısında olduğum için buradayım. Tabii aynı zamanda 86 milyon insanın gönlüne girmiş, bir sonraki seçimde cumhurbaşkanı adayı olarak onların karşısına çıkacağım için buradayım.

Çünkü Türkiye değil, dünya tarihinde 15,5 milyon insanın, çocukların bile sevgisini ilettiği, ön seçimde oy kullandığı bir insan olduğum için buradayım. Burada yargılanmış olmak, Silivri kampüsünde yargılanmış olmak elbette üzücüdür ama benim açımdan milletimin huzurunda konuşmanın refahlığı vardır, bunun bilinmesini isterim.

Ben kimim? Neden hedef tahtasına oturdum? Ben, Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum andan itibaren talana, ranta karşı durduğum için buradayım. Kreş, yurt açtığım için buradayım. İşsizlere iş bulduğum, Anne Kart çıkardığım, insanların yanında olduğum için buradayım. 40 TL’ye insanların yemek yemesine vesile olduğum için buradayım. İnsanları, çocukları, bebekleri eşitleyen, partizanlığı söküp atan, insanlara güzel bir gelecek sunmak adına imkânlarını seferber eden bir anlayışı sunduğum için ben buradayım. ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’ aklının tezahürünün karşısında olduğum için ben buradayım.

‘TRT BU DURUŞMAYI YAYINLAYABİLİRDİ’

Açıkçası Türkiye çok deneyimler yaşamıştır. Milletin istemediği şeylerin asla olmadığı topraklarda yaşıyoruz. O yüzden bu topraklarda bir avuç insanın istediği değil, milletin dediği olur. Bu manada şunu söylemek isterim: Bu duruşma çok daha doğru koşullarda olmalıydı ama ben buna başka bir açılım getirmek istiyorum. Düşünsenize, Ekrem gözaltına alınıyor. Beş gün gözaltında tutuluyor ve Silivri’ye gönderiliyor. Peki Ekrem kim?

Çocukluğundan beri yalınayak gezmiş, tarlada çalışmış, Cumhuriyet’ten faydalanmış, bu toprakların nimetini çok iyi bilen bir ahlakla büyümüş, ailesine mahcup olmamış, Trabzon’a, İstanbul’a mahcup olmamış bir insan… O yüzden çağrılsa gideceğimiz yere yüzlerce polisi dizmek… Bu nasıl bir gelenek? Bunu sürdürmek mümkün mü? Hangi insana bu yaşatılır? Kimseye yaşatılmaz bu.

O nedenle şüpheyle yapılan bu tür tavırların kime faydası var? Bu kararları kim veriyor? Ben bunun peşindeyim ve bunun peşini bırakmaktan vazgeçmeyeceğim. Mesela TRT bu duruşmayı yayınlayabilirdi. Eşim de şahittir; biz 20 yıldır televizyon izlemeyiz. Ben şimdi TRT izliyorum. İnsan onuruna, haysiyetine yakışmayan yayınlar yapar mı? Ben TRT’nin karşısında İstiklâl Marşı okuyarak büyümüş bir çocuktum. Yazık değil mi?

Anadolu Ajansı’na yazık değil mi? TRT bizim bu davalarımızı yayınlasın. Bu anlamda TRT’den duruşmalarımızı yayınlamasını, hak arama mücadelemizi aktarmasını istiyorum.

‘SAVCI BU KONUŞMAYI İKİNCİ KEZ DİNLEDİ Mİ?’

Gençlere bunu yapmayın. Haksızlığa kim uğrarsa onun yanında olacağım. Bunun karşısında kimse duramaz. Ben yaradana sığınırım, ondan korkarım. Onun dışında kimse beni durduramaz. Ben bu ülkede yaşayan herkesin geleceğinden sorumluyum. 16 milyon insan, ortada sandık yokken gidip oy vermez kardeşim. Siz beni sevseniz de sevmeseniz de ben sizi sahipleniyorum, seviyorum.

Sizlerin vicdanına soruyorum: Soruşturmayı başlatan savcı, Ekrem İmamoğlu’nun konuşmasını tesadüfen mi dinleyip soruşturma açmıştır, yoksa bir talimatla mı? Savcı bu konuşmayı ikinci kez dinledi mi? Canlı yayından değil de WhatsApp’tan gönderilen bir ekran görüntüsünden yola çıkılarak mı soruşturma açılması talimatı verilmiştir? Bu teyit edilmiş midir?O ekran görüntüsündeki ifadelerle benim söylediklerimin alakası yoktur. Bu teyitlendirilmiş midir?

Ben bu soruları size sorma ihtiyacı hissettim.17 yaşında bir üniversite öğrencisinin, 35 yıl sonra diplomasına el koyduklarını düşünsenize… Evine, tapusuna, malına el koyduklarını düşünsenize… Bu millet kendini nasıl güvende hissedecek? Bunun kime ne faydası var? Bunu bana biri anlatsın. Böyle bir şey olabilir mi?

‘ANNEMİN BABAMIN YAZLIĞINA DAYANMAK KİMİN AKLI?’

Benim 40 yıl önceki arkadaşımı, 15 yıl önce iş yaptığım insanları zorla adliyeye getirip Ekrem hakkında kötü bir söz almanın kime ne faydası var? Kötü bir şey söylemiyorsa da hapse atmanın ne faydası var? Beylikdüzü’ndeki komşularımı ifadeyeİ hatta ifadeye de değil, ‘gelin konuşalım’ diyerek çağırmanın kime ne faydası var? Elbette ben yargı karşısında yaşam boyu mücadele vereceğim. Annemin babamın yazlığının kapısına dayanmak kimin aklı? Çilingirle kapıyı açmak kimin aklı? Ne yapılmaya çalışılıyor? Hangi suçüstünden bahsediyorsunuz? Böyle bir anlayış olmaz Sayın Hâkim.  300 tane genç… Yazık, günah… Hepimizin çocukları, evlatları var. Annesi babası var. Yazıktır, günahtır. O yüzden milletimiz adına karar vermenizi temenni ediyorum.

‘BUNUN NERESİ TEHDİT’

Tehdit etti diyorlar… ‘Başsavcı sana söylüyorum, evlatlarını bile bu muamelelerden kurtarmak için seni yöneten aklı bu milletin zihninden sileceğiz. Söküp atacağız ki, senin evlatlarının kapısına kimse dayanmasın.’ Bunun neresi tehdit? Ben ‘senin geleceğinin teminatı olacağım’ diyorum. Olacağım da, göreceksiniz. Ben bu milletin teminatı olacağım. Bu ülkenin evlatlarından bir tanesini dışarıda bırakmadan, yaşam tarzına bakmadan bu topraklara teminat olacağım.

Ben hayatım boyunca kimseye dayak atmadım, kimse de bana dayak atmadı. Kimseyi tehdit etmedim. Benim hayatımda hiç böyle bir şey olmadı. İsterseniz köydeki arkadaşlarıma da sorun; insanları nasıl barıştırdığımı anlatırlar. Ben kıskançlık bile taşımam. Ben kimseyi kıskanmam. Ankara’daki kıskanıyormuş, bana ne!

Tehditmiş… Ne zaman okudu da beni bununla suçladı? Bu ifade özgürlüğüdür. Kimi eleştiriyorum? Sistemi bu hale getirenleri. Oturup da çöp kutusuyla mı konuşacağım?

‘BEN,İ TERÖRLE AYNI YERE KOYANIN ALNINI KARIŞLARIM’

Ekrem, terör… yeter be! Beni terörle aynı yere koyanların alnını karışlarım! Bana bakan, Türk devletini görür, Atatürk’ü görür, bu milleti görür. Siyaseten birine ‘terörist’ yaftası yapıştırılır mı? Her evde şehit, gazi var bu ülkede! Bu nasıl bir bakış açısı? Bunu şiddetle reddediyorum! Şiddetle reddediyorum! Şiddetle reddediyorum! Ekrem İmamoğlu ile terörü yan yana koyanlar kötü niyetle yazmıştır. Terörle Ekrem’i yan yana koymakmış… Hadi oradan!

İfadelerin dahi incelenmediğini, kötü niyetle yazıldığını bile düşünmek istemiyorum ama hangi niyetle yazıldığını inceleyeceğimi, bu işin peşini bırakmayacağımı söylüyorum. Evet, eleştiriyorum. Ben bu topraklara adaleti getirmeye kararlı biri olarak yola çıktım ve diyorum ki: Bana bu kötülüğü kim yapmış olursa olsun, onların da evlatlarını koruyacağım. Teşekkür ederim.”

İMAMOĞLU, GAZETECİLERLE SOHBET ETTİ

Duruşmaya 5 dakika ara verildi.

İmamoğlu, duruşmaya ara karar verildiği sırada gazetecilerle sohbet edip şunlar söyledi:

“Sağlığım çok iyi. Emniyet ve adliyedeki gözaltı sürecinde kilo verdim. Az yemek yiyorum. Dengeli diyet yapıyorum. Çok çalışıyorum. Spor yapamıyorum. Ailem iyi olursa ben de iyiyim. Kelime kelime Nutuk okuyorum. Muhammed Esed’in Kur’an-ı Kerim mealini okuyorum. Nâzım Hikmet’in bütün şiirlerini okuyorum. Pırlanta gençlerin alnından öpüyorum. Gençleri yürekten kutluyorum. Gönlümde ne varsa onu yaşattılar bana”

ARA KARAR AÇIKLANDI

Mahkeme duruşmaya verilen 5 dakikalık aranın ardından ara kararını açıkladı.

Mahkeme Akın Gürlek’in avukatının dosyaya katılma talebinde bulunmasının ardından, talebi tehdit ve hakaret suçlarından kabul etti.

‘Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme’ suçundan ise Gürlek’in suçtan zarar görmediği gerekçesiyle bu suç yönünden katılma talebinin reddine karar verildi.

Duruşma 16 Haziran Pazartesi gününe ertelendi.

İMAMOĞLU’NDAN İLK FOTOĞRAF

Ayrıca İmamoğlu’nun mahkeme salonundan fotoğrafı sosyal medyada paylaşıldı.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, İmamoğlu’nun fotoğrafını paylaşarak, “Tarihe not düşülsün: Bu fotoğraf, utancınızın, suçluluğunuzun göstergesi; millet iradesini yargılamaya kalkışmanın fotoğrafıdır” ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, İmamoğlu’nun fotoğrafına “Tüm gençlerimiz ve onların Cumhurbaşkanı adayı olarak görmek istediği Ekrem İmamoğlu serbest bırakılana kadar, milletin iradesine yargı eliyle yapılan siyasi darbenin ellerini çekene kadar durmayacağız” notunu düştü.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen de “Bu adaletsizliği hiç unutmayacağız” ifadesini kullandı.

‘İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA’ DAVASI DA BUGÜN GÖRÜLDÜ

İmamoğlu’nun, 6 kişi ile birlikte Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde ‘İhaleye fesat karıştırma’ suçlamasıyla yargılandığı davanın görülmesine de bugün devam edildi.

Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma öncesinde, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, Berkay Gezgin gibi çok sayıda CHP’li isim, İmamoğlu’na destek vermek amacıyla adliye önüne geldi.

Duruşma, saat 15.10 itibarıyla başladı. İmamoğlu hakkında 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve siyasi yasak talebi istenen davanın duruşması mütalaa için 11 Temmuz’a ertelendi.

‘PARA SAYMA’ DAVASI ERTELENDİ

Bugün görülen bir diğer dava da CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda kaydedildiği öne sürülen “para sayma” görüntüleri hakkında oldu.

Aralarında İmamoğlu’nun ekip arkadaşlarının da bulunduğu 22 kişi, “kanuna aykırı bağış toplamak” suçundan yargılanmasına devam edildi.

CHP’deki ‘para sayma’ davasının duruşması 19 Kasım’a ertelendi.

İlişkili Haber
thumbnail

CHP’nin ‘para sayma’ davası ertelendi

Haberi görüntüle

İMAMOĞLU, AKIN GÜRLEK İÇİN NE DEMİŞTİ?

Ekrem İmamoğlu, 20 Ocak’ta Ülke Politikaları Vakfı tarafından düzenlenen “Modern Hukuk ve Yargının Siyasallaşması Paneli”ne katılmıştı.

Panelde konuşan İmamoğlu, Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın hakkında soruşturma başlatılmasına tepki göstermişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e seslenen İmamoğlu, “Biz var ya senin evlatlarını bile bu muamelelerden kurtarmak için seni yöneten aklı bu milletin zihninden söküp atacağız. Bunu unutma. Söküp atacağız ki senin evlatlarının kapısına birileri dayanmasın, senin evlatlarını sabahın köründe evinden kimse almasın. Senin zihniyetinin içinden geçen yol ve yöntemleri bu memleketin her ortamından söküp atacağız ki senin dahi yuvana, çocuklarının geleceğine huzuru temin edelim. Bizim derdimiz bu” demişti.

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!