1. Haberler
  2. Siyaset
  3. DEM Parti’den ‘Erdoğan’la görüşme’ açıklaması: Şimdi beklenti…

DEM Parti’den ‘Erdoğan’la görüşme’ açıklaması: Şimdi beklenti…

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmesinin olumlu geçtiğine dikkat çekerek, "Şimdi beklenti, bu görüşmenin barış sürecine hız kazandırması çözümün kapısının aralanmasıdır" dedi. Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın çağrısından bu yana iki aya yakın süre geçmesine rağmen çağrıya denk düşen bir adım ve bir iradeyi henüz göremediklerini söyleyen Hatimoğulları, toplumun "İktidar neden adım atmıyor? Bir oyalama mı var?" sorularını yönelttiğini savundu. Hatimoğulları, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile 19 Nisan Cuma günü yapılacak görüşmeyle ilgili de basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

featured

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları partisinin grup toplantısında, Türkiye ve dünyadaki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Hatimoğulları, ABD Başkanı Donald Trump’ın aşırı sağcı politikalarının her geçen gün belirsizliği biraz daha büyüttüğünü belirterek, “Trump’ın başlattığı vergi tarifeleri sadece gümrük tarifeleriyle sınırlı değil. Bu artık dünya ölçeğinde teknoloji, ticaret ve jeopolitik güç savaşları olmuştur” dedi.

‘ÖCALAN’IN ÇAĞRISI BİR METİNDEN İBARET DEĞİLDİ’

İmralı heyetinin ziyaretleri ve sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, “27 Şubat’ta Sayın Öcalan’ın yaptığı asrın çağrısından bu yana geçen sürede ne yazık ki Türkiye’de demokrasi adına bırakın olumlu bir adımın atılmasını çok daha iç karartıcı bir tabloyla karşı karşıyayız. İktidar bu süreçte iyi bir sınav vermedi. Tarihi çağrı, bir metinden ibaret değildi. Bu tarihi çağrı Türkiye’de yaşayan 85 milyon insanın adil ve demokratik bir toplum içinde yaşaması için ve bu demokratik toplumun dönüşüm davetidir” görüşünü savundu.

“İktidar, bu çağrının ruhunu yok saydıkça ve gereğini yapmadıkça ülkede demokratikleşmenin yolu açılamaz” diyen Hatimoğulları, şu ifadeleri kullandı:

“Bu tıkanıklığın patlak verdiği son olayları hatırlamak gerekirse birisi HDK’ye ve kent uzlaşısına gerçekleştirilen operasyon ve 19 Mart sürecidir. 19 Mart’tan bu yana Türkiye halklarının yükselen sesi sıradan bir tepki ve bir şahsın özgürlüğü için tepki değildi. Bu tepkiler eşit adil özgür ve demokratik yaşamı talep etmek için ortaya çıkan tepkilerdir. İktidarsa bu yükselen seslere karşı bu sesleri duymazdan gelerek baskıları arttırılıyor. Hepimiz izledik televizyonlarda o öğrencileri coplayan ve gaz sıkan polislere 10 bin TL ödül verdiler. Siz kaç ülke bilirsiniz ki işkenceye ödül veriyor? Kendi ülkemizde buna kötü bir şekilde tanıklık ettik. İşkenceye prim verilerek toplumsal barış sağlanamaz. Aksine toplumsal barışa zarar verir, ortak yaşamı zehirler. Siz batıda gençleri coplayanlara ödül vererek bu şekilde prim verirseniz, Kağızman’da bir uzman çavuş kafede yan baktın diye bir insanı herkesin gözü önünde katleder. Bu cesaretin kaynağı cezasızlık politikası ve iktidarın açık korumasıdır. Üstelik üzerine de ödül veriyorsunuz, suça teşvik ediyorsunuz.”

TEK TEK EV ZİYARETLERİ YAPILACAK

Hatimoğullları, konuşmasında 1 Ekim’de başlayan ve İmralı ziyaretleriyle devam eden süreç kapsamında yürüttükleri çalışmaları şöyle anlattı:

“1 Ekim’de başlayan ve 27 Şubat’ta sayın Öcalan’ın tarihi çağrısıyla taçlanan barış ve demokratik toplum süreci üzerinden tam altı ay geçti. Bu altı ay boyunca bir gün bile yerimizde durmadık. Asya’dan Okyanusya’ya, Avrupa’ya dünyanın dört bir yanını dolaştık ve her yerde heyetlerimiz bu süreci dünya ülkeleriyle paylaştı. Birçok ülkenin temsilcisiyle, elçilikleriyle, kurumlarıyla bir araya geldik. Heyetlerimizle bu süreci anlattık ve çözümü tartıştık. Türkiye’nin dört bir yanında il il, ilçe ilçe dolaştık, halklarımızla barışı konuştuk. 100 bine yakın yurttaşımızla barış için açık ve şeffaf haliyle toplantılar gerçekleştirdik. Şimdi de on binlerce barış gönüllüsüyle tek tek ev ziyaretlerine başlıyoruz. Türkiye’nin ve Kürdistan’ın dört bir yanında. Barış elçisi on binin üzerinde arkadaşımızla, yoldaşımızla tek tek evleri ziyaret etmeye başladık. Yetişemediğimiz yerlere milyonlarca mektup yollayacağız, online toplantılar da yapacağız. Bugüne kadar yaptığımız onca çalışmanın bize gösterdiği bir tek gerçeklik var ki o da çok önemli. Toplum barış istiyor.

‘ERDOĞAN’LA GÖRÜŞMEDEN BEKLENTİ…’

Bakın en son Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’la DEM Parti İmralı heyetimiz bir görüşme gerçekleştirdi. Daha önce de kamuoyu ile paylaşıldığı gibi görüşme olumlu geçti. Heyetimiz toplumun kafasındaki soru işaretlerini, gözlemlerimizi, önerilerimizi Sayın Erdoğan’a aktardı. Şimdi beklenti, bu görüşmenin barış sürecine hız kazandırması çözümün kapısının aralanmasıdır. Elimizde çok büyük bir fırsat var. Tarih yapma, tarihe geçme fırsatı. Ama açık konuşalım ki aradan iki ay geçmesine rağmen çağrıya denk düşen bir adım ve bir iradeyi henüz göremedik. Toplum net ve makul konuşuyor. Bakın diyor ki ‘iktidar neden adım atmıyor? Bu süreç neden hep tek taraflı ilerliyor? Bir oyalama mı var?’ Biz de buradan yürütme erkine soruyoruz; tecrit sürerken, bir tek somut adım bile atılmazken, tam tersine her gün yeni antidemokratik uygulamalar devreye girerken, kayyımlar devam ederken, sizce biz bu yurttaşlara ne cevap verelim? Ne cevap verelim? Bunlar çok büyük bir soru işareti olarak toplumun kafasında mevcudiyetini koyuyor. Güven maalesef sadece güzel sözlerle değil. Pratik ve güven verici somut bir zeminin tesis edilmesiyle olur. Bu zemin nasıl sağlanır? Sayın Öcalan’ın çalışma ve iletişim özgürlüğünün sağlanmasıyla, Meclis’in silahsızlandırma süreci için bir yasa çıkarabilmesiyle, demokratik görüşün ve barış kanunu teklifinin hazırlanmasıyla, bu kanunu Meclis’ten hep beraber çıkartmasıyla ilk adım olarak bunları yaparsak tüm Türkiye rahat bir nefes alır ve toplumun kafasındaki bu soru işaretleri az da olsa yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlar.”

Hatimoğlulları, “Mahir Polat’ın tahliyesi hepimizi çok mutlu etti ve şimdi daha iyi koşullarda tedavi olacağına inanıyoruz. Buradan da kendisine geçmiş olsun dileklerimizi de iletiyorum. İçeride onun gibi yüzlerce ağır hasta tutsak var. Özge Özbek, Hatice Yıldız, Soydan Akan, Selver Yıldırım, Hatice Onaran gibi daha burada sayamayacağım yüzlerce insan hapishanede hem hapishane koşullarıyla hem de hastalıklarıyla boğuşmak durumunda. İktidara ve Meclis Başkanlığına sesleniyorum; güven arttırıcı adımlar atabilirsiniz. İnsani ve hukuki olan bu meselede cesur davranabilirsiniz. Toplum hasta tutsaklarla, infazı keyfekeder bir şekilde yakılan mahpuslarla ilgili atılacak adımları beklemektedir” şeklinde konuştu.

‘İKTİDARIN YARGI VE GÜVENLİK GÜÇLERİNİ KULLANARAK CHP’Yİ SİYASET DIŞINA İTMEYE ÇALIŞMASI KABUL EDİLEMEZ’

İktidarın yargı ve güvenlik güçlerini kullanarak CHP’yi siyaset dışına itmeye çalışmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Tülay Hatimoğulları, şunları kaydetti:

“CHP’ye neden baskı uygulanıyor? Neden abluka altına alınmak isteniyor? Bunlar önemli sorular. Bakın muhalefet bugün bu sürece destek veren, çözümden yana duran bir noktadadır ve bu tarihi bir öneme sahiptir. İlk kez, barış Türkiye’de gündeme geldiği zaman muhalefetten bu kadar ciddi ve önemli bir destek geliyor. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere bütün muhalefete sesleniyorum; barış tüm Türkiye’nin ortak meselesidir. Ne olursa olsun barış ve çözüme dört elle sarılmaktan vazgeçmeyin.”

‘PKK’NIN FESİH TARİHİ’ AÇIKLAMASI: KARŞIŞIKLI SOMUT ADIMLARIN ATILMASIYLA…

Öte yandan, Tülay Hatimoğulları, grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Anka’nın aktardığına göre, “5 Mayıs’ta PKK’nın kongresini toplayarak kendini fesih kararı alacağı” iddiasının sorulması üzerine Hatimoğlulları, “PKK’nın fesih kongresiyle ilgili tarihe ilişkin bizde herhangi bir bilgi mevcut değil. Ancak bu sürecin bazı yasal adımların ve somut adımların atılmasıyla birlikte karşılıklı bir şekilde, fesih kongresinin gelişeceğine, yapılacağına dair bir genel bilgi var. Ama onun dışında tarihe ilişkin olarak bizde bir bilgi yok” dedi.

ADALET BAKANI İLE GÖRÜŞME

“Adalet Bakanı Tunç ile görüşmenin ana fikri Türkiye’de demokratikleşmeyle ilgili belli başlı adımların atılması”

Bir gazetecinin “Cemil Bayık da bir açıklama yapmış, bunun olabilmesi için somut koşulları işaret etmiş. Adalet Bakanlığı’yla yapacağınız görüşme çerçevesinde olası bir infaz değişikliği, olası bir Terörle Mücadele Kanunu değişikliği ve hatta ‘umut hakkı’nın yeniden gündeme gelmesi gibi hangi başlıklar olacak? Biraz bize somutlaştırır mısınız?” sorusunu Hatimoğulları, şöyle cevapladı:

“Adalet Bakanlığı’yla yapılacak olan görüşmede elbette bahsettiğiniz konular da gündeme gelecek. Burada bu görüşmenin ana fikri, Türkiye’de demokratikleşmeyle ilgili, elbette belli başlı adımların atılması çok önemli. Bunun için biraz önceki grup konuşmasında da ifade etmiştim. Başta hasta tutsaklar, infazları keyfekeder yakılmış olan mahpuslar olmak üzere bu konuda somut adımların atılması önemli. Bunun için özel olarak bir yasa yapmaya gerek yok. Mevcut olan Anayasa’nın uygulanması halinde zaten bütün bunlar hayata geçirilebilir. Bu konularda elbette kendileriyle detaylı bir biçimde bir görüş alışverişinde bulunulacak.”

‘GÖRÜŞMEYE İMRALI HEYETİ’NDEN BULDAN, ÖNDER VE DEM PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLLERİ KATILACAK’

Hatimoğulları, Adalet Bakanlığı’nda yapılacak görüşmeye kimlerin katılacağı sorusuna, “Tabii heyetimizin iki üyesi Sayın Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder ile birlikte Grup Başkanvekillerimiz bu görüşmede hazır olacaklar” yanıtını verdi.  

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!