Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’nde (KKTC) 2022’de öldürülen yasa dışı bahis baronu Halil Falyalı’nın eski muhasebecisi Cemil Önal’ın öldürülebileceğine dair şüphesini daha önce birkaç kez savcılığa bildirdiği belirtildi.
Mali suçlar odaklı Hollanda merkezli bağımsız araştırmacı gazetecilik platformu Follow The Money’den David Davidson, Cemil Önal’ın öldürülmesinin ardından yazdığı haberde, Önal ile geçen pazartesi günü görüştüğünü belirtti.
‘BU BENİ ENİNDE SONUNDA ÖLDÜRECEK’
Görüşmenin Lahey’deki bir restoranda yapıldığının kaydedildiği haberde, Önal’ın “hayatına kastedileceğini düşündüğünü söylediği” aktarılarak “Türkiye’den gelebilecek bir tehditten çekindiği” ifade edildi.
Cemil Önal’ın rüşvet uygulamalarıyla ilgili elinde bulunduğunu iddia ettiği bilgi ve belgeler hakkında da “Bu beni eninde sonunda öldürecek” dediği aktarıldı.
Haberde, Cemil Önal’ın avukatının da öldürülme tehlikesi hakkında, “Bu ciddi tehdit birkaç kez savcılığa bildirildi” dediği belirtilirken Hollanda savcılığının konuyla ilgili bir açıklamada bulunmadığı kaydedildi.
Önal, kısa süre önce Bugün Kıbrıs gazetesine verdiği röportajında da “Ben bir kara kutuyum, beni susturmak isteyecekler” demişti.
KASET İDDİALARIYLA GÜNDEME GELMİŞTİ
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gazetecilik yapan Ayşemden Akın’ın 8 Şubat 2022’de KKTC’de öldürülen yasadışı bahis baronu Halil Falyalı’nın finans müdürü ve cinayet şüphelisi Cemil Önal ile yaptığı röportaj gündeme oturmuştu.
Bugün Kıbrıs gazetesinde yayımlanan dizinin “MİT’in peşinde olduğu 5 kayıp video: Devletin en üst kademelerine uzanan kirli ilişkiler ağı…” başlıklı bölümünde Önal’ın sözleri şöyle aktarılmıştı:
“İbrahim Serim, Kıbrıs’a üniversite okumaya geldiğinde babasının etkisiyle kısa sürede KKTC vatandaşlığı aldı. Bu vatandaşlık sayesinde devletle doğrudan ilişki kurabilecek konuma geldi. İbrahim’le samimiyetimiz vardı, bu sayede onu rahmetli Halil Falyalı’yla tanıştırdım. Sonrasında aralarındaki ilişki ilerledi. O dönemlerde Ekrem Serim Ankara’da bir devlet kurumunda bürokrattı. Dışişleri Bakan Yardımcısı değildi ama yine de dikkat çeken bir isimdi. Maksut Serim’in gücü nedeniyle çevresi oldukça genişti.
İbrahim Serim, dönemin KKTC Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ile de çok yakındı. Aslında bu yakınlığın temel nedeni İbrahim’in kişisel özellikleri değil, babasının nüfuzuydu. Bu bağlantılar sayesinde Falyalı ailesi için de bir tür ‘koruma zırhı’ oluşmuş oldu. Kıbrıs’ta büyükelçilerin etkisi çoğu zaman Cumhurbaşkanından bile fazladır. Bu koruma kalkanı, Falyalı ailesinin bazı işlerini kolaylaştırdı.
Bu ilişkiler çerçevesinde Ekrem Serim de sürece dahil oldu. AK Parti seçimlerinden sonra Ekrem Serim’in Dışişleri Bakan Yardımcısı olmasıyla beraber Halil Falyalı’yla olan ilişkiler daha da stratejik bir hal aldı. Hüsnü Falyalı ve eşi Özge, Ekrem’le samimiyet kurdu. Hatta Kıbrıs’taki gayrimenkul satışlarından elde edilen gelir, İngiltere’de Yasin Ekrem Serim’e ait olan şirkete aktarıldı. Ekrem Serim, aynı zamanda Hakan Fidan’a çok yakın bir isimdi.
Hakan Fidan, Falyalı’nın elinde olduğu iddia edilen kasetlerle ilgili gelişmeleri duyunca, bu kasetlerin devletin eline geçmesini istedi. Bu görev için Ekrem Serim’i Büyükelçi olarak Kıbrıs’a gönderdi. Ona, ‘Bu kasetleri al, getir. Bu şekilde devlet içinde yükselirsin’ denildi. Ekrem kabul etti, Kıbrıs’a geldi. Özge Falyalı ile yakınlaştı. Görüşmeler otellerde değil, Özge’nin babasının evinde yapıldı. Aynı zamanda Mehmet Taşker’le de ev ortamında buluşmalar gerçekleştirdi.
Ekrem Serim, Kıbrıs’a geldiğinde ilk işi, çevresindeki tüm güvenlik personelini değiştirmek oldu. Kendi ekibini getirdi. Kasetleri almak için yoğun çaba sarf etti. Söylentilere göre toplamda 45 ya da 46 kaset vardı. Ancak Ekrem Serim bunlardan sadece 40 tanesini Ankara’ya teslim etti. Diğer 5 kaset kendisinde kaldı. MİT, bu eksikliği fark etti çünkü ellerinde kaset sayısıyla ilgili bilgi vardı.
Hakan Fidan, bu gelişmelerin ardından kasetleri İbrahim Kalın’a iletti. İbrahim Kalın da MİT Başkanı olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a durumu aktardı. Eksik olan 5 kasette kimlerin olduğu tam bilinmese de, Binali Yıldırım’ın oğlu ve Hakan Fidan’ın oğlunun adının geçtiği iddialar var.”

Hollanda polisi onal i korusa ne korumasa ne?Hollanda polisi kendi adamlarini koruyamiyor kalsin Turkiyedden gelen bir katili korusun.Kaset ,santaj hepsi uydurna.Turkiye cumhuriyeti o kadar alcak mi kendini yer alti dunyasindan para rusvet alip rezil edecek halaka dunyaya kendini?Hem Turkiyede iken onal orda da Turkiye birsey yapacak olsa yapardi onal’a.Bu yeralti dunyasi hesaplasmasi Onal i Falyali Husnu 4 kisi tutmus ta Turkiyede vurduracakmis olmamis Hollanda da buldu firsati kiraladigi katil (ller)burda Hollandada intikam aldilar Soylemez-Flayaci yer alti dunyasi kavgasinda.Binali Fidan Cumhurbaskan ,kktc politikacilar skanldallar yalanlar .Yalan haberlerle millet doyurmayin.Hollanda da kims kanmaz bu masallara.Eh kasetler 4 varmista santajliymis ta ,eh Turkiye bu kadar manyak mi lan Politikacilar kendini film cektirip santaja ugrayacagina bilmiyor mu?YALAN HEP 4 KASET hikayesi.