Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras’ın “zincirleme şekilde basın ve yayın yoluyla yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “zincirleme şekilde adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlarından yargılandıkları davanın ilk duruşması görüldü.
İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanıklar Orhan Turan ve Mehmet Ömer Arif Aras ile avukatları katıldı.
‘LİYAKAT VE HUKUKA DUYULAN GÜVENİN ARTTIRILMASINI VURGULADIM’
İHA’nın haberine göre; duruşmada kimlik tespiti yapılan Aras, aylık gelirinin 900 bin lira olduğunu belirtti. İlk defa mahkeme huzurunda bulunduğunu belirten Aras, savunmasında şunları kaydetti:
“Bahsedilen suçlama delilsiz ve dayanaksızdır. 38 yıldır aynı kurumda çalışmama rağmen, adresim sabit olmasına rağmen, polis eşliğinde zorla getirildim. Üzerine atılı suçlamalar düşünce özgürlüğü kapsamındadır. Derneğin tüzüğü hukuka uygun şekilde düzenlenmiştir. Bu derneğin konseyi yılda belirli aralıklarla 3 defa toplanmaktadır. Yılda 3 kez konuşma hakkım var. Yargılamaya konu edilen konuşmayı başkanlık sıfatıyla 12 Şubat’ta yaptım. Benim söylediklerimin başı sonu kırpılmıştır. Yaptığım konuşma, olağan faaliyet içerisindedir. Başka bir amacı yoktur. TÜSİAD tarafından hazırlanan öneriler başlıklı kitapçıkların açıklamasıdır. Konuşmamda liyakat ile hukuka duyulan güvenin arttırılmasını vurguladım.
‘YARGILAMANIN BU ŞEKİLDE YAPILMASI DOĞRU DEĞİL’
Rakamların oluş şekli, rakamlardan daha değerlidir. Hukuktan kastım vergi, gümrük, ticaret ve bankacılık tanımından ibaret değildir. Hukukun tanımına, kişilerin tanımına etki eden gerek sosyal, gerek yazılı kuralların öngörülebilir şekilde uygulandığı da dahildir. Ekonomi hukuk ile şekillenmektedir. Piyasalarda oluşan faizler ve döviz kurlarındaki hareketler buna örnektir. Beklenti ve ön görülerin referans noktası ise yaşananlardır. Bu nedenle ekonomi alanı toplumda karşılığı olan olgu ile dahildir. Açıkladığım bu hususlarla ekonomi alanında yapmış olduğum dava konusu konuşmada, hukuk ve politikadan ayrı düşünülemeyeceğini vurguladım.
Bu yüzden bana, ’Neden bu şekilde konuşma yaptın?’ sorusunun yöneltilmesi doğru değildir. Yargılamanın bu şekilde yapılması doğru değildir. İddianamede, konuşmalarımın önü ve arkası kesilerek, suç işlediğim söylenmektedir. İnsanlar hukukun üstünlüğünü, tutuklama ve gözaltı olarak görüyor. Bu işlemler yabancı yatırımcılar ve yabancı basına da bilgi notu olarak iletilerek, yatırımcılara etkisi oluyor.”
SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI
Duruşmada esasa ilişkin görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, sanıklar Turan ve Aras’ın “zincirleme şekilde basın ve yayın yoluyla yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “zincirleme şekilde adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlarından 1 yıl 10 ay 15’er günden 5 yıl 6 ay 15’er güne kadar hapis ve 50 günden az olmamak üzere adli para cezasına çarptırılmasını talep etti.
Mütalaada ayrıca sanıklar hakkında uygulanan yurt dışı çıkış yasağı yönündeki adli kontrol tedbirinin devamına karar verilmesi istendi. Söz verilen sanıkların avukatları mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamak için süre talep etti.
ARA KARAR
Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıklar ve avukatlarına mütalaaya karşı savunma yapmak üzere süre verilmesine karar verdi.
Sanıklar hakkındaki yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 23 Eylül’e erteledi.