Gazeteci yazar Banu Avar Yarınlar Kültür Merkezi’nde ‘Alaycı Kuş’ kitabıyla ilgili söyleşi ve imza günü gerçekleştirdi.
PKK’nın sözde fesih kongresinde yayınladığı metne dikkat çeken Avar, “Bunların derdi eyaletleşmedir.” dedi.
Ana dilde eğitim talebinin masum olmadığının altını çizen Avar, “Montagu Anlaşması 1933’de ne diyor? Her dil, din, etnik ayrıma göre ayrılma hakkı vardır. Uluslararası kuruluşlar niye İstanbul’un göbeğinde etnik ayrımlara göre temsilcilikler açıyor?” ifadelerini kullandı.
Avar’ın söyleşisinden öne çıkanlar:
“Beyinler, işgal edilmiş durumda. Sağcı olun, solcu olun, ne olursanız olun önce beyinleri işgalden kurtarmak zorundayız.
Alaycı kuş, duyduğu her sesi tekrar edebiliyor. Bunun için emperyalizm önce gazetecileri satın alıyor. Emperyalizmin ‘alaycı kuşları’ çoktur, Ankara gazetecileri özellikle… Frank Whistler denen adam 1950’lerden 76’ya kadar 25 haber ajansını elinde tutmuştur. Bu çok ilgi çekici bir süreç. Ve aynen Türkiye’de devam ediyor.
PKK VE DEM’İN ‘HUKUKİ GÜVENCE’ TALEBİ
PKK son günlerde bir manifesto yayınlıyor, bir meydan okuma yapıyor. Türkiye Cumhuriyeti’ni karşısına alıyor. Siyasiler de uzun yıllar boyunca PKK’ya kol kanaat geriyor. Önemli bir nokta var; “Önder Apo” lafının sürekli dolandırılması ve “hukuki güvence”. Hukuki güvence denilince akla Irak ve Birleşmiş Milletler gelir.
‘BUNLARIN DERDİ EYALETLEŞME’
Bunların derdi eyaletleşmedir. Çünkü eyaletlerin başlarına Kemal Derviş tipli birisini koyuyorlar. Sömürmenin en kolay yolu budur. “Türkiye mutlaka 8 eyalete bölünmelidir. Başka kurtuluşu yoktur.” gibi düşünceler dolaşıma sokuluyor.
‘ANA DİLDE EĞİTİM MASUM DEĞİL’
Bunun için en başta ana dilde eğitim konusu geliyor. Çok masum geliyor en başta. Oysa konuşulan diller çok fazla. Montagu Anlaşması, 1933’de ne diyor? Her dil, din, etnik ayrıma göre ayrılma hakkı vardır… Niye İstanbul’un göbeğinde etnik ayrımlara göre temsilcilikler açıyor uluslararası kuruluşlar…
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 66. maddesi etnik bir tanım değildir. Etnik kökenlerimizden bağımsız hepimiz Türk’üz…
Bu ülke 3 ana damar üzerinde kuruldu:
Mustafa Suphiler, komünistler…
Börekçizade Rıfat efendiler, dindarlar…
Ziya Gökalpler, Türkçüler…
Sol, dindar ve Türkçüler ile kuruldu bu ülke. Önce bunların sahteleri çıkarıldı.
Türkçü gibi görünen Ruzi Nazarlar güdümünde insanlar, anlayışlar… Rabia Kadir gibi isimleri desteklerler.
Sol, sahte sol işte… Direkt Rockefeller’den geliyor parası… Lütfen iyi inceleyin, kimin güdümünde olduklarını… Lenin’in Sosyalist Enternasyonel’i sonlandıktan sonra küresel ölçekte “sol” görünümlü yapılar kuruyorlar.
‘DİRENİŞİ KIRMAK İÇİN 2. DALGA OPERASYONU YAPTILAR’
Gerçek şeyleri, gerçek direnişleri kırmak, yok etmek için tek dalga operasyonlar yetmez. Korkunun yayılması gerekir. 2013’de ilk açılımı yani ilk dalgayı yaptılar. Şimdi ikinci dalganın içindeyiz.
