Marmaray’da Deniz E. ile Zehra A. arasında yer verme meselesi nedeniyle tartışma çıktı. Tartışma sırasında trende bulunan E.D., Deniz E.’yi darbetti. Kavgaya sonradan dahil olan İ.A.’nın da araya girmesiyle arbede büyüdü. Trenin durağa yanaşmasıyla inen taraflar, tartışmaya burada devam etti. Yaşanan olayda korkan çocukları ise duraktaki kadın yolcular sakinleştirmeye çalıştı. Yer tartışmasının başladığı anlarda Deniz E.’nin genç kadına hakaret ettiği iddia edildi. Olaya ilişkin ortaya çıkan yeni görüntülerde, Zehra A.’nın Marmaray’dan ağlayarak indiği anlar yer aldı.
İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
DHA’nın haberine göre mağdur sıfatıyla ifade veren Zehra A., Ayrılıkçeşmesi durağından Marmaray’a bindiğini, 2-3 durak sonra Deniz E.’nin iki çocukla trene bindiğini, bu sırada kapının sol tarafında ayakta beklediğini söyledi.
Zehra A., ifadesinde olaya ilişkin şunları anlattı:
“Bu şahıs trene binerken bana ‘Çekil buradan. Niye burada duruyorsun? Çocuklarımla geçemiyorum. Çocuklarım sıkışsa bunun sorumluluğunu kim alacak?’ gibi şeyler söyledi ve trene bindi. Ben kendisine ‘Ağabey, özür dilerim. Tren zaten sıkışık. Çekilebildiğim kadar çekildim.’ dedim. Hemen arkama, yakın mesafeme geçerek kendi kendine konuşmaya devam etti. Benim başörtümü kastederek ‘Sizden her yerde var, sürekli ayak altındasınız.’ diyerek aşağılayıcı kelimeler kullandı. Ben kendisiyle tartışma yaşamamak için ‘Ya sabır ya selamet.’ dedim. Bu şahıs bunu duyunca ’20 yaşındaki kız ya sabır ya selamet çekiyor.’ dedi. Kendisine tepki gösteremediğim için ağlamaya başladım. Bu esnada oradan uzaklaşıp ilerlemeye çalıştım fakat tren kalabalık olduğu için uzaklaşamadım. Yine ismini olay sebebiyle öğrendiğim E.D. isimli şahıs inmek için kapıya yanaştı ve bana tepki gösteren Deniz E ‘ye ‘Kız ağlattın. Yaptığını beğendim mi? Neden uzatıyorsun. Senin çocukların varsa o da birisinin çocuğu.’ dedi. Deniz E. de ‘Sen ne karışıyorsun? Bu onunla benim aramda, seni ilgilendirmez.’ gibi konuşarak karşı tarafı tahrik etti. Panik halinde ağlamaya devam ediyordum. Tartışma yaşanmasın diye E.D’ye ‘Abi boşver, tartışmayın’ dedim. Deniz E., E.D.’ye karşı tahrik edici konuşmalara devam etti. Bunun üzerine E.D, Deniz E.’ye vurdu. Daha sonra E.D. trenden indi.”
Tren devam ederken Deniz E.’nin, İ.A. ile tartışmaya başladığını dile getiren Zehra A, ifadesinde, “İ.A, ‘Sen neden kıza bu kadar tepki gösteriyorsun. Neden olayları bu kadar büyütüyorsun?’ dedi. Daha sonra Deniz E. ve İ.A, Süreyya Plajı durağında trenden indiler. Tren dışındayken Deniz E., İ.A’ya saldırdı ve üzerinde bulunan gömleği yırttı.” dedi.
Trende bulunan ve kendisine yardımcı olan K.T. ile Pendik durağında trenden indiklerini kaydeden Zehra A., ağlamaya devam ettiği için K.T’nin, hem annesi hem babasıyla telefonda görüşerek olayı anlattığını ve babası gelip alana kadar yanında bekleyip kendisini sakinleştirdiğini anlattı.
Zehra A., ifadesinde, “Trene binip trenden inene kadar sürekli yüksek sesle bağırarak konuşmaya ve bana hakaret içerikli kelimeler kullanmaya devam etti. Şahıs ellerini yumruklarını sıkarak her an benim üzerime saldıracakmış gibi yolculuk yaptı. Benim bu olayla alakalı olarak tanıklığım bundan ibarettir. Ayrıca, Deniz E. hakkında farklı bir suç numarasıyla oluşturulan dosyadan şikayetçi oldum.” beyanında bulundu.
Akademisyen K.T. de “Deniz E, Zehra A. sabır çektikten sonra ‘Sen kaç yaşındasın da bana sabır çekiyorsun?’ dedi. Bunun üzerine ben müdahale ettim ve ‘Senin bir ailen varsa, o kızın da bir ailesi var.’ dedim. Bana bağırarak ‘Terbiyesizsiniz. Hep böylesiniz. Sizi de onu da şikayet edeceğim.’ dedi. Ardından ‘Süreyya Plajı durağında inin, görüşelim.’ diyerek tehditkar konuştu. Daha sonra başka kişiler de olaya müdahale etti. Tartışma onların arasında devam etti.” şeklinde ifade verdi.
Zehra A.’nın şikayetinin ardından Deniz E.’nin de ifadesi alındı.
BABA, SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Deniz E. ifadesinde, trene binerken kapı girişinde duran kadına, geçişi engellediği gerekçesiyle uyarıda bulunduğunu, tartışmanın Küçükyalı durağına gelindiğinde büyüdüğünü belirterek, “E.D. beni dışarı çağırdı. ‘Çocuklarım var, git.’ dedim. Ardından mavi gömlekli bir adam daha müdahale etti. Tartışma Süreyya Plajı durağında devam etti. Bu noktada güvenlik görevlileri olaya müdahale etti ve polis çağrıldı. Polis ekipleri beni hastaneye götürdü. Daha sonra da ifade verdim.” dedi.
Ayrıca Deniz E., görüntülerde kendisiyle tartıştığı anların yer aldığı (mavi gömlekli) İ.A.’dan şikayetçi olmadığını, E.D.’den (yumruk atan) şikayetçi olduğunu, Zehra A.’nın suçlamalarını da kabul etmediğini beyan etti.
İ.A’nın ise ifadesinde şikayetçi olmadığını beyan ettiği öğrenildi.
YENİ GÖRÜNTÜLER
Zehra A. olaydan iki gün sonra polis merkezine giderek Deniz E.’den şikayetçi oldu. Şikayet üzerine gözaltına alınan E., emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Öte yandan Marmaray’daki tartışmaya ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde, Zehra A.’nın ağlayarak Marmaray’dan çıktığı anlar yer aldı.

Olayların merkezindeki 18 yaşındaki genç kadın da ‘hakarete maruz kaldım, ağlatıldım’ gerekçesiyle Eroğlu’ndan şikayetçi oldu.
GÖRGÜ TANIĞI GAZETECİ ‘ÖNCESİ VAR’ DEMİŞTİ
Marmaray’daki yumruklu kavgayı görüntüleyen gazeteci Fuat Kozluklu yumruklu saldırı öncesini şu ifadelerle anlatmıştı:
“Mesele görüntülerde izlenenden ibaret değildir. Öncesinde olanları anlatmak gerekiyor. İki çocuğuyla Marmaray vagonuna sanırım Erenköy ya da Bostancı’dan binen beyefendi, kapının kenarında duran ve telefonla konuşan genç hanımefendiye, ‘niye burada duruyorsun, çocuklarımla girmeye çalışıyorum, zorlandılar. Ya ayakları takılıp sıkışıp düşselerdi’ diyerek çıkıştı. Genç kız ‘affedersiniz’ karşılığını verdi, özür diledi. Oysa vagona biniş kapısının ortasından rahatlıkla girilebiliyordu.
Burnu kırılan beyefendi vagona bindikten ve kapılar kapandıktan sonra söylenmeye devam etti. Dakikalarca sürdü bu durum. Sanırım 5-6 dakika… Kapıda duran hanımefendi de ağlamaya başladı. Bunu gören yolcular adama ‘yeter yahu susun, kapatın konuyu’ diye uyarıda bulundu. Ne yazık ki çocuklarının elini tutan adam susmadı, söylenmeye devam etti. Olayın müştekisi durumuna düşen iki kişi de ağlayan genç kızın durumundan hareketle ‘yeter artık ulan, ne bu kadar büyüttün be’ gibi sözlerle adama doğru yürüdü. Ben de cep telefonumun kamerasını açıp kayda başladım. Tutuklanan kişi, çocuklu babaya Marmaray durağa yaklaştığı sırada ‘çık dışarı’ dedi ve yumruk atıp vagondan indi. Marmaray hareket etti. Diğer genç de söylenerek burnu kırılan adama yanaştı ve onu ittirdi. Taraflar Süreyya Plajı durağında indi.”

Olayın özetini aktarmak istiyorum zira bazen geniş perspektif elzemdir, kıymetli veriler yığın içersinde önemsiz hale gelebilir: Yanımda çocuklarım var çekil, yanımda çocuklarım var ya bir şey olsaydı, yanımda çocuklarım var kapıda durma, yanımda çocuklarım var yoksa ona göre şey yapardım edebini takın bak benim yanımda çocuklarım var. Yumruk atan adama diyor ki bak yanımda çocuklarım var ona göre yoksa varyaaa, ben kimseyi savunmuyorum ancak adamda ilk durakta hadi in diyo yok diyince patlatıyo ve iniyo akabinde mavi gömlek şahıs girişte kardeşim 2 dk diye ne söylendin dediğinde beden dilini inceleyin yine adamı beden diliyle tahrik ediyor baştan aşağı süzüyor ve yine aynı enstrüman, yanımda çocuklarım var bak yoksa varya haaa aynı muhabbeti gömlekliye de yapıyor ki o anda zaten yumruğu yiyor, İndiği zaman mavi gömlekli şahısa kendisi saldırıp ağır tahrik içeren küfürler ediyor dinleyin orda ama yanında çocukları var, bilader çocuğun varsa yanında tamam mı, haklısın abi der geçersin bitti gerçekten babalık vasfı olan adam senin gibi kendinden büyük lokmalara nasılsa yanımda çocuğum var kimse dokunamaz diye vites arttırmaz, kaldı ki iki lafından birisi yanımda çocuğum var ikinci lafı ne peki olmasa görürdün, üçüncü laf ne süreyya plajına gel bu nasıl denklem hocam ve hala burnu kırık kapıdaki roportaj da belirtiyor bizde delikanlıyız ayağı hala burnun suratının 3te 1’i olmus hala bende dedimki erkeksen yani süreyya plajında in, bakın dost acı söyler: Şayet bu şahıslar bunu dinleseydi tamam abi, yanında çocukların var seninle geliyoruz süreyya plajına bu defa ne olcaktı vay bir de karımın yanında dövdüler, suratın davul gibi olmuş hala ben süreyya da in varsa bişey dedim diyo, sokakta random karşılaştığın insanlara bulaşıyosun yanımda çocuğum var diyosun, yoksa görürdün diyosun, süreyya plajında in görüşelim diyosun yumruğu yiyince hala bulaşmaya devam ediyosun, bakın buraya yazıyorum medyatik olurmu bilmem ama bu adam önümüzdeki 5 yıl içerisinde en az 1 dayak daha yer, yanında iki tane çocuğun varsa öğreteceğin şey toplumda görünmez olmaktadır, bu arkadaşın çocuklarına öğrettiği şey bela paratoneri olmak başka bir şey değil. Bu videoyu yayınlayan şahısta kendisin “gazeteci” olduğunu ve olayın evveliyatı olduğundan bahsetmiş, sen gram gazeteci olsan öncesi olan bir veriyi yanlış anlaşılabilecek bir olayı bu şekilde aktarmazsın, bu gazeteciliği kenara bırak bireysel ahlaka etiğe aykırı. Şimdi gelmiş öncesi de var diyor geçmiş olsun paşam toplumun odak süresi 4 saniye, herkes nefret dolu linç edicek kişi arıyor, yumruk atan cezasını çeksin, mavili vatandaşın linç malzemesi olması tamamen indiğinde olayın ciddiyete gireceğini sezip panikliyor ve sırıtıyor işte orda toplum nefretini kazanıyor, adam yoksa ayırmayada gayret ediyor bu herif hala söylenince lan elimde kalcan sal diyor. Yine söylüyorum bu olay yumruk atana da ders olmuştur, en çok mavili arkadaşa bir ders oldu güzel bir hayat dersi talihsizlik olmuş ama ders derstir, burda dersini almayan kim biliyor musunuz? burnu suratının yarısını kaplayan arkadas hala roportajda ben dedim süreyyada in görüşelim dedim diyor, o arkadaşın daha alacağı dersler var medyaya yansır yansımaz saygılarımla.
bu mıllet adam olmaz dıyoruz ıste ornegı ,uzun uzun destan yazmıs ,nedenı ı kızın bas ortulu olması ama ahlak dedıgın sey bas ortusu olunca gecerlı. empatıden yoksun bır mıllet. sana cocuklarının ynında yumruk atsalar ne yapardın acaba onu da yaz.
kızın başörtülü olması beni zerre alakadar eden bir konu değil, okuduğunu anlama yetisine sahip olabilsen anlardın, metnin içinde de belirttim yanında çocuğun varsa görünmez olacaksın bu kadar, ama senin tartışma seviyen çeşme başında bidon tartışmasıyla limitli buralar seni aşar..
Çocuklarının yanında elaleme bulaşıp, çıkışta gel minvali konuşmalar yaparsan, cevap yazarken kullandığın “hızır” isminden medet ummamanı şiddetle tavsiye ediyorum sana bu da aklında tut, tabii tutabilirsen..
Bu pek bişeyi değiştirmez, şiddet uygulanmış. Evet adamın yaptığı sosyal densizlik ama şiddet uygulamak ceza gerektiren suç. Kişi yaralama var sonuçta.
boş yapma orda daha altına tofaş bile çekemeden 2 cocuk yapmış, üstüne sinirini ordaki 18 yaşında ufak bir kızdan almaya calışmış bunlar toplu taşımada hep karşılaşılan tipler
Toplum içinde yaşayıp toplum dinamiklerine ayak uyduramayacaksanız o zaman özel aracınızla dolaşabilirsiniz. Bu kadar da narin, çıt kırıldım olmayın. Her ağlayana hak verirseniz bu adalet olmaz. Haksızlığa karşı da şiddet kullanılmaz en azından bu durumdan bahsediyorum ama görüyorum ki “boş yapma” ifadesini kullandığınıza göre bu yorumum size pek geçmeyecektir.
çocuk yapmak için önce altına tofaş mı alması gerekiyor??? söylenmeyi abartmış olabilir bu yanlış ama insanlar da artık şu kapı ağzında durma alışkanlığından vaz geçse keşke, inen binen için gayet de can sıkıcı. hanfendi kastedilenin başörtüsü olduğunu hemen de nasıl anlamış o da ayrı konu, hiç ilgisi olmadığı halde din düşmanlığı süsü vermek de rezillik artık. yiye yiye doymadılar başörtüsü kaymağını obez oldular hala aynı.