1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Özgür Özel’den ‘kurultay davası’ çıkışı: Seçim olmadan gelecek adamın alnını karışlarız

Özgür Özel’den ‘kurultay davası’ çıkışı: Seçim olmadan gelecek adamın alnını karışlarız

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP kurultayı davasına tepki gösterdi. Özel, "Atatürk'ün partisine ne kayyım atatırız, ne yargı oyunlarıyla teslim ederiz. Biz buradayız, hodri meydan. 2 milyon üyemiz, Atatürk'ün partisine seçim olmadan gelecek adamın alnını karışlar" ifadelerini kullandı.

featured

CHP lideri Özel, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Özgür Özel, partisine ve İBB’ye düzenlenen operasyonlara tepki göstererek; “Bizi ne ile suçluyorlar, Erdoğan o dönemde bunlara neler yapmış. Medyaya para dağıtmış, bilboardları parasız vermiş, havuz medyasını bilmeyen var mı? Binali Yıldırım’ın havuz yaptığını, AKP’ye yakın iş adamlarının buraya para aktardığını, o paralarla bu kanalların alınmadığını bilmeyen var mı? Bu darbenin başı cumhurbaşkanlığını bırakmış, cunta başkanlığını tercih etmiştir” dedi.

Kurultay davasına işaret eden Özel, “Kayyım olmayınca başka yöntemlerle bizi partinin başından indirmeye çalışıyorlar. CHP, grubuyla, parti meclisiyle, 81 il başkanımızla, 973 ilçe başkanımız, 2 milyon üyemizle buradayız, hodri meydan. Atatürk’ün partisine ne kayyım atatırız, ne yargı oyunlarıyla teslim ederiz. Biz buradayız, hodri meydan. Atatürk’ün partisine seçim olmadan gelecek adamın 2 milyon üyemiz alnını karışlar. Biz buradayız, partimizin başındayız. Biz teslim olmayız, biz kazanacağız. Erdoğan gidecek, Cumhuriyet Halk Partisi kalacak.” ifadelerini kullandı.

 

Özel, ekonomiye ve açıklanan TÜİK verilerine ilişkin şunları söyledi:

“Yıllardır zorda olan ülke ekonomimiz 19 Mart’tan sonra iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı. 2018’den beri yaşadığımız ‘tek adam’ krizi işçinin, emeklinin, emekçinin, çiftçinin canına tak etti. Her gün zor ama bazı dönemler daha zor geçiyor. Bir bayram afifesindeyiz. Alışverişe ihtiyaç var, eski bayramlara özlem var. Kurban Bayramı üç gün sonra. Dar gelirlinin ete hasret olduğu ve geldiğimiz durumda çok ciddi sıkıntıların çekildiği bir süreçteyiz. Kurban dayanışma demek. Sofraları etle kavuşturmak, yoksul çocukları hiç değilse bu Kurban Bayramında herkesin etten, kavurmadan bahsettiği bir süreçte dayanışmayı, kültürümüzde, dinimizde olan dayanışmayı çok daha hassasiyetle yürütmek zorunda olduğumuz bir dönemdeyiz. Maalesef ekonomik şartlar, toplumun en kırılgan kesimlerini en kötü şekilde etkiliyor. Eskinin orta direği şimdi yoksul. Eskinin yoksulu derin yoksulluk içinde.

‘İŞTE EMEKLİNİN AK PARTİ ÖNCESİ VE SONRASI GÜCÜ’

2002’de iyi bir kurbanlık koç 150 lira, asgari ücret 184 lira. Geçen sene koç 15 bin liraydı, asgari ücret 17 bin liraydı. Geçen sene bile asgari ücret koçtan biraz fazlaydı. Ama bu sene asgari ücret 22 bin lira, aynı emsal bir kurbanlık koç 25 bin lira. 2002’de en düşük emekli maaşı iki kurbanlık koç alıyordu. Aylık 257 lira, koç 140 liraydı. Bugün en düşük emekli maaşı 14 bin 500 lira, kurbanlık koç 25 bin lira. Herkes perişan oldu ama hele emeklinin durumu iki koç alırken iki emekli bir koç alamıyor artık. Emekli bayram ikramiyesi Erdoğan tarafından ‘müjde’ diye açıklandı. İkramiyede bir artış yok, müjde olan bayramdan önce ödenecek olması. Bu ikramiye ilk çıktığı 2015’te CHP söyleyince 1 Kasım seçimlerine giderken ‘biz de vereceğiz’ dediler. 2018 seçimine kadar kulaklarının üstüne yattılar. 2018’de ise bizim yeterli bulmadığımız şekilde bin lira verdiler. O bin lira bu sene 4 bin lira oldu.

Buradan Türkiye’deki bütün emeklilere söylüyorum; 2018’de ilk ikramiyeyi aldığınızda bin lira bir kurbanlık koç alıyor ve 24 kilo da et alıyor. Bugün size verilen 4 bin lira sadece 4 kilo et alıyor, koçun ancak bir budunu alıyor. Geçen senenin ikramiyesi bile 7 kilo alıyormuş. İşte emeklinin AK Parti öncesi ve sonrası gücü budur. Sadece 7 yılda uğradığı hak kaybı ortada.

‘İKİ KOÇ ALAN EMEKLİ MAAŞI YARIM KURBANLIK ALIYOR’

TÜİK bu sabah hepimizi ilgilendiren rakamları bir kez daha açıkladı. TÜİK’e göre enflasyon yılbaşından bugüne 15,1 ama ENAG’a göre yüzde 24. TÜİK’e göre yıllık enflasyon yüzde 35, ENAG’a göre yüzde 71. Bütün her şey TÜİK’in açıkladığı bu rakamlara göre hesaplanıyor. DİSK mahkemeye başvurdu ve TÜİK’e dedi ki; eskiden bu rakamları hangi sepete göre belirlediğini ve bu fiyatları nereden aldığını paylaşıyordun. Şimdi fiyatların nereden alındığı, neye göre hesap yaptığını açıklamıyorsun. Bu da bizim cebimizden para çalıyor. İstinafa gidip davayı kazandılar halen daha TÜİK bu hesabı nasıl yaptığını söylemiyor. Buradan bütün vatandaşlarımıza söyleyelim; eğer geçen sene 100 liraya aldığınız bir ürünü bu sene 135 liraya alıyorsanız TÜİK haklı, 170 liraya alıyorsanız ENAG haklı. Ben çarşıya, pazara gittiğimde karşılaştığım herkese soruyorum. Vatandaşa sorduğunuzda yüzde yüzün altında enflasyon tarif eden yok. TÜİK, ‘açıklayamam bu bir sır ama enflasyon yüzde 35 diyor. ENAG’la TÜİK’in arasındaki bu farkla emeklinin cebine girecek maaş belirleniyor. Her ay emeklinin cebinden para çalınıyor. İşte o yüzden iki koç alan maaş yarım kurbanlık alıyor.

‘EMEKLİYE SEYYANEN ZAM, ASGARİ ÜCRETLİYE DE ARA ZAM ŞART’

TÜİK’in rakamının doğru olduğunu kabul edelim. TÜİK 22 bin 104 liralık asgari ücret verildiği günkü satın alma gücüne bakarsak bugün 18 bin 750 liraya düştü. 14 bin 500 liralık en düşük emekli maaşı ise 12 bin 300 liraya düştü. TÜİK’in rakamlarıyla bile… Asgari ücrete ara zam diye gittiğim her yerde herkes asgari ücrete enflasyon ayarlaması yapılması gerektiğini söylüyor. Niye seçim var; herkes ülkeyi nasıl yöneteceğini o sandıktan önce taahhüt ediyor. Millet de düşünüp ona göre oy veriyor. Seçimden önce ‘enflasyon çift haneye çıktığı için enflasyona dört kere ara zam yapmak lazım’ demişlerdi. Bu millet ilk turda karar verememişti, ikinci turda da küçük bir farkla oy verdi. Millet dört kere ara zam yapılacağını biliyor. O günden sonra enflasyon 80’lere gidip geri geldi. Mehmet Şimşek geldiğinde enflasyon yüzde 38, şu anda da 35,5. Yüzde 38’ken dört ayarlama dediler geçen sene bir kuruş zam yapmadılar. Şimdi 22 bin yaptılar hedef enflasyona göre, Temmuz’da da ara zam yapmamaya niyet ediyorlar. Bu düpedüz asgari ücretlinin emeğini sömürmektir, alın terini sömürmektir.

Aynı şekilde emekliye de hedef enflasyona göre yaptılar. Emekliye gerçekçi bir seyyanen zam, asgari ücretliye de ara zam şart. Meydanları dolduran yüzbinler her Çarşamba İstanbul’da bu haftasonu da Düzce’de ve Antalya’da var güçleriyle bağırdılar; ‘ara zam hakkımız, söke söke alırız’. Bunu almak zorundayız. Biz durmayacağız, meydanlarda olmaya, mücadele etmeye, adalet aramaya, haksızlığa uğrayan arkadaşlarımızı savunmaya, sizin hakkınızı savunmaya devam edeceğiz. Eğer gelirseniz bu mücadeleye omuz verirseniz hep birlikte kazanacağız. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirmimiz.

‘SÖZÜNÜ TUTMUYORSAN MEŞRU DEĞİLSİN’

Erdoğan’ın hep övündüğü büyüme rakamı yüze 2, son 6 yılın en düşük büyümesi gerçekleşti bu yılın ilk çeyreğinde. Tarımda yüzde 2 küçülme var, sanayide 1,8 küçülme var. Son 6 yılın en kötü üç ayını geçirdik ve ardından 19 Mart darbesiyle yaşanan ekonomideki büyük şok, ikinci üç aya yansıyacak. İşsizlik verilerinde Nisan ayında geniş tanımlı işsizlik 3,4 puan daha artıp, TÜİK verisine göre yüzde 32 oldu. Geniş tabanlı işsizlik yüzde 32,2 oldu. Memlekette üç kişiden biri işsiz. Kadın işsizliği yüzde 40, genç işsizliği yüzde 37,5. Hala kendi atadıklarını doldurduğu salonda kendini alkışlatıp ahkam kesen Erdoğan’a sadece şunu söylüyorum; o salondan çık. Sokağa çık, pazara çık, esnafa çık, halkın arasına çık işsizliği gör, yoksulluğu gör, enflasyonu gör. Çünkü millet onu görmeni, verdiğin sözleri tutmanı bekliyor. Emekliye, asgari ücretliye zam vermeden, işsizliği, çiftçinin sorunlarını çözmeden o koltukta oturamazsın. Sen o koltuğa bunları yapmayı taahüt ederek gelmedin. Sen o koltuğa bütün yetkiler elinde olduğunda seçilmişlere darbe yapmaya, belediyeleri çalşamaz duruma düşürerek milletin gönlünden rakiplerini düşürecek kumpaslar kurmaya gelmedin. Onun için bir kez daha söylüyorum; ülke böyle yönetiliyorsa, yargı böyle ise, son yapılan genel seçimlerin verilen hiçbir sözü tutulmuyorsa hatta muhalefete ‘bunlar gelirse Demirtaş’ı bırak Apo’yu bile serbest bırakacaklar’ deyip de asgari ücretliyi, emekliyi değil de terör örgütünün başıyla müzakereyi konuşuyorsan millete verdiğin sözü tutmayıp, ‘yapmayacağım’ dediğini yapıyorsan meşru değilsin. O koltukta bir gün bile oturamazsın. Bunu diyerek oy almadın.” 

‘FİLM ÇEKMİŞLER İTİBARSIZLAŞTIRMA ÇABASI’

Özel, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında gözaltına alınan belediye başkanları ve belediye bürokratlarının sabah saatlerinde sağlık kontrolüne götürüldüğü sırada çekilen ve servis edilen görüntülere “film çekmişler itibarsızlaştırma çabası” sözleriyle tepki gösterdi.

İlişkili Haber
thumbnail

İBB’ye 5. dalga operasyonu: 22 kişi tutuklandı

Haberi görüntüle

İBB’ye yönelik devam eden operasyonları eleştiren CHP lideri, şunları söyledi:

“Biz bu itibarsızlaştırma operasyonlarını daha önce gördük. 27 Mayıs’tan sonra rahmetli Celal Bayar’ın, Adnan Menderes’in yaşadıklarını hatırlayın. 23 sene önce ‘erdemliler hareketi’ diye geleceksin. 23 sene sonra tek suçu rekor oyla seçilmek, seni eleştirmek olan insanları itibarsızlaştırıp içeri atacaksın. Size ant olsun, nasıl Celal Bayar’ı kendini asmaya kalkacak kadar rencide ettilerse, bugün de aynıları yaşanıyor. Nasıl ki millet Süleyman Demirel’i 7 sene iktidar yaptılarsa bugünkü mağdurlar yarının iktidarıdır. Ant olsun ki iktidar olacağız.

19 Mart darbesinin üstünden 76 gün geçti, 76 gün. Ekrem Başkana attığı iftiralardan birini ispatlayamadı. Her seferinde yeni bir dalga, yeni masum insanlar. Önceden içeri attıklarını efendim birbirinden ayırma, anasından 500 kilometre öteye, çocuğundan 300 kilometre öteye götürmeler. Cezaevinde 50 tane bir suç türünden insanın kaldığı, infazının uygulandığı yere bir tane gencecik kadını koyup orada zulmetmeler, sonra çağırıp “çocuklarını özledin mi ya? Hadi buradan eve git, at şuna imza!” deyip iftiraya zorlamalar. İçeride tutum, malına mülküne koydum. Eğer bu iftirayı atmazsan olmaz. At imzayı, al şirketi, git ihalelere girmeye devam et. Yoksa içeride 20 yıl yatarsın demeler. Böyle bir sürecin içindeyiz. Avcılar Belediye Başkanımız 30 yaşında pırıl pırıl Utku Caner Çaykara. Gazi Osmanpaşa Belediye Başkanımız, alınamaz denen Gazi Osmanpaşa’yı alan ilçe başkanımız, pırıl pırıl kardeşimiz Hakan Bahçetepe. Büyükçekmece’nin 30 yıldır vazgeçemediği, yaşı büyük, tecrübesi büyük, enerjisi yüksek diye bizim emekli ol deyip Büyükçekmece’nin bırakmadığı Hasan Akgün Başkanımız. Adana’nın kadın belediye başkanı Oya Tekin, Ceyhan’ın gencecik belediye başkanı Kadir Haydar, parti meclis üyemiz… Daha geçen cuma parti meclisinde oturduğumuz, çalıştığımız can arkadaşımız Baki Aydöner. Yolsuzlukla mücadele deyince yolsuzluk dosyası açıklamak deyince bu Meclis’in her partilinin saygı duyduğu önceki dönem milletvekili Aykut Erdoğdu kardeşimi. Gittiler. Sabahın köründe hangisini çağırsa giderdi zaten. Utku nereye kaçacak ya?

Avcılar Belediye Başkanı, 30 yaşında. Soracağım soru, adam demiş ki: ‘Seçim kampanyasında yardımda bulundum ilçe başkanlığına, araç kiraladım bilmem ne’ Böyle laflar var. İspatı yok da, anlatacağım birazdan. Bunu duyunca Utku ne yapacak, Bulgaristan sınırını mı geçecek? Gencecik eşi, orada nikah şahidi, bütün ekibi orada, arkadaşları orada, hayalleri orada, geleceği orada. Sabahın köründe kapıyı zorlamalar, bağrışmalar, çağrışmalar, komşuların önünde, yeni evli ailenin her şeyini aramalar. Bugün sabah 4 gün tuttular arkadaşlarımızı. Doktor kontrolü, oradan adliye. Hâkim karar verecek.”

AKP’Lİ İLÇE BELEDİYELERİNE 45 MİLYON TL’LİK BAĞIŞ

Cumhurbaşkanlığı belediyesinden İstanbul’da AKP’li ilçe belediyelerine yapılan 45 milyon TL’lik ‘bağışları’ gündeme alan Özel, şunları söyledi:

“Esenler Belediyesi, 2024 yılı bütçesinde öngörülen bağış tutarı 80 ancak gerçeklşeşen 184 milyon tl. Denetim komisyondaki CHP’li üye dökümanı görmek istiyor ancak ‘Gizlidir’ denilerek belge paylaşılmıyor. Çekmeköy Belediyesi’nde seçimlerdeki belediye başkan adayımız yüzde 50 ile seçiliyor. Biz de önceki dönemlere bakıyoruz. Çekmeköy’de bulduk, biri hariç iktidardaki bütün belediyelerde olduğunu öğrendik.

7 Şubat 2024, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve bütçe Başkanlığı tarafından Çekmeköy Belediyesi’ne yapılan 45 milyonluk bağış teklifi kabul edildi. İstanbul’un bütün AK Partili belediyelerinde cumhurbaşkanlığından 45’er milyon TL bağış yapmışlar. CHP’li hiçbir belediyeye yok, bir de MHP’li Silivri Belediyesi’ne yok. AK Partili bütün belediyelere yollanmış bu para.

YAYLA EVİNDE ÇIKAN ‘GİZLİ KASA’

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun özel koruması, koruma müdürü Mustafa Bey’in yayla evindeki ‘gizli kasası’ bulundu. Olayın aslı: Kendisi gözaltına alınınca başka bir ikametin var mı? ‘Orada bir yayla evim var’ diyor kendi. Bu biliyorsunuz, bu yayla evlerinin çoğu öyle kayıtlamayla kayıttan görünmez tapu kaydından. Yaylada ev. Kendisi söylüyor. Yolluyorlar yaylaya jandarma ekibini. Bu içeride evde arama yaptık, kasa bulduk diyorlar. Doğru diyor. Kapalıymış diyor. Şifresini telefonda kendisi söylüyor, gözaltındayken. 1, 2, 3, 4, 5, 6. Açıyorlar kasayı, görüntüler başlıyor. Bu dosya, yolsuzluk dosyası olsa, bu iddialar gerçek olsa, ne gerek var bu şerefsiz yalancılığa, değil mi? Ne gerek var bu yalancılığa? Kanıtı koyarsın, suçu söylersin, cezayı verirsin, boynumuz kıldan ince. Boşu boşuna değil isyanımız, boşu boşuna değil sesimizi duyurmaya çalışmamız. Mermi çıkan kasaya para görüntüsüyle servis etmek kadar alçaklık olamaz. Mühür çıkan kasadan para çıkmış algısı yaratılarak bir davada adalet sağlanamaz. Ve kişi kendinden bilir işi. Bugüne grup toplantısının ve bundan öncekilerin hep söylediklerimizin bir gizli değil, bir gerçek tanık, gerçek yaşanmışlık. Ağzından çıkmış, hepimizin duydukları üzerinden, bugün yaşananların kişi kendinden bilir işi belgeseline geçiyor.”

‘TORBA İHALE’

Bizim arkadaşlara kelepçe gönderiyorlar yardım aldıkları gerekçesiyle. Kendilerine devletten 45 milyon TL. CHP’lilerin vergileriyle toplanan parayı AK Partili belediyelere gönderiyorlar. Bunların da tamamı seçim kampanyasında harcanmış. Kağıthane Belediyesi torba ihale icat etmiş. 183 kalem mal ve hizmet tek torbada, kısmî teklif veremez. 183’ünü birden tek firma veriyor. Aynı anda araç kiralama, güreş müsabakası, almanak basma, sucuk festivali yapan şirket arıyorlar. İhaleyi AK Partili Milletvekili Mustafa Baş’ın damadı Fatih Bolcan’ın şirketi almış. Zeytinburnu’ndan 29 ihale, Fatih’ten 20 ihalede 43 milyon, Kağthane’den 14 ihale almış.”

Ankara’da yaşananlardan da bahseden Özel, “Ankara’da önceki dönem yolsuzluklar ait 94 dosya. Çayyolu’nda emsalleri çok düşükken uydurma bir gerekçeyle 150 daire çıkacak yere 750 daire çıkılmış. Fazladan 600 adet lüks daire yapılmış. Bunların hepsi çıkarıldı, savcılığa giderken Süleyman Soylu koştu elimizden aldı. O gün bugündür sayfasını açan yok” dedi.

‘KİMİN HAPSE GİRECEĞİNE ‘DÜNYA LİDERİMİZ’ KİMİN HAPİSTEN ÇIKACAĞINA DÜNYA LİDERLERİ KARAR VERİYOR’

İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve tutuklanan diğer isimlerin durumuna ilişkin değerlendirmelerine devam eden Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de kimin hapse gireceğine ‘dünya liderimiz’, kimin hapisten çıkacağına başka dünya liderleri karar veriyor. Rahip Brunson, Deniz Yücel, Büyükada tutukluları, Fransız gazeteci. Bunların hepsi devlet başkanlarının telefonuyla bırakıldı.”

 

‘KİŞİ KENDİNDEN BİLİR İŞİ’

Özgür Özel daha sonra ‘Kişi kendinden bilir işi’ başlıklı, kartona yapıştırılan gazete küpürlerinin yer aldığı bir görseli kameraya tuttu:

“Bizi ne ile suçluyorlar, Erdoğan o dönemde bunlara neler yapmış. Medyaya para dağıtmış, bilboardları parasız vermiş, havuz medyasını bilmeyen var mı? Binali Yıldırım’ın havuz yaptığını, AKP’ye yakın iş adamlarının buraya para aktardığını, o paralarla bu kanalların alınmadığını bilmeyen var mı? Bu darbenin başı cumhurbaşkanlığını bırakmış, cunta başkanlığını tercih etmiştir.”

KURULTAY DAVASINA TEPKİ

Özel, konuşmasını şöyle sonlandırdı:

“Kayyım olmayınca başka yöntemlerle bizi partinin başından indirmeye çalışıyorlar. CHP, grubuyla, parti meclisiyle, 81 il başkanımızla, 973 ilçe başkanımız, 2 milyon üyemizle buradayız, hodri meydan. Atatürk’ün partisine ne kayyım atatırız, ne yargı oyunlarıyla teslim ederiz. Biz buradayız, hodri meydan. Atatürk’ün partisine seçim olmadan gelecek adamın 2 milyon üyemiz alnını karışlar. Biz buradayız, partimizin başındayız. Biz teslim olmayız, biz kazanacağız. Erdoğan gidecek, Cumhuriyet Halk Partisi kalacak.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 Yorum

  1. Alttaki yorumları beğendim!

  2. Bir defolup gitmediniz. Bizler yani gerçekten Atatürk ilkelerine bağlı olanlar sizlerin yüzünden halkın desteğini toplayamıyor. Sizler de iktidarın eline kuran alıp mitinge çıktığı gibi, Atatürk posterini arkanıza asıp onu kullanıyorsunuz. (Mustafa Kemal ile hiçbir alakanız olmamasına rağmen) Muhalefet uzun yollar aman birleşelim derdiyle hareket etti, işte başımıza gelen bu. Ama biz gençler olarak uyandık artık, önce sizi, sonra iktidarı yıkıp, bütün meclisi şahsi menfaat ve bölücülük yapan insanlardan temizleyeceğiz.

  3. bu adamın Atatürk demesi yasaklanmalı. Atatürk yaşasaydı siz partinin önünden geçemezdiniz.

  4. 3 Haziran 2025, 20:34

    “Cehape böl, parçala, yok et sürecinde efendi.., DEM den medet umuyorsun, El yükseltiyorsun, Normalleşiyorsun…, Öngörüsüz cehalet almış başını yürüyor. Daha doğrusu başınızı yiyor.

  5. 3 Haziran 2025, 19:52

    Kayyum denen şeyin siz ve ustanız KKdan daha zaralı olacağını sanmıyorum.

  6. Aaaaa “Atatürk” dedi.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!