1. Haberler
  2. Gündem
  3. Tokat Günçalı’da ilk zafer: CVP lideri İsmail Hakkı Atal’dan açıklama

Tokat Günçalı’da ilk zafer: CVP lideri İsmail Hakkı Atal’dan açıklama

Tokat merkeze bağlı Günçalı'da köylülerin Çal Baba ormanında yapılması planlanan siyanürlü altın madeni projesine karşı açtıkları davada mahkeme, maden şirketinin arama ruhsatının iptaline karar verdi. Köylülerin avukatı CVP lideri İsmail Hakkı Atal, mahkemenin kararı sonrası Veryansın Tv'ye açıklama yaptı.

featured

BURAKHAN BAŞARAN/VERYANSIN TV

Tokat merkeze bağlı Günçalı’da köylüler, siyanürle altın çıkarılması amacıyla Çal Baba ormanında yapılmak istenen madencilik faaliyetlerine karşı mücadele başlatmışlardı.

HLC Kıymetli Madenler ve Yatırım Anonim Şirketi tarafından yapılması planlanan maden arama faaliyetlerine karşı direnişini sürdürüyor.

Günçalı köylüleri, şirket yetkilerinin sondaj faaliyetlerini engellemiş, maden ruhsatının iptali için ikinci kez Tokat İdare Mahkemesi’ne başvurulmuştu.

İkinci itirazın da reddedilmesi üzerine köylülerin gönüllü avukatı ve Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Genel Başkanı İsmail Hakkı Atal, Samsun Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz etmişti.

Samsun Bölge İdare Mahkemesi, itiraz üzerine bugün emsal niteliğinde bir karara imza attı.

Mahkeme, HLC Madencilik’in arama ruhsatını iptal etti.

Kararla, daha önceki yasal düzenlemelerle ÇED sürecine tabi tutulmayan el karotuyla örnek alma gibi uygulamaların da artık ÇED yoluyla yapılmasına hükmedildi.

ATAL’DAN AÇIKLAMA

Köylülerin avukatı CVP lideri İsmail Hakkı Atal, kararı Veryansın Tv’ye değerlendirdi.

Halkın örgütlenip sokağa çıkarak demokratik tepkisini ortaya koymasının meyvelerini gördüklerini belirten İsmail Hakkı Atal, “Tamamen AKP’nin kontrolüne geçmiş yargı, halkın lehine karar almak zorunda kalıyor.” dedi.

Halkın artık siyanürlü altın madeni projeleri başta olmak üzere maden projelerine karşı verdiği mücadelenin çevre mücadelesi değil, doğrudan kendi yaşam hakkını koruma mücadelesi olduğunun altını çizen Atal, “Hukuken yaşam hakkı tüm hakların üzerinde olduğundan, Türk halkı şu anda maden şirketlerine karşı meşru müdafaa halindedir.” diye konuştu.

Av. Atal, maden şirketlerinin izinli veya izinsiz yapacağı her türlü müdahalenin suç ve hukuk dışı olduğunu hatırlatarak, “Halkın suyu, toprağı ve havasının zehirlenerek ölmesine neden olacak madencilik faaliyetlerine karşı mücadelesi de kendi yaşam hakkının korunması kapsamında meşru müdafaadır.” ifadelerini kullandı.

TEHLİKEYE İŞARET ETTİ

İklim krizinin yarattığı tehlikeye de vurgu yapan Atal, şu mesajı verdi:

Şu anda benim memleketim olan Adana-Hatay bölgesinde son 30 yılın en kurak yazı yaşanıyor ve su yok. Konya’da obruklar oluşuyor ve tarım yapılamıyor. Ülkemizin ve insanlığın geleceğini tehdit eden iklim krizi sürecinde Tokat’ın merkezinde yer aldığı Yeşilırmak Havzası ve Kelkit Vadisi, Türkiye’nin gelecekteki sigortasıdır.

‘MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ’

AKP’nin kabile yönetir gibi cahilce yönetimi, iklim krizi sürecinde Türkiye’yi kurtaracak, Türkiye’nin sigortası olan bu bölgeyi tahrip etmektedir. Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak iklim krizi sürecinde Tokat’ın merkezinde olduğu Yeşilırmak Havzası’nın ve Kelkit Vadisi’nin korunmasını milli güvenlik meselesi olarak değerlendiriyoruz. Buranın su kaynakları, doğası ve tarım alanlarına karşı madencilik faaliyetlerinin yapılması milli güvenlik sorunudur.

‘İFŞA ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Biz burayı korumak için önümüzdeki süreçte de hukuki girişimlerde ve toplumsal örgütlenme çalışmalarında bulunacağız. AKP’nin Türkiye’yi çökertmek için küresel emperyalist sömürgeci sistem tarafından Türkiye’nin başına özellikle oturtulmuş, Türkiye’yi çökertmeye çalışan taşeron bir parti olduğunu ifşa etmeye devam edeceğiz.”

GÜNÇALI DİRENİŞİ

Tokat merkeze bağlı Günçalı köyü sırtlarında Çal Baba Ormanı, köylüler tarafından kutsal olarak kabul ediliyor.

Ormandan tek bir kuru dalı dahi dışarı çıkarmayan köylüler, on yıllardır cem törenlerini de bu alanda yapıyor.

İlişkili Haber
thumbnail
Çal Baba Ormanı inanç merkezi olma yolunda
Haberi görüntüle

Her bir ailenin birer ağacı koruduğu orman, köylülerin evi olarak görülüyor ve kimse ağaçlara zarar vermiyor.

Veryansın Tv’ye konuşan Gülçayı Köyü Muhtarı Salman Görgülü, maden sahasının Güzelce Barajı’nı da kapsadığını ve yaklaşık 30 köyün su kaynaklarının tehdit altında olduğunu söyledi. Görgülü, “Maden şirketinin seçim bittikten sonra köyümüze çökeceklerini düşünüyoruz. Ama şirketi daha önce nasıl kovduysak yine kovacağız“ diyerek tehlikeye işaret etmişti.

Olası bir maden inşasıyla köyün yakınındaki Güzelce Barajı’na karışabilecek siyanürün yalnızca Çalbaba ormanını değil, bölgedeki yaşam kaynaklarını yok edebileceği belirtiliyor.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!