CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Bayburt’ta düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde konuştu.
Açıklamasında İsrail-İran gerilimine değinen Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi.
“Bu iktidar partisinin, İsrail’e kısık sesle, küçük harflerle konuşması, Trump’a karşı ise sus pus olması çok rahatsız edici, çok endişe verici, çok şüphe çekici bir iştir” diyen CHP lideri, “Erdoğan’ı sadece İsrail’e laf söyleyerek değil ‘Trump’a sen buna niye yüz veriyorsun, niye şımartıyorsun, niye Müslüman kanı döküyorsun’ diye Trump’a karşı bir dik duruş bekliyorum” çağrısında bulundu.
‘İLK SEÇİMLERDEN SONRA BAYBURT’TA YAPILMAYANI FAZLASIYLA YAPMAYA GELİYORUZ’
Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Bugün Bayburt’a sizlerle kucaklaşmaya, buraya koşmaya geldiğimizde, bir takım ezberlerin, bir takım haksız söylemlerin yerle bir olmasını ümit ediyordum. Yazdılar, çizdiler. Bayburt’a geleceğiz dedik, ‘gitme Bayburt’a. Oraya Gezi gelmedi.’ Bayburt’a gideceğim diyorum, ‘gitme Bayburt’a.’ 19 Mart’tan sonra Bayburt’ta bir şey olmadı. ‘Ben gideceğim Bayburt’a diyorum. Bayburt AK Parti’nin kalesi.’ Dedim ki, bu ezberler bitti. Bu eski siyaset bitti. Bayburt’a gideceğim. Bayburt’a selam vereceğim. Bayburt’la kucaklaşacağım. Bayburt bizi bağrına basacak dedim. Bugün artık öyle siyasi partilerin kalesi, kale siyaseti bitmiştir. Artık Bayburt ne AK Parti’nin ne Tayyip Bey’in ne başkasının değil. Bayburt bir bütün olarak bu milletin kalesidir. Bu milletin kalesidir. Bayburt bu iktidara çok dostluk yaptı. Çok destek verdi. Ama iktidar, Bayburt’un ona yaptığı dostluğu, Bayburt’a yapmadı. Bunun için artık biz, şimdi Bayburt’un sesini duymaya, duyurmaya Allah’ın izniyle ilk seçimlerden sonra Bayburt’ta yapılmayanı fazlasıyla yapmaya geliyoruz inşallah.
‘JANDARMANIN SORUNLARINI BİLİYORUZ, ÇÖZMEYE GELİYORUZ’
Ama jandarmamızın bolca görev yaptığı ve o jandarma ki şehirde görev olması gerektiği zaman polisin de imdadına yetişen o jandarma. Kırsal’da var, hapishanede var, köyde var, yaylada var, gece var, gündüz var. Mesai yok, uyku yok, var gücüyle çalışıyor. Bugün o teşkilatın kuruluşunun 186. yıl dönümü. Ve kahraman jandarma, şehit ver deyince şehidi veren, canını ver deyince canını veren jandarma. Ama günü gelince de 5 kere şark görevine zorlanan jandarma. Astsubayın tazminat sorununun olduğu jandarma. Uzmanının kadro sorununun olduğu jandarma. Özlük hakları sorunuyla her birinin zorluklar yaşadığı o jandarmaya buradan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinden bir selam çakıyorum. Sorunlarınızı biliyoruz, çözmeye geliyoruz.
‘FERDİ ZEYREK GİBİ BİRİ OLSUN, DEDİ’
Bu sabah Bayburt’ta, Bayburt’ta gezerken 3 kardeşim 30-35 yaşlarında. Dediler ki ‘genel başkan ya bu Bayburt’a öyle birini belediye başkanı gösterin ki hepimiz oy vereceğiz’. Dedim ki ‘nasıl olacak bu iş?’ Diyorlar ki ‘CHP burada güçsüz. Biz bıktık artık dön dolaş aynı isimlerden. Birinin aday yapmadığını öbür partinin aday etmesinden. Oyları alınıp hizmetin aksamasından. Bin türlü şikayetimiz var. Hem çiftçilik yaparız, hem dolmuşçuluk. Hem çiftçilik yaparız, hem işçilik yaparız. Yine de geçinemeyiz. Nasıl biri olsun biliyor musun dedi biri?’ Dedim nasıl biri olsun? ‘Ferdi Zeyrek gibi biri olsun’ dedi. Geçen hafta bugün bir haftalık ilk üç günü büyük bir korku, son dört günü büyük bir yastan, dün babamın evinden anamın kucağından canım Manisa’mdan ilk kalktım Bayburt’a geldim. Ferdi Başkan’ın vefatı bütün Türkiye’yi üzdüğü gibi Bayburt’ta da üzülmeyen, gözü dolmayan, gırtlağı düğümlenmeyen kimse kalmamış. Onu gördüm. Ne hatimler bağışlamışlar, ne hatimler yollamışlar. Ne dualar etmişler, ne gözyaşları dökmüşler. Buradan sizin şahsınızda tüm siyasi partilere, önceki cumhurbaşkanlarımız Ahmet Necdet Sezer’e, Abdullah Gül’e ve Ferdi için dua eden, üzülen, gözyaşı döken her birinize, herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bayburt’un şahsında hepsinden Allah razı olsun.
‘BAYBURT’A CHP İKTİDARINDA BEREKET GETİRECEĞİZ’
Biz Ege’de miting yaparken, Trakya’da miting yaparken yağmur yağarsa ‘hep bereketinle geldin’ dediler. İnşallah bu Bayburt’a Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bereket getireceğiz inşallah, bereket getireceğiz. Üç genç Bayburt’lu arkadaş şunu diyor, yalnız hiç Bayburt’ta görünmediniz diyor. Örgütümüz var, il-ilçe başkanlarımız var, bir mücadelemiz var ama bizde de kusur var. 14 yıl sonra bir genel başkan geliyor, uzun süredir miting yok, temas yok. Bundan sonra size söz olsun, bir gözümüz, bir kulağımız, bir ayağımız Bayburt’ta olacak.
‘BAYBURTSPOR’U AMATÖRE DÜŞÜRMÜŞLER’
Burada Bayburt sporlu kardeşlerin var mı? Bu Bayburtspor, Gümüşhanespor, eskiden deve dişi gibi takımlardı. Sordum, amatör kümeye düşmüşler. Osmanlıspor diye bir takımı alıp nerelere getirenler, bazı işleri çok profesyonel yapanlar, Bayburt’u amatöre düşürmüşler. Vallahi güçten yana olmak kolay, zengin sevmek kolay, şampiyonları tutmak kolay. Biz bundan sonra Manisa’mızın yanında bir de Bayburtspor’u tutalım inşallah. Uğradığınız haksızlıkları duydum, yanınızdayız, arkanızdayız.
‘BAYBURT’A SEÇİMDEN SONRA SIRTINI DÖNÜYORLAR’
25 yıl önce Türkiye’nin nüfusu 67 milyon, bugün 86 milyon. Neredeyse 20 milyon nüfus arttı 25 yılda. Bayburt’umuzun o gün nüfusu 97 bin, bugün 83 bin. Türkiye büyümüş, Bayburt küçülmüş. Normalde Bayburt’un da 125 bin olması lazımken, inmiş 83 bine. 180 bin Bayburtlu İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Bursa’da, Kocaeli’nde yaşıyor. Bayburt’ta bir gelecek göremeyen gençler Bayburt’tan buralara göçüyor. Bayburt’ta yatırım yapmak istesen bin bir tane zorlukla karşılaşıyorsun. Bayburt’un oyunu alanlar iş hizmet etmeye gelince Bayburt’u çantada keklik gördükleri için Bayburt’u unutuyorlar. Seçim günü yüzünü dönenler seçimden sonra sırtını dönüyorlar Bayburt’a.
‘BAYBURTLU ÇİFTÇİ TBMM’DE SESİNİ DUYURACAK’
Baktım sanayi yüzde 2, hizmet sektörü yüzde 23, tarım yüzde 75. Buna rağmen tarımın alanı 5’te 1’i azalmış, yüzde 20 kaybetmiş. Bayburt’ta çiftçinin ortalama yaşı 58 çıkmış. Genç çiftçilerin 4’den 3’ü seneye gözü yolda. Yani Bayburt’ta doğru yatırımlar yapılmayınca gencin karşısında ya tarla ya gurbet kalıyor. Bayburt’u tarlaya ya da gurbete zorlayan bu sisteme inat, Bayburt’a yatırım getirmeye, fabrikalar kurmaya, gençlerimizi bu güzel şehirde tutmaya söz veriyoruz hep beraber.
Bir de verilip de tutulmayan sözler var. Tünel, ne oldu tünel? Kop Dağı’ndaki temel attılar 13 yıldır bitirmediler. Havaalanı 6 yıldır bekliyor. Sanayileşmek önemli ama çiftçiye de sahip çıkmak önemli. Bütün Türkiye donda yandı. Bayburt’ta kışın yoğun kar ve kalkmayan kardan sonra tohumlar çürüdü. Zararın telafisi lazım. Destek lazım. Kredi borçlarının kapatılması lazım. Bu sesleri birilerinin duyması lazım. Bu hafta Meclis’te Bayburt’un bütün sorunları meclis gündeminde olacak. Bayburt’lu çiftçi Türkiye Birlik Millet Meclisi’nde sesini duyuracak.
Sadece Bayburt’un değil, ülkenin tamamı büyük sıkıntılar içinde. Söz, karar millette olması gerekirken 23 yıldır AK Parti seçimleri kazanmış. Biz de ona saygı duymuş muhalefet görevi yapmışken 31 Mart’ta ilk kez onlar ikinci parti oldular. Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra birinci parti oldu. Bizim 47 yıl gösterdiğimiz anlayışı, 47 yıl gösterdiğimiz sabrı, 47 yıl gösterdiğimiz millete saygıyı 47 gün göstermediler. Ve bugün 31 Mart yerel seçimlerinden beri birinci parti olan partimiz oy sıralamasında bütün anketlerde en yakın rakibinin 7 puan önündedir. Ama iktidar buna saygı duymak yerine saldırmaktadır.
‘TÜRKİYE’YE BÜYÜK BİR KURUMSAL ÇÖKÜŞ YAŞATIYORLAR’
Şimdi arkasında milletin desteği olmayanlar sandıktan kaçarak Türkiye’yi vesayetle, baskıyla yönetmeye çalıştıkları için ekonomiye de çok zarar veren bir meşruiyet kriziyle karşı karşıyayız. Bu krizi aşamayınca milletin kararıyla inatlaşan iktidar yasama, yürütme ve yargıyı şahsileştirmiş, egemenliği altına almış, talimata bağlamış ve Türkiye’ye büyük bir kurumsal çöküş yaşatmaktadır. Sadece bir kişinin, bir grubun, bir partinin bir grup yöneticisinin onay verdiği ama milletin asla hoş görmediği bir sürecin içindeyiz. Çünkü onlar kendilerini, geleceklerini düşünürken Bayburtlu’yu, milleti düşünmüyorlar ve bedeli maalesef suçu olmayanlar ödüyor.
‘ARA ZAM HAKKIMIZ, SÖKE SÖKE ALIRIZ’
Asgari ücretli 22 bin liraya geçinmeye zorlanıyor. Bugüne kadar asgari ücret, zam aldığı andan itibaren 3 bin 300 lira eridi bile TÜİK rakamlarına göre. Eskiden, AKP geldiği gün asgari ücret 7 çeyrek altın alıyordu, bugün asgari ücret 3 çeyrek altın alabilir duruma geldi. Herkes hesabını yapsın. AKP’den önce 7 çeyrek, AKP gelince 3 çeyrek.
Diğer taraftan, en düşük emekli maaşı; malum, biz en düşük emekli maaşının asgari ücret kadar olmasını savunuyoruz ama 14 bin 500 lira veriyorlar. AKP gelmeden önce en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın, şimdi 2 çeyrek altın alıyor. Emekliler, AKP’nin yaptığını görmek lazım. Nasıl her zamda cebinizden biraz biraz alarak nasıl sizi bugünkü hesapla, o beğenmedikleri Ecevit’in, Bahçeli’nin birlikte koalisyon yaptıkları dönemde, o çok eleştirdikleri Bülent Ecevit’in 8 çeyrek altın verdiği, bugünkü parayla en düşük emekli maaşı 45-50 bin lira arasında oluyordu. Oralardan 14 bin liralara getirdiler.
Bunu emekli hak ediyor mu? Bu durumu asgari ücretli hak ediyor mu? O zaman seçimden önce ‘asgari ücrete 4 kere yılda zam yapacağım’ deyip, bir kuruş zam yapmayanlara, emekliyi artık açlığa, sefalete mahkûm edenlere karşı temmuz ayında ya o ara zammı asgari ücretli için, emekli için de seyyanen zammı alacağız ya da bu büyük mücadeleyi meydan meydan taşıyacağız. Bu meydandan herkes duysun; ara zam hakkımız, söke söke alırız.
Bayburt, bugün bir tarih yazıyor. Bayburt’ta emekliler ve emekçiler omuz omuza ara zammı almanın, söke söke almanın bir şekilde almanın mücadelesini veriyorlar. Hepinizi kutluyorum. Hepinize teşekkür ediyorum.
‘KHK MAĞDURLARINI DA SAHİPLENİYORUZ’
Mağdurlar sadece emekli, asgari ücretli, kamu işçisi değil. Büyük bir kurumsal çöküşün içindeyiz. Türkiye’de son 10 yılın en yüksek işsizlik rakamları açıklandı. İşsiz olan, iş aramaktan yılan, iş aramaya bile çıkamayan bütün kesimleri hesaplayınca TÜİK yüzde 33 işsizlik buldu. Geniş tabanlı işsizlik. Bu, gençlerde yüzde 38, kadınlarda yüzde 40. Son 10 yılın en yüksek rakamı var. Geçen sene 3,2 milyondu; 4,7 milyona çıktı ev gençleri. Ne demek ev genci? Ne okulda, ne işte, ne eğitimde, ne istihdamda. Maalesef, sobanın dibinde, anasının dizinin dibinde.
Ev genci 4,7 milyon. Bu gençler, bunu hak etmiyorlar. Bu gençler, bu haksızlığı hak etmiyorlar. O yüzden işsizlik sorununu çözmek, diğer tüm sorunlar kadar kritiktir, önemlidir. 1,5 milyon atanmayan öğretmenimiz var. Staj ve çıraklık mağdurları var. Ve özellikle KHK mağdurları var. Adam ’17-25 Aralık’tan önce etle tırnaktık, hep beraberdik. Bankasını ben açtım, dershanesine ben gittim. Ne istedilerse verdim, hiç geri çevirmedim’ diyor. Gariban memurun çocuğu burslu olarak dershaneye gitmiş, hayatını karartıyor. Ya da bir iftira geliyor, mahkemeden dönüyor, memuru iade etmiyor. Yargılanıyor, beraat ediyor ama birilerinin zihninde beraat edemiyor. KHK mağdurlarını da atanmayan öğretmenleri de staj ve çıraklık mağdurlarını da Türkiye’nin dört bir yanındaki mağdurları da biz sahipleniyoruz. Halk Partisi sahipleniyor.
‘İZİNDEN GİDİLECEK 2 MUSTAFA VAR’
Ülkesine, vatanına, milletine ihanet edenden, altındaki tankı üstüne sürenden, F16 ile Meclis bombalayandan asla bahsetmiyoruz. Onlar cezalarını sonuna kadar çeksinler. Ama ‘Sen bu bankaya kira yatır. Sen bu bursu al. Sen bu sıkıntı için şuraya gel’ deyip de mağdur edilen kardeşlerime söylüyorum. Bir daha kimsenin böyle peşine takılmamak lazım. Bu ülkede, bu topraklarda peşine takılacak, yolundan ve izinden gidilecek 2 Mustafa var; biri peygamberimiz Muhammed Mustafa, biri de bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk. Allah kimseyi ne peygamberimizin izinden, ne Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden ayırmasın. Onun dışındaki bütün yollar batıldır.
‘İKTİDAR PARTİSİNİN İSRAİL’E KISIK SESLE KONUŞMASI ŞÜPHE VERİCİ’
Ülkemizin çevresi yangın yeri. Rusya-Ukrayna savaşı sürüyor. Suriye’deki istikrarsızlık sürüyor. Filistin’de İsrail’in Gazze’deki katliamları sürüyor. Şimdi, 50 binden fazla Filistinli, çoğu çocuk ve kadın katledilmişken, buna karşı önce Amerika sessiz kaldı sonra da Trump geldi, ‘İyi oldu’ dedi resmen. ‘Bunları buralardan ötelere götürelim. Burayı güzel bir sahil kenti yapayım, kumarhane açayım’ dedi. Birileri Trump’a hiçbir şey demedi. Bu iktidar partisinin, İsrail’e kısık sesle, küçük harflerle konuşması, Trump’a karşı ise sus pus olması çok çok üzücü, çok rahatsız edici, çok endişe verici, çok şüphe çekici bir iştir.
‘TRUMP’A KARŞI DİK DURUŞ BEKLİYORUM’
Biz, iki gündür İsrail’in İran’a yaptığı saldırıları kınıyoruz. İran’ın misillemeleriyle işin büyümesinden, nükleer sızıntıdan, yanı başımızda yeni bir savaştan endişe ediyoruz. Bunun için, başta Sayın Erdoğan’ı, sadece İsrail’e laf söyleyerek değil, Trump’a ‘Sen buna niye yüz veriyorsun, niye şımartıyorsun, niye tepemize bindiriyorsun, niye Müslüman kanı döküyorsun’ diye Trump’a karşı bir dik duruş bekliyorum.
Biz, yarın Saadet Partisi’nin davetiyle yarın akşam üstü Üsküdar’da toplanıyoruz. Filistin’e sahip çıkıyoruz, İsrail’e meydan okuyoruz. Filistin ile dayanışma gösteriyoruz. Ben, bu konuda bütün Türkiye’nin birlikte olması gerektiğini, Filistin meselesinin Türkiye’nin ulusal, milli meselesi olduğunu hatırlatıyorum. CHP olarak da herkes şunu bilsin ki; 3’üncü genel başkanımız, Başbakan Bülent Ecevit ile Yaser Arafat’ın ilişkisi ne ise bizim Filistin ile olan ilişkimiz odur.
‘ADALETE GÜVEN DİP SEVİYELERİN DE ALTINA ULAŞTI’
“Adalete güven dip seviyelerin de altına ulaştı”
19 Mart darbesinin üstünden tam 87 gün geçti. Cumhurbaşkanı adayımız, 15,5 milyon oy ile Cumhurbaşkanı adayı gösterdiğimiz sevgili Ekrem İmamoğlu, tam 87 gündür içeride tutuluyor. Bunun için 60 milyar dolar rezerv sattılar. Borsa çöktü, yabancı yatırımcı kaçtı. Adalete güven dip seviyelerin de altına ulaştı. Biz, bu kâbustan Türkiye’yi çıkarmak için, bu darbeye teslim olmamak için, esas olanın milli irade olduğunu bir kez daha söylemek için, o gün bugündür, önce Saraçhane’de 7 gün 7 gece, sonra Maltepe’de 2,5 milyonla, ardından Samsun’dan yola çıkarak ve tüm Türkiye’yi meydan meydan, adım adım gezerek, bu haksızlıklara, iftiralara karşı direniyoruz.
‘SÖYLENENLERİN TAMAMI İFTİRADIR’
Her gün bir yeni yalan, doğrusu çıkınca bir daha susuyorlar. Her gün yeni bir iftira atıyorlar. Masum kadınları evlatlarıyla tehdit ediyorlar. İş adamlarının şirketine çöküp, ‘Buraya bir imza at, şirketinin başına geç’ diyorlar. ‘Eğer bu imzayı atarsan evine gidersin, yoksa 20 yıl yersin’ diye insanları itirafçılık adı altında iftiraya zorluyorlar. Ama o günden bugüne ne bir kuruş yolsuzluk, ne bir kuruş rüşvet, ne de hesabını veremeyeceğimiz bir tane soru soramadılar. Buradan yiğit Bayburtluların gözünün içine baka baka söylüyorum… Sayın Erdoğan, bundan tam 3 ay önce demişti ki; ‘Göreceksiniz, bir ay sonra birbirlerinin yüzüne, gözüne, ailelerinin yüzüne bakamayacaklar.’ Ben, her siyasi görüşten Bayburtlunun olduğunu bildiğim bu meydanda, Bayburtluların gözünün içine baka baka söylüyorum ki, söylenenlerin tamamı iftiradır, iftiradır, iftiradır.
‘MAHKEMEYİ TRT’DEN YAYINLAYIN, HODRİ MEYDAN’
Anketler, Tayyip Erdoğan’ın atadığı siyasi savcıya inananlar yüzde 25. Geri kalan insanlar inanmıyor. Şimdi, bilmiyor musunuz, Bayburt’ta AKP, MHP güçlü. Siz de şahitsiniz. Bayburt’ta bu iftiralara inanan var mı? Namuslu, şerefli insanlara kara çalmak, aileleriyle uğraşmak, çocuklarıyla tehdit etmek, yıllarca emek emek biriktirilmiş olan mal varlıklarına çökmek, daha sonra da ‘Dediğim gibi iftira at, al buradan çık’ demek hukuk değildir. Yapılan iş, siyaset de değildir. Bunun için buradan Sayın Erdoğan’a bir kez daha büyük bir özgüvenle sesleniyorum ki; sen savcına mı güveniyorsun? Ben arkadaşlarıma güveniyorum. Haydi o zaman, iddianameyi hazırlayın, kanıtları çıkarın, mahkemeyi TRT’den yayınlayın. Hodri meydan.”
Bos bos konusuyorlar hem iktidar hem SARI muhalefet !!!
Konusmasalar daha iyi.
Ülkenin gercegi trump degil !!!
Her ikinizde ACILIMCISINIZ ( BOPcusunuz ), unutmadik !
Sanki kendisi ABD’ye karşı dik durabilecekmiş gibi. (Bak yanındaki danışmanı)