1. Haberler
  2. Analiz
  3. Kıbrıs konferansı: Türk tarafının 67 yıllık tutumu zayıflıyor

Kıbrıs konferansı: Türk tarafının 67 yıllık tutumu zayıflıyor

featured

Sabahattin İsmail yazdı…

Kıbrıs sorununa çözüm arayacağı gayrı resmi 5+1 konferansı dün başladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Rum yönetimi Başkanı Hristodulidis’in yemekten sonra salondan çıkmayarak, CB Tatar dışarıda beklerken 1 saat başbaşa görüşmeleri büyük sürpriz oldu.

Rum basınına göre görüşme sonrası salondan ayrılırken Rum gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hristodulidis, “İlginç bir görüşme oldu” derken, “CB Tatar’ın canının sıkkın olduğu” iddia edildi.

Hristodulidis ile Fidan 17 Mart 2025’de Cenevre’de yapılan 2. Gayrı Resmi 5+1 Konferansı’nda da yemekten sonra 15 dakika baş başa görüşmüş ve bu görüşme tepkilere neden olmuştu.

Bilindiği gibi Rum yönetimi, Kıbrıs sorununu “Türkiye’nin 1974’de adayı işgal etmesiyle başlayan bir işgal sorunu” olarak gördüğü için, Kıbrıs sorununu “işgalci” diye nitelediği Türkiye ile görüşmek istiyor.

Türkiye ve KKTC ise, Kıbrıs sorununun Rumların, adayı Yunanistan’a bağlamak (ENOSİS) için 21 Aralık 1963’de, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit kurucu ortağı Kıbrıs Türk Toplumuna saldırıları ile başlayan ve 15 Temmuz 1974’de ENOSİS amaçlı faşist Yunan darbesiyle kritik bir dönüm noktasına gelen “İki toplum arasında bir sorun” olarak tanımlıyor.

Bu nedenle Türkiye, “Kıbrıs sorununun bir işgal sorunu olduğu” iddiasını reddettiği ve Rum yönetimini 1960 anlaşmalarının öngördüğü meşru bir devlet olarak tanımadığı için herhangi bir Rum yetkilisi ile görüşmüyor.

Türkiye, 2024 yılına kadar Türk yetkililerle resmi veya gayrı resmi olarak görüşmek isteyen Rum yetkililere “ret” yanıtı veriyor ve “Muhatabınız Kıbrıs Türk halkı ve seçilmiş lideridir, onunla görüşün” diyordu. Esasen BM de Kıbrıs sorununu “İki toplum arasında bir sorun” olarak görüyor ve sorunun iki toplum arasında BM gözetiminde yapılacak görüşmelerle çözülmesini öngörüyor.

Bu nedenledir ki 1968 yılından 2017 yılına kadar 49 yıl süren görüşmeler “iki toplum lideri” arasında olmuş ve adına da “Toplumlararası görüşmeler” denmişti.

2025 yılından itibaren bu konuda kırılmalar başlamış ve gerek CB Erdoğan, gerekse DİB Hakan Fidan, çeşitli vesilelerle aynı ortamda bulundukları Rum liderlerin emrivakilerini geri çevirmeyerek 10-15 dakikalık ayak üstü sohbetler yapmaya başlamıştı.

Ne ki ilk kez bir Türk Dışişleri Bakanı, Rum yönetimi Başkanı Hristodulidis ile 1 saat boyunca görüşmüş oluyor.

Kanımca sosyal amaçlı da olsa ve Rum yönetimi yetkililerinin emrivakisiyle de olsa, onlarla bu türden “sohbetler/görüşmeler” Türk tarafının 67 yıldır değişmeyen tutum ve pozisyonunu zayıflatıyor, KKTC Cumhurbaşkanını zor durumda bırakıyor, Rum yetkililerin Türkiye ile müzakere etme taleplerine zemin kazandırıyor.

O nedenle bunlara son vermek gerekiyor Rum yönetimi, 1 Ocak 2026’dan itibaren 6 ay süreyle AB dönem başkanlığını üstlenecek.

Hristodulidis, Türkiye’nin görüşmeleri başlatması halinde, kendi dönem başkanlığı döneminde Türkiye-AB arasında askıya alınan tam üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması, bloke ettikleri bazı başlıkların müzakereye açılması ve AB ile ilişkilerin geliştirilmesi için yardımcı olacaklarını söylüyor.

Hristodulidis’in 1 saat süren görüşmede, Fidan’a bu mesajı yeniden verdiğini ve karşılığında federal çözüm görüşmelerinin yeniden başlatılmasını talep ettiğini tahmin ediyorum.

AB ve Yunanistan da Türkiye’ye hep aynı mesajı veriyor.

Sonucu göreceğiz.

BM Genel Sekreteri dün taraflarla ayrı ayrı görüştü.

Gece de tüm heyetler, BM Genel Sekreteri Guterres’in verdiği yemeğe katıldı.

Asıl konferans bu akşam yapılacak Türk tarafının “3D” diye tanımladığı, KKTC’ye direkt uçuş, direkt temas ve direkt ticaret imkanının sağlanması halinde resmi çözüm müzakerelerine oturmaya ve iki devlet arasında iş birliği konularını görüşmeye hazır olduğunu ortaya koyması bekleniyor.

Kanımca bu, yani 3D politikası “KKTC tanınmadan egemen eşitliğimiz ve eşit uluslararası statümüz BM Güvenlik konseyi tarafından teyit edilmeden hiçbir görüşme olmayacak” şeklindeki milli politikaya ters ve gereksiz bir “açılım/esneme” Rumların bunu reddedeceği varsayımıyla kumar oynanıyor.

DİB Tahsin Ertuğruloğlu, Denktaş-Eroğlu dönemi müzakerecisi Osman Ertuğ ve ben dahil Denktaş çizgisini tavizsiz savunan mukavemetçiler KKTC tanınmadan görüşmeye karşı
ne olacağını göreceğiz.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!